eufy RoboVac L70 Hybrid Robot Süpürge İncelemesi (1 Yıllık Kullanım Deneyimleri)

Herkese merhaba, bugün Anker firmasının akıllı ev çözümleri sunan alt markası eufy'e ait RoboVac L70 Hybrid robot süpürge modelinin incelemesini yapacağım. Ayrıca aynı kategoride test ettiğim bir diğer ürün Xiaomi Mi Vacuum Mop Pro modeliyle kıyaslayacağım.

Ürünü 23.02.2021 tarihinde satın aldım ve bu süre boyunca ürünün performansından kullanışlılığına, markanın müşteri hizmetlerinden teknik servisine kadar her konuda tecrübe edindim. Müşteri hizmetleri konusundaki maceralı kısmı yazının en sonuna bırakacağım. Bu uzun süreli kullanımdaki hiçbir detayı atlamak istemediğimden, yazının uzun olacağı konusunda baştan uyarayım. (3800+ kelime, tahmini okuma süresi 18 dakika).

Satın Alma Süreci

Robot süpürge satın alırken seçilecek, fiyatı doğrudan etkileyen belli kriterler var. Birincisi oda tanıma gibi özelliklerinin önünü açan, uygulama üzerinden kontrolü kolaylaştıran lazer navigasyon (bu özelliğe sahip ürünler üzerindeki yuvarlak çıkıntıyla ayırt edilebiliyor), ikincisi paspas özelliği (eufy'de Hybrid, diğer markalarda Mop kelimesi ayırt edici burada), diğerleri de birden fazla katta haritalama yapabilme, otomatik toz boşaltma istasyonu gibi üst seviye ürünlerde yer alan özellikler.

Emiş gücü, batarya kapasitesi, toz/su haznesi kapasitesi, gürültü seviyesi gibi kriterler farklı modeller arasında değişiklik gösterebilse de, genellikle aynı fiyat seviyesindeki modeller kıyaslanırken satın alma kararını etkilemeyecek kadar yakın seyrediyor.

Bu ürünü satın alırken lazer navigasyon ve paspas özelliklerini olmazsa olmaz olarak belirledikten sonra karşıma Roborock S6 (ya da S5 Max), Dreame Vacuum Mop D9, Xiaomi Mi Vacuum Mop Pro gibi pek çok farklı model çıktı. Uzunca bir süre Xiaomi, Roborock, Dreame gibi markaların hepsi birbirinin aynı gibi görünen onlarca modelinin garip garip isimleri arasında kaybolduktan sonra, detayları ve koşulları belirsiz bir ithalatçı garantisi yerine, kendini kanıtlamış bir teknik servisi olan, ofisinin yeri belli, ayakları yere daha sağlam basan Anker firmasına ait eufy'e yöneldim (bu konuda ne kadar doğru bir karar verdiğimin detayları aşağıda).

Kutu İçeriği

Satın aldığım tarihlerde yukarıda bahsettiğim, doğrudan Çin'den tedarik edilen, garanti konusunda soru işareti olan alternatif ürünlerin Avrupa fiyatları 250-350 € seviyesinde seyrederken eufy RoboVac L70 Hybrid'in fiyatı üreticinin kendi sitesinde 499 € yerine 430 € olacak şekilde belirlenmişti (hiçbir zaman 499 €'ya satıldığını görmedim, hep 400-430 € seviyesinde seyrediyor). Markanın çalıştığım şirketle anlaşması olduğu için yapılan ek bir indirimle ürünü 320 €'ya satın aldım. Bugün ise kendi sitesinde indirimlerin ardından 328 €'ya satılıyor.

Teknik Özellikleri

Toz ve su haznesi üzerindeki HEPA filtre

Yukarıda bahsettiğim gibi, aynı fiyat klasmanındaki ürünlerin teknik özellikleri de hemen hemen aynı oluyor. Bu yüzden teknik özelliklerin sadece kısaca üstünden geçeceğim.

Tek motor kullanan ürün 2200Pa emiş gücüne ulaşabiliyor. 2'si 1 arada olarak tasarlanan toz ve su haznesi yaklaşık 450 ml'lik toz kapasitesine ve 150 ml'lik su kapasitesine sahip. Haznenin üzerinde yer alan HEPA filtreyi temizlemek veya değiştirmek oldukça kolay. Haznenin üzerinde filtreyi temizlemek için ufak bir fırça bulunuyor. Ürünün 3 tarafında ve altında engel tanıma ve yükseklik algılama için çeşitli sensörler mevcut.

Ürünün alt orta tarafında zemine dikey olarak dönen bir adet fırça ve sağ ön köşesinde zemine paralel olarak dönen 2. bir fırça yer alıyor. Kutu içeriğinde herhangi bir yedek fırça yer almıyor. Paspas aparatı cihazın arka tarafına manyetik olarak takılıyor, bu aparatın üzerindeki kumaş paspas ise cırtcırtlar ile söküp takılabiliyor. Aynı şekilde yedek bir paspas da kutu içeriğinde bulunmuyor.

Alt fırçalar ve paspas aparatı

eufy'nin iPath adını verdiği lazer navigasyon teknolojisi (LDS) sayesinde ürünün uygulaması üzerinden sanal duvarlar oluşturmak ve konumunu gerçek zamanlı olarak izlemek mümkün. BoostIQ adı verilen teknoloji ise cihazın halı üzerinde olduğunu anlayarak otomatik olarak emiş gücünü maksimum seviyeye çıkarıyor.

5200 mAh kapasiteli Li-Ion bataryanın sıfırdan tam kapasiteye ulaşması 4 saati bulurken, vaat edilen kullanım süresi 2,5 saat. Bu, RoboVac L70 Hybrid'in rakiplerine göre ileride olduğu bir konu. Temizleme süresinde batarya bitmeye yaklaşırsa cihaz otomatik olarak şarj istasyonuna geri dönüp, şarjı dolduğunda kaldığı yerden temizliğe devam ediyor.

L70, dünya ile iletişimini Wi-Fi 2.4 GHz üzerinden sağlıyor, 5 GHz desteği yok. 15 mm'e kadar olan engelleri rahatlıkla tırmanabilirken, cihazın kendi yüksekliği 102 mm. Merak edenler için cihazın çapı 355 mm ve ağırlığı 3,8 kg olarak belirtilmiş.

Kapı eşikleri 15 mm'den yüksek olmadığı sürece L70 için sorun çıkarmıyor.

Kullanım Tecrübeleri

Tasarım

Kullanım tecrübelerine ürünün tasarımıyla başlayacak olursam, diğer modellere kıyasla geride kalan ya da öne çıkan bir özelliği olduğunu söyleyemem. Hepsi birbirine benziyor zaten. eufy'nin seçtiği beyaz/altın renk kombinasyonu şık görünüyor. Ürünün başka bir renk seçeneği yok. Şarj istasyonu da ürüne uyacak şekilde beyaz olarak tasarlanmış. Çok yer kaplamıyor ve adaptörü uzun sayılabilecek bir kablo ile birlikte geliyor. Kablonun artan kısmı şarj istasyonunun içinde saklanabiliyor. Ek olarak diğer modellerde görmediğim, paspas yaptıktan sonra şarj istasyonu çevresindeki olası su birikimini ya da ıslaklığı engellemek için opsiyonel olarak kullanılabilecek bir tabanlık kutu içeriğinde yer alıyor.

