teknoseyir v2.0

Selamlar.

Az önce başka bir kullanıcının incelemesini ve birkaç yorumu okumaya çalıştım da, içten bir “aah” çektim, derdimi anlatmadan geçemedim.

Zamanım biraz kısıtlı, o yüzden TS v2.0’ın beğendiğim kısımları ile ilgili bir feedback veremeyeceğim, başından özür dilerim.

Şunu da önemle belirtmek isterim ki eleştirim, teknoseyir v2.0’ye olduğu kadar kullanıcılarına yönelik. Biz yanlış kullanmasak bu kusurlar oluşmayacaktı; diğer yandan, sektöre yakın olanların bileceği üzere, “kullanıcı aptaldır” kuralına göre hareket edip sistemi ona göre geliştirmek gerek.

Sorun 1: “+rep”
Bence arkaplandaki rating sistemini açıklamanız doğru değildi. Tamam bu illaki keşfedilecekti, ama bu kadar hızlı olmayacaktı. Bu bilgi bence şu tip durumlara yol açtı:
-- Takip et beni, edeyim seni.
-- 3 kelime 5 kelime demiyim çakayım yorumu, yorum sayım artsın.
-- Şuradaki yazıyı da TS’e geçireyim buradaki yazıyı da geçireyim. Geçirme demiyorum, hobi olarak gene geçir. Ama TS formatında geçir, onu okuyacak kitleye göre modifiye et, kendinden alıntılasan bile alıntıladığını yaz öyle geçir.

Sorun 2: “yorum çöplüğü”
Beğenilen yorumların yükselmesi, beğenilmeyen yorumların (ki sanırım böyle bi seçeneğimiz yok, eksi veremiyoruz) sıralamada aşağı ötelenmesi durumu hala gerçekleştirilemedi. Bunun gerçekten gerekli olduğunu düşünüyorum. Bir sitede kullanıcı tarafından içerik oluşturulabiliyorsa, o içeriğin çöplüğe dönüşme ihtimali, en özel durumlarda bile yüksek. Bunun önüne geçebilmek için getirilebilecek çözümlerden en mantıklı olanı kullanıcıya eleştirebilme yeterliliği vermektir bence. Bu olmadığı sürece yorum okuma kısmı = çile bülbülüm.

Artı üyelik getirildiğinde belki bu 2 durum çözülür. Belki şuan hala betada olduğumuz için, üzerinde deneme yapılacak verilerin toplanması, kusurlu olarak tanımlanabilecek senaryoların ortaya çıkması açısından bilinçli olarak bu özellikler sunulmamıştır; öte yandan bu hususların hakikaten düşünülmemiş olması ihtimalime karşı, rapor etmeyi borç bilirim.

İyi teknoseyirler.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • Ferhat @berbat-ferhat

    Arada çok güzel paylaşımlar oluyor ama gereksiz paylaşımların içinde kaybolup gidiyor.

    • Helmoneous @ait

      Ya gereksiz paylaşım ifadesi biraz elitist sanki. Hani kime göre neye göre gereksiz, relatif bi konu. Sistem onu engelleyemez, yada misal: sen türkçeyi iyi kullanmıyosun, tü-kaka, yazma bişey denmesi yıkıcı bi çözüm yolu. İnsanları o kadar küstürmemek lazım.

      Atıyorum meteoroloji diye bi konu açsam “ankarada hava sıcak” yazsam geçsem; “http://teknoseyir.com/inceleme/philips-citiscape-uptown” bu arkadaşın incelemesi ile bir değil. Öne çıkan incelemeler ekranı sayesinde ben bu yukarıda örneğini verdiğim o kadar da okumak istemediğim içeriği es geçebiliyorum.

      İşte bunun yorumlarda da olması lazım.

  • Ferhat @berbat-ferhat

    Bazı insanların küsmesi gerek. Ajdar öz güveni ile akıllarına gelen her şeyi her yerde yazabileceği gücünü kendine vehmeden ergen olsun yetişkin olsun garip tipler her zaman sanal ortamda olmuştur. Olacaktır. Mesele bu keyifli ortamı muhafaza edebilecek bir çözüm bulmak.

