Apple Watch

Apple Watch İnceleme

İçimdeki teknoloji merakını ve yeni bir ürünü deneyimleme isteğime engel olamadım ve 10.10.2015 tarihinde Ankara Cepa Lydia’dan Apple Watch 42mm Sport modelini satın aldım. Renk seçeneklerinin sınırlı olmasından dolayı beğenmiş olduğum turuncu kordonlu ve silver kasalı Apple Watch yerine beyaz kordonlu ve silver kasaya sahip modelini satın aldım; space gray satın alma imkanım vardı fakat silver kasa daha çok ilgimi çektiği için silver kasa tercih ettim.

Ürünün kutulanması Apple’dan alışık olduğumuz üzere başarılı bir şekilde yapılmış ürünü açarken üst seviye bir cihaz satın aldığınızı anlıyorsunuz. Ürünün kutu içeriğinde saate ek olarak şarj cihazı ve s/m kordon geliyor , saatin üzerinde gelen kordon bileğinize uzun geldiyse kutudan çıkan ve seçmiş olduğunuz renk ile aynı renkte olan s/m kordonu takarak daha rahat bir kullanım sağlayabiliyorsunuz.

Saati güç tuşundan açtığınızda cihazın ne kadar geç açıldığına şaşırıyorsunuz , bu süreç yaklaşık olarak bir buçuk dakika kadar sürüyor. Ürünün kurulumuna geçtiğinizde saat şarjının yetersiz olduğunu söylüyor ve sizden saati şarja takmanızı istiyor , saati şarja taktıktan sonra kurulum işlemleri başlıyor ve cihaz sizi başarılı bir şekilde yönlendiriyor. Saatin ve iPhone’un yönlendirmelerini takip ederek kurulumu pratik bir şekilde tamamlayabiliyorsunuz. Saat Watch OS 1.0 ile geldiği için kurulum işlemini tamamladıktan sonra ilk iş yazılım güncellemek oluyor Watch OS 2.0 yaklaşık olarak 545 mb bir büyüklüğe sahip bu güncellemeyi iPhone üzerinde bulunan Watch uygulaması üzerinden indirip kurulumu gerçekleştiriyorsunuz. Kuruluma geçmeden önce Apple Watch’ın şarjının %50 üzerinde olması gerekiyor ve inen yazılımı kurabilmek için saatinizin %50 pil seviyesinin üzerine çıkmasını beklemek zorunda kalıyorsunuz. İki saatlik bir süreçten sonra ürünün kutu açılımı , yazılım güncellemesi , uygulama kurulumu ve şarjının tamamen dolması ile ürün kullanıma hazır hale geliyor.

Saat üzerindeki arayüz iOS’tan ve OS X’ten alışık olduğumuz üzere oldukça basite indirgenmiş durumda. Saatin üzerinde iki adet tuş olmasına rağmen tuşların işlevlerini biliyorsanız çok daha fazlasını yapabiliyorsunuz. Bir uygulamayı kolayca bulabiliyorsunuz , Force Touch ile ekstra işlevlere erişim sağlayabiliyorsunuz , saatin ekranının en üstüne tıklayarak iOS’te olduğu gibi yukarı çıkabiliyorsunuz veya sağa veya solu kaydırarak ek seçenekleri açabiliyorsunuz. Watch OS 2’nin ilk sürümü olmasından dolayı yer yer takılmalar olsada ilerleyen sürümlerde bu sorunların çözüleceğini düşünüyorum.

Saati kolunuza taktıktan sonra ürünün ergonomik olduğuna karar vermeniz fazla uzun sürmüyor ve cihaza hızlıca adapte oluyorsunuz.

İlk olarak saat kadranlarına şöyle bir göz atıyorsunuz bu kadranlar Apple’dan beklenmeyecek bir şekilde özelleştirmeye olanak sağlıyor , bir çok kadran kendi içerisinde birden fazla özelleştirmeye izin veriyor ve bu özelleştirmeleri yaparken renk seçimi,gösterilecek simge ve gösterilecek simgelerin konumlarına karar verebiliyorsunuz. Bu özelleştirmeleri yaptığınız esnada ekranın normal bir telefon ekranından çok daha başarılı olduğunu gözlemliyorsunuz ve şaşırıyorsunuz; ekranda yazılan ve çizilen sayılar ekranın içinde değilde üstünde duruyormuş gibi görünüyor.

Uygulama kurmak için iPhone üzerinden Watch uygulamasına girerek Apple Watch için özel olarak hazırlanmış App Store’a ulaşıyorsunuz küçük bir gezinmenin ardından uygulama sayısının yetersiz olduğunu , mağazada bulunan uygulamarın bir kısmının Watch OS 2’ye hala destek vermediğini görüyorsunuz. Bu olumsuzluklara rağmen kurmak istediğiniz uygulamarı kurduktan sonra saatiniz son şeklini alıyor ve tam anlamıyla kullanıma hazır hale geliyor. Saat üzerinde çalışan yazılımlar Force Touch teknolojisi üzerine yazılmış. Apple’ın dahili olarak getirdiği uygulamalar da 3. parti uygulamalar da Force Touch’ın nimetlerinden yararlanıyor. Eğer yazılım geliştirici Force Touch’ı başarılı bir şekilde kullanıyorsa ortaya muazzam uygulamalar çıkabiliyor fakat Force Touch’ın kullanılmadığı uygulamalarda ise böylesine küçük bir ekranda uygulamarı kullanmak fazlasıyla zorlaşıyor.