Mavi LED'ler 🙁

Ürünün üzerinde Wi-Fi bağlantı durumunu gösteren bir ışık, temizliği başlatma/durdurma ya da cihazı açma/kapama (basılı tutarak) işlemlerini yerine getiren bir on/off tuşu ve cihazı şarj istasyonuna göndermeye yarayan bir şarj tuşu yer alıyor. Üçü de mavi renkli LED'ler ile aydınlatılmış ve cihaz açıkken bu ışıkları kapatmak için bir seçenek yok. On/off ve şarj tuşları basılı tutularak, cihazın Wi-Fi bağlantısı sıfırlanabiliyor. Ayrıca cihazın içinde, toz haznesinin altında cihazı tamamen sıfırlayıp fabrika ayarlarına geri döndürmek için bir reset tuşu bulunuyor.

Süpürme

Emiş gücü seçenekleri

Temizlik tecrübelerine gelecek olursam, robot süpürgelerin hayatı ne kadar kolaylaştırdığı, nasıl her eve lazım oldukları geyiğini yapmayacağım. Bu cihazların hepsi için geçerli zaten. Kendinden beklendiği üzere çok güzel "dip-köşe" temizlik yapıyor. Kullanım sürem boyunca bir yeri atladığına ya da temizlemediğine hiç rastlamadım.

Temizlik sırasındaki emiş gücü için 5 farklı seçenek bulunuyor. Bunlar sırasıyla Paspas, Sessiz, Standart, Turbo ve Max şeklinde. Paspas modu adından da anlaşılacağı üzere süpürge motorunu çalıştırmadan sadece paspas yapıyor. Diğer modlarda ise emiş gücüyle doğru orantılı olarak gürültü seviyesi artıyor. Aynı mesafeden yaptığım ölçümlerde farklı modların ses seviyeleri aşağıdaki şekilde oldu:
Sessiz: 54 dB, Standart: 57 dB, Turbo: 62 dB, Max: 66dB

Ben cihazı genellikle standart modda kullandım, turbo veya max modlarına çıkmak için bir ihtiyaç hissetmedim. Teknik özellikler kısmında bahsettiğim gibi cihaz halı üzerinde olduğunu anlayarak emiş gücünü otomatik olarak en üst seviyeye çıkaran BoostIQ adında bir özelliğe sahip ve bu özellik oldukça güzel çalışıyor. Ancak evinizde shaggy tarzı halılar varsa cihazın bu alana çıkmasına izin vermenizi pek önermem, çünkü halının uzun parçaları cihazın tekerleklerine takılıp hareket etmesini engelleyebiliyor.

Paspas

Paspas özelliği de gayet yeterli. Bazı rakipleri gibi ileri-geri ya da Y-formunda paspas yapmak gibi özellikleri yok. Normal temizlik sırasında önden süpürüp arkadan paspas yaparak ilerliyor. Bu sayede paspas özelliğinin kullanımı temizlik süresini değiştirmiyor. Paspas süresinde kullanılacak suyun seviyesi cihazın uygulamasında 3 seviye arasından seçilebiliyor. Ben parke zemin üzerinde kullandığımdan genellikle düşük seviyede tutuyorum.

EufyHome uygulamasında paspas özelliğini açıp kapamak için bir seçenek yok. Cihaz paspas aparatı takıldığında otomatik olarak paspas moduna geçip, söküldüğünde bu modu kapatıyor. Bu sebeple paspas aparatı takılıyken tüm harita paspaslanıyor. Belirli yerleri paspasla, belirli yerleri kuru temizle gibi bir özellik mevcut değil. Ancak paspas moduna özel harita kısıtlamaları koymak mümkün. Buna uygulama kısmında daha detaylı değineceğim.

Paspas aparatındaki kumaş kısmı söküp takmak oldukça kolay.

Temizlik Süresi, Pil Tüketimi, Toz ve Su Kapasiteleri

Standart bir temizlik sonrası görünüm.

Cihaz yaklaşık 70m²'lik evimde, banyo, temizlenmeyen alanlar, yere yakın mobilyalar gibi faktörler çıkarıldığında 35m²'lik temizlik alanına ulaşıyor. Bu temizlik paspas özelliği açık ya da kapalı farketmeksizin 30 dakika civarında sürüyor ve yaklaşık %20 pil harcıyor. Bu kullanım, cihazın tanıtımındaki 2,5 saatlik kullanım ömrü öngörüsünün doğru olduğunu gösteriyor. Temizlik süresinin metrekare başına 55 saniye civarına geliyor. Bu şekilde sizin evinizde temizliğin ne kadar süreceğini hesaplayabilirsiniz (temizlik alanı ile hesaplayarak).

Benim kullanımımda 2 günde bir yapılan temizliğin ardından toz haznesini haftada bir (her 3 kullanımda bir) temizlemek yeterli oluyor. Toz seviyesi ile değişecek olsa da yine bir orantı hesabı ile toz haznesinin toplamda 110m²'yi temizlemeye yeterli olduğu söylenebilir.

Paspas için kullanılan su haznesinin küçük olduğunu özellikle belirtmem gerek. 35m²'lik temizlik alanında, düşük su kullanan paspas modunda 150 ml'lik su haznesinin %60 kadarı, normal modunda ise %85 kadarı kullanılıyor. Bahsettiğim yüzdelik değerler göz kararı olduğu için basit bir orantı hesabı ve biraz yuvarlamayla su kapasitesinin normal modda yaklaşık 45m², düşük modda ise yaklaşık 60m² temizlik alanı için yeterli olacağını öngörebiliriz.

 

 

Uygulama

EufyHome adı verilen uygulama Apple AppStore ve Google PlayStore'da mevcut. Ayrıca Amazon Alexa ve Google Assistant desteği de sunuluyor. Ben iOS sürümünü kullandığım için sesli asistanları test etme fırsatım olmadı. İnternette cihazı Apple'ın HomeKit ekosistemine eklemeyi başaranları gördüm ancak çok uğraştıran bir iş gibi göründüğü için denemedim. Uygulamada robot süpürgelere ek olarak akıllı ampul, priz, anahtar gibi diğer uygulamalar da kontrol edilebiliyor.

EufyHome uygulamasının giriş ve detay ekranları. (GIF'i oynatmak için tıklayın).

Uygulamanın arayüzünde Türkçe desteği olduğunu ekledikten sonra kullanım kısmına geçeyim. eufy, Xiaomi gibi rakiplerine kıyasla 84 bin farklı robot süpürge modeline sahip olmadığı için, uygulamadaki robot süpürgeler arasından sahip olduğunuz modeli bulup seçmeniz oldukça kolay. Bir EufyHome hesabı açıp cihazınızı seçtikten sonra, uygulama size robotu nasıl ağa bağlanma moduna geçireceğinizi gösteriyor (on/off ve şarj tuşlarına aynı anda 3 saniye basılı tutarak). Bu işlemin ardından modeminizi seçip şifrenizi girdikten sonra cihazı evinizdeki kablosuz ağa dahil ediyorsunuz. Tüm işlem 1 dakikadan uzun sürmüyor. Tekrar hatırlatayım, Wi-Fi ağının 2.4 GHz olması gerekli, cihaz 5 GHz ağları desteklemiyor.

Uygulamanın giriş ekranında üst kısımda eufy'nin yeni ürünlerinin reklamları çıkıyor. Köşedeki X ikonuyla bu reklamlar kapatılsa da uygulamayı yeniden açtığınızda tekrar karşınıza çıkıyorlar. Üstelik uygulamayı ilk açtığınızda biraz geç yüklenerek tam süpürgeyi seçecekken reklam onu aşağı itiyor ve bir de bakmışsınız eufy'nin internet sitesindesiniz. Pis bir hareket. Her neyse, ana ekranda temizliği başlatma, cihazı şarj istasyonuna gönderme ve emiş seviyesini değiştirme için kısayollar bulunuyor. Diğer detaylar süpürgeyi seçince ekrana geliyor.

