yaşama içgüdüsünün bu kadar baskın olmasının sebebi nedir acaba?

yani bilemiyorum, bugüne kadar hemen hemen herşeyimiz bu içgüdüye göre evrimleşmiş. yani yaşam için bir şeyler gereksizleştikçe o özelliklerimiz azalmış, belli şeyler gerektikçe de o özellikler keskinleşmiş.

somut kavramların dışında soyut olarak da aynı durum var; beyin ciddi acılarla vs karşılaştığında yaşamaya devam etmek için bir yolunu buluyor.

yani daha basit örnekler de vereyim; reflekslerimiz bile bu konudan muzdarip. hemen hemen herşeyimiz daha fazla hayatta kalabilmek adına kurulu.

bana çok ama çok garip geliyor. ha bir de bu içgüdüdüler bizim diğer diğer canlılarda da doğar doğmaz yüklü halde geliyor.

bir ördek yavrusu henüz birkaç günlükken hiç görmediği suyu arıyor vs, halbuki daha önce hiç deneyimlemedi bile.

atıyorum bir doğada boynuzlu vs bir tür doğduğunda direk annesi onu yalamaya başlıyor ki çevredeki diğer hayvanlar koku alıp tehdit oluşturmasın diye, yani yavru hayvan doğra doğmaz ilk gördüğü şey hayatta kalma olayı yüzünden annesinin onu yalaması vs.

onu geçtim biz aklı olan insanların gğnlğk hayatta verdikleri basit kararlar bile daha az riskle hayatta kalmak üzerine kurulu, çok ama çok garip geliyor.

BeğenFavori PaylaşYorum yap