Hakan: Muhafız (The Protector) İncelemesi

 

 

Basitçe Netflix yapımı Türk süper kahraman dizisi. Genel anlamda beğendim. Fakat beğenmemin sebebi ‘Türk süper kahraman’ olması. Genelde ülkemizde olmayan bir tür ve bizler buna açız. Şimdilik beni doyurdu.

 

Benim için en çarpıcı olan yanı, hikayesi. Yıllardır omurgasını oluşturmaya çalıştığım hikayemle benzer noktaları var. Eğer hikayemi baz alıp incelersem vasat bir dizi. Bu kanıdaki en önemli nokta benim yıllardır kafamı yorup mantıklı bir cevap aradığım konuları yokmuş gibi davranmaları. Örneğin mali destek. Konusu açılıyor ama geçiştiriliyor.
Bu değirmenin suyu nereden geliyor?

 

Temelinde bazı sorunları var. Karakterlerin motivasyonun nereden geldiği net değil. ‘İyilerin’ motivasyonunun anların, kötülüğe karşı durmak. Fakat siz ey ölümsüzler (kötüler) sizin amacının ne yahu? Siz kimsiniz yaa? Kim oldukları ve İstanbul’a ve Dünya’ya niçin kötülük yaptıkları biraz havada kalıyor.

 

Renkler. Her şey çok renkli. Karanlık ve soluk renklerin diziyi biraz daha ileriye taşıyacağına eminim. Mesela ana karakterimiz olan Hakan’ın giydi mont gerçekten çok iyiydi. O eskimiş her yerinde peçlerin olması hoş bir detaydı. O cıvıl cıvıl İstanbul hiç olmamış. Ve trafik sorunun olmaması, karakterler sanki ışınlanıyor.

 

Diyalog ve konuşma. Yer yer çok yapay gibi duruyordu. Sanki dublajlı film izliyorum izlemi oldu. En azından karşılıklı dikilip konuşma sahnesi yoktu. Bize uymayan diyaloglar vardı. Sonuçta yabancı yapım bir Türk dizisi, olur o kadar.

 

Müzikler. Olup olmaması bir seçimdir. Olmadığı halde bilene çok güzel olabiliyor. (Örneğin, Bir zamanlar Anadolu’da) Eserine müzik koyuyorsan en azından biri insanın kulağında kalmalı. Güzel olmalı demiyorum. Kulak hafızamızda kalmalı. 10 bölümü ara vermeden izledim aklımda 1 nota bilene kalmadı. Geri dönüp müziklerini dinlediğimde fena değiller ama akılda kalıcı değil. Önceden bildiklerimi değerlendirmeye almıyorum.

 

Sadık olanlar. Muhafıza sadık olanlar. Görevleri onu korumak ve eğitmek. Dizinin beni çeken en önemli noktalarından biri. Ama bu yapılanma konusunda yeteri kadar bilgi verilmedi. Kuralları, yapılanma sistemleri, hiyerarşik düzenleri. Bize verilenler ışığında yaşın kıdem getirdiği kanısına vardım. Ama bu kıdem ne, onluk sistem nerede? Önemlilik konusu iyi işlenmemiş. Yine havada kalıyor. Görev, eski kişiler, yaşayanlar kâğıt üzerinde kalmış gibi. Vay be bu adam neymiş dediğim hiçbir yer yok.

 

İzleyiciyi ters köşeye yapma cabası biraz göze çarpıyor ve rahatsız ediyor. Zaten kötü adam ilk sahneden kendini belli etmişti. Ne bileyim alakasız biri çıksa hiç fena olmazdı. En azından benim tahmin ettiğim çıkmasa iyi olurdu. Yazarları hep zeki yaratıcı kişiler olarak görmüşümdür. İzleyicinin tahmin ettiğinin tersi veya vurucu hikayeler yazmalıdırlar.

 

 

Bir yazının, bir hikayenin en önemli kısmı tatmin edici son yazabilmektir. Umarım bu dizinin sonu öyle olur. Evli mutlu ve çocuklu yerine rüya ya da aslında bir kitap film senaryosu çıkması daha tatminkar olabilir. Herkes bir başlangıç yazabilir ama sonu sadece en iyiler yazar. Bakalım ben bu incelemeyi nasıl bitireceğim.

 

Genel olarak toparlarsak Türk dizi sektörü için çok iyi bir yapım ama dünya için ortalama diyebiliriz.
Düşünelim; Bulgaristan’da çekilmiş olsaydı bu kadar iyimser olur muyduk? Belki de izlemedik bilene.

 

 

Esen kalın.  😊

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • Ahmet @parduscu

    Çok uykum var. Sıcağı sıcağına yazmak istedim. Hatalarım olabilir. Kusura bakmayın. 🙂

  • Burag Kalaycıyan @winkl3

    Dünya ortalamasına bakarsan verdiğin 6 notu doğru.Ama Türkiye sektörüne bakarsak rakipsiz diyebilir ve kusurlarıyla 8-9 verilebilir diye düşünüyorum.Ancak benim anlamadığım nokta şu herkes eleştiriyor.Ama senin için demiyorum genel olarak Türk toplumundan bahsediyorum.Yapıcı eleştiri çok az.İnsanlar genel olarak diziyi gömmeye odaklanmışlar ve bir bölüm bile izlemeyip sadece fragmanlar diziye giydirmediği kalmayan tipler var.İnsanlarımız şunu anlamıyor sadece dizi sektörü için değil bütün sektörler için yabancı yapım bile olsa Türkiye için yapılıyorsa Türkiye'yi yurt dışında tanıtmak adına yapılıyorsa bir proje onu destekleyin.Beğenmemek izlememek en doğal hakkın ama beğenmiyorsan ona göre düzgünce anlatırsın ve nereyi beğenmediğini,nerelerin geliştirilmesi gerektiğini söylersin.Bok gibi olmuş diyip bunu twitterda theprotector hastagine yazanlar falan var.

