
To the Moon
To the Moon, #8-bit denildiğinde akla ilk gelen, hikaye odaklı, bittikten sonra tadı damağınızda kalacak eserlerden. Visual Novel olarak adlandırılan türe mensup olan oyun, oynanış mekaniği açısından yalnızca mekanlar arasında yürümeyi barındırıyor. Sahip olduğu tek mekaniğe rağmen olay kurgusu ve hikaye anlatımında ortaya koyulan kaliteli iş ile oyuncuları hikayenin içerisine çekip, sıkılmadan devam etmesini sağlayacak bir kurgu oluşturulmuş.
Oynanış süresi olarak ise 4-5 saat arası bir sürede bitiriliyor. Müzik yönünden de çok çeşitli olmasa da ambiyansa uyan, bitirdikten aylar sonra dahi aklınızda müziğiyle hatırlanan oyunlardan biri olarak yer edinecek. Çıkışının üzerinden oldukça uzun zaman geçmesinden dolayı sık sık girdiği %85 indirimden ₺2,70'e alınıp piksele, özellikle 8-bit'e merak salanlara türe giriş yapmak için çok güzel bir fırsat sunuyor. Yapımcısı olan Freebird Games'in diğer oyunları olan A Bird Story ve Finding Paradise'a da bir ara göz atmanızı öneririm. İyi oyunlar.
Steam'de To the Moon: http://store.steampowered.com/app/206440/To_the_Moon/
Öyle tahmin ediyorum ki bu oyun bir çok Teknoseyirci'nin kütüphanesinde bulunuyordur. Zira geçen hafta 1.87 Euro'ya satılan AllStars Bundle'ın içerisindeydi kendisi ve bu bundle yoğun ilgi gördü. Ben bu bundle'ı Tropico 4 ve Mount&Blade gibi oyunlar için almıştım. Yine de kütüphaneme eklediğim her oyuna bir şans verme hakkını saklı tutarım. Aslında bu oyuna o gözle bakmadım, yani iyi bir yapım olduğunu yorumlardan tahmin edebiliyordum. Ve yine tahmin ediyorum ki bir çok insan mağazadaki görsellere bakıp "Bu ne ya 20 sene öncesinin grafikleri kaldı mı böyle oyunlar :P" deyip es geçmiştir. Evet oyunun grafikleri bişey vaad etmiyor. Çünkü hikaye odaklı bir oyun. Aslında bu oyuna oyun gözüyle değil de, bir film gözüyle hatta kitap gözüyle bakmak gerektiği kanaatindeyim. Hatta oynarken çayınızı kahvenizi hazır edin.
Oyun, ölüm döşeğindeki bir amcamızın Ay'a gitme isteğini gerçekleştirmeye çalışan iki kişiyi konu alıyor. Lakin hikaye amcamız üzerinde dönüyor (oyundaki ismi Johnny). Bir takım teknolojik zımbırtılarla amcamızın anılarına şahit olup bu isteği doğrultusunda bilgiler almaya çalışıyoruz ki amcamız Ay'a gidebilsin. En azından öyle zannetsin. Oyunda yönettiğimiz iki kişi ise bir şirkette çalışan Dr. Watts ve Dr. Rosalene. Oyun boyunca bu iki arkadaşın sürtüşmesi insanın yüzünde tebessüm bırakıyor. Ama bu olurken, müzikleri acılı turşu yemişcesine insanın midesini ekşitip kalbini buruşturuyor. Oyunda konuşma sesleri yok, her şey yazı, bu da müziğe, dolayısıyla oyuna odaklanmanızı sağlıyor.
Oyunlardan grafik beklentisi olanlar oynamayabilir, zaten sıkılacaklardır. Ama, hikaye tabanlı oyunları sevenler mutlaka göz atmalı. Müzikler sizi dünyadan koparıp aya götürecek.

Mobil versiyondaki grafik kalitesi pc için de olmalıydı.
Mobil versiyonunu denemedim bir fikrim yok 🙁
Obilde bitirdim sonunda ağlatır