bugün iş yerinde birisinin işine son verilme kararına gidildi galiba ve bu durumdan dolayı kendimi biraz suçlu hissediyorum. acaba kuruntu mu yapıyorum?
hikayeyi anlamanız için uzun tutacağım.
3 yıllık eski çalışan ayrılınca yeni bir çalışan arayışına gidildi. biraz disiplinli bir yer olduğu için başlangıçta kısa süreli kontratlar, eğer iş anlamında beklentiler karşılanıyorsa da ya sözleşme uzatması ya da direk kadroya geçiliyordu.
neyse bu sürede 2 kişi denendi; birisi biraz deneyimsizliğinden diğeri de iş yeri ile daha ikinci günden ters düşünce gönderildi.
şu anki çalışan arkadaş daha önce o işi yapmış birisi olunca beklentiler biraz daha iyiydi tabi. çocuk standart bir şekilde çalışıyordu fakat çok dağınık çalışıyordu. bizim bölümde ana ekip 4 kişi ve önceki arkadaş ayrılmadan önce herkesin iş standardı oldukça benzerdi ve uyum oldukça iyi idi.
çocuğa yardımcı olmaya çalışıyoruz sonuçta yeni, uyum sağlasın diye fakat bir süre sonra diğer arkadaşlar işe başlayalı 1 ay oldu diye bazı konularda geri durmaya başladılar.
ben de uyum sağlasın diye yardımcı olmaya çalışıyorum falan ama bir taraftan da kendi işlerime odaklanmaya çalışıyorum derken çocuk göze batmaya başladı.
söylüyorum bak şunu şöyle yap, bunu böyle yap diye. bir şekilde uyumlu olamadık, sorun şu ki arada kalan işler bana kalıyordu. diğer arkadaşlara da kalıyordu fakat onlar umursamıyorlardı, yani pek de dokunmuyorlardı. ee bu sefer de işler aksıyor.
geçen ay çalışanın olmadığı gün ekip toplandı ve iş konusunda rapor istendi. hepimize sorular soruldu fakat ben arkadaş yenidir, belki uyum süreci uzundur vs diye geçiştirdim.
dün ekipten birisi izinli, ben tatilde, diğeri sabahçı ve bahsettiğim çalışan ise akşamcı idi. tabi işler aksatılmış, sabah gittiğimde yine bir ton iş vardı. yani dünün işi bugüne bırakılmıştı ki iş yerinde pek hoş karşılanan bir durum değil.
müdür durumu dün farkediyor ve sabah geldiğinde yapılması gereken bir ton işin masada bırakıldığı görünce biraz kızıyor. tabi çalışma saati planlarını o hazırladığı için dün öğleden sonra kimin çalışmadığını bilmediğimi düşünüp benimle durum ile ilgili konuşmak istediğini söyledi.
bu sefer biraz da sitemli bir şekilde durumu geçiştirme, açıkça durum ile ilgili ne düşünüyorsun söyle gibi bir şeyler söyledi.
sabah kızgınlığı ile durumdan memnun olmadığımı vs belirttim ki normalde bu tarz konularda oldukça anlayışlı bir insanım. bilmiyorum işte, sabah standart işimi kafam rahat bir şekilde yapmak varken o arkadaşın arkasını toplamak zorunda kaldım ve bütün iş günüm koşuşturmaca ile geçri. aslında yanlış bir şey yapmadığımı biliyorum fakat gene de biraz suçlu hissediyorum kendimi.
ha bunda suçlu hissedecek bir şey yok diyebilirsiniz, olayın patladığı nokta da şu. müdür son topu bana atıp durumu onaylattıktan yaklaşık 1 saat sonra insan kaynakları geldi ve arkadaş ile konuştu. sonrasından haberim yok. ik görünce az çok ne olduğunu tahmin etmek zor değil sanki, belki de bir uyarıydı bilemiyorum.
