Aklın yolu bir, sen de bendensin Sör Deyvid reis...
Teknoseyir gündemi
#TeknoYardım#wolverine#gog#THERMALTAKE#ILL#GOW#şirket#control#GodOfWarRagnarok#ortaklik#AmazonSon bir saat içinde 157 ziyaretçi, 42 kayıtlı kullanıcı giriş yaptı.
- © 2026 TeknoSeyir
- Hakkımızda
- İletişim
- Kullanım Koşulları
- Gizlilik Politikası
- Sosyal Ağ Kuralları
- RAM desteği bilendenal.com tarafından sağlanmaktadır.
- Sunucu desteği DGN Teknoloji tarafından
sağlanmaktadır.
böyle düşünün insanların taşın altına elini koyması gerekiyor... mesela ...
not: ben ütopik olarak adil kaynak paylaşımını tercih ederim...
Nüfusun artmaya devam etmesi için çift başına 2.1 çocuk gibi bir rakam vardı galiba. 2 den fazla çocuk yoksa zaten artışa sebep olan kesimin altında kalıyorsun otomatik olarak.
@abdhbal o istatistik daha çok toplum bazlı...
Mesela ne? 🙂
Ne yapayım gidip gördüğümün testisini mi keseyim? Çocuğum yok, yapmayı da düşünmüyorum, daha ne yapabilirim?
@alipektas sen Mesela'nı bulmuşsun işte... çözüm başkalarında değil çözüm kendinde...
Nasrettin hoca beğendi. 🙂
O kadar kolay değil o işler yaa, atomu atarsın da sonra işler kontrolünden çıkar. Kullandıklaeı doğru ama başka çareleri de yok zaten.
Dünya nüfusunun artmaması gerektiği doğru fakat bunu söyleyenler hastaneye gitse, 96 yaşına gelmişsin seni artık istesek de muayene edemeyiz deseler cıngar çıkarır ama dünya nüfusunun azalması gerektiğini savunur. Herkes ben ölmeyeyim de kim ölürse ölsün kafasında yaşıyor. Zihinsel engelli bebeklerin anne karnında alınması gerektiği, doğar ise zorunlu ötenazi uygulanması gerektiğini söylediğinde katilsin canisin derler ama o engelli çocuğun hem ailesinin hem kendisinin nasıl bir yük altına girdiklerinden habersizdirler, yaşadığının bile farkında olmadan 20 sene yaşayıp vefat ettiğinde ise öldü de kurtuldu diye saçmasapan konuşurlar.
Videodaki adam azalsın demiyor ki, azaltmayız o sebeple artış hızını düşürelim diyor. Söylediğinizle çok alakasız.
Yahu adam birbirinizi oldurun demiyor. Fabrika gibi cocuk uretmeyin diyor. Zaten Turkiye'yi de kastetmiyor, Asya ulkeleri basta cocuk fabrikalari gibi yerler. Oralarin nufusu azalmali.
@alipektas Özellikle fakirlerin üreme hızını düşürmeye yönelik birçok yöntem el altından uygulanıyor. Ucuz tekstil ürünlerinde bolca kullanılan polyester buna bir örnek. Sperm sayısını %30'a kadar azalttığı kanıtlandı. Meyve sebzelerde kullanılan ilaçların çoğu Avrupa ülkelerinde yasakken 3. dünya ülkelerinde serbesttir. Şekerin sperm kalitesini düşürmesi, sütlü dondurmaların fakir ülkelerde şekerli su karışımı ve eser miktarda süt tozu olarak satılması gibi
@babazula Bu dümdüz komplo hocam. Öyle bir şey varsa da Avrupa ülkelerinin yasakladığı gibi 3. Dünya ülkeleri de yasaklayacak o ürünleri. Onu da mı Avrupa engelliyor diyeceğiz? Orada da mı bahane? E biz niye gidip Avrupa'da bu yasağı engelleyemiyoruz da onlar engelleyebiliyorlar diye sorarım ben de. E çünkü fakir toplumlar yemiş içmiş üremiş, en ufak ilerleme kaydedememiş.
Ek olarak: Fakir ülkelerin üreme hızını düşürmek isteyen olası düşmanları aramak yerine neden fakir ülkelerde üreme hızı görece kat ve kat fazla ona cevap aramak daha mantıklı geliyor bana.
