Az önce bir ilana denk geldim ve kritiğini sizlerle yapmak istedim. Geçtiğimiz hafta trend olan İTU mezunu mühendisin Almanya’da Lieferando’da (Almanya’nın yemek sepeti sitesi, yalnız bunda yemekleri restoranın kuryesi değil lieferando’nun kuryesi getiriyor) çalışmasından ve Türkiye’ye göre iyi para kazanmasından bahsedilmişti.
Lieferando benzeri başka bir servis de Flaschenpost. Bu, evlere içecek ağırlıklı servis veren bir hizmet. Kasayla bira, meyve suyu, alkollü alkolsüz içecekleri alabiliyorsunuz ve istediğiniz gün ve saatte (pazar hariç) kapınıza getiriyorlar, boş şilelerinizi de geri alıyorlar.
İlana göre aradıkları kriterler B sınıfı ehliyeti olması, müşterilere karşı kibar olması ve içecek kasası taşıyabilmesi. Saatlik ücret 13,50 Euro’ymuş ve 6. aydan sonra 40 cent artıyormuş. Ayrıca bahşiş de kazanıyorlar, ben minimum 10% vermeye çalışıyorum mesela. Bu hesapla, aylık 13,5 x 6 x 5 x 4 = 1.620 Euro (haftanın 5 günü, günde 6 saat çalışarak) bahşişler hariç kazanabiliyorlar gibi görünmekte. Bahşişlerle çok rahat 2.000 Euro ve üzeri yapar. Bence vasıfsız bir iş olarak Almanya için dahi güzel bir kazanç.

2000 € brutto’dan geriye kalanla bu tarz hizmetlerin yaygin oldugu büyük sehirlerde yasamak hiç kolay olmayacaktir yine
25 yaşında bekar ve müslüman bir genç (church tax vermemek için) sağlık sigortası, emeklilik kesintisi, işsizlik sigortası ve gelir vergisi düştükten sonra aylık yaklaşık 1.450 Euro net kalıyor elinde. Haftalık 100 Euro mutfak harcaması yapsa (ki gerçekten bu rakam çok fazla) paylaşımlı bir evde kalsa (gençler arasında çok yaygın bu) ve 300 Euro kira verse (kira, elektrik, ısınma, internet dahil) aylık 20 Euro cep telefonu paketi olsa, her hafta sonu da 100 euro keyfine harcasa 1.450-400-300-20-400 = 330 Euro aylık eline kalıyor. Ki günde sadece 6 saat ve haftada sadece 5 gün çalışmayla böyle
Edit: Ben tüm 2.000 Euroyu gelşr vergisine tabii tuttum. Ancak vergiye konu kazancı sadece şirketinden aldığı aylık 1.620 Euro olarak hesaplarsak, bahşişleri direkt cebe attığı senaryoda durum çok daha iyi oluyor.
@coppermine - Kağıt üzerinde her şey güzel, yaşam standardı olarak da TR'ye kıyasla çok çok daha yüksek, bunların hiçbirine lafım yok. Sadece o her ay sonundaki 330 o kadar kolay gerçek olmuyor. Almanya'daki üniversite hayatım boyunca aynısını yaptım o yüzden çok iyi biliyorum 🙂
Kaçak olduğu için vergi falan vermeden yaşar. Böyle bir işle nasıl oturum alabilir ki zaten? Kaçaksa umarım leş gibi bir hayat sürüp, yakalanıp deport edildikten sonra banı yer. Bu arada o para büyük şehirde yeter mi? Sonsuza kadar öğrenci gibi yaşayarak bir hayat sürdürür gibi ancak.
kaçak nerede geçiyor bu yazıda? Zaten kaçak adamı bu şirket nasıl çalıştırsın ki? Ayrıca o kadar kötü bir ortamsa bu şirketler nasıl çalışan bulabiliyorlar? Kabul edin ki her ülkede vasıfsız kişiler var ve bu kişilerin yapacakları meslekler de haliyle bu seviyelerde. Ben şuan Almanya’da bir eyalet başkentinde yaşıyorum ve neye ne kadar harcanır, günün sonunda elde ne kalır bırakın az buçuk yorumlayabileyim. Son olarak belki yanlış anlıyorum ancak bana karşı mı bilemiyorum ama genel bir negatif hava seziyorum benimle olan yazışmalarınızda. Dilerseniz beni ignore list’inize alabilirsiniz.
@coppermine Kaçak olmadan nasıl gidebilir ki? Bu iş sponsorluk veren bir iş mi veya bu işe sponsorluk verilir mi? Oturumu varsa bu çocuk neden TR’deydi? Oturum izni varsa neden üniyi bitirmeyi bekleyip beyaz yakalı işe girmedi? Bütün bunlar kaçak olduğuna dair işaretler. Ben çok fazla günü birlik çalışan gördüm vizeleri geçmesine rağmen İtalya’da. Uber Eats’ten, Just Eat’e. Bu işler günü birlik olduğu için resmi bir sözleşmeye gerek yok sonuçta. Kötü bir ortam değilse siz kaç tane orta yaşlı Almanın bu işi yaptığını gördünüz? Öğrenci işleri bunlar. Ben Uber Eats’te bir tane siparişimde İtalyan gördüğümü hatırlamıyorum ki genç işsizliği çok daha fazla. Size karşı da özel bir negatifliğim yok açıkçası. Sadece bu adamın kaçak olduğundan neredeyse emin olduğum için sinirlendim. Bunun gibi tipler yüzünden vizeden, göçmenliğe bazı işler zorlaşıyor çünkü.
