Bu kadar aptalca bi politikayı Netlix'ten başka güdecek kaç firma vardır ki zaten. 😀
Sonra "niye torrent'ten film indiriyor" oluyoruz; geçen sene 1 ay abone olmuştum, o ay her gün saatlerce izledim varsaysınlar. 😀
https://bsky.app/profile/ssg.dev/post/3mjgssj3bnk27

1 Platform var. Filmler sinemaya çıkınca 2. günde 1080p altyazı seçeneğiyle yayına giriyor. Kaliteli olsun dersen Türkçe dublaj seçeneğiyle 4k izleyebiliyorum 4, akşamı.
İzleme işinde ordinaryus oldum hocam. 😛 Cıkıssss. ha ha
torrent'ten remux çekiyorum direkt yaa, site mite çok ters geliyor bana artık çok koptum o şekil izlemeden.
Sedat Kapanoğlu (ssg), Netflix'in üyelik iptal sürecindeki tutumunu eleştiriyor ve aslında Netflix'in bir "mantık hatası" yaptığını söylüyor. Paylaşımını şu şekilde özetleyebilirim:
Ana Fikir: "Verilerim Size Lazım, Bana Değil"
İptal Tehdidi: Netflix, üyeliğini iptal etmek istediğinde "Profilleriniz, beğenileriniz, her şeyiniz silinecek, emin misiniz?" diye bir uyarı çıkarmış. Netflix bunu kullanıcıyı korkutup vazgeçirmek için bir koz olarak kullanıyor.
Ters Psikoloji: Sedat Kapanoğlu ise buna "Beni güzel bir şeyle (verilerimin silinmesiyle) tehdit etmeyin" diyerek karşılık veriyor. Yani verilerinin silinmesi onun için bir kayıp değil, aksine dijital bir temizlik gibi.
Kimin İhtiyacı Var?: "Benim verilerimin sizde kalmasına ihtiyacım yok; sizin beni platformda tutabilmek için o verilere (ne sevdiğimi bilmeye) ihtiyacınız var" diyor.
Eleştirdiği Diğer Noktalar
Öneri Algoritması: "Eğer bir gün geri dönersem ve elinizde veri olmadığı için bana düzgün içerik öneremeyip beni tekrar kaybederseniz, bu sizin sorununuz" diyerek topu Netflix'e atıyor.
Veri Erişimi: Netflix'in kullanıcıya kendi beğendiği içeriklerin listesini bile düzgün bir şekilde göstermediğini, kullanıcının kendi verisinden faydalanamadığını belirtiyor. "Kendi verimi kullanmama bile izin vermiyorken, onu kaybetmeyi neden önemseyeyim?" diyerek sitem ediyor.
Özetle; Netflix'in "verilerini sileriz ha!" yaklaşımını son derece saçma ve kullanıcıyı tanımayan bir hamle olarak görüyor.
EyAySeyir
Her türlü platformu iptal edip Stremio'ya geçtim inanılmaz rahatladım, dünya varmış. Bir yandan da yılda 1 tane bile düzgün içerik çıkaramayan platformlar utansın. Netflix 10 yıldan fazladır Türkiye'de 10 tane kaliteli Türkçe film veya dizi çıkarabildiler mi? Yok, anca Serenay Sarıkaya, Beren saat gibi kişileri zengin edip televizyon içeriği üretsinler.
Kurduğu site olmuş çöplük. Çöplükteki horozlar da bilim karşıtlığından şiddet savunuculuğuna kadar doğru bilgiden, vicdandan uzak ne varsa borazanlığını yapıyor, katlanarak da devam ediyor bu durum. Gelmiş bir de Netflix şöyle de böyle... Kendi flix'ine bak sen önce, evinin önünü süpür.
efsane olabilirdi şu site. gazete tükenmişken insanlar fikirlerine değer vereceklerini birilerini okumak istiyor, kullanıcı sayısını sınırlandırıp kaliteyi yukarı çekse ülkeye yön veren bir site olabilirdi. onlar bunun yerine herkesin fikri olsun dedi ama yazmayı bilmeyenleri doldurdu, daha yazdığı dili bilmeyenin fikrini ben niye önemseyeyim?
@sqn adam sattı siteyi gitti. bu ülkede 25 yıla yakındır söz sahibi olanlar belli, sitenin tillahını da kursan bu dediklerinin olmayacağı aşikâr. adama yapılan şu iki eleştiride tek mantıklı / rasyonel nokta göremiyorum açıkçası.
@alipektas siteyi yurtdışına taşır, yine hukuka aykırı içerik varsa kendin silersin. 18 yıllık ekşi yazarı, yılların okuyucusu olarak yıllar içinde gelinen noktayı tabi ki eleştireceğim, bir sürü sağlam yazar da bu yüzden yazmayı bıraktı hatta. 25 senedir iktidar aynıysa sen de konuşma, ben de konuşmayayım, kimse konuşmasın madem. bu eleştiriye getirilen "iktidar aynı, bir şey değişmez" diye eleştiri asıl abes olan. sen yap, olmazsa o şekilde yorumlarız. nasıl şu andaki bulunduğu nokta mutlak mükemmel olabiliyor?
@sqn abicim ya yazdığımı anlamıyorsun, ya ben anlatamıyorum, ya da anlayıp manipülasyon yapıyorsun. siteyi yurtdışına taşır falan hikâye, kendi istedikleri kıvama getirmeden o siteye gün yüzü aldırmazlardı. adamlar anonim değil, ömür boyu ülkeden uzakta kaçak yaşamak istemyebilirler çok tabii. sitenin bu duruma gelmesini eleştirme diyen yok, güzel bi yere gitti diyen de yok. sorumlusu kurucusu demek yanlış diyorum. adam bunların emrine girmemek için sattı gitti, daha ne yapsın? almak zorunda mı o riski? sen al madem? aç twitter'ı erdo hakkındaki gerçek düşüncerinden çok değil iki cümlesini yaz misal yazabiliyor musun? yazamasın, ben de yazamıyorum. adamın yapmasını istediğin ve yapmadığı için eleştirdiğin şey bundan da ötesi bir şey.