Çernobil dizisini izliyorum. İlk 3 bölümü bitirdim. Ne kadar pis birşey bu nükleer patlama. İzlerken içim acıyor, kötü oluyorum insanların yaşadıklarını görünce. Bizim gibi ülkeler için fazla bu nükleer santral felan. Yapılacaksa da yapımı ve işletmesi Almanlara, Japonlara felan verilmeli, Ruslara değil. Bizde zaten ne o iş ahlakı var, ne de o işi yapabilecek sabır. #Chernobyl
Teknoseyir gündemi
#TeknoYardım#wolverine#DubleksPC#AceCombat8#gog#THERMALTAKE#ILL#GOW#şirket#controlSon bir saat içinde 123 ziyaretçi, 18 kayıtlı kullanıcı giriş yaptı.
- © 2026 TeknoSeyir
- Hakkımızda
- İletişim
- Kullanım Koşulları
- Gizlilik Politikası
- Sosyal Ağ Kuralları
- RAM desteği bilendenal.com tarafından sağlanmaktadır.
- Sunucu desteği DGN Teknoloji tarafından
sağlanmaktadır.
Kim yaparsa yapsın veya işletsin mükemmel olmayacaktır fakat bu tüketim çılgınlığı icin gerekli
Gerekli evet ama yapılacaksa en ufak ayrıntısına kadar dikkat edilmeli. Gerekirse farklı ülkelerden bağımsız kurumlarca denetlenmeli. Özellikle bu denetim işini kendimiz yapacaksak ne olacağını az çok hepimiz tahmin edebiliriz. Çalışanların seçimi de çok önemli. Onun bunun yeğeni diye işe alınırlarsa vay halimize. Konu Türkiye olunca artık hiçbir şeye güvenesim gelmiyor 🙁
Hiçbir zaman güvenli olmayacak, somut olarak işlenemeyen bir kaynak; ucunu bir kere kaçırdınız mı yakalamanız imkansız.
Bu arada görmediysen benim çektiğim fotoğraflarım bir kısmına ekteki linkten bakabilirsin.
2 yıl önce gitmiştim ben
https://photos.app.goo.gl/AyiEyMbazAdWFUhW6
Görmüştüm fotoğrafları. Kütüphanemde ekli idi. Açıp bir daha bakıyım en iyisi. Bu arada diziyi izlemeden önce bende heves ediyordum ama izledikten sonra gidebileceğimi sanmıyorum. Bilmiyorum çok mu ciddiye aldım ama zaten aklımda olan bir konu olduğundan çok etkiledi dizi.
@hamdi korkacak bir durum yok. Suan bir tehlike arz etmiyor.
@fatihy tehlikeli olduğundan değilde 😀
@fatihy 2015 de tekrar radyasyon sizintisi baslamis sonra ustunu kapattilar, Yuksek radyasyonlu bolgeler var girilmesi yasak
İzlerken mideme kramp giriyor, baş ağrısı başlıyor.
Bende de aynı 🙂
Ben izlerken kanserden kaybettiğimiz akrabalarım ve yakınlarım geldi aklıma. Bir de Kazım Koyuncu. Doğu karadeniz’li olduğum için buralarda yaygın maalesef kanser vakaları. Yaşadığım ilçede çekilmiş şöyle bir kısa film var, izlemeni tavsiye ederim: https://youtu.be/befJ9l7hWKo
Durumu öngörmek için nükleere gerek yok kocaeli-dilovası gerçeği var kanser oranları 33 kat daha fazla normale göre.
Neden öyle bir durum var orda?
@hamdi bu konuyla ilgili uzun yıllardır meclis araştırması yapılıyor bir halk sağlığı hocamız bu araştırmanın başındaydı oradaki binlerce tesisin üretim ve atık yönetimini incelediler halkın yaşadığı bölgelerden örnekler almışlardı. Birincisi sanayi ile yaşam bölgesi arasında gerekli uzaklık bulunmaması, ikincisi ise atıkların özellikle baca gazlarının denetimsizliği ve üretinde kullanılan yasaklı maddeler, üçüncüsü ise dekontamine edilmeden atık suların doğaya salınması olarak anlatılmıştı. Ama dikkat çeken kısım dilovası osgb yöneticilerinin durumun farkında olması ve ses çıkaramamalarıydı, kapasitenin üzerinde sanayi olmasına rağmen yeni işletmelere izin verildiğini söylüyorlardı. Araştırmayı yapan hocamız sonuçları basınla paylaştığı zaman büyük olay olmuştu, halkı paniğe sevk etmekle suçlandı ki basına yansıyan buzdağının görünen kısmıydı. Biz fakülteye başladığımızda dilovasına gittik yaşam mahallerinde nefes alınmıyordu, arabayla otobandan geçerken dahi genziniz yanar.