    • Helmoneous @ait

      Sen de haklısın. Ajdar güzel örnek. Justin Bieber’ın bu kadar popi olabilmesinden de bahsedilebilir. Çoğunluğun mantıksızlığına karşı azınlığın kendi mantığından şüphe etmesi diye uzaar gider..

Asus N550JV-CN211D

2 ay önce aldığım ASUS N550JV-CN211D modelini aldıktan 2 hafta sonra mı ne incelemiştim. Maksat nasıl laptop abi diye soranlara linkini verip uzun uzun anlatma derdinden kurtulmaktı. Burada da paylaşayım:

“Artık official olarak 2 haftadır kullanıyorum. Hakkında birşeyler çiziktirmek lazım 🙂

Fiziksel Özellikler:

Ekran: Bu nasıl bir ekrandır yareppim. Az önce ofiste bi laptopta bi sorun var diye getirdiler ona bakmak durumunda kaldım da, darlandım 5 dakikada. Kocaman kocaman simgeler. Kendi yansımama bakmaktan ekranda yazanı göremiyorum. Ekranı 10 üzerinden 10. Full HD IPS panel, hayatımda baktığım en güzel ekran olma ihtimali yüksek. (çok ufak, ama belirtmeden de edemicem, sol alt tarafından ışık sızdırıyor, bikaç kez gözüme takıldı)

Ses: Yanında verilen harici subwoofer ile şuana kadar dinlediğim herhangi bi laptoptan daha derin ses veriyor. Benim televizyonun ve onun öncesinde kullandığım herhangi bi ses sisteminden daha iyi. Bana göre gayet başarılı, ama ses konusunda kolay mutlu olan biri olduğum gerçeğini de söylemezsem olmaz.

Klavye: Aydınlatmalı klavyenin gereği yok sanki hiç. Hani bikaç kere özentilik amaçlı kullandım, ego tatmini verdi başka bişey değil, pratik bi yararı yok.
Tuş dizilimine 2 haftadır alışamadım. Hala elimi kaldırıp bakmak zorunda kalabiliyorum. Sağ tarafı çok sıkışık. Numpad koyucaz diye yön tuşlarının ırzına geçmişler. Sola kaymaya çalışırken ctrl’e sağa kayarken 0/insert tuşlarına kayıyorum ister istemez. Home PgUp PgDn ve End tuşlarının yerleri gayet başarılı. Delete de aynı şekilde. Hmm… NumPad kullanmıyorum sonuçta. Bu sıkışık yön tuşları yerine numpad üzerindeki tuşları kullansam ya ben. Güzel geldi fikir bak şimdi..
Keşke 2 FN tuşu olsaymış. Yada daha merkezi biyerde olsaymış. Tek elle tek hareketle mute’a almak kastırıyor.

Kasa: Aletin tek parlayan kısmı ekranın alt kısmındaki ASUS logosu. Diğer her kısmı ya polished ya mat. Bu baya premium bi his veriyor. Üstüne tuşlar, touchpad ve ekranın siyah çerçevesi haricinde her yeri alüminyum, hem ısı dağılımı hem hissiyat olarak yakışıklı. 1 tane ekstra tuşu var üzerinde onunla da windows media player açılıyor, gerekli mi? Değil bence, ama simetrik ve şık duruyor. 3 tane USB port yeterli değil bence. Displayport ve HDMI var, 2 harici ekran bağlayabiliyoruz yani teorik olarak.

Performans:

Bu aleti oyun için almadım. Dolayısıyla hiç oyun moyun yüklemedim. İş için kullandığım ağır sayılabilecek durumlar oluyor, 4-5 tane full sekmeli chrome penceresi açık olmak zorunda kalabiliyor. 2 tane Eclipse, Oracle SQL Developer vs. Üstüne 4-5 gün hiç kapanmaması biraz kastırdı (tomcat 6.4sn’ye açılıyordu, 7 saniyeye çıktı) açıkçası. Isındığını yine de hatırlamıyorum. Fan çıkışlarını çok mantıklı yere koymuşlar.

8GB RAM bence şuan için gayet mantıklı. Açıp içine bakmadım tek 8lik mi 2 4lük mü bilmiyorum. 1-2 yıl sonra herhangi bi derdim olursa yükseltebilirim. Jarvis’te 4 var bi sıkıntım yok öte yandan, 16 ve 12′lik modelleri vardı, gereksiz bence (bazı istisnai kullanım senaryoları haricinde).