bilmiyorum, kendimi sebepsizce garip hissediyorum. muhtemelen bardağın son damlasını ben taşırdım. ha bu arada bir taraftan da kendimi rahatlatmaya çalışıyorum o bardağı dolduran çalışan arkadaştı diye.
benim için yorucu olan kısım ise hep birilerinin arkasını toparlamaya ya da arasını düzeltmeye çalışıyorum. aman o onunla kötü olmasın, aman iş biraz daha düzgün olsun diye birilerinin açıklaeı ben kapatmaya çalışayım. halbuki sanane? işini düzgün yaptıktan sonra sanane diğerininin işlerinden.
konu nasıl buraya geldi bilmiyorum, sonuç olarak muhtemelen birisinin işinin sonlanmasında son karar bana bırakıldı ve biraz da sinirli olarak o kararı ben verdim gibi duruyor. yalıış yapmadığımı düşünsem de kendimi suçlu hissetmiyor değilim, yanlış bir şey mi yaptık acaba?
vicdanı olan insanlar için bu tarz hisler normal. kafanızı takmamaya çalışın, birkaç aya tamamen unutursunuz.
bugün biraz daha rahatım hocam, yazılanların da etkisi vardır elbet.
Soru su simdi bu arkadasin is yuku sizleremi yuklenecek?baska biri mi alindi?alinmadi ise sirket size zam yapmazsa sirket karli cikar.Arkadasinizi idaret etseniz sitket zarar ederdi..
henüz gitmedi, yasaya göre iş çıkışı gibi durumlar en az 2 hafta önceden çalışana bildirilmek zorunda.
sistem belli hocam, sabit 4 kişi. Biri gitse yerine birisi alınıyor zaten.
işin içeriği ve arkadaşın sorumluluğu nedir sorumluluğunun hangi kısmını aksatmakta bunlar önemli. hatta çalışma saatleri neler. maaş ne kadar vs bilinmeden etmeden vicdani meseleleri söylemek zor.
benim hayattaki kıstasım insanların niyetleri. iyi niyetli insana yeteri kadar tölerans gösterebilirim ama kötü art niyetli insana 1 gr tahammülüm yoktur. işleri bırakmasının 2 nedeni olabilir.
1.si iş yükü ağırdır alışamamıştır oryantasyon sürecindedir vs.
2. si art niyetli olarak ne de olsa başkaları arkamı topluyo. sıkıntı yok kafasındadır.
2.si ise vicdan yapmaya gerek yok.
1. si ise artık çok geç ama kulu kula kırdırmışsın
hocam yaklaşık 1.5 ay oldu galiba ki aynı denebilecek iş için yaklaşık 2 sene tecrübesi var arkadaşın.
aynı işi yapıyoruz, çalışma süreleri 35 saat ve vasat bir maaş.
Hiç kafana takma hocam böyle kullanan çok oluyor insanı. hadi bir defa yaparsın iki defa yaparsın ama hep böyle yük olana acıma. Benim iş yerimde de bir tane hıyar vardı, en ufak işler için bile yardım istiyordu, bir kere bununla aynı tezgahta beraber çalıştık, çakal bana "yavaş yap" falan diyor, güya benim az sayı yaptığımı rapor edecek. Ben de ondan sonra buna yüz vermedim, görünce selam bile vermiyordum sonra dün bir baktım işi bırakmış. Vedalaşmadım bile. Defolsun gitsin. 🙂
bugün biraz daha sakinim bu konuda hocam, galiba durumun benimle o kadar da alakası yok. yardım isteme durumu yok da yardım gereklilik durumu var. yani şikayet gelmesin diye yardım etmeye çalışıyorum.