Detay ekranında cihazın güncel konumunu, yapılan son temizliğin haritasını, toplam alanını ve süresini görebiliyorsunuz. Bu alan oldukça kullanışlı olsa da temizlik devam ederken çok hızlı güncellenmiyor, hatta bazen takılıyor. Bu durumda cihaz önünüzde hareket ederken uygulamada 10 adım geride görünebiliyor ve uygulamayı kapatıp tekrar açmanız gerekiyor.

Bu ekranda alt menüdeki ilk 3 buton uygulamanın ana ekranındakiler ile aynı işleve sahip. Diğer 3 buton ise bölge temizleme (detaylar aşağıda), temizlik planlama ve temizlik geçmişi menülerini açıyor.

Temizlik planlama bölümünde robotu haftanın belli günlerinde, belirlenen bir saatte, belirlenen bir emiş gücü ayarıyla temizlik yapması için programlayabiliyorsunuz. Burada sadece haftanın 7 günü arasından seçim yapılabiliyor, bazı rakiplerinin aksine her x günde bir temizle şeklinde bir seçenek bulunmuyor. Oda tanıma özelliğinin eksikliği nedeniyle, belirli günlerde belirli odaları temizle şeklinde bir programlamanın mümkün olmayışı, ürünün bir diğer eksik noktası.

Temizlik planlama arayüzü

Temizlik geçmişi, adından da anlaşılacağı üzere yapılan temizliklerin listesini gösteriyor. Tarih, saat, temizlik alanı, süresi ve haritası gibi detaylar da burada saklanıyor. Tek tuşla bütün listeyi temizlemek mümkün.

Haritayı düzenle tuşu ise cihazın girmesini ya da paspas yapmasını istemediğiniz bölgeleri programlayabileceğiniz arayüzü açıyor. Detaylar aşağıdaki bölümlerde.

Harita, Güncellemeler, Sesli Uyarılar

Cihazın uygulamasının belki de en büyük eksikliği haritalama yaparken farklı odaları tespit edip temizliği odalara göre yapmaya izin vermeyişi. EufyHome uygulamasında bu özellik mevcut, çünkü L70 Hybrid'den sonra çıkan çift motorlu X8 Hybrid modelinin haritalama teknolojisi L70 ile aynı olmasına rağmen L70'te bu özellik kilitli tutularak cihaz sakat bırakılıyor ve müşteriler üst modele yönlendiriliyor. Kaldı ki diğer markaların bazı modelleri lazer navigasyonu olmadan bile bu özelliği sunabiliyor. Cihaz gereken donanıma ve yazılıma sahip olduğu halde bu özelliğin kullanıcılara verilmemesi benim gözümde cihazın 2 yıldız kaybetmesi için tek başına yeterli bir sebep.

Harita düzenleme arayüzü

Yine bu özelliğinin eksikliği sebebiyle cihaz temizlik yaparken garip seçimler yapabiliyor. Örneğin benim evimde her odayı ayrı ayrı temizlemek yerine, evi koridorun yarısı + mutfak, koridorun diğer yarısı + oturma odasının yarısı, oturma odasının diğer yarısı ve son olarak yatak odası olmak üzere 4 garip parçaya bölerek temizlik yapıyor.

Ek olarak, yazıdaki görsellerdeki haritalarda görebileceğiniz kırmızı ve sarı bölgeler uygulamada programlayabileceğiniz yasaklı bölgeleri işaret ediyor. Cihaz kırmızı bölgelerden (No-Go Zone) daima kaçınırken, sarı bölgelere (No-Mop Zone) yalnızca paspas yaparken girmiyor. Yanlış anlamalara konu olabileceği için bir kez daha açıklayayım; cihaz paspas modundayken sarı bölgelere geldiğinde paspas motorunu kapayıp kuru temizlik yapmıyor. Paspas modu aktifken bu bölgelerden kaçınıyor, ancak paspas modu devre dışıyken bu yasakları dikkate almıyor.

Ürünün bazı rakiplerinde dikdörtgen şeklindeki yasaklı bölgelere ek olarak çizgi (sanal duvar), açılı dikdörtgenler, hatta üçgen şeklinde yasaklı bölgeler belirlenebiliyorken EufyHome uygulamasının böyle bir özelliği bulunmuyor. Bunun tek çözümü, benim haritanın üst-orta kısmında yaptığım gibi kutu içine kutu eklemek. Ek olarak, bazı rakiplerinin aksine yasaklı bölgelerin alanı için bir alt ya da üst sınır bulunmuyor. Haritaya zoom yaparak 10 cm'e 10 cm genişliğinde bir yasaklı alan belirlemek bile mümkün ve bu işe yarayabilen bir özellik.

Güncelleme konusuna gelecek olursak, ürün kullandığım süre boyunca sadece 1 kez firmware güncellemesi aldı. Bu güncellemeden sonra kullanım deneyimimde en ufak bir fark hissetmedim, herhangi bir changelog paylaşılmadığı için neyin değiştiğini de bilmiyorum. Gelecekte cihaz için yeni firmware güncellemelerinin yayınlanacağı konusunda büyük şüphelerim mevcut.

Ürün açıldığında/kapandığında, temizlik başladığında/bittiğinde, cihaz şarj istasyonuna dönüp şarj olmaya başladığında, paspas aparatı ya da toz/su haznesi takılıp çıkarıldığında cihaz konuşarak durumunu bildiriyor. Herhangi bir sorun oluştuğunda da hem bu sorunu söyleyip hem telefona bildirim gönderiyor. Sadece "hata" demek yerine hatanın kodunu ve tam olarak neden oluştuğunu söylemesi oldukça kullanışlı. Ancak bu sesli uyarılar için Türkçe dil seçeneği bulunmuyor.

Ürünün hoparlörü boyutuna göre gayet güçlü ve %100 seviyesindeyken evin her yerinden duyulabileceğine garanti verebilirim. Ben %40 seviyesinde kullanıyorum. Uygulamasındaki aylardır düzeltilmeyen bir hata sebebiyle cihaz tamamen kapatıp açıldığında, uygulamada ses seviyesi olarak hala %40 gösterilse de aslında cihaz %100 ses seviyesiyle açılıyor ve bu ayarın her seferinde elle düzeltilmesi gerekiyor. Ek olarak, cihazın evin neresinde olduğunu bulmak için uygulama üzerinden hoparlörden ses çalabileceğiniz bir fonksiyonu da mevcut.

Bölge Temizleme

Bölge temizleme (GIF'i oynatmak için tıklayın).

Ürünün bölge temizleme özelliği oldukça başarılı çalışıyor. Temizlenmesini istediğiniz bir veya daha fazla bölgeyi uygulamadan mavi alanla işaretledikten sonra cihaz bu bölgeleri sırasıyla (sıraya kendisi karar veriyor) temizleyip şarj istasyonuna geri dönüyor.

Bölge temizleme ekranının sağ altındaki x1 ya da x2 seçeneği ile bölgelerin kaç kez temizleneceğini seçebiliyorsunuz. x2 seçeneği seçili iken cihaz her bölgeyi önce 2 kez temizledikten sonra diğer bölgelere geçiyor.

2 kez temizleme seçeneği aktifken aynı rotayı tekrar takip etmek yerine, ilk rota dikeyse ikincisi yatay olacak şekilde temizlik yapıyor. Bu benim çok başarılı bulduğum bir özellik.

Geçenlerde mutfağın ortasına un döktüğüm ve her yere saçıldığı bir günde bu özelliği denedim ve 2 kez temizlendikten sonra ortada hiç un kalıntısı kalmamıştı. Keşke o anda öncesi ve sonrası fotoğrafı çekmek aklıma gelseydi. En azından yandaki GIF'in son karesinden bunun haritada nasıl göründüğünü görebilirsiniz.