@alipektas Fakir ülkelerin 18 lirası sizin 1 liranıza denk geliyorsa azıcık parayla her işi yaptırabiliyor hale geliyorsunuz. 1 taşla 18 kuş vurmuş oluyorsunuz. 3.dünya ülkelerinde paranız aracılığıyla medya propagandası ve toplum dinamikleriyle oynayarak sömürge valisi olarak kullanabileceğiniz kendi yetiştirdiğiniz elemanları yönetici olarak seçtiriyorsunuz. Sonra yatırım adı altında biraz para dağıtarak meclisten istediğiniz yasayı geçirebiliyorsunuz. Çoğu yasa dışı iş kendi adını kirletmemek adına bu ülkeler üzerinden dönüyor. Fakir ülkeler altyapı yatırımları yapacağız adı altında borçlandırılıyor ve ekonomik bağımsızlığını kaybederek daha da fakirleşiyor. Böylece daima sömürge olarak kullanılacakları bir fakirlik döngüsüne bir kere sokulmuş oldu mu çıkmaları mümkün olmuyor. Mesela Cargill şirketinin Amerika senatosunda nasıl söz sahibi olduğunu, bu şirkete ve SSR Mining gibi şirketlere Türkiye'de çıkarılan özel imtiyazları araştırırsanız görürsünüz. Fakir ülke vatandaşlarının bir evi bir tarlası olduğu için daha çok çocuk daha çok işgücü anlamına geliyor. Özellikle Çin gibi tarım toplumlarında böyleyken, tarım yapacak alanı olmayan Japonya gibi toplumlarda çocuk sayısı daha az. Aile çocukları çalıştırarak daha az sürede daha fazla gelir elde etmiş oluyor ve açlık sınırından yoksulluk sınırına ulaşabilmeyi zenginleşme olarak sayıyor. Mesela madem fakirsin niye çocuk doğurdun diye bir söylem var. O adam zaten çocuğu eğiteyim büyüteyim, güzel bir insan yetiştireyim diye yapmıyor. Çocuğu çalıştırarak eve para getirmesini veya kendi işgücünü hafifletmesini hedefliyor.
@babazula Polyesteri yiyor musunuz? Hayir sacma sapan seylere inaniyorsunuz, bir halt bilmeden. Insan bir bakar, polyester nerede yasaklanmis.
@burak25 Yemek ne alaka; soluduğun hava, giydiğin üründeki boya vücudunu etkilemiyor mu süpermen misin sen? Polyester yasaklı diye nerede demişim? Al sana polyesterin sperm üzerine etkileri üzerine makale : https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/8279095/
Bilmeden inanmış falan diyorsun bilmediğin şey hakkında yorum yapıyorsun, al hepsini oku buradan: https://sci-hub.se/10.1007/BF00296839
Elinde karşıt veriler varsa yazarsın bir makale senin verilerini okuruz
@babazula Bir dahakine makaleyi de okuyun. Insan uzerinde bir etkisi olmamis, kimse deneysel veya istatistiki calisma yapmamis.
Olayin ozeti de su, kalitici bir hasar yok. Kuresel gucler oyun filan oynamiyor...
The polyester pants thus had a deleterious effect on spermatogenesis in the dogs which was, however, reversible in the majority of cases. The cause of this effect is unknown, but it may be assumed that the electrostatic potentials generated by the polyester fabric play a role in it.
@burak25 Makalenin başlığı bile deneysel çalışma yalnız. Kalıcı zarar yok diye bir şey zararsız olmuyor. Giydiğin sürece zararını alıyorsun. Her gün yemeğine az az zehir konulan birine ölmedi diye zehrin hiçbir hasarı yok demek gibi bir şey bu. Küresel güçler zorla altına polyester don giydiriyor demiyorum zaten, polyester üretimi ucuz ve tekstil ürünlerinde kullanılması kolay bir madde. Bu nedenle üretimi de kullanımı da en çok fakir ülkelerde yapılıyor. Zengin ülkeler ithal ettiği tarım ürünlerinde ilaç kalıntısına dair en ufak bir şüphede bile alımı iptal ederken, Dünya Sağlık Örgütü gibi uluslararası kuruluşlar bu zararlı kimyasal kullanılan ürünlerin 3.dünya ülkelerinde üretilmesine ve tüketilmesine karşı bir önlem almıyor. Şartlarını iyileştirmeye çalışmıyor, bir nevi kötü ürüne maruz bırakılıyorlar. Bill Gates beynimize çip taktı, dünya düz, uçaklar zehirli gaz salıyor gibi şeyler demiyorum, veya sizinle kavga etmeye çalışmıyorum, dünyayı daha iyi bir yer yapmak istiyorsak insanlığı kolektif olarak düşünmeli ve çalışmalıyız diyorum kısaca.
