#yemeksepeti @leventp @gamsizm @hkellecioglu Merhabalar; Ben bir hekimim. Bu teknoloji firmalarına yapılan ayrıcalıklardan bıktım. Derdimi anlatacak hiç bir yer olmadığı için beni anlayacaklarını düşündüğüm bir yere yazıyorum. Biz hekimler olarak, sonucunun kötü olacağı literatürde olmasına rağmen bir işlem yaptıysak "malpraktis" davaları ile cezalandırılıyoruz. Aslında insanın vicdanına sığan bir şey. Ancak otoritelerin gücü az para kazanana yettiği için, son zamanlarda "neden bu vatandaşa antibiyotik yazmadın (bilimsel olarak yazılmaması gerekiyor), "neden ameliyatta bu pahalı ekipmanı kullandın (sadece 80tldir ve hastanın narkozdan kolayca uyanması için şarttır)" gibi onlarca nedenle ifadeye çağrılıyoruz. Sonrasında ise vicdanlı bir bilirkişiye denk geldiyseniz ne ala! Yoksa olmadık nedenlerle ceza, uyarı alan arkadaşım çok. Ancak kesinlikle önlenebilir kusurlardan hata yapan büyük firmalar tüm dünyada çılgınca korunuyor.
Bu çarpık düşüncenin kökeni aslında Amerika'ya dayanıyor. İlk kez dünya çapında sosyal ağlara sahip olan Amerika, kestiği cezaların kendi dünya egemenliğini baltalayabileceğini keşfetti. Yani "X Sosyal Ağı" Türkiye'de 50 milyon kullanıcının verisini çaldırsa, Amerika'ya herhangi bir zararı yok. Hatta kendi servislerine ücretsiz veri kaynağı! Ama bunun karşılığında ceza keserse durduk yere kendini baltalayacaktır. Çok sevdiğin çocuğuna "Babacık bir daha arkadaşa vurmak yok tamam mı?" diyen ebeveyn gibi komik yaptırımlar uyguluyordu.
Hal böyle olunca Amerikanın yasalarını ve düşünce tarzını benimseyen ülkeler, ister istemez kendi girişimlerini korumaya başladı.
Bakın durumun ciddiyetini şöyle özetlemek istiyorum. Bir yemek dağıtım servis sağlayıcısının iki amacı var. "Kullanıcıları Sistemde Tutmak" "Restoranları Sistemde Tutmak" ve bunların sonucu olarak ikisini birbirine ulaştırmak. Bunun dışında arayüz, üyelik, destek, kampanya; "Teknoseyir Sosyal" sisteminde bile var. Fakat sen firmanın üzerine kurulduğu üyeliklerini bir güzel çaldırıyorsun. Bir tweet atıp bir kaç milyon ceza ödeyip işin içinden sıyrılıyorsun.
İnsanlar ve şirketler karar alırken rasyonel düşünür. Bu gün adam akıllı bir güvenlik revizyonu ve çalışan eğitimi maliyeti zaten milyonları geçer. Neden karşı tarafın böyle bir şeye girişmesini bekliyorsunuz ki ? Cezasını ödemek her zaman için daha kolay değil mi ?
Şimdi diyeceksiniz ki ne yapalım ? Bence bu kadar büyük ölçekli veri kayıplarını "X Araba Markası Y Modelinin Bir Kısmında Airbag Problemi Var" Şeklinde değil, "Z Araba Markası" ürettiği her arabada önlenebilir hatalar yapmış şeklinde yorumlamak gerek.
Ceza kısmı işin uzmanlarının bileceği şey. Ancak şirketi batma tehlikesi ile karşı karşıya getirmeyen cezalar, ancak hisse sahiplerinin sırtına yüklenmiş %1lik bir kesintiden ibaret olur. Levent bey dışında da kimseninde bu konuda canı sıkılmaz.
İlgili firmanın son zamanlarda sürekli "20 Yıl" reklamları dönüyordu. Tam olarak söylemek istediğim bu aslında. Yapabileceğin en kötü hatanın bile cezası yokken, neden 200. yılın olmasın ki ? Senin büyümeni durdurmak için, bir yöneticinin gelip özel olarak uğraşması lazım. Onun dışında sektördeki hakim konumunu da kullanıp, 1 tane çalışanın olmasa bile yürüyen bir sistemin olacak. Konuya daha iyi bildiğim evrim konusundan bakarsak, Bir tür var (Burda X Teknoloji Şirketi Oluyor), yaptığı hata sonucunda ölmesi kaçınılmaz. Şimdi sen bunu yaşasın diye canım cicim diye davranırsan, elinde sadece şımarık ne zaman nerde ne sorun çıkaracağı belli olmayan bir "Tür" kalır.
Genel anlamda hukukçular ve politikacılar, dünyada Teknolojinin yasallaştırılması ve cezalandırılması konusunda çok yavaş ve eksik kaldılar. Böyle devam ederse, Üretim (Bir Çiftçinin Ürünleri Kurtlu Olsa En Büyük Cezayı 0 Satış İle Öder), Hizmet (Örneğin Biz Hekimler Yasal Düzenlemeler İle Hatalarımızın Bedelini Ağır Öderiz) sektörleri hiper enflasyona uğrarken teknoloji sektörü "Big Boy"lar üretmeye devam edecek. Şu çağda aklı olan, Kitapta yazmasa dahil ceza alacağı, daha çok vergi ödeyeceği sektörlerde bir girişim yapmaz ki.
Umarım derdimi anlatabilmişimdir. Her şey bu kadar hızlı değişirken, hiç bir şeye tam çözüm bulamadan bir bulamaca doğru gidiyoruz. Ben ilk bilgisayarımı aldığımda mutluluktan gözleri dolan çocukken artık bu ilerlemenin taşlı sopalı bir çağ ile biteceğine inanmaya başladım. Nice sağlıklı mutlu günler 🙂