Emiş gücü, paspas ve diğer ayarlar ise standart temizlikte nasıl ayarlandıysa bölge temizliğine de aktarılıyor. Bölge temizliği için bu ayarları özel olarak değiştirme seçeneği bulunmuyor.

 

 

 

Bonus: Müşteri Hizmetleri (1. Bölüm)

Gelelim incelemenin eğlenceli kısmına. Ürünü kullandığım 1 yıllık süre boyunca müşteri hizmetleriyle 2 kez iletişime geçmem gerekti ve bunların ikisi de önce parça değişimi, ardından cihaz değişimiyle sonuçlandı. Yani 1 yılda toplamda 3 farklı ürün kullandım. Aşağıda bu değişimlerin sebebini ve değişim süreçlerini özetledim.

Yaşananların Almanya'da, arada herhangi bir ek distribütör, bayi, 3. parti yedek servis v.s olmadan, doğrudan eufy Deutschland ofisi ile gerçekleştiğini, bu sebeple Türkiye'deki servis hizmetiyle (yüksek ihtimalle) uzaktan yakından ilgisi olmayacağını peşinen belirtmem gerek. 

Yaşadığım ilk sorun, ürünü kullanmaya başladıktan sadece 10 gün ve 5 temizlik döngüsünün ardından ortaya çıktı. Cihaz temizliğin ortasında S5 hata kodunu vererek orta fırçanın (cihazın altında, zemine dikey olarak dönen fırça) kontrol edilmesini söyleyerek temizliği durduruyordu. Kullanım kılavuzunda hatayı aradıktan sonra önerilen çözümün fırçanın sökülüp, temizlenip yeniden takılması olduğunu gördüm. Bu işlemin ardından ilk etapta temizlik tamamlandı, ancak bir sonraki temizlikte yine aynı sorun ortaya çıktı. Tekrar fırçayı söküp taktıktan sonra (temizlenmesi gereken ya da fırçanın dönmesine engel olan bir durum yok) temizlik bir süre daha devam etse de yaklaşık 5 dakika sonra aynı hata tekrar ortaya çıktı ve bu kez temizlik tamamlanamadı.

Sorunun çözümü için eufy'nin müşteri hizmetlerine telefonla ulaşmaya çalıştığımda 09:00-12:00 gibi saçma çalışma saatlerinin olduğunu görüp e-posta ile ulaşmaya karar verdim (Şimdi kontrol ettiğimde çağrı merkezinin çalışma saatlerinin 06:00-14:00 şeklinde düzenlendiğini gördüm. En azından eskisinden daha iyi).

Gönderdiğim e-postaya aynı gün içerisinde gelen (yüksek ihtimalle otomatik) cevap, kullanım kılavuzunda söylenenlerin aynısını yapmamı söylüyordu. İlk e-postamı tekrarlayarak bunu zaten denediğimi söylediğimde, yine 24 saat içinde gelen ikinci cevapta cihazı alt fırça ve fırça koruması olmadan çalıştırmayı denemem istendi. Ancak sonuç yine aynıydı.

Bunun üzerine eufy yeni bir alt fırça ve alt fırça korumasını ilk e-postamdan 1 hafta sonra elimde olacak şekilde (bence süreç gayet hızlı işledi), ücretsiz olarak elime ulaştırdı. Ancak ilk denemenin ardından cihazın yine aynı sorunu göstermesi üzerine cihazda bir üretim hatası olduğu teşhisiyle değişim için kargolamam istendi. Bu süreçte iade kargosunun ücretini ben ödedim, ancak fişini bir sonraki e-postamda gönderdikten sonra ücretin tamamı eufy tarafından hesabıma iade edildi ve ilk e-postamdan 17 gün, değişecek ürünü kargoladıktan 10 gün sonra (iş günü değil, takvim günü) yeni, sıfır cihaz elime ulaştı. İkinci cihazı yaklaşık 7-8 ay sorunsuz kullandım.

Müşteri Hizmetleri (2. Bölüm)

Elime geçen 2. cihazdaki kullanımımın 7. ayında süpürge temizliği bitirdikten sonra şarj istasyonuna geri dönmek yerine "şarj istasyonu bulunamıyor" hatasını vermeye başladı. Bu durum yaşandığında şarj istasyonuna dönmesi için manuel olarak şarj butonuna bastığımda ise o an bulunduğu odanın içinde saçma sapan bir rota çizerek dolanıyor ve en sonunda yine aynı hatayı veriyordu. Ürünü kaldırıp elle şarj istasyonunun önüne koyup tekrar denediğimde ise sorunsuz bir şekilde şarj olmaya başlıyordu. Bu durum önce her 5 temizliğin birinde yaşanmaya başladı ancak zamanla 4'te bir, 3'te bir şeklinde artmaya başlayınca en sonunda yine müşteri hizmetlerine e-posta ile ulaştım.

Müşteri hizmetlerinin ilk tespiti cihazın şarjının tamamlanmadığı yönünde oldu ve cihaz ile şarj istasyonu üzerindeki elektrik kontakt noktalarını ve cihazın sensörlerini temizlemem önerildi. Bu öneriler sorunu çözmediği gibi cihaz her seferinde %100 şarja ulaşıyordu. Yani benim gözümde olay bataryada değil, ürünün yön bulma sisteminde ve yüksek ihtimalle yazılım tarafında yaşanan bir sorundu.

Bunun üzerine sorunu tekrar yaşadığımda ürünü manuel olarak şarja göndermeye çalıştığımda ve cihazı elle şarj istasyonun önüne koyduğumda olanların birer videosunu göndermem istendi. Sorun her temizlikte ortaya çıkmadığından ve genellikle temizlikleri evde değilken otomatik olarak zamanladığımdan bu videoları çekip göndermem biraz zaman aldı. Araya da Noel tatili girince bu kez süreç 1 aya kadar uzadı.

En sonunda her şeye rağmen sorunun batarya ile ilgili olduğunu söyleyerek yine ücretsiz bir şekilde adresime yeni bir batarya gönderildi ancak bataryayı nasıl değiştirmem gerektiği hakkında bir kılavuz almadım. YouTube'da bulduğum bir video sayesinde cihazın alt tarafında 6-7 tane vida söküp bataryayı değiştirdim. Oldukça basit bir işlem ama o video olmasa neye göre yapardım bilmiyorum. Her neyse, batarya değiştikten sonraki ilk testimde yine aynı sorunu yaşadım (ben demiştim batarya ile ilgili değil diye 😛) ve yine ürünü değişime yollamam istendi.

eufy'e bu cihazı 1 yıl içinde 2. kez değişime gönderdiğimi, artık modele olan güvenimi yitirmeye başladığım için aradaki farkı ödeyip başka bir model ile değiştirmemin mümkün olup olmayacağını sordum ancak olumsuz yanıt aldım. Bunun yerine bana gönderilecek yeni ürünün yanında birer yedek paspas ve alt fırçadan oluşan yedek parça setini hediye edeceklerini söylediler.

Refurbished ürün kutusu

Yeni paket elime geçtiğindeki ilk izlenimim çok olumlu değildi, çünkü bu kez bana kutusu daha önce açılmış ancak içeriği tam bir ürün gönderilmiş. Kutunun alt kısmındaki barkoda baktığımda ürünün "refurbished" olduğunu gördüm. Üstelik hediye edeceklerini söyledikleri yedek parça seti de kutuda yoktu. Hem eksik hediyeler hem de kozmetik olarak kusursuz kondisyonda bir ürün gönderip, üzerinde çizikler olan refurbished bir ürün aldığım ve 1 yıllık garanti süremin dolmasına sadece günler kala aldığım bu ürünün uzun dönem performansına güvenemediğim için tekrar müşteri hizmetlerine yazdım.

