Ya mesela düşünüyorum: En verimli olduğum hatta işlerimin çoğunluğunu hâllettiğim zaman aralığı sabah 11 civarı ile öğleden sonra 3 bilemedin 4 arası oluyor. Mesela beni salsalar, 10:30 gibi uyansam kahvaltı vs. 11'de başlasam, 4'de bitirsem istedikleri tüm işleri yüksek verimde hergün bitiririm yani. Sabah erken kalkınca uyku sersemliğini atmam 1-2 saati alıyor zaten, artı kışın soğuk ısınmayı bekle yazın sıcak klimanın soğutmasını bekle vs. Valla patron olsam bunu bi denerdim, sonuçta benim yapmam gereken şeyi ne oranda verimli yaptığım önemli değil mi. Şu haftalık 45 saat olayı da saçma, maksimum çalışma daha düşük olmalı artı "45 saati doldurmalısın" ne abi, "boş boş otur ama yine de doldur ki maaş verelim" mi yani ne saçma bi rollenmedir bu.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • Alican @fasterinside

    "boş boş otur ama yine de doldur ki maaş verelim" durumunun zirvesi sırf ofis boş kalmasın diye 2 gün olan ofis günlerinin kademeli olarak artarak 5 güne çıkması. Gürültüden ve boşlamaktan herkes işi gücü bıraktı. Benim de verimim düştü. Eskiden sizin gibi belirli bir sürede işlerimi hallediyordum artık "Cuma hallederim" deyip tüm işleri Cuma günü topluca halletmeye başladım.

    • Tai per Dog Un @alipektas

      Evden çalışma olunca yöneticilere denetim & takip & kontrol konusunda daha çok iş sorumluluk düşüyor, sırf kendilerini düşündükleri için tüm kadroyu rahatından veriminden ettikleri çok örnek gördüm Vestel vs. gibi şirketlerde çalışan tanıdıklarımdan.

  • oniki @oniki

    Verimsiz ama saçma değil çünkü öteki türlü istismara çok açık. En güzeli serbest çalışıp/çalıştırıp yapılan işin karşılığı para almak/vermek, iş yoksa para yok, iş varsa ne ka iş o ka para. O zaman işi istediğin saatte yaparsın, verimini kendin ayarlarsın.

    • Tai per Dog Un @alipektas

      Ne gibi bi istismar olabilir ki? Tamamen serbest her zaman olmuyor, patronunun sana anında ulaşmak istediği anlar oluyor, o saatlerde senin işinin başında olman şart oluyor. Tamamen serbest bu pek mümkün olmuyor.

    • oniki @oniki

      @alipektas Patron sizle işbaşı anlaşabilir, ya da zamanınız satın alabilir. Gerisi ayrıntı.

      Yani, patron sizin 45 saatlik çalışmanıza para ödüyor, o şekilde saatinizi almış, siz ben işi 10dk'da bitirdim, boş oturuyorum da diyebilirsiniz, ya da gerçekten yaptığınız işi 100 kere daha kontrol edebilirsiniz, ve aldığınız maaşı (saat karşılığı olduğu için) hak edersiniz. Saat karşılığı anlaşıp, sonra 'işim bitti' diye boş oturan kişi hak yiyordur. İş bitmez 😀

    • Tai per Dog Un @alipektas

      @oniki İş etiğini bi siz bilmiyorsunuz ya hani, öyle de düşünmek lâzım gelir. Boş oturmuyorum elbette ama aynı işi 100 kere kontrol etmek boşa çalışmaktır pratikte. Ayrıca sorumun cevabı bu değil, istismar neresinde 11:00 - 16:00 çalışmanın?

    • oniki @oniki

      @alipektas Eğer ücreti yine saat-başı alacaksanız, bana göre de olması gereken birşey, part-time çalışma benzeri. İstismar şu: eğer normal tam ücret alıp, nasılsa iş yapmadığım saatler gelmeyeyim hiç diyorsanız, buna öncelikle patronu inandırmak zor olur. Ama daha önemlisi bu bir süre sonra normal olur bu defa 12:00-15:00 çalışayım dersiniz. (Siz derken çoğunluk, kurunun yanında yaş da yanıyor). Çözüm saat-başı değil iş-başı anlaşmak.

    • Tai per Dog Un @alipektas

      @oniki Yahu 45 saati değiştirmeliyiz deyip 45 saate göre hesaplanan ücretlendirmeyi aynı bırakalım demiş olabilir miyim? Bu şekilde zaten bizzat bana yani çalışana zarar, belli ki saatler değişince kalan konuları da ona göre güncellemeyi kastetmişim, lafın tamamını yazmam gerekmiyor ya böyle şeyler için. İstismar konusunu hâlâ anlayamadım, ne alaka yaa. Bir süre sonra daha fazlasını isterler nası bi mantık. Zam da istemeyelim o zaman? Bir süre sonrada daha da fazla zam isteriz. 😀

  • kemal @calimera

    Bunu deneyimleme fırsatım olmuştu bir şirkette. Remote çalışıyordum sağolsunlar saatler konusunda da esnek bırakıyorlardı beni, çocuktan dolayı da saatlerim değimişti. Dediğin gibi 11:00 gibi başlıyordum 16:00'ya kadar ara vermeden çalışıyordum. Akşam da çocuğu uyutup 22:00'de oturup gece yapılacak planlı çalışmaları hallediyordum. O dönem çok ciddi miktarda iş yapmama rağmen beden sağlığım falan çok daha iyi durumdaydı.