    • Ahmet @parduscu

      Kanıtsız suçlama suçtur. Aynı nedensiz eleştirmenin anlamsız olduğu gibi. Ben bu dizide kendimden bir parça buldum. Kendini veya bir yakınını daha iyiyi yapması için acımadan eleştirmek gibi.
      İnceleme yapacak kadar ciddiye almamın tek nedeni onu diğer yapımların arasında görmek. Yoksa Tv'de oynayan dizilerle yarışsa hiç ciddiye almazdım.

  • Burag Kalaycıyan @winkl3

    Diziye gelirsek dizi özellikle müzik kısmı için dediklerine katılıyorum.Ancak şu var ben dünyada da henüz öyle mükemmel bir süper kahraman dizisi görmedim.İyi başlasa bile bir yerinden sonra kötüleşiyor diziler.Hepsi vasat diyebilirim.Konunun eksik kalması kısmına gelince evet kafada soru işaretleri bırakan çok yer oldu ama belki bilerek öyle kalmasını istiyorlardır.Hani hikaye ilerledikçe sadık olanlar ve ölümsüzler hakkında daha çok bilgi öğrenelim istiyorlardır ki muhtemelen o şekilde ilerleyecektir.Trafik kısmına gelirsek belki bazı sahneler trafikte araç içinde çekilebilirdi.Diyalog vs ama sonuçta bu bir belgesel değil.Adamlar hem Türk kullanıcısına hitap etsin hem de Türkiye'yi
    ve oyuncularını dünyaya biraz tanıtalım amacıyla dizi yapmaya girişmişler.Yani İstanbul'un bir trafik sorunu olduğunu izleyicilere göstermenin ne gibi bir faydası olacak.Adamlar direkt aksiyon bölgelerine geçmişler.Çünkü trafikte arabada konuşma sahneleri geçse ne konuştukları milletin umrunda bile olmaz.10 kişiden en az 6-7si o sahneleri sıkıcı bulur ve eleştirir."Biz süper kahraman dizisi diye geldik.Bize sıkıcı İstanbul trafiğinde sıradan bir konuşma sahnesi koymuşlar."diye söylenirler.Dolayısıyla çoğunluğun beklentisine göre hareket ediyorlar.Ben daha dizinin başında Faysalı anlatırken zaten tahminimi yapmıştım.Ama dizi sezonun son bölümlerinde güzel toparladı.Ters köşe olmasa da güzel içerikler var.Anlayana güzel mesajlar verebiliyor bir kaç cümle.Ayrıca İstanbul'un güzelliklerini sergilemeleri de ayrı güzel.Reklam oluyor.

  • teknosever @teknosever

    hikaye hiç oturmamış gibi geldi.Kahraman dizisi olmaktan çok türk dizilerinde olduğu gibi güzel kız yakışlıklı erkek ekseninde geçmiş.O yüzden pek başarılı bulmadım.

  • Fatihmi @distance

    Ben beğendim diziyi. 2 oturuşta bitirdim. Bize ait bazı kavramların gösterilmesi güzel olmuş. Yabancı birisi izleyince tam anlamayabilir, daha çok bize özel bir dizi olmuş gibi. Bazen ingilizce altyazıyı açtım çeviriyi görmek için, kuru üstü pilav, karnıyarık fln derken çok terim var bize ait olan. Bazısını direk yazmışlar, bazısını çevirmişler "rice over beans" gibi. Mahallesinden, kedisine, pazarına, birçok kültür örneği vardı gerçek olan. Zaten bize yakın olan yabancı kişileri daha çok çekebilir. Kurgunun gelişimini çok heyecanlı birisinin bir olayı anlatırken bazı kelimeleri atlayıp ifade edemesine benzettim. Umarım devamı gelir.

  • Batuhan Bengü @benx

    Dizideki efektler gerçekten kötü.
    Dizide ölümsüzü çok kolay anlıyorsun, birkaç bölüm yok yok o değil bu bu, diyorlar sadece. sürpriz yok.
    Müzikler konusunda katılmıyorum sana. Akılda kalmaması çok normal, sadece bir kere çalıyor çünkü. Çok kaliteli buldum müzikleri ben.
    Oyunculuklardan bahsetmemişsin. Ben genel olarak oyunculuklardan pek memnun değilim. Fakat Faysalı oynayan Okan Yalabık efsane oynamış.
    Onun dışında katılıyorum söylediklerine.
    Çok amatörce olmasına rağmen ben de izlenmesini öneriyorum. Ben ilk sezonu bitirdim siz de izleyin vakit kaybı sayılmaz.

  • recepatay @recepatay

    Tv'de ailecek izlemeyi planlıyorum. İçerisinde küfür var mı?

Bu ürünle ilgili tüm incelemeler