Saat sizin yaptığınız aktiviteleri takip ediyor , nabzınızı ölçebiliyor , telefondan almış olduğu bildirimleri size yansıtıyor. Bu işlemleri size bildirirken Taptic Engine’ı kullanılarak kolunuza hafifçe bir dokunuş konduruyor ve saati kaldırdığınızda bildirimler okumaya hazır hale geliyor. Telefona gelen bildirimlere uygulama destekliyorsa saat üzerinden sesle yazdırarak cevap verebiliyorsunuz veya gelen mesajı,e-mail’i kolayca silebiliyorsunuz.

Kolunuzu aşağıya indirdiğinizde saatin ekranı kapanıyor ve güç tasarrufuna katkıda bulunuyor. Kolunuzu aşağıdan yukarıya kaldırdığınızda ve saate bakmak istediğinizde saatin ekranı direk olarak açılıyor. Apple burada başarılı bir iş çıkarmış saati kandırmak oldukça zor: yirmi denemenizden belki bir tanesinde açılmadığı oluyor.

Saat iPhone’a bağımlı olarak çalışıyor saati iPhone’dan kopardığınızda bir çok özelliğinden mahrum kalıyorsunuz. Saatin üzerinde Internet ve GPS olmadığı için veriler senkronize olmuyor ve temel işlemleri yerine getirebiliyorsunuz.

Telefonumu yanıma almadan saati takarak koşuya gittiğimde saatin üzerinde gelen Antreman uygulaması ile verileri takip edebildim. Bu uygulama ile yaktığınız kaloriyi , ne kadar süredir aktiviteye devam ettiğinizi , toplam katettiğiniz mesafeyi, ortalama temponuzu ve kalp atış hızınızı gözlemleyebiliyorsunuz. Spor dönüşünde saati iPhone’a bağladığınızda bu veriler iPhone üzerinde bulunan Aktivite uygulaması ile senkronize oluyor ve ulaşmak istediğiniz bilgilere iPhone üzerinden ulaşabiliyorsunuz. Bu verileri elde etmek için böylesine pahalı bir saate ihtiyac var mı işte bu noktada düşünmek gerekiyor , alternatiflere yönelmek daha mantıklı geliyor.

Teknolojiyi yakından takip eden biriyseniz Apple Watch’ın pil konusunda eleştirildiğini duymuşsunuzdur. Saat Apple’ın söylediği gibi bir günü rahatlıkla tamamlıyor fakat ertesi gün tam anlamıyla kullanmak içinse gece şarja takmak gerekiyor. Bu noktada bir saatin şarjı bir gün gider mi ben her gece saati şarja takar mıyım gibi düşünen arkadaşların düşüncesine katılmakla birlikte bu ürünü satan alan kişiler için bu durumların sorun olmadığını hatırlatmak isterim zaten bu ürünü satan alan kişiler bu durumun bilincinde satın alıyor.

Buraya kadar her şey güzel peki bu saati satın almanızı tavsiye edecek miyim? Hayır.

Saat güzel bir tasarıma sahip , bir çok farklı kombin yapma şansınız var , bildirimler saatinize geliyor , sporsal açıdan verilerinizi takip edebiliyorsunuz ama günün sonunda bu saat hiçbir soruna çözüm üretmiyor veya hayatınızı kurtaracak bir yenilik sunmuyor. Saat için uygulama indirdiğimiz App Store’un gelişmesi ve Apple Watch’ın kendisinin ve yazılımının yenilenmesi ile birlikte gelecek vaat eden bir teknoloji olduğu söyleyebilirim. Teknolojiyi çok seven biriyseniz ve paranız varsa sizin için çok güzel bir oyuncak fakat kesinlikle daha fazlası değil.

#akış #Apple #AppleWatch

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 4 / 5
akke4323 paylaştı.

Yeni Macbook

Lansmanı yapıldığı günden beri Türkiye için çıkmasını beklediğim Yeni macbook’uma bu gün kavuştum. Özellikle altın rengini beklediğim için bir sürü apple mağazası gezdim Ankara’da. Henüz Apple’ın sitesinde yok. 3-5 hafta diyor ama neo’larda var ve oradan aldım.

256’lık modelini aldım. Eğer öğrenciyseniz yüzde 6 indirim yapılıyor. Ben bir öğrenci arkadaşın kartını kullandım. 200 tl’ye yakın bir indirimle aldım ürünü, fırsat varken, öğrenci tanıyan varsa kaçırmasın.

Cihaz gerçekten çok ince, çok şık ve hafif olmuş. Klavyesi büyümüş, ekran genişlemiş ve retina olmuş. Hafifliği çok hoşuma gitti. Macbook retina kullanıyordum, ağırdı ve bir süre sonda dizde sıkıntı yaratıyordu ama bu çok hafif ve güzel.