  • Rj0lnir @rj0lnir

    Bu bir kısır döngü 🙂 Çalışana sor işverenden ve çalışma şartlarından şikayet eder, işverene sor çalışandan ve işlerin yapılmamasından şikayet eder. Sonuçta herkes kendi çıkarını düşündüğünden bu düzen değişmez, kim kime ne kadar .....sa o kadar iyi hissetmeye devam eder.
    Ben de kesinlikle çalışanların rahat bırakılıp yapılan işe bakılması taraftarıyım ancak o çalışma disiplinine sahip çalışan bulmak da çok zor gerçekten.

    • Tai per Dog Un @alipektas

      Tam da öyle değil bence yaa, mükemmeli sağlamayı iddia etmiyorum yani optimumdan bahsediyorum. En iyisini yapamayacağız diye daha iyisini de yapmamalıyız mantığı doğru gelmiyor bana. Her zaman gelişme olur, adım adım ya da tek adımda devrimsel fark etmez.

  • Recai @recai

    turkiyede mumkun olsada insanlari evden calistirmak istemezler. hem suistimal cok olur, hem de yöneticiler teams/zoon uzerinden yeterince ego tatmini yapamazlar

    • Tai per Dog Un @alipektas

      İyi denetimle suistimali ortadan kaldırırsın. Ha evden çalışmak ayrı olay, verimlilik için şart değil bence. Söylediğim ofiste çalışma için de geçerli bu arada, sabahın köründe değil de 10:30'da ofise gidebilir herkes misal. Harıl harıl çalışıp işini bitirip 16:00'da da paydos eder. Yetiştiremeyenin de bahanesi kabul edilmez bizzat iş kimsenin yetiştiremeyeceği kadar ağır vs. değilse tabii.

    • Recai @recai

      @alipektas ofis calisanlarinin cogu isini evden rahatlikla yapabilir, yeterki ciddiyetle davransin, uzaya roket kaldiran adamlar evden calisirken, iki tane musteri siparisini gecmek icin gökdelenlerde oturmaya gerek yok. iscide ciddiyet olmadigi gibi, patron egosunu uzaktan tatmin edemez, uzaktan tatminle is bitseydi, bazi seylere de gerek kalmazdi 🙂

  • protego @protego

    Bu konuda Avrupa ve Amerika'da birçok farklı şirketin(birçoğu bilişim alanında) deneme yaptığının haberlerine defalarca denk geldim. Çalışanlardan bazı deney grupları belirleyerek hem 4 gün çalışmayı hem de çalışma saatlerinin azaltılması denendi. Hepsinde ulaşılan ortak sonuçlar; çalışma saatinin azalmasına rağmen verimliliğin artmasından dolayı daha fazla iş bitirilmesi, çalışan bağlılığının artması, izin alımının azalması, çalışan mutluluğunun artması vs. Hiçbir dezavantajı olmadığı gibi birçok farklı konuda hem çalışanlar hem şirket açıdan avantajlı. Her denk geldiğim haberde bulgular aynıydı. Bu şirketlerin kaçı bunu genele yaydı, kaçı devam etmedi bilmiyorum. Çalışma saati ile verimlilik ters orantılıdır. Ama bunu eski kafalı yöneticilerin anlaması pek mümkün değil. Daha çok çalışmak değil verimli çalışmak önemli. Bu konuyu üniversitede gördüğümüzü de hatırlıyorum, hocanın anlattığı şeyleri yıllardır bu şekilde haber olarak okumak yeterli kanıtı sağlıyor zaten.

  • awacs7n @pesatalim

    45 saat standart iş mi olur hocam? devletin olaya el atması gerek. fırsatını bulsa 70 saat çalıştıracak kodamanlar. geçmişte 56, bazen de 60 saate yakın çalışıyordum haftada.

    gençtik vs derken biraz tecrübe kazanıp kaçtım hemen. şu anda 35 - 39 değişiyor, belki çok kazanmıyorum fakat ruh sağlığımı koruyorum.

    nadir de olsa 40 ı geçtiğim oluyor, gün içerisinde çok tahammülsüz oluyorum bu sefer de.

    • Tai per Dog Un @alipektas

      Fazla çalışmanın verimsiz olduğunu idrak edemiyorlar cidden, bireyin vaktini gününü ne kadar alıkoyarsan o kadar işinden soğutursun. İstisnalar vardır tabii ama genel insan doğası bunu gösteriyor bize yani. Oyun oynarken bile o kadar süre zor yaa, sürekli farklı bir şey deneyimlediğin über bi oyun olur belki öyle.

  • Chevron @chevron

    ben yarım saat surf etmeden açılamıyorum.