Bu işin de bi çözümü yok insan eliyle. Nüfus kritik seviyryi aşınca bir sürü insan bunu canıyla ödeyecek, sonra bi duraklama dönemi. Sonra bunlar unutulacak, yine artış trendi, belki eskisini düşünüp daha dikkatlice üreyeceğiz ama ipin ucu bir yerde yine kopacak, yine bir sürü insan adaya veda edexek ama acı şekilde ama acısız.
sorun hiçbir zaman nüfus değil, sorun aklın gerekliliğini yerine getirmemek. avrupa bir şekilde aklın izinden gidip insanca yaşamayı sağlıyor, benzin yerine yenilenebilir seçiyor, zoru tercih ediyor ama bir şekilde başarıyor. bugün de israfı azaltıp karbon emisyonunu düşürüp daha fazla insanı üretime katabilsek 10 milyarı bile çok rahat kaldırır, fakat kimse bunların zorluklarıyla yüzleşmek istemiyor. en fazla karbon emisyonu havacılık sektöründen geliyor, belki maglevlerle bu miktar onda birine düşecek ama sektör batmasın diye kimse ses etmiyor.
Adam videoda ne diyor bak:
"Nüfus az olsaydı bu sorunlara çözüm bulmamız da kolay olurdu." bu cümleyi boşuna kurmuyor.
Çağa ayak uyduramamış insanlarla dolu toplumlarda yenilenebilir enerji diye cümle kursan direkt hayin ajansın zaten. Aklın yolundan gidebilmen için o ülkenin her bir neslini iyice eğitebilmen gerekir. Nüfus arttıkça da bu bir hayli zorlaşıyor.
@alipektas Çin vatandaşlarının pek çağa ayak uyduranlar olduğunu sanmıyorum ama Çin hükümeti istediği gibi yönetebiliyor, demek ki akılcı çözümlere taraftar toplarsan gayet de fazla nüfusu dahi yönetebilirsin. sıkıntı yöneticilerin bu potansiyelde olmaması, günü kurtaracak politikalar peşlerinde koşmaları.
Sorun her zaman nüfustur dolaylı olarak da üremedir. Üreme devam ettiği sürece acı da devam edecektir. Bu doğrudan bir etkidir.
Elbette herkesin üremesini engelleyemeyiz ancak kendi üstümüze düşeni yapmalıyız. Antinatalizm ölüm ve acıyı kesin olarak engeller. Muhtemel doğacak kişi doğmadığı için hiç bir acı çekmez ve ölmez. Ayrıca onun muhtemel mutluluğunu da elinden almış olmuyorsunuz çünkü kendisi yok.
"Dünyadaki tek sorunumuz üreme geri kalan her şey bunun sonucu"
Makosa
Ayrıca normal bir insan olarak çevreye en büyük zarar üremektir.
https://iopscience.iop.org/article/10.1088/1748-9326/aa7541
@orcun Bizim genetiğimizde bu saydığın "pislikler" var hocam. Bunu makinelere pislik diye öğretirsen insan neslini kökünden kazırlar. 🙂
@orcun İşte biz de Kuzey Avrupa ülkeleri gibi 10 milyon nüfuslu olsak, hem eğitim kalitesi arttığından bu davranışları sergileyen insan sayısı azalacaktı, hem de sayıları az olduğu için mücadele etmek da kolay olacaktı. Benim bu konudaki idolüm İsrail. Adamlar 10 küsür milyon nüfusta, çölün ortasına medeniyet kurmuşlar, Avrupalı muadilleri gibi 3-5 mülteciye teslim olacak kadar zayıf da değiller. Ülkelerinde her genç otomatik asker. Yani tabir kötü olacak ama emmeye de gömmeye de uygun kuvvetli bi toplum görüyorum orada. Dışa hayvanlar, kendi içlerinde kuzu gibiler. İsrail sokaklarını vs. internetten YouTube'tan falan bi gözlemle, oraya Orta Doğu demezsin. Tabi o coğrafyada bunu tesis etmenin bedeli de var. Kendileri de ödediler, Araplara da ödettiler. Sonuç bu olacaksa ben isterdim ki benim devletim & toplumum da böyle bedel ödesin ödetsin da biz sadece bedel ödedik, elimize de 13 milyon mülteci tutuşturuldu bu bedelin ödülü olarak.
Dünya savaşını bekliyorum