Hocam iyilik yapyapıp kendini iyi hissetmek istiyorsan vakıflara derneklere çalış. Devlet bunun için kurum oluşturmuş.iş yerinde herkes para için orda. Zaten çalışmak isteyen sorunlara çözüm odaklı yaklaşıldı.
bu da başka bir tartışma konusu hocam, iş konusunda zaten ekip çözüm odaklı çalışıyor. bilmiyorum, alışkanlık mıdır nedir bir şeylere koyabiliyor hemen.
Bence o arkadaş bu işi alışkanlık edinmiştir. Bu tip insanlar her yerde var, bilerek nadıl olsa gelen yapar mantığı ile yürürler. Eski işyerimde çok vardı. Bana çok iş kitlediler.
henüz o kadar kestiremedim durumu hocam, yani o denli tanımıyorum arkadaşı. dışarıdan kötü niyetli gibi görünmüyor pek ama işler de yürümüyor.
Hiç vicdan yapma, doğru olanı yapmışsın.
bugün biraz daha farklı düşünüyorum hocam bu konuda, aslında yaptığımın o kadar da yanlış olmadığını biliyorum fakat insanız işte.
Arkadaşların yukardaki yazılanlarını okuyunca fikrim biraz yumuşadı. Yapamaması niyet mi, yetersizlik mi? Eğer çabalayıp yapamıyorsa, alışması için makul süre tanınmalı. Bu süreye rağmen sonuç yoksa, işi yapabilecek biri devralmalı; bu kaçınılmaz.
Öte yandan vicdan yapmaya gerek yok. Ortada yapılacak iş ve bunu yapacak kişi var. Gerekli destek verildiği hâlde yapılmıyorsa, başkalarının yükü taşımak zorunda kalması doğru değil. Yapılabilen bir işse, yapabilen biri gelir ve yapar.
Sizlik birşey yok, vicdanınızı serbest bırakın lütfen.
tam olarak anlamadım durumu hocam, sonuç olarak işler yetişmiyor. yani istenilen şeyi düşündüğünüzde o kadar da ütopik değil.
iş anlamında öyle absürt bir durum yok yani, bahsettiğiniz gibi gerisi. benim derdim uyum sürecine vs yardım etmekten yakınmak değil ki iyilik dediğimiz şey karşılıksız yapılır.
kendi işlerimden gerei kalabiliyorum bazen benim dışımdaki olaylara yetişebilmek için. anlattığım gibi, geçen günlerde kendi işime başlayacağım saatte benim olmayan ve yapılmamış bir sürü şey vardı. bazısını yapabildim bazısını yapamadım, hatta yapabileceğim şeyler o gün kaldı.
sorun şu bu konu ile ilgili; haftada 1 günü kaçırırsanız kalan birkaç gün o boşluğu kapatmaya çalışmak ile geçiyor. hatta bazen haftanın kalan günleri de çöp olabiliyor.
doğru olanı yapmamış olabilirim ama yaptığım şey de yanlış değildi galiba.
@pesatalim Tamamen seni desteklemek için yazdım. Kendini suçlu hissetmene gerek olmadığını anlatmak istedim. Sanırım bunu yeterince iyi ifade edemedim; yazılı anlatımda çok güçlü değilim.
Arkadaşım bir üretim tesisi açtı. Kendisi tıp doktoru. Hobi olarak başlamıştı iş büyüdü. Tabi doğal olarak işin başına bir eleman koyması gerekti. Elemanın 8 saatte yaptığı işin 3 katını arkadaşım hastaneden çıkıp o yorgunlukla tesise gelip yapabiliyor. Sizin duruma benziyor kısmen. Siz olsanız bu elemana maaş vermeye devam etmek ister misiniz?
hocam benim derdim performans dan ziyade yapmam gereken işin yaklaşık 1.2 - 1.5 katını yapmak zorunda olmam.
maaş konusuna yorum yapmak istemiyorum, bazen bazı insanlar bazı işlere uygun değiller ve başka seçenekleri olmadıkları zaman hayata bir şekilde devam etmek için yapmak zorunda kalıyorlar ki geçmişte ben de yaptım.