Philips Citiscape Uptown
İnceleyeceğim ürün Philips'in Citiscape serisinden Uptown isimli kulaklığı. Piyasada Philips markalı kulaklıklara karşı bir nefret oluştuğunun farkındayım, çoğu insan markayı görünce "yaramaz o ya" diyor. Haklılar da, Philips son yıllarda ucuz malzemeyle ürettiği kulaklıklar yüzünden kötü bir şöhret kazandı. Yine de her ürününün böyle olması gerekmiyor. Bugün bahsedeceğimiz Uptown modeli Philips'ten nefret edenlerin bile beğenisini kazanan bir model.
Uptown'ın malzeme ve işçilik kalitesi çok iyi. Tabi her ürünü kendi fiyat kategorisine göre karşılaştırmak lazım, ama Philips Uptown malzeme ve işçilik konusunda kendisinin 2-3 katı fiyata satılan ürünlerden bile daha iyi. Fiyatı dört haneli olan uçuk modelleri saymıyorum tabi, onlar tamamen farklı bir kategoride. Neyse, biz ürüne dönelim. Kulaklığın sürücüleri barındıran kulak kısımlarının dışı kaliteli plastikten yapılmış, iç kısmı da suni deriyle kaplanmış. Derinin içinde de hafızalı köpük var. Böylece temas ettiği yüzeyin şeklini alıyor. İki kulak kısmını birbirine bağlayan taç kısmı aluminyumdan üretilmiş, gayet sağlam. Taşıma sırasında kırılması çok zor. Üzerinde suni deriden bir kaplama var. Deri kısımların hem altı, hem de üstü itinayla dikilmiş, çok şık duruyor. Derinin içindeki sünger bu tip kulaklıklarda çok yaşanan uzun süre kullanım sonrası kafanın üst kısmını acıtma meselesinin yaşanmamasını sağlıyor. Saatlerce hiç kafanızdan çıkarmasanız bile rahatsız olmuyorsunuz yani. Bu güzel birşey. Sağ sürücüye giden ince kabloyu bile örgülü malzemeyle kaplamışlar. Detaylara dikkat edilmiş yani.
Tabi herşey böyle süper değil, kusurlar da var. Kulaklığın kendisinde gördüğümüz kaliteyi maalesef kablosunda göremiyoruz. Aslında kabloda öyle büyük bir sıkıntı yok da, daha çok kulak içi tipindeki küçük kulaklıklarda kullanılan yassı kablo (spagetti cable deniyor ecnebicede) tercih edilmiş. Bu tip kablolar kolayca dolaşıp düğüm olmama konusunda başarılı, ama böyle iri bir kulaklıkta daha kalın ve kaliteli bir kablo kullanılması daha yerinde olurdu. Ayrıca, kulaklığın kablosu sökülemiyor. Çoğu zaman kulaklıkların ilk bozulan kısmı kabloları olur, bu yüzden de kaliteli kulaklıklar değiştirilebilir kabloyla gelir. Kabloya birşey olursa yenisi takılır, devam edilir. Bunda öyle bir imkan yok. Kablodaki esas problem ise kulaklığın kontrol ve mikrofon işlevini gören parçasında. Mikrofon iyi, üzerindeki küçük tuş da iyi (hatta Android'le tam uyumlu çalışıyor), ama sesi açıp kısmaya yarayan sürgülü parça çok kötü. Uptown'ın daha sonra piyasaya çıkan siyah renkli versiyonunda bu sürgü iptal edilmiş, ama gri ve kahverengi versiyonlarında var. Kurcalamayınca sorun olmuyor zaten. Kulaklık mikrofonlu tipte olduğu için TRRS tipinde bir 3.5mm jak kullanılmış. Bu TRRS jakların hepsi aynı görünse de hepsi birbiriyle uyumlu değil. Bu yüzden Philips ürünün kutusuna bazı uyumsuz cihazlarda da kullanılmasını sağlayacak küçük bir adaptör kablo ilave etmiş.