Gelen cevapta firmanın garanti politikasına göre satın alma tarihinin üzerinden 3 aydan uzun süre geçen cihazların genellikle sıfır ürün yerine refurbished ürünler ile değiştirildiğini öğrendim. Buna ek olarak elime geçen ürünle ilgili bir sorun olursa garanti sürem dolmasına rağmen yardımcı olacaklarını söyleyip (biraz ucu açık bir ifade), tüm yaşananlara rağmen markaya olan güvenimi tazelemek adına ürünü satın aldığım fiyatın %15'ini iade etmeyi teklif ettiler. Açıkçası bu teklif beni şaşırttı ve tabi ki kabul ettim 😀 Elime geçen 3. ürünü yaklaşık 1 aydır kullanıyorum, kozmetik sorunları dışında henüz bir problem yaşamadım ancak bu durumun uzun süre aynı kalacağı konusunda güvenim yüksek desem yalan olur.

Sonuç

Sonuç olarak kafam karışık. Müşteri hizmetleri böylesine yardımsever ve ilgili olmasaydı ürüne en fazla 3 ya da 4 puan verirdim sanırım. Ancak onlarca farklı robot süpürgeyi test eden bir teknoloji editörü değil, doğru satın alma kararları vermeye çalışan bir tüketici konumunda olduğum için kesin bir şey de söyleyemiyorum çünkü benzer sorunlar diğer marka ve modellerde de yaşanabilirdi. Aynı sorunlar Türkiye'de yaşansa benzer bir hizmet alınır mıydı ondan da aynı şekilde emin olamadığım için buranın ucunu biraz açık bırakıyorum.

Ürün işini güzel yapıyor mu? Genellikle evet.
Sorunları var mı? Var.
Bu iki sorunun cevabı diğer tüm robot süpürgeler için de aynı mı? Evet.
Bu sorunlarla karşılaşmak şans işi mi? Evet.

Ürün özelinde konuşmak gerekirse benim incelemem de, ben cihazı almadan önce izlediğim bütün incelemeler de hep aynı yere çıkıyor: fiyat. Xiaomi Mi Vacuum Mop Pro gibi daha uygun fiyatlı seçenekler bu cihazın yapabildiği neredeyse her şeyi ve daha hatta fazlasını yapıyor (örneğin Xiaomi'de oda tanıma özelliği mevcut), üstelik kutusundan yedek parçaları da çıkıyor. İncelemeyi yayınladığım 16 Mart 2022 itibariyle Xiaomi Mi Vacuum Mop Pro yaklaşık 4800 ₺'lik fiyat etiketiyle satılırken, eufy RoboVac L70 Hybrid'in fiyatları 6500 ₺ seviyesinden başlıyor.

RoboVac L70 Hybrid'in bahsettiğim diğer ürünlere göre birkaç belirgin artısı var, onlar da daha yüksek emiş gücü ve neredeyse iki kat daha yüksek batarya kapasitesi. Emiş gücü tarafında Xiaomi ile aradaki 100 Pa'lık fark görmezden gelinebilecek kadar küçükken, Mi Vacuum Mop Pro'nun daha düşük batarya kapasitesi benim ufak evimde sorun yaşatmayacak olsa da başkaları için satın alma kararını etkileyecek ve aradaki fiyat farkına değecek bir kriter olabilir.

Satın Alma Süreci bölümünde de yazdığım gibi, ben Almanya'da Xiaomi'nin garanti politikası hakkında soru işaretlerim olduğu için aradaki farkı ödemeye razı olarak bu ürünü seçtim ve uzun dönem kullanım tecrübem sonucunda bunun ne kadar doğru bir karar olduğundan emin oldum. Başlangıçta 320 €'ya bu ürünü almak yerine 250 €'ya Çin'den tedarik edilmiş, garanti kısmı sorulu bir ürün alsam yaşadığım ilk teknik problemde pişman olurdum. Üstelik yaşadığım son problemin ardından müşteri hizmetlerinin yaptığı 48 €'luk iadeden sonra ürünün bana maliyeti sadece 270 € oldu. Ama Türkiye'de Xiaomi'nin eufy ve Anker'den çok daha yaygın olduğu göz önünde bulundurulursa, bu durumun tam tersi de öngörülebilir.

İnternette neredeyse tüm robot süpürge modeli hakkında yüzlerce şikayet bulmak mümkün olsa da üretim sorunları gibi faktörlerde kapı en sonunda şans faktörüne açılıyor. Hepsi birbirine benzeyen robot süpürge piyasasında böyle durumlarda sizi kurtaracak şey bir cihazın diğerinden çok az farklı olan tasarımı değil, üreten firmanın satış sonrası desteği bence.

Tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda Türkiye piyasası için benim önerim öncelikle Xiaomi  ya da Roborock gibi markalara yönelmek olurdu. Yaşadığım yerde de hiç kimseye indirimsiz fiyatıyla eufy RoboVac L70 Hybrid'i önermezdim. Ama müşteri hizmetleriyle yaşadığım oldukça olumlu tecrübelerim düşünüldüğünde, yaşadığım her şeye rağmen yine eufy'i tercih eder miyim sorusunun cevabı kesinlikle evet. Ama büyük ihtimalle farklı bir modele yönelirdim.

Artılar ✅

Eksiler ⛔️

Başarılı yön bulma, engel tanıma ve temizlik (süpürme ve paspas) yetenekleri Oda tanıma özelliğinin eksikliği
Yüksek batarya kapasitesi ve uzun kullanım süresi Rakiplerine göre yüksek fiyat seviyesi
Bazı rakiplerinden daha iyi engel tırmanma yeteneği, emiş gücü ve daha düşük ses seviyesi Yüksek fiyat seviyesine rağmen kutuda yedek parçaların eksikliği
Çok olumlu satış sonrası destek tecrübeleri
(Türkiye için aynısı geçerli olmayabilir)
Sorunlara sebep olabilen üretim kalitesi
Uygulama arayüzünde Türkçe dil seçeneği Uygulamada yer alan, aylardır çözülmeyen hatalar
Şık tasarım (Bu kişisel tercih, biraz da tablo eşit olsun diye ekledim) Sesli uyarılarda Türkçe dil seçeneğinin eksikliği

Oldukça uzun bir yazı oldu, vaktini ayırıp okuyan herkese teşekkürler. Buraya kadar okuduysanız bir yorum bırakmanız harika olur.

Atladığım detaylar ya da ürünler hakkında merak ettiğiniz başka bir konu varsa lütfen yorumlarda ulaşmaktan çekinmeyin, sorularınızı elimden geldiğince cevaplamaya çalışırım. Ayrıca aynı ürünü kullanıyorsanız ya da eufy robot süpürgelerin Türkiye'deki müşteri hizmetleri hakkında tecrübeleriniz varsa lütfen yorum yazın ki yazıdaki eksik bölümler tamamlansın. 

#RobotSüpürge #eufy #RoboVac #eufyRoboVac #L70 #RoboVacL70 #L70Hybrid #Anker

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • Rotten Pizza @pizza

    Dikkat: Çok uzun yazı. Devamını gör tuşuna basmadan önce 2 kez düşünün.

  • Onay Kalkan @onay-kalkan

    Ben de yaklaşık 4 aydır kullanıyorum, şansıma henüz bir sıkıntı çıkarmadı. Çok basit yazılımsal eksiklikler dışında memnunum. Bir de tüm lazer navigasyonlu süpürgelerde oluyor mu bilmiyorum ama lazer hizasındaki aynalar haritada gerçekte olmayan odalar oluşmasına neden oluyor. Bu sorunu engellemek için robotu çalıştırmadan önce aynaların önünü karton ile kapatmak zorundayım.