DVD RD/WR gereksiz, o alana SSD mount edicem uygun bi zamanda. Üst modelinde burada bluray vardı, daha da gereksizdi.

i7 4700QM işlemci canavar. Güç tüketimi de baya az belli ki, aletin pili 6 saate yakın gidiyor.

Diğer Detaylar:
MultiTouchPad baya inovatif baya keyifli ve pratik bişeymiş. Ufak gesturelarla bisürü butona basmaktan kurtarıyor. Baya da geniş bi alan kaplıyor. Gerekli de bence, 1920×1080 çözünürlüklü monitörde fareyi precise ve kolay hareket ettirmek için bu da gerekli bence.

Tuş basım hissiyatını o kadar veremiyor. Benim gibi klavye döven biri açısından biraz fazla yumuşak, hani bastım mı basmadım mı bilemiyorum bazen.

FreeDos yüklü geliyor dedikleri hani güç tuşuna bastığında elektrik alıyor mu almıyor mu anlayabilicen ama başka bişey yapamıcan modu 🙂 Windows kurulumunda sıkıntı çektim, driver meseleleri uğraştırıyor. Sanırım ethernet donanımının windows 7 driverı yok. Yada ben o sırada bulamadım. 8 için yapmışlar hani belli. 8.1 Pro English yükledim. Herşeyini kendisi otomatik tanıdı. Üstüne asus’un sitesinden bazı kurulumlar yaptım, yok işte pil için touchpad için, ses kartı için. Şuanda hiçbi derdi tasası yok

Başka da yazabileceğim bişey gelmiyo aklıma. Haydin hayırlısı.”

Bloguma 1.5 ay önce yazmıştım bunu. Bu 1.5 ay içinde yaşadığım eklemem gereken şeyler şunlar:

-- Pil %100ken 720p yüksek ses game of thrones izleyince (stream değil, dosyadan) %69’a düşüyor.

-- Bikere pile bişey oldu. Plugged in, not charging gösteriyordu. Noldu pil mi öldü, şarj aleti mi mefta oldu derken, tamamen bittikten sonra tekrar şarj olabilmeye başladı. Anlamadım. Sanırım çevresel bi etkenden fazla ısındı, ısınınca da şarjı kapatmış.

-- Bi USB’si baya güçlü şarj ediyor.

-- Ses cidden on numara. Özellikle düz bir zemin üzerindeyken baya bir dolduruyor odayı.

-- En sevmediğim özelliği: polished aluminyum olan bu üst kaplaması çok leke tutuyor. Azıcık lekeyi bile çok gösteriyor. Ufacık bi kahve damlamış mesela, onu bi sileyim diyorum, hafif fazla bastırınca aletten böyle metale birşey sürtününce iç gıcıklayıcı bi ses çıkıyor ya, onu duyuyorum içim bi değişik oluyo. Yada işte saatin metali değiyor, gömleğin düğmesi. Görsel olarak çok güzel, ısınma olarak da alüminyumun artısı vardır eminim, ama kullanımda hissiyat olarak sevmiyorum.

Memorıes - 9

Farkındalıksız bir zihnin dijital gün ışığı.
BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • Helmoneous @ait

    Aklımdaydı, yazmayı unutmuşum: Işık sensörü olmadıkça, o klavye ışığı karanlığa göre kendi kendine açılıp kapanmadıkça olmasının pek bi anlamı yok bence. Zaten klavyeye bakmıyoruz artık doğru düzgün. Bakacaksak da ekranın ışığı tuşları seçebileceğimiz kadar aydınlatıyor. Şov özelliğinden başka bir işe yaramıyor hani tuşların ışığı. Onu da kullanıcının kendisinin açıp kapatması garip bi durum. Bak benim neyim var dercesine 🙂

  • evren @evren

    MacBook retina ekranlı modellerini saymazsak gerçekten de ekran kalitesi bir çok laptoptan daha iyi. 4 yıla yakın kullandığım Acer laptopumu bir şekilde ayakta tutmaya devam ediyorum. Performansından hala gayet memnunum ama ekranı gerçekten keyif vermiyor. Yakın zamanda laptop almam gerekirse aklımdaki ilk model Asus n550jv. Beni tek düşündüren SSD takmamın garantiyi bozuyor oluşu.