Şimdi büyük ihtimalle "kes hikayeyi, sesi nasıl çıkıyor onu söyle" diyorsunuzdur. Sesi güzel çıkıyor. Kulaklığın kutu üzerinde belirtilen teknik özellikleri 12-23,500Hz frekans aralığı, 103dB hassasiyet ve 32Ohm empedans şeklinde sıralanıyor. Kağıt üzerinde herşey güzel görünüyor yani, ama gerçek performans her zaman kağıt üzerindekiyle örtüşmüyor. Ses kalitesi meselesi biraz subjektif olduğundan aynı ürünle ilgili farklı kişilerin yorumları farklı olabilir. Bu yüzden ben kişisel detaylara girmeden, daha "evrensel" standartlarla anlatmaya çalışacağım izlenimlerimi. Bass ve tizlerde patlama, çatlama olmuyor. Yani gümbürtülü sesler çıkarmaya çalışırken arada cızırtılar duymuyorsunuz, sesi olması gerektiği gibi duyuyorsunuz. Kulaklık oldukça "nötr" sese sahip, yani son yılların modasına uyup bass seslere yüklenmemişler. Dinlediğiniz şeyde bass sesler varsa kulaklık bunu eksiksiz veriyor, ama öyle ekstra bir bass güçlendirme yok. Frekans dağılımı çok dengeli, bu yüzden herhangi bir frekans diğerinin üzerine çıkmıyor. Dinlediğiniz içerikteki en kısık sesleri bile duyabiliyorsunuz. Ecnebilerin "soundstage" dediği, ses kaynağının sanki uzakta biryerlerdeymiş gibi değil de, yanıbaşımızdaymış, etrafımızdaymış gibi hissettirmesi olayı bu kulaklıkta çok başarılı. Müzik dinlerken de, oyun oynarken de çok işe yarıyor bu.
Philips bu üründe MusicSeal isimli bir teknoloji kullandığını iddia ediyor. Böyle havalı isimleri olan şeyleri pek sevmem, doğrudan ne yaptığına bakarım. MusicSeal denilen şey kulak kepçelerindeki hafızalı köpüğün marifeti aslında. Kulaklık kulaklara öyle bir oturuyor ki, dışarıdan neredeyse hiç ses almıyor. Aynı şekilde sizin dinlediğinizi de dışarıya vermiyor. Dış dünyayla olan işitsel iletişiminiz neredeyse kopuyor yani. Bu güzel birşey, üst seviye aktif gürültü engelleyiciler kadar başarılı olmasa da gündelik kullanımda iş görüyor. Kulaklığın kablosundaki dahili mikrofon da gayet başarılı. Tabi şarkı söyleyip kaydetmek için yeterli olmayacaktır, ama telefon görüşmesi yaparken sesinizin karşı tarafa "doğal derinliğinde" iletilmesinde sıkıntı yaşatmaz. Skype'ın Echo sistemiyle yaptığım denemelerde memnun kaldım ben.
Kulaklığın ses kısmındaki dezavantajı ise sesin yüksekliğiyle ilgili. Maalesef bağladığınız kaynak yeterince güçlü değilse ses yüksekliği pek tatmin edici olmuyor. Ben telefonla (Nexus 4 ve Lumia 520) yaptığım denemelerde ses yüksekliğinden memnun kaldım, ama kulaklığı bilgisayara bağladığımda ses çok zayıf geldi. Yine de duyuluyor tabi ama bilgisayardan aldığım maksimum ses olması gerekenin orta seviyesine ancak denk geliyor. Biraz daha yüksek ses isteyenler tahammül edemeyeceklerdir. Bu durumda devreye iki çözüm giriyor: Ya çıkışı güçlü bir ses kartı kullanılacak, ya da küçük bir kulaklık amfisi edinilecek. Bende ikisi de olmadığı için masamdaki müzik setini kulaklık amfisi olarak kullanmaya başladım. Şimdilik işimi görüyor, ama sonuçta kusuru örtecek bir çözüm değil bu. Philips Uptown'ın en zayıf yanı ses seviyesinin düşüklüğü, almaya niyetleniyorsanız bağlayacağınız kaynağın gücünü de hesaba katın.
