Hollanda da durum şöyle "genelde" gençler 18 den sonra aileden ayrılıp ayrı bir eve çıkarlar. Orada durum bizdeki gibi değil yani bireysel özgürlğk sözkonusu. Evlenmeden çiftler aynı evde yaşayarak birbirlerini dener uygun gördüklerinde evlenirler. Evlendikten sonra mal sahibi olmak kolay , 20 lerindeyken karı koca asgari ücret aldıklarını ve kadrolu çalıştıklarını varsayarsak ilk evlerini mortgage ile kira öder gibi bahçeli bir eve şanslıysalar garajı olan bir eve sahip olabilirler. Genelde ödemeler ilk 20 sene sabit sonraki 10 sene opsiyonel veya lineer ödeme ile 30 sene oluyor. Ama ödedikleri bedel asgari ücretin yarısı olduğundan başka şeylere tatil, araba vs rahat para ayırabilirler. Ve devletin vergi iadeleriyle birlikte mutlu bir yaşam azçok sürebilirler. Tek bir sorun var, o da hollanda da kadrolu iş bulmak zor olabiliyor. Genelde sözleşmeli çalıştırıyorlar. Ama çiftlerden birinşn kadrolu olması mortgage için yeterli.
20'de yok tabi 30'lar belki o da partneri varsa beraber yaşıyorsa. Hollanda ev konusunda Avrupa'nın genelinden farklı tabi ev az ve talep fazla bu yüzden kira ve ev fiyatları baya yüksek.
@mos8500 Son olarak araba sahibi olmak kolay 3 aylık asgari ücretle yemezseniz sıfır araç alınabilir. Hatta aylık 150 euro dan başlayan fiyatlarla Türkiye deki şirketler gibi bireysel olarak ta leasing ile araç kiralar ve diğer masrafları kafana takmazsın. Yani kar lastiği, bakım, muayene vs. Hatta sözleşme içeriğine göre değişkenlik gösterebilir 3 yılda bir yada 5 yılda bir arabayı yeni bir model işe değiştirme opsiyonu olabiliyor.
@mos8500 Hollanda'da 3 asgari ücretle sıfır araç alındığını zannetmiyorum. Almanya'da baz model Dacia Sandero 8000 Euro kadardı. Asgari ücretin neti 1000 Euro olsa 8 ay yapar. (Google'da çıkan sonuç brüt asgari ücret.) Yine de Türkiye'ye kıyasla çok iyi.
Ve son olarak bu anlattıklarım Türkiye şartlarına göre güzel gelebilir ama burada da ciddi bir nüfus artışı ve büyük şehirlerde absürt ev fiyatlarıyla karşılaşmak olası. Yani bugün şartlar iyi gibi görğnse de önümüzdeki 10 senede çok şey değişebilir özellikle ev almak konusunda. Ev alma meseleside zor. Bir tür ihale ile alınıyor. Yani şu evi beğendim aldım olmuyor. Krediyle de alsanız bir ev için müşterileri yarıştırıp en iyi teklifi verene veriyorlar. Ve bu süreç oldukça stresli.
Ev almak bir çok ülkede zor. 30 yıl krediye girince o ev sizin olmuyor, sadece ödediğiniz kira boşa gitmiyor ve başka bir yere taşınmak zorunda kalmıyorsunuz.
Ekonomi ve refahımız kötü olabilir ama sportif başarıda çok önemlidir. Lüksemburgda herşey çok iyi ama iyi olması sportif başarı getirmiyor. Her branşın ve sektörün kendi özelinde değerlendilirmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu arada sportif olarakda kötüyüz, okadar genç nüfus ve fiziki çeşitlilik varken.
Sadi timil tingiz
Avrupa'da bir aylık maaşla 2. el iş görür araba alınıyor tamam da 20 yaşında babadan kalmadıysa kimin evi varmış?
Evet 23'ten önce zor. Kredi sistemi nasıl bilmiyorum ama sağlam maaş olursa verirler herhalde.
Belki avrupa'da çalışıp yozgat da ev almıştır.
