Bir Galatasaray taraftarı ve bir futbol sever olarak, Fenerbahçe futbol takımına yapılan bu insanlık dışı saldırıyı şiddetle kınıyorum. Yaralanan şoför kardeşimize de Allah'tan acil şifalar diliyorum. Türk futbolunda kara bir gündür. Çok büyük bir ayıptır. Ayrıca dış basında çıkacak utanç dolu haberlere hiç değinmiyorum bile. Umarım toplumumuzdaki bu şiddet artık biter.
Son bir saat içinde 135 ziyaretçi, 19 kayıtlı kullanıcı giriş yaptı.
- © 2026 TeknoSeyir
- Hakkımızda
- İletişim
- Kullanım Koşulları
- Gizlilik Politikası
- Sosyal Ağ Kuralları
- RAM desteği bilendenal.com tarafından sağlanmaktadır.
- Sunucu desteği DGN Teknoloji tarafından
sağlanmaktadır.
Evet, kesinlikle düşmanlık zihniyeti yerini taraftarlık ve spor seyirciliği kavramına bırakmalı. En azından toplumsal şiddetin futbol boyutunda bu bilince ulaşılmadıkça her sezon ve her zaman bu tarz ve aklıma bile getirmek istemiyorum ama belki de, daha da vahim olaylara şahit olabiliriz...
Ne yazık ki öyle görünüyor..
o takım bu takım taraftarı olmak önemli değil bu tür konularda bence, asgari insanlıkta buluşan herkesin duracağı taraf bellidir. bi kişinin burnu kanamasındansa tüm sporlar bugün kaldırılsın.
O asgari insaniyette olamayıp da ohh iyi olmuş Fenere diyeni gördüm gözlerimle hem de birkaç kere 🙁
Dediklerinize harfi harfine katılıyorum.Olayı kesinlikle doğru bulmuyorum kim ya da hangi takım olursa olsun bunun yapılması doğru değil ama sanki bir tek Türkiye'de Trabzon halkının bu denli girişimlerde bulunuyormuş gibi davranılıp böyle bir ithamın tüm halka karşı söylenmesini doğru bulmuyorum.Büyük ihtimalle yapanlar zaten 2-3 tane kendini bilmez akıl sağlığı yerinde olmayan kişi. Her neyse bunu yapanları kıyas kabul edip tüm Trabzon halkının böyle olmadığını bilin istedim.Hayatımda ne aşırı futbol izledim ne de aşırı taraftar oldum.Trabzonlu bir çocuk olarak Trabzonsporlu doğdum ama sadece o kadardı.Bir çok kişininde Trabzon adına leke sürmeyeceğini biliyorum bir futbol takımı için.Umarım beni anlamışsınızdır.Tekrardan Fenerbahçe Kulübü ve özellikle şoför abimize geçmiş olsun.
http://teknoseyir.com/durum/301837 burada yazmıştım. Kimse sessiz kalmamalı bu tür olaylara, teknoseyir biz teknoloji sitesiyiz deyip kenara çekilmemeli. Aynı şekilde e-ticaret sitelerine, tüm internet sitelerine sözüm aslında. Bir kitleye hitap eden herkes tepkisini açıkça belirtmeli. Olayın sporla ya da Fenerbahçe ile ilgisi yok, bu düpedüz bir terör eylemi. Keşke böyle olaylarla değil de bir kere de oyun içinde gösterdiğimiz başarı ile ya da fair play örnekleri ile girsek yabancı basının haberlerine. Ama bu zihniyet sürdüğü ve insanlar tepki göstermediği sürece imkansız. Daha çok üçüncü dünya ülkesi muamelesi görürüz.
Spor güzel de onu oynayan, destekleyen insanlar bozuk. Partileri bile takım tutar gibi tutuyoruz. Futbol takımlarının öyle bir taraftarıyız ki resmen ölümüne stada gidiyoruz. Hiç kimse hiç bir şeyin ayarını bilmiyor maalesef. İşte bu rezillikler yüzünden futbol izlemeyi bıraktım. Çok memnunum. Futbolu hayatımdan çıkardım. Zaten oynanan maçlar da zevk yok. Hadi bazıların da olsa 30.dakika da sahaya cam şişe atıp birisinin kafasını yararlar. Beyin de bedava oysa ki...
Bu ülkede ancak ölüm olduğunda önlem akla geliyor. Ancak sadece akla geliyor. Uygulamaya geçmiyor. Unutulup gidiyor. Mesela kadın ölümleri ile ilgili neler denildi, ne planlandı, ne yapıldı. Unutuldu gitti.