  • Deniz Özmen @d-ozmen72

    ben 2020 ağustosundan beri kullanıyorum. ilk ayında sorun çıkardı fakat 1 sene tam koruma almıştım. pas modunda suyu algılamıyordu. aldığım yere verdim tamir olup geldi. bir özür mektubu ve bir kulaklık ile birlikte geldi. yazılımsal sorunlar yadım ama işimi görüyor ve aralarda görüyordum. şimdi evimizi değiştirdik ve üstüne birde yazılım güncellemesi geldi. artık evi süpüremiyor duruyor. şarjı azaldığında şarj ünitesine dönmüyor eskiden dönerdi. restlenmiyor. fabrika ayarlarına dönmüyor. yeniden haritalama yapmıyor. yeni evi algıladı haritaladı. eskisi ile karışıyordur diye reset etmek istiyorum olmuyor. ömürümü bukadar yoksa süpürgem çok çalıştırdığım için grevmi yapıyor bilmiyorum.
    İndirimli almadım fakat yeri yurdu belli diye bu ürünü seçtim. şimdilerde toz toplamalı modellerinden birini almak istiyorum ama 2 yıl kullanım süresi için kısa.

    teşekkürler.

SteelSeries Arctis 9 Kablosuz Oyuncu Kulaklığı İncelemesi

Herkese merhaba, bugün yaklaşık 2 aydır kullandığım SteelSeries Arctis 9 kulaklığın incelemesini yapacağım. Ürün PC tarafında kullandığım ilk kablosuz kulaklık olduğu için diğer benzer ürünlerle pek kıyaslama imkanım olmayacak malesef. Ancak en azından fikir vermesi açısından bu üründen önce yaklaşık 5 yıl kullandığım kulaklık Logitech G430 ile bazı kıyaslamalar yapacağım. Yazının çok uzamasını istemesem de hiçbir detayı atlamadan tüm kullanım tecrübelerimi anlatmak istiyorum. 

Satın Alma Süreci / Arctis 7 ve Arctis 9 Arasındaki Farklar

Başlangıçta ürünü almaktaki karar verme sürecimden kısaca bahsedecek olursam, uzun süre PC’de kablolu kulaklıklar kullandıktan sonra ses kalitesinden ödün vermeden kablosuzluğun rahatlığını yaşamak istedim. Kısa süren araştırmanın sonunda aklımdaki iki model SteelSeries Arctis 7 ve Corsair Void oldu. Daha önce kullandığım G430’da özellikle kafa üstünde çok baskı olduğu için şikayetçi olduğumdan, Corsair Void’in G430’a benzer kafa üstü bandı tasarımı beni üründen biraz soğuttu. Pandemi sebebiyle ürünleri mağazalarda deneme fırsatım olmadığından, internetteki diğer incelemelerden sonra Arctis 7’nin çift katlı kafa üstü bandı tasarımının doğru tercih olduğuna karar verip indirimli bir fiyat beklemeye başladım. Bu süreçte Arctis 9 modeli pek aklımdan geçmiyordu açıkçası. 

SteelSeries Arctis 7 ve Arctis 9’un farklarından bahsedecek olursam (7x/7p/9x modellerini şimdilik dışarıda bırakıyorum), kulaklığın ana unsurları olan sürücüler, mikrofon ya da tasarım konusunda aralarında bildiğim kadarıyla hiçbir fark bulunmuyor. Arctis 7 modeli PC/Mac/PS4/PS5/Switch gibi cihazlara kutudan çıkan 2.4 GHz kablosuz alıcısı ile USB üzerinden ya da ek olarak mobil cihazlara 3.5mm AUX üzerinden bağlanabiliyor. Arctis 9 ise Arctis 7’nin tüm bağlantı seçeneklerine ek olarak Bluetooth üzerinden bağlantı imkanı sunuyor. SteelSeries’in resmi sitesinde Arctis 7’nin Avrupa satış fiyatı 179.99 € olarak belirtilirken, Arctis 9’un fiyatı 199.99 € olarak belirlenmiş. Diğer satıcılarda Arctis 7 150 € civarına bulunabiliyorken, Arctis 9’un diğer satıcılardaki fiyatı resmi siteden çok farklı değil. Satın alma kararıma geri dönecek olursak, Arctis 7’ye kafayı koyup fiyatının 120-130 € seviyesine inmesini beklerken Arctis 9’un indirimle Arctis 7’nin normal fiyatı olan 150 €’ya inmesi sebebiyle satın alma kararımı bu yönde değiştirdim. 

Arctis 7 ve Arctis 9 Teknik Özellikleri

Ürüne geri dönecek olursak, teknik özelliklerinden hızlıca bahsedip geçmek istiyorum. 40mm’lik Neodimyum sürücüler kullanan Arctis 9’un frekans aralığı 20–20000  Hz, empedans değeri 32  Ohm, ses basıncı seviyesi ise 98  dB SPL. SteelSeries ürünün Harmonic Distortion seviyesinin %3’ün altında olduğunu belirtmiş. 

Frekans aralığı 100–6500 Hz olan mikrofona gelirsek, 2200  Ohm’luk empedans değeri ve -38 dBV/Pa’lık hassaslık değerleri ile karşılaşıyoruz. Ürünün mikrofonu sol kulaklığın içine girip çıkacak yapıda tasarlanmış, tamamen çıkarılamasa da içerideyken sadece 2-3 cm’lik bir çıkıntı yapıyor. 

Buraya kadar bahsettiğim teknik özelliklerin hepsi Arctis 7 ve Arctis 9 için aynı iken, kablosuz kısmına geldiğimizde detaylar değişiyor. İki ürün de dahili 2.4 GHz alıcı ile 12 metrelik bir kullanım alanı vaadediyor, aşağıda kullanım tecrübelerimi anlatırken detaylarından tekrar bahsederim. Arctis 9 ise USB alıcıya ek olarak A2DP, HFP ve HSP profilleri üzerinden Bluetooth 4.1 desteği sunuyor. Arctis 7’nin batarya ömrü 24 saat olarak belirtilirken Arctis 9’da bu değer 20 saat. 

Arctis 9 Kullanım Tecrübeleri

Malzeme Kalitesi / Konfor / Tasarım

Öncelikle malzeme kalitesine kısaca değinecek olursam, kafa üzerine oturan ayarlanabilir bant kayak gözlüklerinde kullanılan bantla aynı ve inanılmaz rahat ve hafif hissettiriyor. İstenirse sökülebiliyor ya da rengi değiştirilebiliyor. Ayarlamak da çok kolay olduğu için her kafa şekline rahatlıkla uyum sağlayacağını düşünüyorum. Kafa bandının üstünde ise çelik bir yapıya yer verilmiş. Biraz esneklik sunsa da sürekli kulaklıkları kulağa doğru basacak şekilde bir baskı uyguluyor. Ancak bu kötü bir şey değil çünkü dış sesleri yalıtmak konusunda harika bir etki çıkıyor ortaya. 

Kulaklıkların iç kısmında ise SteelSeries’in Airweave adını verdiği nefes alabilen bir kumaş kullanılmış. Saçma sapan derimsi malzemelere göre çok daha konforlu ve dayanıklı. Yıkanabilirliği konusunda bilgim yok ama SteelSeries kendi sitesi üzerinden çifti 14.99 €’ya yedeklerini satıyor. Yine de deri malzemeyi isteyen varsa yine SS sitesi üzerinde aynı fiyata bulunabiliyor. Kullandığım süre boyunca günde 6-8 saat kafamda durduğu anlarda bile bir kez terleme ya da aşırı baskıyla ilgili şikayetim olmadı. Yukarıda bahsettiğim gibi kafa üzerindeki baskı Logitech G430’la ilgili en büyük şikayetlerimden biriydi ve bu kulaklık daha ağır olmasına rağmen hiçbir şekilde sorun çıkarmadı. 