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • ConanX @conanx

    Herkes yaptıklarının sorumluluğunu almalı. Kimse babasının şımartılmış çocuğu değil. Ben hekimlerin az ceza alması taraftarı değilim. Aksi halde mesleğini önemsemeyen işini ciddiyetle yapmayan bir kitle türeyecektir. Ancak bir taraf az cezalandırılınca o tarafta işini çok ciddiye almayan bir kitle türetiyoruz. Demek istediğim son zamanlarda "Suç Olmamasına Rağmen" (Gerekli bir malzemeyi kullanmak gibi) ifade vermeye başladık. Bu ilgili bakanlıkların sıkılaştırma politikası. Yapacak bir şey yok. Ancak arada "Suç ve Ceza" dengesinde uçurum var ! Bir tarafın en büyük hatası tüm mesleğini elinden alırken, diğer tarafın en büyük cezası yıllık gelirinin binde biri!

    Araştırma konusunda da haklısınız. Ancak bu güne kadar hiç veri çaldırmamış teknoloji firmaları var. Ki bunların çok büyük boyutlarda olanları da var. Hal böyleyken çaldıranlar, Hırsızlar bize dadandı ya kusura bakmayın mı diyecek.

  • protego @protego

    Cezaların ve yaptırımların az olduğu konusunda katılıyorum ancak veri çaldırma işi önlenebilir değildir. Olabildiğince ihtimali düşürülebilir ancak tamamen engellenemez. Öyle bir şeyin imkanı yok.

    • ConanX @conanx

      Dünyada hiç bir şey tam önlenebilir değildir. Tüm tıbbi çalışmalar için %95 güven aralığı altın standart kabul edilir. Herkese iyi gelen tedavi, 5 kişiyi öldürebilir. Böyle ekstrem örnekleri düşünerek konuya genel pencereden bakmanın önüne geçiyoruz. Daha 2 3 yıl önce bir arkadaşımız ilgili firmanın şifreyi yazılı olarak mail attığını paylaşmış. İnternet'te biraz aratırsanız bir kaç kişinin son aylarda onlarca güvenlik açığı bildirdiğini görürsünüz firmaya.
      Dediğiniz mantıkla bankalarda kimseye güvence vermesin. Paranız çalınabilir, kesin olarak engellenemez desin. Bir gün gidelim banka yerinde yok. Sonrada şey diyelim "Olabildiğince ihtimali düşürülebilir ancak tamamen engellenemez."