Klavyesi “yeni” kelebek stili dizayn edilmiş. Başta alışmak bir zor geliyor. Hissiyatı “öteki” mac’lere göre daha bir tuhaf, yazmıyor, bir tahtaya tıklatıyormuş gibi hissediyorsunuz en başta, bu ne ya diye isyan ediyorsunuz, yazma hissi az, yok falan diyorsunuz ama kullanmaya başladıkça “önceki” mac klavyelerine göre “daha” az yorulduğunuzu fark ediyorsunuz. Bu güzel bir durum, uzun süre yazma eyleminde insan yoruluyor. Burada parmaklarınız bir süre sonra akmaya başlıyor bu da çok güzel ama alışmak için zaman gerekiyor. Klavye konusunda hassas yolanlar için sıkıntı olabilir ama alışınca akıyor resmen.

Eksi olarak, yan taraflar “tuşlara” çok yakın. Macbook retinam (13’) olanda kenarda tutabiliyordum bir yana koymak için ama bunda bu mümkün değil. hep tuşlara basıyor insan, alışmak zaman alacak.

Bir de, “yazı” yazarken “cihaz ince olduğu için ekran sallanıyor. O sağlamlık hissi bir tık geride, çok narin bir şey tutuyor insan elinde.

Yeni touch pad çok güzel. Geniş bir alan kaplıyor ve baskıları hissediyor ama reklamlarından ve incelemelerinden gördüğüm çok güzel bir şey olduğuydu, beklentim bir tık altta. Kesinlikle “çok” daha hassas, daha iyi ve daha kaliteli. Kendi “uygulamaları” tam destek veriyor ama henüz yeni buna göre uygulama yazılana kadar beklenecek sanırım.

Ekran çok güzel, diyecek sözüm yok ama “bu” küçüklükte bir ekranda, “bu” çözünürlük biraz küçük görünüyor her şey. Yazı font falan büyüyor ama yine de “bu” çözünürlük biraz fazla gibi ya da ben alışacağım zamanla.

Ses oldukça güzel çıkıyor, hoş bir tınısı var, çok yüksek değil ama kaliteli geliyor, hoşuma gitti. Cihaz biraz ısınıyor kullanımda, “rahatsız” etmiyor ama ısınıyor. Tabi öncekiler gibi değil. Oldukça “az” ama arkaya doğru bir ısınma var.

Hızı oldukça iyi, ne yapmak istediysem çalıştı, takılma ya da aksama görmedim. Genelde yazı falan için kullandığım için işimi sorunsuz göreceğine şüphe yok.

Pili yarısı dolu çıktı, uzun süre de şarj etmedim, yine Apple iyi bir iş çıkartmış, belli ki şarj kablosunu evde bırakıp dışarı çıkabileceğim, bu en sevindirici tarafı.

Şimdilik söyleyeceklerim bu kadar, daha fazla detayı, ya da gördüğüm şeyleri zamanla kullanarak paylaşacağım.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 5 / 22

Core V1 vs Elite 110 [Mini Karşılaştırma]

Merhaba arkadaşlar

Bir süredir kullanmakta olduğum Elite 110'dan Core V1'e geçiş yaptım. İnternette bir çok arama yapmama rağmen bu iki kasanın yan yana fotoğrafını dahi bulamadığım için bu şekilde küçük bir inceleme yapmaya karar verdim. Bu incelemenin amacı iki kasadan birini tercih edecek olanların kasaların hem eksi artılarını hem de boyutlarını görerek kendileri için doğru seçim yapmasına yardımcı olmaktır. İnceleme kasalar hakkında detaylı bir inceleme olmayacaktır her iki kasanında internette çok başarılı incelemeleri mevcut benim burada amaçladığım iki kasanın boyutları arasındaki farkları ve gözlemlediğim kadarıyla artı ve eksilerini sizlere aktarmaktır.

Öncelikle Elite 110 ile yaşadığım deneyimi ve kullanmış olduğum sistemi görmek isteyen arkadaşlar yandaki linkten faydalanabilir. http://teknoseyir.com/inceleme/elite-110-mini-itx-oyun-odakli-sistem-gtx-970-mini

Core V1 Artıları

*Geniş hacim ile soğutma ve bileşen seçimi konusunda daha başarılı.
*Ön tarafında 120-140-200mm arka tarafında ise 80mm fan desteği.
*Ekran kartı seçiminde 285mm'ye kadar destek sunması.
*Hem 120mm hem de 140mm radyatör desteğine sahip olması.
*Pleksi kapak ve daha şık görünüm.
*Uzun kullanımda yükseltmeye açık.
*Güç kaynağının altta konumlandırılşmış ve odacıklı yapıda olması.
*Hava soğutma için 140mm'ye kadar destek sunması.

Core V1 Eksileri

*Kolay açılabilir ön kapak.

Elite 110 Artıları

*Daha küçük hacim TV altında sistemler için uygun.
*Daha taşınabilir.
*Doğrudan ekran kartına üfleyebilecek 2 adet 80mm fan desteği.
*120mm radyatör desteği.

Elite 110 Eksileri

*Bu kasanın en ciddi sorunu güç kaynağının üstte konumlandırılmış olması: ekran kartı sıcaklığı doğrudan güç kaynağına vuruyor ve güç kaynağında ciddi bir ısınma oluyor.
*Çok küçük boyutları olmasından dolayı kablo karmaşası yaşanması. Modüler ve SFX güç kaynağı şart.
*Ekran kartına hdmi bağlantısı konusunda sorun yaşatması. (Gtx 970 Mini)

Sonuç Değerlendirme

-Oyun odaklı bir sistem toplayacaksanız tercih etmeniz gereken kasa kesinlikle Core V1. Televizyonun altında kullanırım , dizi izlerim , oyun oynamam oynarsam da Fifa,Pes tarzı fazla güç gerektirmeyen oyunlar oynarım diyorsanız sunmuş olduğu boyutları ile Elite 110 biçilmiş kaftan. Her iki kasa da fiyat konusunda kullanıcıyı üzmüyor 150 TL'ye bu iki kasadan birini temin edebilirsiniz.