Ürünün tasarımı oldukça sade ve üzerinde hiçbir RGB unsuru bulunmuyor. Bu benim satın alma kriterlerimde artılar arasında yer alırken bazıları için eksi olarak da görülebilir. Özellikle siyah rengini tercih ettiğim için, gerek home office ortamında toplantılardayken, gerekse mikrofonu gizli şekilde dışarıdayken kullanmak için oldukça uygun. Sol kulak üzerinde sadece mikrofon ve ChatMix (detaylar aşağıda) ayarı bulunurken, diğer tüm bağlantılar ve ayarlar sağ kulak üzerinde yer alıyor. Bunlar arasında durum LED’i, ses seviyesi, mikrofon açma/kapama, cihazı açma/kapama, Bluetooth ayar tuşları, 3.5mm AUX ve Micro-USB girişleri yer alıyor. 

Ses Kalitesi

Arctis 9’un yarı fiyatından daha düşük bir bedelle satılan ama fiyatına göre çok iyi bir ses kalitesi sunan Logitech G430’dan sonra, ürünün ses kalitesi kutudan çıktığı haliyle özellikle bass konusunda çok zayıf geldi. Fakat basit bir EQ ayarının ardından oyun keyfini katlayarak arttıracak bir seviyeye ulaştı. DTX desteğini açıp kapadığınızda da farkı kolaylıkla duyabiliyorsunuz. Çevresel ses ve 7.1 konusunda G430 da iyi olsa da, Arctis 9’un belirgin şekilde üstün olduğunu söyleyebilirim. 

Ben de dahil pek çok G430 kullanıcısı ses kalitesini genellikle beğenseler de, 7.1 özelliğini kullanmak için kutuda gelen dahili USB ses kartıyla kullanınca ses seviyesinin (Volume) 3.5mm bağlantıya kıyasla düşük kaldığından şikayet ediyorlardı. Benzer bir durum ise Arctis 9 için kesinlikle geçerli değil. Hangi bağlantı yöntemiyle kullanırsanız kullanın sesin kalitesi ve seviyesi oldukça tatmin edici. Ses seviyesini 100’e yaklaştırdıkça sağlığı tehdit edecek seviyelere ulaşıyorsunuz. Müzik dinlemek veya film izlemek için de ufak bir EQ değişikliği yaparak istediğiniz sesi elde etmek mümkün. SteelSeries Engine yazılımıyla farklı amaçlar için profiller ayarlamak ve bunlar arasında geçiş yapmak oldukça kolay. Bunun detaylarını aşağıda Yazılım bölümünde anlatacağım. 

Mikrofon Kalitesi / ChatMix

ChatMix ayarı, oyun ve sohbet ses seviyelerinin oranını kolaylıkla değiştirmenize izin veriyor.

Malesef kablosuz kulaklıkların, özellikle de Arctis serisinin en zayıf noktası mikrofonları. SteelSeries’in ClearCast adını verdiği Discord tarafından da sertifikalı olan mikrofon, malesef üreticinin stüdyo kalitesi vaadinin çok altında kalıyor. Oyun sırasında iletişime engel olacak bir faktör bulunmasa da Arctis 9’dan çok daha ucuz bir ürün olan Logitech G430’un mikrofonu ile Twitch’te yayın yapmak bile mümkünken, Arctis 9 iletişim kısmından öteye geçebilecek bir kaliteye sahip değil. Mikrofon üzerinde bir pop filtresi de bulunmadığından, mikrofon ağzınıza çok yakın ise sert ünsüzlerde karşı tarafı rahatsız etmeniz mümkün. Mikrofon sesini kulaklığa geri yansıtan “Pass Through” (Sidetone) özelliğini de yine SteelSeries Engine yazılımı üzerinden açıp kapamak, ya da seviyesini ayarlamak mümkün. Mikrofon sessiz moddayken mikrofonun ucunda kırmızı bir LED yanıyor. 

ChatMix ise SteelSeries Arctis kulaklıklarda bulunan harika bir özellik. Cihazı USB Dongle aracılığı ile bilgisayarınıza bağladığınızda “SteelSeries 9 Game” ve “SteelSeries 9 Chat” adı altında iki farklı cihaz olarak algılanıyor. Chat olanı Discord v.b programlarda Output olarak ayarlayıp, Game olanı varsayılan ses çıkışı olarak ayarladığınızda kulaklıkta sol kulağın üzerinde yer alan ChatMix ayar tuşu sayesinde seviyesini istediğiniz gibi değiştirebiliyorsunuz. Bu ayar en üstteyken oyun sesi %100, Discord sesi %0 seviyesinde oluyor, en alttayken de tam tersi. %50-%50 dengesini ayarlamak da çok kolay çünkü ayar tuşu ortaya geldiğinde sertleşiyor. Gerçekten hayat kurtarabilen, kullanımı çok basit ve muhteşem bir detay. 

Kablosuz Bağlantı Seçenekleri / Kalitesi

2.4 GHz Kablosuz

Cihazın ana bağlantı şekli olan 2.4 GHz kablosuz bağlantı, kutudan çıkan USB Dongle aracılığıyla yapıyor. Kablosunun uzunluğunu ölçmedim ama masanın altında duran kasadan masanın üstüne gelmesi için yeterli. Ama alıcıyı direkt olarak göz önüne koymanızı tavsiye etmem çünkü üzerindeki beyaz renkli bağlantı durumu LED’i sürekli yanıp sönüyor, kapatmak da mümkün değil. Ben kullanmıyorum ama USB alıcının üzerine doğrudan 3.5mm başka bir cihaz (hoparlör v.s) bağlamak mümkün. Bu şekilde kulaklığı kapattığınız zaman ses otomatik olarak 3.5mm cihaza geçiyor. 

Evim yaklaşık 70 m² ve bilgisayar en uzak köşelerinden birinde duruyor, buna rağmen diğer odalara geçtiğimde ses veya mikrofon kalitesinde en ufak bir düşüş ya da cızırtıya rastlamadım. Sadece en uzak odadayken (görseldeki kırmızı bölge) bazen ufak kopmalar meydana gelebiliyor ama bu mesafe SteelSeries’in vaat ettiği 12 metreyi hayli aşıyor. Daha iyi bir fikir verebilmesi açısından kendi kullanım senaryomdaki haritaya yandaki görselden bakabilirsiniz. Evinizdeki modemin 5 GHz frekansında olması çok ama çok önemli, aksi taktirde menzile bilgisayarınızın Wi-Fi ağına bağlanmasını tamamen engelleyecek kadar etki edebiliyor.

Bluetooth

Bluetooth ile bağlantı yapmak ise oldukça kolay, sağ kulağın üzerindeki Bluetooth tuşuna basılı tutarak bu bağlantı şeklini aktif edebilirsiniz, ya da daha uzun basılı tutarak cihaz arama moduna girebilirsiniz. SteelSeries Engine yazılımında cihaz açılınca Bluetooth’u otomatik olarak açmayı sağlayan bir seçenek de mevcut. Bir telefon Bluetooth üzerinden bağlıyken cihazın Bluetooth tuşu 1 basışla başlat/durdur ya da aramayı cevapla, 2 basışla sonraki parça, 3 basışla önceki parça, basılı tutarak sesli asistan gibi işlemleri yerine getirebiliyor.

Bluetooth üzerinden bağlıyken ses ya da mikrofon kalitesinde 2.4 GHz’lik bağlantıya kıyasla belirgin bir fark yok. Hatta menzil konusunda 2.4 GHz'den daha iyi olduğunu söyleyebilirim. Bluetooth üzerinden telefona bağlıyken tüm evde hiç bağlantı kopmadan gezebiliyorum. Mikrofon sesini kulaklığa geri veren Pass Through/Sidetone özelliği Bluetooth bağlantı ile de çalışmaya devam ediyor. Cihazın Bluetooth 4.1 ile çalışmasının herhangi bir eksisini görmedim, ancak farklı kullanım senaryolarıyla Bluetooth 5.0 isteyenler olabilir.