    • ConanX @conanx

      Veri çaldırma işi önlenebilir değil derseniz, bu videoya ve ekibe ayıp etmiş olursunuz. https://youtu.be/kd33UVZhnAA
      Videoda yer alan teknoloji: Metal tarayıcılar, Biyometrik giriş, İzole çevre, Rütbe Sistemi, CCTV İzleme... Hangisini yapacak gücü yok ilgili firmanın ? Yeni binanın oyun alanlarını basına servis edip işin "pornografisini" yaparken her imkanın var. Ancak iş bir bütün halinde veri tabanını korumaya gelince, "stajyer çocuk" mu diyeceksin. Muhakkak her işin önlenemez bir boyutu vardır.Olay bir yerden sonra "Hırsız" "Polise" dönüyor. Ancak oraya gelene kadar "123456" olan şifreler değiştirilsin önce.

    • ALPOLIC_FR @alpolic_fr

      @conanx hocam sormakta bir sakınca yoksa, hekimlik branşınız nedir. Not: konu dışı.

    • protego @protego

      @conanx Öncelikle attığınız video ile konunun ilgisi yok. Bir internetten veri çaldırma olayından bahsediyoruz. Fiziksel koruma olan bir yerden değil. O verdiğiniz banka örneği o kadar saçma ki, google'a bi "banka verileri çaldırdı" yazın bakalım. Neyin güvencesini vermişler. Verdiğiniz örnekler alakasız. Hiçbir banka sana kişisel verilerini koruyacağına dair güvence vermez. Çünkü veremez. Bunu dünyada yaptığını iddia edebilen tek bir firma da yok banka da YOK. İddia edeni bulursanız da yalancı demektir. Bu tip işlerde firmaların görevi elinden geldiğince önlem almaktır ve bunu çoğu yapmıyor. Ancak ne kadar önlem alınırsa alınsın mutlaka bir yerde açık her zaman kalır, firma kârının tamamını güvenliğe yatırsa dahi bir gün o sistemde bir açık bulunur ve girilir. Firmanın yaptığı açık bırakmamak on binlerce belki yüz binlerce hacker'ın yaptığı açık aramak. Demek istediğim şey bu kadar. Konuyu farklı yerlere niye çekiyorsunuz anlamıyorum

    • ConanX @conanx

      @protego Eğer okumadıysanız ve ilginiz varsa size Kevin Mitnick'in Aldatma Sanatı ve Sızma Sanatı kitaplarını öneririm. Düşündüğünüz gibi fiziksel koruma ile siber saldırı (ki firmaya özel bir kablolama sistemi çekilmediyse ağ üzerinden yapılır) çok farklı şeyler değildir. Büyük veri hırsızlıklarında ikisi birbirini tamamlar. Düşündüğünüz gibi bir sabah siyah şapka takan odası karanlık bir adam kalkıyor yemeksepeti:21 ftp bağlan, database download, şifre dene oh bütün verilere eriştim! Şeklinde değil olay. Zaten bu kadar kolaysa, internet üzerinden tüm saldırılara tamamen açık demektir. Bu daha büyük güvenlik açığı ! Böyle ahmaklıklar 1990larda kaldı. İnsanlar telnet portlarını açıp bilgisayar başından gidiyordu. Günümüzde ise uzaktan erişim bile olsa ilgili adımları geçmesini sağlayacak içerden bir kaç kişi, fiziksel bir donanım, gerekli güvenlik duvarı şifrelerinin phishing ile ele geçirilmesi gibi sistemik çalışmayı içeriyor. Şirketin hiç bir suçu olmadan içerden hiç bir yardım olmadan, fiziksel erişim olmadan böyle saldırılar yapılabilir mi ? Evet. WordPress 4.6 sürümü kullanan tüm sitelere birden index atarsın. Joomla'da "X" pluginini kullanan sitelerde Cross-Site Scripting açığı vardır sen farkına bile varmadan siten elden gider. Ancak bu senaryolarda bile şirket yazılımlarını güncel tutmayarak, en azından bir kaç kez sızma testi yaptırmamasından dolayı suçludur. Bunun haricindeki sızmalar ise tıpki bir uçak kazası gibi bir çok ihlal edilmiş protokol, önemsenmeyen uyarılar zinciridir. Olanda her zaman kullanıcıya olur. Şirketin hiç suçu çıkmaz. Bir kaç kişide işin doğası bu canım der, olay kapanır.