#akış #Elite110 #CoreV1 #pc

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 6 / 9

Controller Companion İncelemesi [Xbox One , Xbox 360 Kolu ile Fare Kontrolü]

Merhaba arkadaşlar

Bilgisayarını televizyonun altında kullananlar veya gamepad ile yatağından oyun oynayan kişilerin yaşadığı en büyük sorun mouse kullanma ihtiyaçlarının olmasıdır , bazı kullanıcılar bu sorunu bluetooth mouse satın alarak çözüm sağlayabilirler , bazı kullanıcılar ise rahatından ödün vererek kasaya takılı olan mouse üzerinden ihtiyaçlarını giderebilirler. Bir süredir neden gamepad analogları ile fare imlecini kontrol edemiyoruz diye düşünürken Controller Companion adlı uygulamaya rastladım. Uygulama çıkışını 4 mayıs 2015 tarihinde gerçekleştirmiş ve Steam üzerinden 6 Türk Lirasına satılıyor. Benim için ciddi bir sorunu ortadan kaldıran ve sunduğu özellikler ile başarılı bir uygulama olan Controller Companion'ı sizlerinde faydalanabilmesi için ufak çapta incelemesini yapmaya karar verdim.

Uygulamanın Bize Sundukları

*Sol analog tuşu ile fare imlecini kontrol edebilme.
*Sağ analog tuşu ile scroll tuşunu kontol edebilme.
*Yazılımı masaüstünde kullanırken X tuşu sağ tık A tuşu ise farenin sol imleci görevini görüyor ve bu sayade istediğimiz işlemleri pratik bir şekilde gerçekleştirebilme.
*Tuşlara özel atamalar yaparak programı kişileştirebilme.
*Xbox kontrolcümüzü istediğimiz zaman kapatabilme.
*Windows ile beraber açılarak özellikle TV altı kasa kullanımlarında mouse ihtiyacını ortadan kaldırma.
*Fazla rahat olmasada ihtiyacı karşılayabilecek yenilikçi bir klavye düzeni.

Üreticinin Cevaplandırmış Olduğu Sorular

*Yazılım Xbox One ve Xbox 360 Kontrolcüsü İle Çalışır mı?
-Evet XInput desteği olan tüm kontrolcüler ile yazılım çalışır.

*Yazılım Tam Ekran Videolarda ve Uygulamalarda Neden Duruyor?
-Controller Companion yazılımı tam ekran uygulamalarda otomatik olarak pasif hala geçer.

*Uygulama Çalışırken Steam Kullanan Oyuncu "Controller Companion oynuyor" olarak görünür mü?
-Hayır Controller Companion yazılımı arka planda çalışır.

*Controller Companion yazılımını kullanabilmek için Steam zorunlu mu?
-Hayır uygulama bilgisayar başlatıldığında arka planda aktif olur.

*Playstation Kontrolcüsü ile yazılımı kontrol edebilir miyim?
-Hayır yazılım sadece XInput Wrapper desteği olan kontrolcülerde çalışır. ( Bu noktada bir şekilde çalıştırılabileceğini düşünüyorum.)

Üreticinin Tanıtım Videosu

Uygulama Ayarları Ve Kullanımı

*Uygulamayı steam üzerinden indirdikten sonra uygulamamız gizli simgelerin olduğu bölüme yerleşiyor.

http://i.hizliresim.com/a52y5Q.png

*Sistem tepsisi üzerinden uygulamaya sağ tıklayarak "Settings" seçerek uygulamanın ayarlarına ulaşıyoruz.

http://i.hizliresim.com/YBrjBZ.png http://i.hizliresim.com/8gD9g7.png http://i.hizliresim.com/mP1rP0.png

Yukarıdaki resimlerde de gördüğünüz gibi buradan yazılımı detaylı bir şekilde şekillendirebiliyoruz. Steam'e ihtiyaç duymadan yazılımımızı çalıştırabilmek ilk etapta açık gelmeyen "Run Controller Companion on Startup" seçeneğini "on" konumuna getirmemiz gerekiyor.

*Yazılım sunmuş olduğu klavyeyi aktif edebilmek için sol analog tuşuna tıklamamız gerekiyor bu tuşa tıkladıktan sonra bizi aşağıdaki gibi bir klavye karşılıyor , ilk etapta bu düzen biraz zor gelsede kullanıma bağlı olarak pratiklik kazanılıyor. Aynı zamanda yanlış yazma durumunda X tuşu ile yazdıklarımızı silebiliyoruz.

http://i.hizliresim.com/j5Vv5m.png

Değerlendirme Ve Sonuç

* Yazılım uygun fiyatı ve sunduğu özellikler ile kulanıcıyı mutlu etmeyi başarıyor. Normalde yapamayacağınız bir takım işlemleri kolaylıkla önünüze sunuyor; bilgisayar kapandığında Xbox kontrolcüsünün direk kapanması veya bilgisayar açıkken "Back+Xbox Tuşu" ile kontrolcüyü doğrudan kapatabilmesini örnek olarak verebiliriz. İstediğiniz tuşu atayabilmenize olanak sağlayan yazılım sade ve başarılı arayüzü ile kullanıcı dostu olan uygulama benden tam not aldı.

