yaşama içgüdüsünün bu kadar baskın olmasının sebebi nedir acaba?
yani bilemiyorum, bugüne kadar hemen hemen herşeyimiz bu içgüdüye göre evrimleşmiş. yani yaşam için bir şeyler gereksizleştikçe o özelliklerimiz azalmış, belli şeyler gerektikçe de o özellikler keskinleşmiş.
somut kavramların dışında soyut olarak da aynı durum var; beyin ciddi acılarla vs karşılaştığında yaşamaya devam etmek için bir yolunu buluyor.
yani daha basit örnekler de vereyim; reflekslerimiz bile bu konudan muzdarip. hemen hemen herşeyimiz daha fazla hayatta kalabilmek adına kurulu.
bana çok ama çok garip geliyor. ha bir de bu içgüdüdüler bizim diğer diğer canlılarda da doğar doğmaz yüklü halde geliyor.
bir ördek yavrusu henüz birkaç günlükken hiç görmediği suyu arıyor vs, halbuki daha önce hiç deneyimlemedi bile.
atıyorum bir doğada boynuzlu vs bir tür doğduğunda direk annesi onu yalamaya başlıyor ki çevredeki diğer hayvanlar koku alıp tehdit oluşturmasın diye, yani yavru hayvan doğra doğmaz ilk gördüğü şey hayatta kalma olayı yüzünden annesinin onu yalaması vs.
onu geçtim biz aklı olan insanların gğnlğk hayatta verdikleri basit kararlar bile daha az riskle hayatta kalmak üzerine kurulu, çok ama çok garip geliyor.
Geceyarısı overthink seansı başlamış anlaşılan 🙂
canlılık & insan evrimi ile ilgili neredeyse her konuda öneriyorum ama gerçekten çok iyi özetliyor bu konuları: richard dawkins'in gen bencildir kitabı iyi bi kaynak bizim gibi akademik bi altyapısı olmadan sadece merak eden insanlar için. şiddetle tavsiye ederim.
Abe nesi garip. Hayatta kalan genlerin çocuklarıyız
Peki. Görüyor ve arttırıyorum, böyle olmasaydı ne olurdu? Yani yaşama içgüdüsünü çıkartın hayattan geriye ne kalırdı? Cevap beklentisiyle soruyorum…
Yaşama içgüdüsünü çıkarınca geriye Linux kullanıcısı kalıyor.
(Şaka, ben de kullanıyorum. Savunan olmayınca Linux'a sallamak kolay. 🙂 )
Bu sorduğun soru aslında daha büyük bir sorunun küçük bir parçası. Asıl soru yaşam nasıl oluyor da her zaman bir yolunu buluyor sorusu. 5 kez tamamen yok olmanın eşiğine gelmiş olan yaşam her defasında yepyeni canlılarla yoluna devam etmiş, varlığını sürdürmüş. Nasıl ve neden soruları işte bunun için sorulmalı. İnsanlık tarihin boyunca sorulmuş 2 temel soru var. Evren nasıl oluştu, canlılar nasıl oluştu. Sen aslında farkında olmadan ikinci soruyu sordun. Binlerce yıldır sorulan ve sonucunda felsefenin ve dinlerin ortaya çıktığı, milyonlarca insanın bu uğurda savaşlarda öldüğü soruyu bir teknoseyir sabahında cevaplayabileceğimizi sanmıyorum. Lakin kendine bu soruları soran insan sayısı çok az. Bence bir tebriği hakediyorsun. Soruyu sadeleştirelim: Hayat neden var?
Yaşama içgüdüsü baskın olmayanların hepsi öldü çünkü 😅
Bunun üzerine düşünmeler yapmış şu arkadaş.
https://youtu.be/xMSSmWXg9gY?si=CG4oohd1PLgZL_Kj