    • protego @protego

      @conanx Ne anlattığınızı gerçekten anlamıyorum. İyi günler

  • Rasko @rasko

    Bir doktorun hata yapmasıyla, bir yemek sitesinin hata yapması kıyas kabul edecek bir şey değil. Birinde en fazla spam mail alırsın, diğerinde ömür boyu sürecek sağlık sorunları yaşayabilir hatta hayatını kaybedebilirsin.
    İki taraf da uygun ceza almalı mı? Tabii ki. Birinin diğerinden daha sıkı tutulması normal mi? Tabii ki.
    Unutmayın, insanlar size hayatlarını emanet ediyor, mail adreslerini değil.

    • ConanX @conanx

      Bu konuya bu kadar sığ bakmanız çok üzücü. Bir şekilde kan davalısı olduğunuzu düşünün. Borçlu olduğunuzu düşünün. Merniste bile güncel olmayan adresinizi hatta işinizi, sevgilinizin adresini artık biliyorlar. Her şeyin bu kadar birbirine bağlı olduğu bir çağda, olayı sadece "spam" olarak algılamamak lazım. Kaldı ki üstte de yazdığım gibi, ben hekimlere verilen cezaların fazla olduğunu düşünmüyorum. Özellikle "yetersizlikten" , "önlenebilir sebeplerden" yapılan hatalarda maddi manevi tazminat vermek çok doğru. Bunun karşılığında Kalp Ameliyatı, Beyin ameliyatı gibi zor işlemler pahalanıp,ulaşılamaz hale gelirken, her yer herbokolog hekim dolabilir. Buda başka bir sürecin neden-sonucu. Ben hekimliği iyi bildiğim için örnek verdim. Yoksa "Teknoseyir" yanlış bir haber yayınlasa da açılacak manevi ceza davası kvkk şartlarından fazla olur. Her suçun karşılığı olması gayet normal. Burada asıl mesela bir tarafın çok rahat bırakılması.

    • Rasko @rasko

      @cansimit 1 kişinin hayatı, 20 milyon kişinin kıytırık mail adresinden daha kıymetli. Hatta kredi kartlarından bile daha kıymetli, en fazla "sağlık olsun" der geçersin. Hepsi yerine konulabilecek şeyler. Malum firmayı savunmak için söylemiyorum. Kontrol bende olsa o 20 milyon kişiye tazminat ödemelerini sağlardım ama "Ben hata yapınca hayatım etkileniyor, yemek şirketi hata yapınca para cezasıyla kurtuluyor" diye haksızlık iddia edenlerin kariyer seçimlerini tekrar gözden geçirmesi gerek.

    • ConanX @conanx

      @rasko En basitinden kadın terörü diye paylaşım yapmışsınız. Kaç kadın gizli bir şekilde birilerinin yanında yaşıyor, şiddete uğramamak için adresini gizliyor biliyor musunuz ? Veriyi bu kadar küçük görmeniz çok üzücü.

    • Rasko @rasko

      @conanx "Kadın terörü" paylaşımım ironiydi aslında. Kocasını katleden bir kadın hakkındaki haber o. Kan davası güdecek veya karısını-sevgilisini öldürebilecek kadar ilkel bir hayat yaşayan kimselerin, hacker forumlarında dolaşıp bu verileri alma ihtimalleri ne kadardır bilemiyorum. @cansimit sepetlere daha fazla ceza verilmesine bir itirazım yok. Sadece doktor hatası ile kıyaslanmasına karşıyım. Dediğim gibi kontrol bende olsa mağdurlara tek tek tazminat ödetirdim. Veri kaybından dolayı adres değişikliği yapması gereken kişilerin tüm marsaflarını karşılatırdım. Gördüğün gibi hepsi maddi imkanlarla çözülebilecek şeyler. Öte yandan, çocuğunu kaybeden bir annin acısını kaç para vererek dindirebilirsin ki?