#akış #steam #xbox #Xbox360gamepad @12ozkan123

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 8 / 11

Logitech iPad Mini Ultrathin Klavye İncelemesi

Merhaba arkadaşlar

Bir süredir ipad almayı düşünüyordum fakat bu isteğimi bir süre ertelemek zorunda kaldım. Bildiğiniz üzere bir buçuk ay önce vatan bir kampanya yaptı ve bende 64 gb ipad mini retina (ipad mini 2) sahibi oldum. iPad'i ağırlıklı kullanma amacım internet üzerinde gezinmek olunca bir klavye ihtiyacım ortaya çıktı ve bende neden olmasın dedim ve kısa bir araştırmanın sonucunda logitech ultrathin keyboard mini adlı ürününü buldum. Ürünün Apple Store fiyatı 249 Tl küçük bir fiyat araştırması sonucunda Teknosa'da 99 TL olduğunu gördüm ve ürünü satın aldım. Üründen fazlasıyla memnun kaldığım için bu tarz bir ürün arayan aklında soru işaretleri olan arkadaşlarımıza yardımcı olması adına bir inceleme yazısı yazmaya karar verdim bu yazıyı ipadimi ve logitech klavyemi kullanarak hazırlamaya çalışacağım bakalım bu iki cihaz beni yarı yolda bıracak mı.

Klavyemiz adından da anlaşıcağı üzere ultra ince sloganı ile lanse ediliyor logitechin burada ürünü betimlemek adına iyi bir tercih yaptığını söylebiliriz zira klavyemiz 7,3 mm boyutunda ve 208 gram ağırlığa sahip.

Ürünün internette göreceğiniz fotoğraflarının çoğu ingilizce klavye düzenine sahip , satın alabileceğiniz sitelerde ki ürün görsellerine baktığınızda dahi türkçe karakter dizilimli halini ne yazık ki göremiyorsunuz. Bu yüzden bir an önce sizi klavye ile baş başa bırakıyorum.

http://i61.tinypic.com/wruw.jpg http://i57.tinypic.com/2mpwum9.jpg

Ürünümüzün dış kutusu yukarıda gördüğünüz şekilde sol altinda türkçe klavye olduğuna dair bir ibare mevcut. Kutu tasarımı konusunda kapağın önüne basılan model seçiminde ipad ile klavyenin aynı renkte tercih edilmesi ortaya daha güzel bir görüntü çıkarabilirdi şahsen siyah ipadin siyah klavye ile daha asil durduğunu düşünüyorum aynısı beyaz ipadin beyaz klavyesi içinde geçerli.

http://i59.tinypic.com/2n7f7t2.jpg

Ürünün kutu içeriğine geçtiğimizde ise bir adet şarj kablosu , bir adet mikrofiber bez ve kullanım kılavuzu bizi karşılıyor. Kutunun içerisinden şarj adaptörü çıkmıyor şarj etmek için mikro usb şarj kablomuzu ipadimizin şarj adaptörüne takabiliyoruz. Batarya konusunda oldukça iddialı olan logitech günde ortalama 2 saat kullanımı baz alarak 3 ay batarya ömrü vaad ediyor.[/b]

http://i58.tinypic.com/35079yb.jpg

Klavyemizin kutusundan çıkmış hali tüm zarifliği ile bizi karşılıyor. Başta bu klavye düzenine alışmakta zorlansanızda bir günlük kullanımdan sonra böyle bir konuyu çok rahat bir şekilde hazırlayabiliyorsunuz. Klavye kullanım açısından bir çok kolaylık sunuyor ve ipad kullanıcılara özel bir takım kısayollar ile beraber geliyor.

-----------------Klavyemizin Sunduğu Kısayollar----------------

*İlk olarak en sol üstte gördüğünüz kare tuş ile başlamak istiyorum bu tuşa bir kere bastığımızda tabletimiz masaüstüne dönüyor seri bir şekilde iki kere bastığımızda ise uygulamalar arası geçiş yapabildğimiz ekrana ulaşmamızı sağlıyor basit olarak düşünecek olursak bu tuş tabletimizdeki orta tuşun birebir karşılığı diyebiliriz.

*Bundan sonraki kısayollarımızı klavyemizin sol altinda bulunan fn + sayı kombinasyonu ile kullanıyoruz.

-fn + 1 = Tabletimizi kilitleyip açmamıza yarıyor.
-fn + 2 = Tabletimizden sesli komut vermemiz için dinleyiciyi aktif hala getiriyor.
-fn + 3 = Doğrudan spotlight aramasını açıyor.
-fn + 4 = Birden fazla klavye kullanıyorsanız örneğin ingilizce ve türkçe bu klavyeler arası geçişi sağlıyor.
-fn + 5 = Bu kısayol ile ekranda gözüken dokunmatik klavyeyi isteğe bağlı olarak açıp kapayabiliyoruz.
-fn + 6 = Henüz ne işe yaradığını bulamadım bulunca gereken bilgiyi ekleyeceğim.
-fn + 7 = Bir önceki şarkıyı açmanızı sağlıyor.
-fn + 8 = Dinlemekte olduğunuz şarkıyı duraklatıp devam ettirmenizi sağlıyor.
-fn + 9 = Bir sonrakı şarkıyı açmanızı sağlıyor.
-fn + 0 = Tabletimizi doğrudan sessize alıyor.
-fn + * = Tabletimizin ses seviyesini azaltıyor.
-fn + - = Tabletimizin ses seviyesini arttırıyor.
-fn + spacebar = Uygulamalar arası geçişi sağlıyor.