@pope tam emin olmamakla birlikte sanıyorum yüksek lisans ile gelindiğinde bu tarz işler yapılabiliyor. Yada aile birleşimi ile gelirseniz (eşiniz Alman vatandaşı ise yada Almanya’da legal olarak çalışma izni varsa) ve siz de vasıfsız iseniz de bu tarz bir işte çalışabiliyorsunuz. Bu şekilde baya Türk kuryeye denk geldim ben. Lieferando’da da Flaschenpost’da da orta yaşlı Almanlar gördüm ama orana vurduğumda çoğunluk genç tabiiki, haklısınız. Yine de vasıfsız orta yaşlı ve bira kasası taşıyabilen bir Alman çok iyi bir hayat standartına ulaşamasa da bu işle geçimini idame ettirebilir bence. Bu arada demekki ben yanlış anladım tepkinizi, kusura bakmayın.
@coppermine Yok önemli değil. Bu arada bu arkadaş Erasmus ile gitmiş yüksek lisans için değil. Ekşi’de biri araştırmıştı. Hatta MAT3 gibi 2. sınıf dersleri alıyormuş daha geçen ekim ayında. Bitirmiş olmasına imkan yok ve bir Erasmus bu kadar süremez. Çok belli kaçak kaldığı. Okulda falan olsa insan bir okulunu yazar herhalde ama o bile yok zaten. Böyle çok tip gördüğüm için tecrübeliyim bunlar konusunda 😀 Bunlar yurt dışı(Genel olarak AB) ile kafayı bozmuş, insanlara nispet yapmayı seven tiplerdir her zaman. Kaçak olarak kalıp oranın vatandaşından daha çok sahiplenirler hatta. Üstelik yalan da var. Türkiye bir mühendis değil, mühendislik öğrencisi kaybetmiş. Yine sinirleniyorum ya 😀
https://twitter.com/dgnberk/status/1344700933603733507?s=20
https://twitter.com/dgnberk/status/1320775009984499713?s=20
@pope gerçekten ilginçmiş, ben derinlemesine bilmiyordum, açıkcası yüksek lisans için geldi sanmıştım. Fazla naifmişim 🤓 Bu tarz gençler ile henüz karşılaşmadım ancak covid19 öncesi akşam iş çıkışı dil kursuna giderken kursta gördüğüm ve yaşça benden büyük olup Almanya’ya gelebilmiş, vasıfsız olmasa da o vasfa sınır ötesinden iş bulmasının imkansız olduğu (örneğin pastacılık gibi) kişiler dikkatimi çekiyordu. Onların kursa devam zorunluluğu vardı -sanıyorum kurs ücretlerini Almanya devleti karşılıyordu ve onlara devam zorunluluğu şartı koşuyordu- açıkcası hep sorguladım bu adamlar nasıl iltica etmişler diye; lgbt değil, ezilmiş kürt profili değil, belki Fetöcüdürler çok deşip de bu vesileyle bir muhabbet başlatmak istemedim. Bir ihtimalle şu gri pasaport ile gelip buralarda kaçak kalan tiplerden olabilirler. Ancak bu tipler de buralarda Türk göçmen algısını baya yıpratan karakterler malesef.
Bu tarz firmalar uber mantigiyla calisiyor yani sen bunlar icin sahis sirketi kuruyorsun, sonra fatura kesiyorsun adamlara. Tum vergi, sigorta, prim, ot, bok sana kaliyor.
Ufak bir ek yapmak isterim: yabancı bir yayında bu tarz kurye gereken şirketlere kaçak "ayarlayan" mafyatik oluşumlara dair bir haber vardı. İtalya'dan bir haberdi diye hatırlıyorum. Kaçak göçmenin eline alacağı saatlik ücret bile geçmiyordu.
Öyle yapıyor olabilirler. Yukarıda dediğim gibi çok fazla kaçak görüyordum bu tip günü birlik işlerde.
Dünya'nın her yerinde minimum ücretle yaşaması zordur. Bir de Almanya'da büyük şehirlerde ev kiralarının en az 1000 euro olduğunu söylüyorlar.
Evin konumuna, büyüklüğüne, şehrine vs bağlı. Mesela münihte arkadaşım merkezi sayılabilecek bir konumdaki 1+0 35m2 ev için (eşyalı) 1.400 Euro kira veriyor, ancak başka bir arkadaşım yine Münihte, 3+1 120m2 eşyasız ancak yeni renove edilmiş şehrin banliyösündeki bir ev için 1.000 euro veriyor. Münih ve Hamburg fazla göç alan şehirler olduğundan uç örnekler ama mesela benim olduğum şehirde merkezi konumdaki 1+0 evler yaklaşık 500-600 Euro'ya bulunabiliyor.