Madenlerle ilgili ne önlemler planlandı ne yapıldı. Unutuldu gitti.
Bu olay içinde şunu yapacağız bunu yapacağız derler, sonra unutulup gider.
Daha 2 günde Savcı'yı unuttular gitti. 🙁
bu ve bunun gibi olayların olacağını hıncal uluç 2-3 yıldır bağıra bağıra söylüyor. savcıları göreve çağırıyor. sporda şiddet yasasını uygulayın, suçlu bulunan, insanları kışkırtan yöneticileri cezalandırın diye. Ama hiçkimse bir şey yapmadı. sonuçta bu olay oldu ve olmaya devam edecek malesef. insanlar futboldan soğudu, zevk almamaya başladı. Çünkü bir hakem haksız veya yanlış karar verdiğinde hem mağdur takım taraftarı üzülüyor ve kızıyor, hemde haksız yere o karardan yararlanan takım taraftarı üzülüyor. çünkü insanlar haksız yere kazanmaktansa kaybetmeyi yeğliyor.
Sürekli karar değiştiren ne yaptığını bilmeyen bir federasyon var. önce yabancıları yasakladı sonra da serbest bıraktı. bir ceza verilse ertesi gün itiraz ediliyor suç düşüyor yada ceza ciddi miktarda azalıyor.
Birde yayıncı kuruluşun eyyamcı spiker ve yorumcuları canları istediği gibi takım tutuyorlar. tarafsız yayın yapmıyorlar. istedikleri görüntüyü gösterip istemediklerini göstermiyorlar. haliyle insanlar buna sinir oluyor. aldatılmaya dayanamıyor ve ya futboldan soğuyor yada rakiplerinden nefret etmeye başlıyorlar.
Umarım bu gibi olaylar tekrar yaşanmaz, yetkililer görevlerini yapar ve aldıkları paraları hakederler.
Türkiye'de kimse futbolu bir oyun olarak algılamıyor. Sanki ölüm kalım meselesi.
Bizde, işin içine para girince her şey bozuluyor. İlla para sokacaksan bir işe yavaş yavaş sokacaksın. Ben hataları söyleyeyim: Birincisi, elinde iki tane batmış yayıncı şirket varken, hala şifreli yayında inat edilmesidir. Hadi inat ettin, bari biraz aşağıdan al ihale tutarını, hadi almadın bari yıllara böl. Kum gibi parayı görünce millet çıldırdı ama şunu göremedi kimse, hangi taraftarın, yayıncı kuruluşun ve kulübün o kadar paranın altından kaldırabileceğini (kaldıramayacakları belli idi; sen Cine 5 ve Teleon vak'alarından hala ders almadıysan kim ders alacak). Hiç düşündüler mi acaba, ithal doğal gazla üretilmesine rağmen elektrik çevrim santrallerine deli gibi atlıyorken, maç yayın ihalesine bir elin beş parmağı bile atlamıyor?
İkinci hata; amatör kümeler hariç tüm futbol kulüpleri (en kötü Spor Loto-Toto'dan isim hakkı almaya başladığı an) yatırımları olsun olmasın dernek statüsünden çıkmalıdır ve şirket statüsüne geçmelidir. Bir kere Maliye Bakanlığının kontrolü altına girecekler, ikincisi rekabet kurallarına uyacaklar (yani, mesela 3 kulübün büyükleri öyle ağzına, aklına geleni söyleyemeyecek), üç sürekli mali beyanda bulunmaları gerekecek (kar-zarar açıklaması, gelir-gider vergileri, vs). Spor kulüpleri, cari açığa etkisi olan en önemli sektörlerdendir. İçe para girmiyor iken sürekli dışarı para akmaktadır. Federasyon çok sıkı mali kontrol altında tutulmalıdır. Hakemlik mesleğinin açıkça meslek tanımı yapılmadır ve ikinci meslek olarak icra edilmemelidir, yani profesyonelleşmelidir.
Maç yayınları, şifreli bile olsa, özel yayın türlerini kullanmamalıdır (Cine 4, Teleon kutusu, Digiturk, D-Smart çanak yayını veya TTNet gibi IpTv yayını gibi). Bunların futbola katkısı olmadığı gibi hem futbolu hem de yayın kuruluşlarını kötü durumlara sokmaktadır (yurt dışından alınan yayınları dahil etmiyorum).
Futbolcuların gelir durumları iyi bir değerlendirmeden geçirilerek, vergi sistemine dahil edilmelidirler. Sigorta, sağlık ve diğer ihtiyaçlarının belirlenerek SGK'nın kontrolü altına alınması gerekiyor (mesela Kasko'ya benzer bir çalışma yapılabilir).