*Windowstan aşina olduğumuz kısayollar:

-Safaride Ctrl + T komutu çalıyor. Bu komut ile doğrudan yeni bir sekme açabiliyoruz. Burada beklentilerimi karşılamayan tek şey ise Ctrl + Sayı kombinasyonu ile sekmeler arası gezinmemize izin vermemesi oldu.

-Ctrl + A / Ctrl + C / Ctrl + X / Ctrl + V komutları sorunsuz bir şekilde çalışıyor.

http://i58.tinypic.com/fven2e.jpg http://i59.tinypic.com/65dagi.jpg

Yukarıda gördüğünüz gibi tabletimizi hem dikey hem yatay modda kullabiliyoruz bu kullanım esnasında her iki konum içinde cihazımız mıktanısların gücünden ve doğru konumlandırılmış açıdan yararlanarak güvenli bir şekilde duruş sağlıyor.

http://i62.tinypic.com/339hxcg.jpg http://i61.tinypic.com/33xa91t.jpg

Klavyenizi yanınızdan ayırmak istemiyorsanız bu klavye tam size göre klavyenin bitişinde bulunan mıktanıslar sayesinde ipad ile klavye birbirine kenetleniyorlar ve bize fazlasıyla taşınabilir küçük ve güçlü bir mini laptop sunuyorlar diyebiliriz. Ayrıca Logitech burada çok güzel bir detaya önem vermiş tabletimizi klavyemizin üzerinde kapattığımızda klavye tuşları tabletin ekranına temas etmiyor ve ekranı olası çizilmelerden koruyor.

----------Sonuç Değerlendirmesi----------
Ürün 99 Tl olan fiyat etiketi ile beklediğinizden fazlasını veriyor. Mükemmel ergonomisi , arka yüzeyinin alüminyum oluşu , ipad ile taşınabilirlik konusunda bütünleşmesi , uzun batarya süresi , iyi düşünülmüş kısayollar ile Logitech klavye arayışı içinde olan arkadaşlarımızın kaçırmaması gereken bir ürün ortaya çıkarmayı başarmış. Kendi değerlendirmem açısından klavye 8.5/10 puanı hakediyor.

#iOS #iPad #Logitech #BluetoothKlavye #Apple

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Elite 110 Mini ITX Oyun Odaklı Sistem (GTX 970 Mini)

Merhaba arkadaşlar

Uzun süredir aklımda bulunan sistemi an itibari ile toplamış bulunuyorum. Forumda bir çok arkadaşımız mini itx sistem toplamayı düşünüyor bu arkadaşlarımıza yardımcı olması açısından küçük bir inceleme ve test yazısı hazırlayacağım.

*Zaman içerisinde gereken benchmark programları ve oyun testleri yapılacaktır şuan için sistem test aşamasındadır.

----------SİSTEM BİLEŞENLERİ----------

*Cooler Master Elite 110
*Msi Z97I Gaming Ac
*Intel i5 4670k
*Corsair Vengeance 4x2 1600 Mhz Ram
*Gigabyte gtx 970 mini
*Corsair Hydro H60
*Cooler Master V550 (Yarı Modüler)
*Crucial 128 gb ssd
*Western Digital 1 Tb Cavier Blue

----------NEDEN TERCİH ETTİM?----------

*Elite 110

-Bir çok donanım meraklısı aklından bir kerede olsa minik bir sistem toplamayı geçirmiştir. Bende uzun süredir düşünüyordum ve ilk etapta ilgimi çeken kasa Corsair Obsidian 250D olmuştu. Obsidian 250D'yi satın aldım , kasa kalite olarak olsun görsel olarak olsun ben burdayım diye bağırıyordu Corsair burada kalitesini ortaya koymuştu. Corsair kasayı her ne kadar çok sevsemde tahmin ettiğim kadar küçük değildi ben daha küçük bir şeyler arıyordum ve yeni bir arayışa girdim. Bunun sonucunda şuan kullanmakta olduğum Elite 110'unu keşfettim. Elite 110 tüm isteklerime cevap vermişti;oldukça kompakt boyutları,120mm radyatör desteği,usb 3.0 desteği... Elite 110 elime ulaştığında işte aradığım kasa buydu dedim.

*Msi Z97I Gaming Ac

-Mini ITX bir sistem toplamaya başladığınızda ülkemizde sunulan bileşenlerin ne kadar kısıtlı olduğunu anlıyorusunuz. Anakart seçiminde satın alabileceğiniz yalnızca 5-6 model mevcut. Asusun çok güzel mini ITX anakartları olmasına rağmen ülkemizde bulamadım. Beni Msi z97I mini'ye iten Z97 chipseti , usb 3.0 desteği , bios arayüzü , görsel olarak göze hitap etmesi ve dahili wireless özelliğinin olması oldu.