    • teknosevir @teknosevir

      @rasko Bence siz veri çalınmasını hafife alıyorsunuz. "Töre"den kaçan birini bizzat tanıyorum, kızı ailesi bulduğunda öldürecek, bu yüzden öyle berbat bi yaşantı sürüyor ki. Bir senedir yaşıyor mu onu bile bilmiyorum. Ne yazık ki böyle hayatlar da var. Şimdi bu kişi yaşıyorsa evini, işini, hatta ismini tekrar değiştirmek zorunda kalacak.

      Konu böyle dallanır budaklanır, asıl konuyu hiç konuşamayız. Yazarın niyeti oldukça açık, yalnız ilk paragrafı okumuş olsam tepkinize katılırım ancak hepsini okuyunca olmayan bir argümana karşı çıkıyorsunuz gibi görünüyor.

    • ConanX @conanx

      @teknosevir Anlayan birilerinin olmasına çok sevindim. Zaten mesleki sorunları tartışmanın yeri değil burası. Hepsini geçtim, Avrupada denklik almış biriyim. Sadece kalan bir kaç arkadaşıma üzülüyorum. Asıl konumuz, veri ihlalinin dünyada çok hafife alınması. Yapma evladım bir daha tamam mı, diye diye ceza verilmemesi. Onun dışında maganda biri nasıl verilere erişecek denmiş. Bu aslında covid Wuhanda çıkmış bizim çorumun küçükhıdırlı köyüne nasıl gelir saçmalamayın uçak seferimi var wuhandan çoruma diye sorgulamak gibi. Veri de virüsler gibi üstel şekilde kopyalanabiliyor. Forumlarda takılan alt komşunun çocuğu, ordan onun karşı komşusu derken, bizim mahallede "X" varmış bu işleri yapan (aslında yaptığı tek şey databasede isim aratmak tipik lamer)'e kadar uzanıyor yolculuk. Sen kendi hakkını savunmazsan kimse seni savunmayacak.

      Ekleme: Ayrıca hatırladığım kadarıyla yemeksepeti şehir değiştirince diğer adresi saklayıp yeni adres girmeni istiyor. Örneğin Çorumda uygulamayı 5 yıl önce nasıl bir şeymiş bu diye kurdun, adres girmeden içeriği göstermiyor. Beğenmedin ve Sildin. 5 yıl sonra istanbulda yeniden kurdun. Şifreyi girdin şehri istanbul yaptın yeni adresi girdin. Numaran ismin, hatta cinsiyetin değişmiş olsa bile, adreslerin nerelere evrildiğini ay ay gün gün görebilirsin bu sayede. Çorum 1 Adres 2015 Kayıt: Evim -- İstanbul 1 Adres: 2020 Yeni evim -- İstanbul 1 Adres:2021 İşim. Bu alt kadame polislerin dahil erişemeyeceği değerli bir bilgi. Neyin en amaçla nerelere kadar kullanılabilceği hayal gücüyle sınırlı. O yüzden o işe de yarar mı diye akıl erdiremeyenlere kızmamak lazım. Bir gün "Gana"da bir kabile sizin adresleri telefonları satarken yakalanırsa şaşırmayın. Herkes ekmeğinin peşinde. Mühim olan çaldırmamaktı.

    • kizilsakal @kizilsakal

      Levent abi bir gündemde bu veriler ayaklara düşüyor bir süre sonra demişti ve avukatlar hacizlilerinin adresini buluyor bu veri tabanlarında, dolandırıcılar alıyor demişti kafasına taktığı bir kızın adresini burdan bulup gidip öldürebilir biri mesela çok da uzak bir senaryo değil. Bilgi bilgidir ya hiç toplamamalılar yada sahip çıkmalılar çıkamadılarsa batabilirler sorun değil yemeksepetsiz ölmeyiz.

  • Deniz Fidan @deniz-fidan

    Şu an bu kadar fazla malpraktis davasının olmasının birkaç sebebi var. Mesela her yere fakülte açtılar ve gerçekten hata yapan bir sürü hekim olmaya başladı siz de arada kaynıyorsunuz ayrıca deli gibi avukat mezun verdiler ama iş yok doğal olarak sağa sola saldırıyorlar (kaç kere Deniz Bey falanca tarihinde hastaneye yatmışsınız bir sıkıntınız var mı varsa dava açalım diye arandığımı bilirim).