Genel olarak toparlayıp bitirelim, yazı çok uzadı. Philips Citiscape Uptown malzeme ve işçilik kalitesinde sınıfının üzerine çıkan bir ürün. Ses kalitesi konusunda da oldukça başarılı. Ben kulaklık uzmanı değilim, ama muhtelif sitelerde ve forumlarda kulaklık incelemesi yapan daha tecrübeli kişiler Uptown'ın malzeme, işçilik ve ses kalitesinin Beats Studio gibi çok daha pahalı kulaklıklara göre daha iyi olduğunu iddia etmişler. Üstelik benzer şeyler bir kaynakta değil, pekçok site ve videoda vurgulanmış. Bana göre ürünün en büyük sıkıntısı ses seviyesinin düşüklüğü. Bunu bir şekilde (mesela benim yaptığım gibi) aşabileceğinize inanıyorsanız alışveriş listenize Uptown'ı ekleyebilirsiniz. Ürünün en çekici kısmı olan fiyatını en sona sakladım. Philips Uptown artık üretilmeyen bir model, bu yüzden mağazalar stok eritme amacıyla çok uygun fiyata satıyorlar bu ürünleri. Ben bu ürünü 80 liraya aldım, bu yazının 25 Mayıs 2014 tarihinde de fiyatı hala aynıydı. Bu fiyata böyle bir kulaklık bulmak imkansız, diğer markalarda benzer birşey için en az 2-3 katını ödemek gerekiyor. Tabi bir de almak istediğinizde kulaklığı bulmanız gerekiyor. Üretilmeyen bir model olduğu için her mağazada yok, almak istiyorsanız biraz araştırmanız lazım. Ben Philips Uptown'a fiyatını da hesaba katarak 9.5 üzerinden 10 puan veriyorum. Eğer fiyatı biraz daha yüksek olsaydı 8 puan verirdim, ama 80 liralık fiyatı her tür kusuru affettiriyor. Basit bir ürün için fazla uzun oldu bu inceleme, o yüzden burada bitiriyorum. Okuduğunuz için teşekkür ederim.




Emre Bey kulaklık için bence aşırı uzun bir yazı olmuş. En azından başlıklara bölebilirsiniz. Emeğe saygı duyan biri olarak şunu söylemeliyim ki okumadım okumaya değer bulmadım. Çünkü bu bir kulaklık neticede. Yinede incelemeniz için teşekkürler. Otoseyir'de daha çok görmek istiyoruz sizi.
Gayet başarılı bir inceleme olmuş, meraklısı için ince detaylar var ve bu da bu ürünlere bakanlar için karar vermede çok yardımcı oluyor.Emeğe gerçekten saygı duyuyorum Emre Bey, elinize sağlık.
Algıda seçicilik midir nedir, bu sıralar hep kulaklık incelemesiyle karşılaşıyorum da neyse çok çılgın bir inceleme olmuş hakikaten. 🙂 Önce gözüm korktu da sonra toparlanıp okuyabildim. 🙂 Ses seviyesiyle ilgili de telefondan iyi ses alıp bilgisayardan alamamak çok garibime gitti. Onboard kartlar bu kadar mı kötüymüş?
Daha pahalı anakartlardaki onboard ses kartları iyi olabilir tabi, ama ortalama anakartlarda gelen Realtek ALC892 filan çok vasat. Hoparlörün kendi amfisi olduğundan sıkıntı yaşanmıyor ama kulaklıkta zayıflık hissediliyor.
Elinize sağlık 🙂 kulaklık çok şıkmış 🙂
Kulaklık güzelmiş gerçekten ama 80 liraya nerden aldınız acaba 🙂
Mediamarkt'tan aldım ben. Teknosa'da da var görünüyor ama hem fiyat yüksek (150 lira filan) hem de sadece Adana şubelerinde kalmış.
sürücüler 40mm iyi, görüntüsü güzel, malzeme kalitesi iyi gibi, ben Sony MDR-1R kullanıyorum bunun fiyat bedava, en önemlisi ses kalitesi tabii ki onu da denemek lazım, inceleme için teşekkürler
Aslında ses yüksekliği konusunda tam tersi olur; bilgisayarda yüksek çıkan ses telefonda hayal kırıklığına sebep olurdu ama bu model ilginçmiş.:)
Yani ebat olarak biraz hallice olan bir kulaklık için kablo tercihi yanlış olmuş.
Bir ara D&R de 89 liraya satılan model buydu galiba.
Eskiden öyleydi, ses kartları iyiydi, telefonlar da zayıftı. Şimdi her telefon aynı zamanda bir müzik çalar olduğu için ses çıkışını daha güzel yapıyorlar.
aynı fiyatta bir sennheiser ile kıyaslarsan hangisini tercih edersin?
Aynı fiyata satılan Sennheiser sırf markası için alınan ürün oluyor. Sennheiser'in üst seviye modelleri iyi, ama uygun fiyatlı modellerinde iş yok. Bunu tercih ederim (zaten ettim).
Okuyup beğenen ve yorum yapan herkese teşekkürler. Burası için biraz fazla uzun olduğunun farkındayım. Ben incelemeyi aslen kendi blogum için yazmıştım, hazır yazmışken buraya da kopyaladım. Uzun olmasının sebebi bu yani.
