Ben Mesut Çevik'in @mesutcevik bu yaklaşımına pek katılmıyorum açıkçası. Yani kendinizi nasıl kurtaracağınız konusundaki yaklaşımı kesinlikle doğru, o kısma tamamen katılıyorum, özellikle maddi imkanları çok kısıtlı bir aileden gelip kendini en azından bugün itibarıyle kurtarmış bir kişi olarak. Ancak maalesef kendini kurtarmakla olmuyor işte. Mesut Çevik de ülkenin halinden bahsettiği için bunu söylüyorum. Bu öğütleri tutup başarılı olabilecek insanlar yine bir azınlık sadece, ki onlar zaten bu videoya ihtiyaç duymadan da başarılı olur. Çünkü toplumun büyük bir kesiminin kendini öne çıkaran, kalabalıklardan ayıran bir becerisi, yeteneği ya yok ya da ortaya çıkmamış. Bu bir küçümseme falan değil ha, anlatmaya çalıştığım, çoğunluğun sadece normal olması gibi bir durum var, doğal olan bu. Ama işte bu normal insanların da sıradan işlerde çalışarak insanca yaşaması mümkün değilse, bir kısım insanın kendini kurtarması, o kendini kurtaranlara da güzel bir hayat sağlamaz.
Burada bilenler vardır, Dubai'de yaşıyorum bir süredir, buraya gelmek için baya uğraştım zamanında. Arkadaşlar ben Türkiye'de iken de başarılıydım, iyi bir işim vardı, kendimi az çok kurtarmıştım. Mesela Mercedes C200 model şirket arabası kullanıyordum. Ama sabah işe giderken, hele de akşam dönerken o trafik benim hayat enerjimi emiyordu. Kendimi kurtarmış olsam da toplumun çoğunluğu bambaşka bir noktada olunca maddi imkanlar, başarı falan size insanca yaşama imkanı vermiyor aslında, daha da ötesi çocuklarınız için duyduğunuz kaygıları azaltmıyor. Çünkü kaygılar maddiyattan ibaret değil.
Gelişmiş ülkelerle gelişmekte olan (yani fakir) ülkelerin en büyük farkı ortalama vatandaşın yaşam koşullarında ortaya çıkar. Bir yanda makul bir hayat yaşanabilirken bir yanda hayatta kalma mücadelesi verilir.
Velhasıl kendimizi kurtarmasına kurtaralım da, asıl kurtarmamız gereken toplumun çoğunluğu. Atatürk'ün yapmaya çalıştığı da buydu, toplumun her kesiminin hayatını iyileştirecek hamleler yapmış.

2. paragraf çok doğru
Bakın ne güzel kendinizi kurtarmışsınız 🙂 Eğer kendinizi kurtarmak yetmiyor ülkeyi kurtarmalı gençlik diyorsanız dönüp çalışmaya başlayabilirsiniz hemen. Gençlere sürekli ülkeyi kurtaracak sizlersiniz diyorlar da gençler önce bir kendilerini kurtarsınlar. Kendilerini dev aynasında görmeleri hem kendilerine hem de çevrelerine zarar.
Kendilerini kurtarıp isterlerse sonra ülkeyi kurtarmaya çalışırlar ister sizin gibi yurt dışına çıkar keyiflerine bakarlar.
En sevdiğim yorum, dön gel o zaman 🙂 Aslında daha uzun yazmıştım ama sildim kalan kısmını. Ben kurtarılabilir noktanın geçildiğini düşünüyorum. Daha fazla yazarsam siyasete girmem gerekecek.
Ayrıldığımda 39 yaşındaydım zaten, öyle görmüş ve karar vermiştim kendim için. Gençliğe siz kalanları da kurtarmalısınız demiyorum. Belki haklıyım, belki değilim, o yüzden ortada bıraktım yazının sonunu.
@emrah-ozturk Sakın gelmeyin hocam sakın he sakın.
@emrah-ozturk Hayır ben dönün gelin de demiyorum. Kendinizi kurtarmışsınız işte şimdi gençlerden ülkeyi kurtarmalarını neden bekliyorsunuz ki? Bırakın insanlar aynı sizin gibi önce kendini kurtarsın.
@mesutcevik Öyle bir şey demiyorum ki, yukarıdaki yorumumda da yazdım.
Mesut Çevik nasıl bu düşünceye düştü acaba ? Tıp okusan da mühendis olsan da metro da bıçaklanıp ölebiliyorsun. Türkiye böyle bir yer. Adam kendini geliştirmese tıp veya mühendisliği nasıl kazanıcak ?