@eamedic Türkiye'de kim bilir kaç yer var öyle 🙁 Biz daha sanayi atıkları kontrol altında tutamazken ne cesaretle nükleere giriyoruz anlam veremiyorum maalesef.
@eamedic ben araçla geçerken klimayı iç dolaşıma alıyorum Dilovası bölgesinde 🙁
@onay-kalkan aynen hatta gelmeden önce almak lazım.
@eamedic aynen, yaklaşınca iç dolaşıma alıyorum, geçtikten biraz sonra da eski haline getiriyorum.
Nükleere değil, Türkiye’de nükleer santral kurulmasına karşıyım. Yeterince verimli olduğunu düşünmeme rağmen tren rayı döşemeyi, döşenen rayları denetlemeyi beceremeyen bir yönetimimiz var. Açıklamalar ise kazalar kadar dehşete düşürücü. Başka sektörlerde kazalar da var, henüz hiçbirinin sorumluları içeride değil.
Soma , Çorlu , Pamukova ve daha niceleri. Birileri zengin olacak diye alınacak tehlike değil.
Ben de aynı şekilde düşünüyorum. O olgunluğa erişemedik ülkece. Basit sosyal sorumluluk ve davranışlardan yoksun insanlar var hala.
Sonuç olarak kimse güvenmiyor ama siyasi bir mesele haline geldiği için geri dönüş imkanı görünmüyor 🙁
Dediklerine katılıyorum ama, eğer bir ülkeye nükleer santral yaptıracaksan, o ülke aksine Rusya olmalı. Yaşanan kazadan ötürü, diğer tüm ülkelerden daha çok tecrübeye sahipler.
Buna ek olarak bak Karadeniz kıyısında bu santral. Bir şey olursa buna, sende yanarsın Rusya deme şansın var =) Elin Japonu takmaz alakasız bir kıtadan seni.
Doğru bak 🙂 Düşününce buda mantıklı geldi. Ders almışlardır heralde.
@stormeagle @hamdi @yhackup Barents denizinde teknik bir problemden dolayı batan rus denizaltısı olayına (kursk faciası) bakarsak pek ders almışlar gibi gözükmüyor. Yine aynı hareketler: faciayı gizlemeye çalışmalar, batıdan gelen yardım taleplerine aynı gerekçelerle (aman yanlışlıklarımızı kusurlarımızı görmesinler) reddetmeler... Bu olay 12 Ağustos 2000 yılında oluyor.
Bkz: https://www.wikiwand.com/en/Kursk_submarine_disaster
@yhackup İşte bu yüzden karşıyım ben. Bizim ülkemizde çok daha fenaları olur. Çernobil zamanında bakanlar televizyonlarda "bakın ben içiyorum bir şey olmuyor" diye çay içmişti falan.
İnşaatta unutmuşlardı da çubuğu işçi eline almış, evine götürmüştü
http://www.cumhuriyet.com.tr/m/haber/turkiye/698118/Tesbih_sandigi_radyoaktif_madde_hayatini_karartti.html
Dün bende izledim bitirdim,5.bölüm sonunu gördükten sonra dedim bu ülke böylesi büyük sorumluluk gerektiren bir işte imkanı yok olmamalı.O mühendislerin vb. adamların ilk davranışları korku,tedirginlikten veya egolarından oldu,ülkede de aynı durum var.Türkiye cennet gibi vatan Rüzgar,Güneş,Baraj türü enerji kaynakları yeterli bize onları geliştirelim bence.
Kesinlikle katılıyorum.
Onları iyi muhafaza edersen patlama imkanı yok ki. Santral sürekli aktif bir yer. Önemli noktalarda ufak hatalar bile çok şeye maloluyor.
O dönemde Sovyet Rusya'da çalışan Türkiye'den bir gazeteciyle şöyle bir program yapılmış tam da bugün, izlemek lazım: https://www.youtube.com/watch?v=YO6BmT-6Xfc