    Gelelim büyük firmalara; evet bence de verilen cezalar malesef az. Daha da arttırılması ve böyle bir olay olduğunda firmanın aklını başına alacak kadar bir ceza alması gerekiyor. Ama bizim kullanıcı olarak yapabilceğimiz en büyük şry o firmayı kullanmamak, özellikle bir sürü alternatifi çıkmışken.

    Basının bunu bolca dile getirmesi gerektiğine inanıyorum fakat ülkemizde o kadar ciddi problemler var ki evinin adres bilgisinin çalınmasını düşünebilecek psikolojide değil kimse.

    • ConanX @conanx

      Kesinlikle haklısınız. Ancak burda hekimlik benim bilgi alanım dahilinde olduğu, 3. taraf değil doğrudan duyduğum şeyleri anlatabildiğim için seçtim. O fakülteyi yazarak, o diplomayı alarak zaten bu sorumlulukların altına girdiğini birey beyan ediyor. Teknoloji firmasıda o sorumluluk altına girdiği kafasına vura vura anlatılmalı. Ülkedeki sağlık sorunları saymakla bitmez, Şahsen ben bu sistemi düzeltemeyeceğimi düşünüp, yurt dışından denklik aldım. Çokça arkadaşım bu yolu seçiyor ve artarak devam ediyor.

      Asıl değinmek istediğim sadece Türkiyede değil, dünyada siber suçların umursanmıyor olması. Çok büyüyerek gelen, her şeyi elinde tuttuğu halde denetlenemeyen yapılar oluşturuyor bu sistem. Bir çok silikon vadisi firmasında yaşanan ihlalleri, sorunları ancak bir kaç çalışanı vicdanı sızlayınca öğreniyoruz. Onlarında cezai bir yaptırım olmuyor. Veya komik düzeyde kalıyor.

    • ConanX @conanx

      @conanx Yoksa hekimlik alanından konuşursak, bizde de asıl suçlar alkışlanıyor. Bir "X" kişisi korona bize bir şey yapmaz diyip, kim bilir kaç kişiyi dolaylı yoldan öldürüyor, bir "Y" kişisi o ilacı almayın iyi değil o diyip, teşhis koymadan, öncesini sonrasını bilmeden televizyondan 70 Milyon olası kişinin tedavi planını değiştiriyor. Bunlar alkışlanırken, bir gariban hekim, hastası ameliyattan daha kolay uyansın diye kullandığı malzemeden suçlanıyor. İşin içinde olmadığınız için sizde bir şey uyandırmaması normal. Ancak tüm bu yaşananların sokağa ilaç almak için çıkan vatandaşa kesilen ceza ile ceza kesilmeyen başka cezalardan farkı yok. Kısacası, dünya bir bürokrasi oyunu ve akıl tutulması içinde.

    • Deniz Fidan @deniz-fidan

      @conanx Ben işin içinde sayılırım hocam anlıyorum dediklerinizi, kızmanıza da hak veriyorum. Zaten uygulanan mobbingin de (ya da nasıl yazılıyorsa) haddi hesabı yok haklısınız.

  • teknosevir @teknosevir

    "Babacık bir daha arkadaşa vurmak yok tamam mı?"
    süper benzetme agdhf

    Ya aslında yazıya dair konuşacaktım ama gelen yorumlara bakınca konuyu biraz da ben dağıtayım dedim. Şöyle bir şablon var:

    absürd bir olay yaşanıyor, y grubu x grubunu haksızlığa uğratıyor

    x haklı tepkisini gösterirken bir yandan aşırı ve kontrolsüz büyüyor X oluyor, hype oluyor, sürü psikolojisiyle bile katılanı bol oluyor

    bu aşamada bir kazanç elde edildi edildi, sonrası kaos

    Kaos: kazanç elde edemeyen X zamanla çürüyor, marjinalleşiyor. y bekliyor bu sırada sabırla.