*Intel 4670K

-İşlemci olarak kafamda 4690k vardı fakat sistem düşündüğümden fazla tuttu bu yüzden ikinci ele yöneldim. Forumdan temiz bir 4670k temin ettim. Anakartımızın otomatik hız aşırtma özelliği ile 4,0 ghzde stabil değerlerde çalışıyor. Bir süre sonra elle hız aşırtma yapacağım bakalım sonuçlar nasıl olacak.

*Corsair Vengeace Ram

-Corsair ramler önceden elimde bulunuyordu. Sıfırdan sistem toplayacak arkadaşlarımıza kesinlikle düşük profil ram öneriyorum. Sıvı soğutma kullandığım için ramlerin yükseklikleri sorun yaratmadı fakat düşük profil ramlerim olsaydı H60'ın üzerine bir adet daha fan ekleme şansım olacaktı.

*Gigabyte Gtx 970 Mini

-Uzun süredir mini sistem toplamayı planladığımı söylemiştim bunun önünde ki engel Nvidia tarafında maxwell mimarisi ile aşıldı. Maxwell mimarisinin getirdiği verimliliği fırsat bilen üreticiler yüksek seviye ekran kartlarının minik versiyonlarını üretti. Şuan piyasada hem gigabyte hemde asus olmak üzere iki adet gtx 970'in mini sürümü mevcut. Bu kartlar hakkında detaylı test ve inceleme bulmanız çok zor benim satın aldığım zaman diliminde asus gtx 970 satışa sunulmamıştı doğal olarak bende tercihimi gigabyte gtx 970'den yana kullandım. Kartın performansından ve soğutmasından oldukça memnunun gigabyte çok başarılı bir iş çıkarmış. Normal boyutlardaki gtx 970ler kadar güçlü olmadığını söylebilirim benchmarklarda 100-200 puan düşük alıyor. Kart 1080p'de oynadığım hiç bir oyunda zorlanmadı ve tüm oyunları ultra ayarlarda çok rahatlıkla oynatabildi. Sentetik testlerden çok günlük kullanıma baktığımız zaman sahip olduğumuz ürün ihtiyacımızı karşıladıktan sonra benchmark değerlerine takılmanın bir anlamının kalmadığını düşünüyorum.

*Cooler Master V550 Yarı Modüler

-Mini ITX bir sistem toplayacağınız zaman sizi en çok düşündüren parça güç kaynağı oluyor. Tüm sisteminize yeterli gücü verebilmenin yanında kablo yönetimi ve boyut olarak size rahat çalışma yerini de sunması gerekiyor. Mini ITX bir sistem için modüler güç kaynağı olmazsa olmazımız diyebiliriz. Türkiye'de bilindik alışveriş sitelerine baktığınızda aradığınız güç kaynağına ulaşmanız biraz güç zira filtreleme seçeneğinden modüleri seçtiğiniz az güç kaynakları birden 750W'a fırlayıveriyor. Maxwell mimarisinin ve haswell mimarisinin verimliliğimizi ele aldığımızda böylesine kompakt bir sisteme 750W gibi üst düzey bir güç kaynağı israf olacaktır diye düşünüyorum. Cooler master burada kullanıcıları mutlu edecek bir ürün ortaya koymayı başarmış. Güç kaynağının tek eksiği yarı modüler olması , tam modüler olarak gelseydi eminim ki bir çok kullanıcı daha memnun kalırdı. Güç kaynağının öne çıkan yönleri ise;gold sertifikası ile yüksek verimlilik sunması ve sessiz çalışması. Bütçeniz uygunsa alternatif olarak Sfx 600W tam modüler güç kaynağı tercih edebilirsiniz oldukça kompakt boyutları ve ince kabloları ile daha çok yerden kazanarak kasanızda hava akımı için yeterli boşluğu sağlayabilirsiniz. .

*Corsair Hydro H60

-Böylesine ufak bir sistemde kullanıcıların soğutma konusunda endişileri vardır. Hem işlemciyi yeterince soğutabilecek hemde yer konusunda sorun çıkarmayacak bir işlemci soğutucu tercih etmeniz gerekir.Kule tipi soğutucuları dar alan sebebiyle tercih edemezsiniz ve bunun sonucunda elinizde sayılı seçenek kalır. Eğer toplamış olduğunuz sistemi overclock yapmadan kullanacaksanız hava soğutma tarafında hem fiyatı hem de kapladığı hacim dolayısıyla en iyi seçeneğin Noctua NH-L9i olduğunu söyleyebilirim. Overclock yapmayı düşünüyorsanız sıvı soğutma tercih etmeniz faydanıza olacaktır. Kasamız 120mm radyatörleri desteklediği için sıvı soğutma tarafında hem Cooler Master'ın hem de Corsair'in hazır soğutma kitleri tercih edilebilir. Ben tercihimi Corsair'den yana kullandım ve performans odaklı olan H60 modelini tercih ettim. Kasanızda sessizliğe daha çok önem veriyorsanız Corsair tarafında H55 tercih edebilirsiniz. Cooler Master tarafında ise Seidon 120M ve Seidon 120V fiyat olarak daha uygun olması dolayısı ile tercih edilebilir.