Cihazın ana kullanım amacı Bluetooth olmadığı için, bu bağlantı türüyle bağlıyken ama herhangi bir ses çalmıyorken, bildirim sesi gibi kısa sesler geldiğinde bazen garip bir pop sesi çıkabiliyor. 2.4 GHz'de böyle bir sorunla karşılaşmadım. 

3.5mm

3.5mm üzerinden bağlantı yaptığınızda ise (kablo kutudan çıkmıyor) cihazın mikrofon işlevi çalışmıyor. Ancak bu bağlantı türü için cihazın açık olması ya da pilinin dolu olması gerekmiyor. Acil durumlarda işe yarayabilir. Ancak mikrofonun çalışmaması sebebiyle Pass Through/Sidetone özelliği de bu bağlantı türünde devre dışı kalıyor. Beklenebileceği üzere ses kalitesi kablo ile oldukça iyi olsa da SteelSeries Engine yazılımının 3.5mm kablo ile bağlıyken EQ gibi ayarların değiştirilebilmesine izin vermeyişi biraz sinir bozucu. 

Batarya

Cihazı baştan sona pilini tamamen bitirecek şekilde kullanıp pek test etmedim ama SteelSeries’in 20 saatlik pil ömrü iddiasını yerine getirdiğini söyleyebilirim. Ben günlük yaklaşık 3-4 saatlik 2.4 GHz/Bluetooth karma kullanımla her 3 günde bir şarj ediyorum. Pil seviyesi cihazın sağ kulağının üzerinde yer alan durum LED’inin yeşil/sarı/kırmızı yanıp sönmesiyle anlaşılıyor. Tam sayılardan emin değilim ama bildiğim kadarıyla %75 üzeri yeşil, %25 altı kırmızı, geri kalan alan ise sarı olarak gösterildiğinden neredeyse her baktığınızda sarı yanıp sandığını görmeniz mümkün, en azından benim kullanımımda bu şekilde oldu. Batarya seviyesi kırmızı alandayken arada sırada öterek uyarıyor. 

Kutudan çıkan Micro-USB (evet 2021 yılında hala Micro-USB) kablosu ile bir yandan şarj edip bir yandan kullanmak mümkün. Micro-USB kablosu sadece şarj işlevi görüyor, ses aktarımı yapmıyor. Şarjın 0’dan dolması ise 3 saati aşıyor. Bu süre bana oldukça yavaş geldi. 

Yazılım

SteelSeries Engine yazılımı sadece USB dongle üzerinden 2.4 GHz bağlantı ile çalışıyor. Cihaz bilgisayara Bluetooth ya da 3.5mm üzerinden bağlıysa çalışmıyor. Yazılımda farklı amaçlar için farklı profiller ayarlamak ve bu profiller arasında geçiş yapmak kolay. EQ, Sidetone seviyesi, DTX açma kapama gibi ayarlar da kolaylıkla yapılabiliyor. 

Ancak yazılımı kullanışlılık konusunda biraz zayıf bulduğumu söylemeliyim. Örneğin batarya seviyesini % olarak göstermek yerine sadece bir pil ikonuyla gösteriyor. Buna ek olarak kalan pilin kaç saatlik kullanıma eşit olduğu gibi bir bilgi de verebilirdi mesela. Başka bir SteelSeries cihaz kullanmadığım için programın profil değişimi v.b durumlarda tüm cihazları aynı anda kontrol edip edemediği konusunda bir bilgim yok. Bir diğer eksi olarak yazılımının Türkçe dil seçeneği yok.

Sonuç

Sonuç olarak SteelSeries Arctis 9’un gerek malzeme kalitesi, gerekse ses kalitesi olarak fiyatıyla kendinden bekleneni tam anlamıyla karşıladığını düşünüyorum. Eğer ek olarak Bluetooth’a ihtiyacınız yoksa Arctis 7 finansal olarak daha mantıklı bir seçim olabilir. Ama bir indirim olduğunda ya da Arctis 7 ve 9’un fiyat farkı az ise benim gibi aradaki farkı verip Arctis 9’u almanızı kesinlikle tavsiye ederim. Çünkü Bluetooth özelliği gerçekten çok kullanışlı.

Ürün özellikle günümüzdeki home office çalışma şartlarına çok çok uygun. Ben ana bilgisayara 2.4 GHz üzerinden bağlayıp telefonumu Bluetooth üzerinden bağlıyorum, çalışırken bir telefon geldiğinde anında cevaplayabiliyorum. Tüm bunları yaparken masadan rahat rahat kalkıp gidebilmek de bir ekstra. Hatta abartıp 3. bir cihaza 3.5mm üzerinden de bağlantı kurup 3 cihazın sesini de aynı anda alabilirsiniz. 

Yazının başında kısaca bahsettiğim Arctis 7X/7P/9X gibi cihazlara gelecek olursam, şu anda ne PlayStation ne XBOX sahibi olduğum için X ya da P takısı olmayan Arctis modellerinin diğerlerine kıyasla ne gibi eksikleri olduğunu tam olarak bilmiyorum. Bu nedenle konsollara ve bu diğer ürün varyasyonlarına incelemede değinmedim. 

Artılar ✅

Eksiler ⛔️

Birden fazla bağlantı tipi ile aynı anda birden fazla cihaza bağlı kalabilmesi Fiyat seviyesine yakışmayan mikrofon kalitesi
Fiyatını hakeden ses ve çekim kalitesi 2021 yılında hala Micro-USB üzerinden şarj olması
ChatMix özelliği

RGB’siz sade tasarım (kişisel tercih)

Rakiplerine göre üstün sayılabilecek batarya ömrü SteelSeries Engine yazılımının Türkçe dil seçeneği yok
RGB’siz sade tasarım (kişisel tercih)

Vaktini ayırıp okuyan herkese teşekkürler. Bahsettiğim gibi çok uzatmak istememiştim ama bütün detaylara değinince inceleme beklediğimden de biraz uzun oldu. Atladığım detaylar ya da ürünler hakkında merak ettiğiniz başka bir konu varsa lütfen yorumlarda ulaşmaktan çekinmeyin, sorularınızı elimden geldiğince cevaplamaya çalışırım. 

#SteelSeries #Arctis9 #Arctis7

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Logitech G27

PC ve PS için alabileceğiniz tartışmasız en iyi direksiyonlardan. G27'mi Aralık 2013 sonunda satın aldım. Daha öncesinde de bir G25 ve bir Momo eskittim 😀

Ürünü kutusundan çıkarttığınızda birçok kişinin çok sevdiği "sıfır araba kokusu" odayı adeta kaplıyor. Dikişler hatasız ve ürünün malzeme kalitesi çok çok iyi. Kullanmadan önce iyi bir plan yapıp kaymaz mat ve benzeri ürünlerle iyi bir şekilde sabitlemenizi öneriyorum. Tüm kabloların birleştiği kısım direksiyon, bu nedenle biraz kablo karmaşası oluşabilir fotoğraflardan da görebileceğiniz üzere.

Başlangıç için G27 olmasa bile (yüksek fiyatı yüzünden) Logitech'i kesinlikle tavsiye ediyorum. Özellikle Logitech'teki Force Feedback teknolojisini diğer markaların titreşim özellikleriyle karıştırmayın.

Ürün hakkında sorularınızı severek cevaplarım.

Güncel fiyat bilgisi için;
http://www.teknofiyat.com/?search=logitech+g27

#Logitech #G27 #Direksiyon

BeğenFavori PaylaşYorum yap