    X içinden öyle tipler çıkıyor ki, kabul edilir gibi değil, aslında x ve X in önemli çoğunluğu da bu çürük yumurtalara karşı ama y'ye gün doğdu çoktan "bakın bunlar böyle"

    sonuç alamayan kitle artık sorunu kendinde aramaya başlıyor ve X hızla küçülüp eski x e dönüyor, köpük gitti hatta ilk baştaki x bile daha az ve daha umutsuz artık, yıprandı.

    sonuç: konu gündemden düştü, y hem hata yaptı hem karlı çıktı, x zararda, X - x başkalarının hak arama mücadelesini baltalamak için bütün şımarıklığıyla beklemede.
    ---------------

    Konumuzla ne alakası var?
    Dünyada nasıl bilmem ama biz bu şablonla güdülüyoruz. Daha olayın ilk günü haksızlığa uğrayan kitle kendi karşı kitlesini yarattı ve "lahmacun mu söyleyecekler" sonucuna vardık.

    Toplumsal olaylarda da "önce zarar verme" anlayışıyla hareket etmek zorundayız. Yoksa hep eski günleri yad eden nostaljik bir toplumun çürümesini tecrübe edeceğiz.

    • ConanX @conanx

      Bu kendi içinde karşıtını yaratmak, marjinal düşüncenin ilgi çekmesi ve kendini otör olarak görme arzusunun sonucu. Ben nispeten daha çok insan tandığımı düşünüyorum. Bu benim süper bir özelliğim değil, gerek intörnlük gerek yurt dışı tecrübelerimden ve sürekli insanlarla iç içe bir meslek icra etmenin getirdiği kaçınılmaz özellik. Örneğin bir hastahanede günde kaç kişinin "aman evladım amcan yaşımı bilmiyor kaydı sonra açtırsak olmaz mı" diye istekte bulunduğunu bir bilseniz. Yada bir anamnez sürecinde, söyle bakalım ufaklık hiç sigara içtin mi diye sorulan sorunun ebeveyn varken ve yokken nasıl değiştiğini bilseniz. İhlal hakkında cezalandırma, verinin işe yarayıp yaramayacağını tespit etme, bilirkişi olmak hiç birimizin görevi değil. Avrupa "Aile Şiddeti"nden kaçan iltica başvuruları ile dolu. Bir çoğu kabul ediliyor. Bakın bir ülkenin iltica başvurusunu kabul edebilmesi için, geldiğiniz ülkenin resmi makamlarının sizi koruyamadığını kanıtlamanız gerek. Demekki bir yerdeki veriler gayet işe yarıyor. Bunu kanıtlayan on binler şuan yurt dışında. Herkesin tek tek hikayesini anlamaya ne ömür ne de imkan var. Burda kenetlenmemiz gereken şey; "Bunlar benim komşumun, kızımın, sapığı ile uğraşan kuzenimin bilgisiydi. En ağır şekilde ceza almalıdır" olması gerekirken, aman ne gizliniz varmış, zaten onu tam olarak engellemek imkansız gibi marjinal olduğunu düşünen fikirler ile doluyor. Her şeyi tam olarak engellemek imkansız. Entropi denen bir kanun varsa, dünya da bozulmaya mahkum. O zaman oturup her şeyimizi elimizden almalarını mı bekleyelim. Kaldıki bir herbokolog değil, yıllarını mesleğine vermiş bir psikiyatr ile konuşursanız, bir kişinin kolayca takıntılı olduğu kişinin adresini bulabilme kabiliyteini, intihara meyilli birinin elinin altında sürekli silah bulundurmasına benzetecektir. "Araç"ı elde ettikten sonra bekleyeceği tek şey bir krizin tetiklenmesi. Kimsenin kalbini kırmamak için bu kadar örneğin yeteceğini düşünüyorum. Siz beni anlamışsınızdır. Çok teşekkür ederim.

    • teknosevir @teknosevir

      @conanx Açıkçası bu yorumu pek anlamadım ama biraz zaman geçsin tekrar okuyup yorumlarım, belki de benim kafam karışık. İlk olarak acaba başka birisine mi cevaptı diye düşünüp bir üstteki yorum bloğunu okuyayım dedim ve orda sizin de x-y notasyonu(benden saatler önce) kullandığınızı gördüm. Bu şans eseri denk gelmiş, belki bu yüzden karışıklık olmuştur.