Kendi gelirini sosyal medya üzerinden kazanıp, geçmiş yıllarda bilgisayar topluyordum. Kasa taşıyordum diye avutma hocam. Eğer hala teknik eleman olarak çalışmaya devam etseydin şuan bu durumda olamazdın. Samsung sana televizyon veya buzdolabı göndermezdi.
Hayatlar zorlaştıkça hayaller basitleşir denilmişti trtbelgesel kanalında bir belgeselde @mesutcevik . Videodaki her cümlene sonuna kadar katılıyorum.
Doğru yaklaşım, sadece Dubai örneği çok da iyi değil, ama burdan iyidir. Gelir ve başarı çok önemli olmuyor. Sabah işe giderken emniyet şeridinden önünüze kıran bir ayı o günkü enerjinizi sömürmeye yetiyor.
Ya da oturduğunuz sitede yürüyüşe çıkmışken, kendi yaşından büyük BMW arabasının kulak patlatan egzoz sesi ile site etrafında tur atan veledi zina hafta sonunuzu mahvedebiliyor.
Yani, Türkiye’de başarılı olmak önemli, ama günün sonunda etrafınızdaki insan kalitesi de, yaşam kalitesi de belli. Küçük illerde imkan yok, standartlar düşük. Büyük illerde trafik, kaos.
Dubai'yi ziyaret etmekle yaşamak arasında epeyce fark var, biz oldukça mutluyuz burada. Huzurlu ve güvenli. Mükemmel yer yok zaten.
Bahsettiğiniz örnekleri, hatta iyice tuhaf olanları yaşadım ben de çok. En çok canımı sıkan da şikayet edince polisin gelmesi ama neredeyse hiç bir şey yapmamasıydı. Hadi adam davar, bari devletin emniyeti bir şeyler yapsa, o bile yok.
@emrah-ozturk Dubai’de fazla kaldım. Kesinlikle kötü değil ama trafikte bazı bölgeler kötü. Bir de sıcak... Bana göre değil. Ama güvenli, hatta çok ama çok güvenli.
Katar Dubai’ye göre yaşaması daha zor. Yalnız inanılmaz güvenli. İlk ziyaret ettiğim dönemlerde, bizim ordaki müşterinin (arkadaşımız, kaç yıl oldu) yanında 40.000 usd vardı. Arabanın kol dayama yerine koymuştu (içine). Neyse bir de çekler falan vardı, 100-200 bin USD’den fazla. Toplantıya girecektik, Mecidiyeköy kadar olmasa da merkezi bir yere gittik. Binanın önüne park ettik, arabadan indik. Araba çalışıyor. Dedim “arabayı kapatmayacak mısın?” “Yok çok sıcak olur gelince” dedi. Dedim “Imran para var orda yüklü :)”. “Bir şey olmaz” dedi. Çıktık, 2 saat sonra geldik. Araba ve para yerindeydi.
Ara ara konuşuyoruz. Hepsi aynı şeyi diyor, “güvenli”. O çölde adamlar huzuru bulmuş. Biz bulamıyoruz.
@spectrum Evet popüler yerlerinde çok trafik var. Benim iş yerim şehrin biraz daha dış tarafında, evi de oradan tuttum, müstakil, okul da evin yanında, yürüyerek gidiliyor. İstanbul'da imkansıza yakın böyle bir düzen kurmak. Bir yere gitmek istersem de en fazla 25 dakika sürüyor. Ama İstanbul gibi bazen 25 dakika bazen 2 saat değil, 23-28 arası 🙂 Ve trafik hiç yormuyor, germiyor. Güvenlik de çok sert önlemlerle sağlanıyor aslında, bilirsiniz siz de. Sıcakların en yüksek olduğu zamanlarda da Türkiye'de oluyoruz daha çok, yazlık ve İstanbul arasında, ve İstanbul'da turist olmak çok güzel.
Tabi buranın da geleceği meçhul, başka yerlere taşınma seçeneklerine bakmaya başladım, ve her yerin kendine göre zorlukları var. Nereye gidersem gideyim buradaki rahatımı arayacağımı anladım.
Bu güzel yazıyı nasıl atlamışım ben 🙂 Şu paragraf Türkiye'de yaşamanın zorluğunu özetliyor:
"Gelişmiş ülkelerle gelişmekte olan (yani fakir) ülkelerin en büyük farkı ortalama vatandaşın yaşam koşullarında ortaya çıkar. Bir yanda makul bir hayat yaşanabilirken bir yanda hayatta kalma mücadelesi verilir. "
Sen kendini istediğin kadar kurtarmış ol, paran pulun ortalamanın epey üstünde gelirin olsun, lüks/elit bir semte güzel bir yerde yaşa ama iş için okul için dışarı çıktığında karşılaşacak bir tane davar seni hayattan soğutabileceği gibi hayattan da koparabiliyor.