Hava sıcaklığına bağlı olarak terletebilir tabi. Malzemenin kumaş olması da yetmiyor terlemeyi engellemek için, kumaşın içindeki süngerin de kaliteli olması lazım. Ara sıra şöyle yana doğru açıp hava aldırınca sorun kalmıyor.
Eksikleri var, zaten yazıda da bahsettim. O puanı fiyatını da göz önüne alarak verdim. Fiyatı daha yüksek olsaydı 8 filan verirdim. Muadillerinin üçte biri fiyata satılan bir kulaklıktan bahsediyoruz sonuçta.
Bizzat deneme şansım olmadı ama çoğu video incelemesinde bunun sizin eklediğiniz fotoğrafta orta sınıfın en iyilerinden sayılan Audio Technica ATH-M50'den daha iyi bir kulaklık olduğu, hatta bugüne kadar herkese o tavsiye edilirken bundan sonra bunun tavsiye edileceği filan söyleniyordu. Denemediğim için ben de onların yalancısıyım. 🙂
Ya cansın can. Sağol 🙂 Kulaklığı alıcam alıcam elim butona gitmediydi kaç gündür.
İnceleme için teşekkürler kulaklığın tasarımı benimde hoşuma gitti.Ama kulaklığın incelemedede belirttiğiniz eksi yönlerinden dolayı en azından 9 puan verseydiniz daha iyi olurdu,her ne kadar f/p ürünü olsada.
Öncelikle eline sağlık inceleme süper olmuş, kulaklıkta görsel olarak çok kaliteli duruyor. Kullanıma bağlı olarak ne kadar dayanacağı tabi ki biraz şüpheli önümüz yaz ve tere ne kadar maruz kalıp dayanacağı ileri de belli olacak. Açık renk oluşu şık bir görünüm vermiş ama kirlenme potansiyeli de yüksek olacaktır.
Creative bir kulaklığı ben de hevesle aldım ama hiç kullanmıyorum desem yeridir. Zaten evde tek olduğumdan kimseyi rahatsız etme derdim de yok 🙂 Bunun dışında da uzun süreli kullanımda rahatsız ediyorlar.
Güle güle kullan...
Eyvallah. 🙂 Ya kulaklıkla aynı kalitede ses alabilmek için hoparlöre çok yatırım yapmak lazım. Evde kullandığım hoparlörler kendi sınıfının en iyilerinden (Edifier C2XD, optik girişli filan), ama yine de bazı şeyleri duymuyormuşum. Mesela BF4'te ölünce böyle inleme gibi bir ses çıkarıyormuş bizim adam, ben onu ilk kez bu kulaklıkta duydum. Benzer şekilde, mesela oyunda bazı yerlerde böyle çok hafif fon müziği çalıyor (mesela Dawnbreaker haritasında, toplantı odası bölümünde), ama hoparlörle oynarken silah sesleri ve patlamaların gümbürtüsü bunu bastırıyor. Bu kulaklıkta bastırmıyor işte, daha önce duymadığım sesleri duydum. O yüzden evde tek de olsam daha fazla keyif verdi hoparlöre göre.
bendekinin tıpkısının aynısı. benim tek sıkıntım o ses ayar düğmesi kulaklığa çok yakın. Telefonda şarkı değiştirmesi zor oluyor 🙂
Böyle inceleme olur mu? Silinmeli(!). Çok uzun. Okumadım. Okuyamayacağım kadar uzun incelemeleri de görmezden gelmek yerine silinmesini istiyorum. Ben okumuyorsam, kimse okumamalı. Yıl olmuş 2014, internet icat olmuş hala yazı yazıyor millet. Bunun videosunu çek kardeşim, boyama kitabı tadında resmini koy biz boyayalım.Yorum da çok uzun oldu senin yüzünden. Şimdi bunu da okuyamam ben! Elitist nolacak.
Piyasada bulabilene 11/10 veriyorlar. Emre insan ısrar eder al diye, aldın mı diye sorar durur. Anlattın ballandıra ballandıra, bulunmuyor şimdi aygıt.
Eline sağlık, güzel inceleme. Ben de kaç kere mediamarkt'a gidip, gerek fiyat gerek tasarım açısından hoşlanmıştım. Ya bu iyiymiş, araştırmak lazım şunu bi diyip unutuyordum. Hatırlattığın iyi oldu.
Alayım.