    • ConanX @conanx

      @teknosevir Hocam doğrudan bir cevap değil aslında, sizin açtığınız "kendi içinde karşıtlık oluşturma" savına eklemek istediklerim. Basitçe etiyolojisi, nasıl geliştiği aslında bunu yapanların ne kadar çok veriyi atladıklarına değinmek istedim. Genel anlamda beni anladığınızı düşündüğüm için çok üstün körü geçiş yapmışım. Türkçem de pek iyi sayılmaz. Onunda etkisi olmuştur kusura bakmayın 🙂

    • teknosevir @teknosevir

      @conanx Yok yahu ne kusuru. Bu işin peşini bırakmayacağım 😀

  • ConanX @conanx

    Öncelikle çok geçmiş olsun, Bildiğim kadarıyla SIBO ICD10'da K63.8: "Barsağın diğer tanımlanmış hastalıkları" olarak geçiyordu. Son gelen antibiyotik sıkılaştırma politikası ile (sağlık bakanlığına bağlı değilim duyduğumu söylüyorum, tüm hekimlere kota-tanımlama kısıtlamasına gidilmiş) size yardımcı olamamışlardır. Öte yandan SIBO kesin tanısının nasıl konulduğunu merak ettim. Çok rutinde tespit edilebilcek bir şey değil, hidrojen/metan testi yaptırdınızmı ?
    Son olarak yine de bu işi bir fakültenin çözebilceğine inanıyorum. Ancak rastgele alıp gittiğiniz fakülte randevuları genelde iç rotasyondaki dahiliye-yan branşa yeni başlamış gastroenteroloji uzmanlarına denk gelir. O yüzden de yıldızlarınız tutmamış olabilir. Kaliteli bir fakültede bir hocaya randevu alırsanız, tedavi planlaması gerekiyorsa ilaç yazımı konusunda yardımcı olacaktır. Öte yandan amoksisilin halen diş hekimleri tarafından peynir ekmek gibi yazılıyor. Ancak onlar klavulanik asitli formasyonunu (augmentin) yazıyor. Umarım son kez bu tedaviyi yaptığınızda bir sonraki 3 yılda tekrarlamaz 🙂 Sağlıcakla Kalın.

  • ConanX @conanx

    @bekirb Üzülerek söylüyorum ki haklısınız. Bir çok olayda olduğu gibi yanlış kurgulanmış bir sistemin sonucu. Basitçe şöyle anlatayım, bir hekim arkadaşım 30 saniyede bir "midem yanıyor şikayeti - araya bir kaç tetkik - reflü tanısı - prazol türevi ilaç" paternini izlerse bu sistemde en çok kazanan en çok övülen ayın hekimi oluyor. Yok nadir bir hastalığa kafayı takıp pubmedden güncel kaynakları okur ilgili alanın spesifik kongrelerini katılır, dünyada vaka sunumları izlerse; haliyle ilgili hastalıkta uzmanlaşırsa ilk arkadaşımızın bir kaç katı eforla yarısı kadar maaş alacak. Çünkü sistemin adı "performans." Tabiki her şeye rağmen işin insani boyutunu düşünüp ikinci gruba girmeye çalışan arkadaşlar var. Umarım birine denk gelirsiniz. Ama bir sistem size aksini zorluyorken o insanların kayıp gitmesi çok normal. Örneğin bulunduğum ülkede hasta bakma süresi kadar araştırma, rapor yazma süresi veriliyor. Hasta neden geldi, ne gözlemlendin ne önerdin. Burda hem bakanlık hem sigorta kurumu için bu raporların oluşturulması hasta bakmaktan daha önemli. Kimse "Hasta SIBO için geldi, güldüm, mentollü sakız çiğnemesini önerdim" gibi bir şey yazamayacağı için her konuya ciddiyetle yaklaşıyor, bilmiyorsa derhal güncel kaynaklardan araştırıyor, kurum tarafından da gerekli zaman veriliyor. Bu sayede basit hastalıklar da hastahanelerde yük oluşturmuyor. Konuyu çok başka boyutlara getirdim ancak bir gün sizin halinizden gerçekten anlayan bir hekim bulduğunuzda aman peşini bırakmayın. Nadir hastalıklar için başka da bir çözüm yok gibi 🙂 Tekrardan çok geçmiş olsun.