Hollanda da durum şöyle "genelde" gençler 18 den sonra aileden ayrılıp ayrı bir eve çıkarlar. Orada durum bizdeki gibi değil yani bireysel özgürlğk sözkonusu. Evlenmeden çiftler aynı evde yaşayarak birbirlerini dener uygun gördüklerinde evlenirler. Evlendikten sonra mal sahibi olmak kolay , 20 lerindeyken karı koca asgari ücret aldıklarını ve kadrolu çalıştıklarını varsayarsak ilk evlerini mortgage ile kira öder gibi bahçeli bir eve şanslıysalar garajı olan bir eve sahip olabilirler. Genelde ödemeler ilk 20 sene sabit sonraki 10 sene opsiyonel veya lineer ödeme ile 30 sene oluyor. Ama ödedikleri bedel asgari ücretin yarısı olduğundan başka şeylere tatil, araba vs rahat para ayırabilirler. Ve devletin vergi iadeleriyle birlikte mutlu bir yaşam azçok sürebilirler. Tek bir sorun var, o da hollanda da kadrolu iş bulmak zor olabiliyor. Genelde sözleşmeli çalıştırıyorlar. Ama çiftlerden birinşn kadrolu olması mortgage için yeterli.
20'de yok tabi 30'lar belki o da partneri varsa beraber yaşıyorsa. Hollanda ev konusunda Avrupa'nın genelinden farklı tabi ev az ve talep fazla bu yüzden kira ve ev fiyatları baya yüksek.
@mos8500 Son olarak araba sahibi olmak kolay 3 aylık asgari ücretle yemezseniz sıfır araç alınabilir. Hatta aylık 150 euro dan başlayan fiyatlarla Türkiye deki şirketler gibi bireysel olarak ta leasing ile araç kiralar ve diğer masrafları kafana takmazsın. Yani kar lastiği, bakım, muayene vs. Hatta sözleşme içeriğine göre değişkenlik gösterebilir 3 yılda bir yada 5 yılda bir arabayı yeni bir model işe değiştirme opsiyonu olabiliyor.
@cozalp yaş konusu tartışmaya açık 30 lar daha akla yatkın 🙂
@mos8500 Hollanda'da 3 asgari ücretle sıfır araç alındığını zannetmiyorum. Almanya'da baz model Dacia Sandero 8000 Euro kadardı. Asgari ücretin neti 1000 Euro olsa 8 ay yapar. (Google'da çıkan sonuç brüt asgari ücret.) Yine de Türkiye'ye kıyasla çok iyi.
@teknostil Haklısın 3 abartı olmuş. İkinci el fiyatlardan aklımda öyle kalmış. Asgari ücret yaşa bağlı 1344 - 1680 euro arası
Ve son olarak bu anlattıklarım Türkiye şartlarına göre güzel gelebilir ama burada da ciddi bir nüfus artışı ve büyük şehirlerde absürt ev fiyatlarıyla karşılaşmak olası. Yani bugün şartlar iyi gibi görğnse de önümüzdeki 10 senede çok şey değişebilir özellikle ev almak konusunda. Ev alma meseleside zor. Bir tür ihale ile alınıyor. Yani şu evi beğendim aldım olmuyor. Krediyle de alsanız bir ev için müşterileri yarıştırıp en iyi teklifi verene veriyorlar. Ve bu süreç oldukça stresli.
Ev almak bir çok ülkede zor. 30 yıl krediye girince o ev sizin olmuyor, sadece ödediğiniz kira boşa gitmiyor ve başka bir yere taşınmak zorunda kalmıyorsunuz.
Aynen öyle iyi tarafı çıkmak istediğinizde evi satıp ödediğiniz kadar parayı geri alabilmek. Kirada para çöpe gidiyor.
Ev kısmına yarı yarıya katılıyorum ama araba ayakkabı kadar basit bir şey
Otomobil almak bir tek bizim ülkede bu kadar zor.
@erhanm Arttırıyorum, şu sıralar iyi bir ayakkabı almak da zor.
@runforrest haklısınız eminim o durumdadır şu anda, ben Türkiyede yaşamıyorum ama tahmin edebiliyorum durumu
Ekonomi ve refahımız kötü olabilir ama sportif başarıda çok önemlidir. Lüksemburgda herşey çok iyi ama iyi olması sportif başarı getirmiyor. Her branşın ve sektörün kendi özelinde değerlendilirmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu arada sportif olarakda kötüyüz, okadar genç nüfus ve fiziki çeşitlilik varken.
lüksemburgda nüfus az olduğu için yetenekli insan çıkma ihtimali azalıyor tabi ayrı bir konu:D
LM deki Telat abi 😀