*Cooler Master Sleeve Bearing 80mm Fan(80x80x15)

-Sistemi kurup oyunları denemeye başladığımda ekran kartının sıcaklığının 80 derecelere dayandığını ve kasanın sol ön tarafına sıcaklık vurduğunu gördüm. Bu sorunun ardından sol tarafta bulunan iki adet fan yuvamıza fan arayışı içine girdim. Fanlar ve ekran kartı
arasında dar bir alan olduğu için Cooler Master'ın 80x80x15mm boyutlarındaki slim fanlarını tercih ettim. İlk etapta fanlardan çok beklentim olmamasına karşın sonuç gayet etkileyiciydi;fanlar kasanın ön yüzüne vuran sıcaklığın tamamını aldı ve ekran kartını 68-70 derece seviyesine indirdi. Bu fanlar doğrudan güç kaynağına bağlanıyor ve 12V ile çalışıyorlar,fanlarımız 12Vde sesli çalıştığı için molex üzerinde ufak bir oynama yaparak fanlarımızı 7V'da çalıştırdım. Soğutmadan bir iki derece ödün vermeme karşın sistemdeki ses sorununu bu şekilde çözdüm.

Fanları Amazon üzerinden satın alabilirsiniz: http://www.amazon.com/Cooler-Master-Bearing-Computer-Coolers/dp/B005C31GIA/ref=sr_1_1?ie=UTF8&qid=1425161499&sr=8-1&keywords=80mm+slim+fan

Dip Not:Fanların içerisinden gerekli molex kablolar çıkıyor.

Aşağıdaki fotoğraftanda görebileceğiniz üzere iki fan doğrudan ekran kartının üzerine üflüyor.

http://i.hizliresim.com/M6VDm2.jpg

--------Montaj Sonrasında Yaşadığım Sorun----------

*Sistemi topladıktan sonra hdmi girişini ekran kartına takarken kasada bulunan çıkıntıdan dolayı hdmi girişini kasaya takamadım. Bu çıkıntının burada neden konumlandırıldığını anlayamadım doğrusu. Kasada çıkıntı bulunan bölümde hdmi girişi için yeterli yer açılması için hdmi kablosunun eni kadar bir alan kesmem gerekti. Gerekli işlemi uyguladıktan sonra hdmi yerine oturdu ve ekrana görüntü geldi.

http://i.hizliresim.com/Lpl27z.jpg

http://i.hizliresim.com/rg5jBz.jpg

----------Montaj Sonrası Bir Görüntü----------

http://i.hizliresim.com/Lpl2pG.jpg

----------SIK SORULAN SORULAR----------

Montaj sırasında zorlandınız mı?

*Montaj bir hayli keyifli başladı güç kaynağını takma aşamasına gelindiğinde ise işler biraz sarpa sarmaya başlıyor. Kablo düzenini doğru yapabilmek için iki kere kabloları çıkarıp tekrar takmam gerekti , en sonunda doğru kablo düzenini oturtabildik ve sorun ortadan kalktı.

Sıcaklık değerleri normal mi?

*Ekran kartında yük altında 69 dereceden yukarısını henüz görmedim. İşlemcimizi msi anakartının sağlamış olduğu OC/genie özelliği sayesinde overclockladım ve işlemciyi 4,0 ghz'de kullanıyorum. İşlemci sıcaklıkları sistem boşta iken 38-45 derece arasında seyrediyor , yük altında henüz test etme fırsatım olmadı test ettikten sonra gereken bilgileri ekleyeceğim.

Kasadan gelen ses seviyesi nasıl?

*Kasadan gelen ses miktarı normal atx sistemler ile hemen hemen aynı.

Neden daha geniş kasa tercih etmediniz?

*Mini ITX sistemlerin minimum hacim maksimum performans odaklı toplanması gerektiğini düşündüğüm için bu kasayı tercih ettim.

Sistemde kullanılan bileşenler Hackintosh ile uyumlu mu?

*Evet , sistemde ki 120Gb SSD ikiye bölümlendirilmiş olup yeni oluşturalan 50 gb'lık bölüme hackintosh 10.10 kurulmuştur. Sistem gayet stabil bir şekilde çalışmaktadır. Appstore üzerinden 10.10.2 güncellemesi yapılmıştır. (Wireless yongası Mac OS X tarafından desteklenmemektir.)

----------Benchmark Sonuçları----------

Uniqine Heaven 4.0

http://i.hizliresim.com/DlYER6.jpg

3D Mark 11 Demo
http://i.hizliresim.com/mGMdz1.jpg

Monster Hunter Benchmark Sonucu
http://i.hizliresim.com/EVmbq8.jpg

Thief Benchmark Sonucu

http://i.hizliresim.com/7oaD8Y.png http://i.hizliresim.com/P51DE5.png

Tomb Raider 2013 Benchmark Sonucu

http://i.hizliresim.com/nAQlkN.png http://i.hizliresim.com/1Y6E4B.png http://i.hizliresim.com/LplD20.png

----------Oyun Testleri----------

Battlefiled 4 Multiplayer http://youtu.be/QJua5eEeeDo

Assassin's Creed Unity

Sleeping Dogs(Steam high-textures dlcsi kurulu)

Max Payne 3

#gtx970mini #miniITX #teknoküp #HaberinizOlsun @gamsizm @leventp

#akış

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 6 / 46