internetten alınca kargo fiyatı biniyor, normal değil mi?
https://www.nber.org/system/files/working_papers/w18017/w18017.pdf
Tamamen şehir efsanesi değil ama 'pazartesi üretilen araba sorunlu olur' diye genellemek yanlış. 188 binin üzerinde otomobilin üretim verisini inceleyen bir çalışmada pazartesi günlerinin hata oranı diğer iş günlerinden ortalama %6 civarı daha yüksek bulunmuş. Muhtemel sebep hafta sonu sonrası hat/çalışanların yeniden devreye girmesi. Ama model yılı başlangıcı, vardiya, üretim hattı ve kalite kontrol gibi faktörler çok daha önemli. Yani pazartesi üretim tarihini görünce arabadan kaçmak için bilimsel bir gerekçe yok.
@pesatalim Hocam bence asıl mesele bisikletin sertliğinden çok pozisyon. Ellere fazla yük binmesi ve 45 dakika civarında belde uyuşma başlaması, özellikle sele yüksekliği değişince bunun da değişmesi, bana doğrudan fit sorununu düşündürüyor.
Bacak boyuna göre sele ayarlamak sadece başlangıç noktası. Sele yüksekliği, setback, gidon yüksekliği/reach ve hood pozisyonu birlikte değerlendirilmeli. Esnekliğinin düşük olması da yarış geometrisini uzun süre taşımayı zorlaştırabilir.
MTB'de 5-7 saat rahat edebilmiş olman da önemli; demek ki vücudun daha dik ve kısa pozisyonu seviyor. Bu yüzden Defy, Domane, Endurace gibi endurance modelleri senin kullanımına daha uygun olabilir.
Hele 200 km hedefliyorsan, 2 km/h daha hızlı ama 80. kilometrede belini ve ellerini bitiren bisikletten ziyade, 200 km boyunca üzerinde kalabildiğin bisiklet çok daha hızlıdır.
Ben olsam önce mevcut bisiklete düzgün bir bike-fit yaptırır, sonra hâlâ sorun varsa endurance'a geçerdim.
yıllardır TDK'yi takip etmiyorum, kafalarına göre kurallar uydurup sonra canları sıkıldıkça değiştiriyorlar. daha naif ile nahif arasındaki anlam farkını bilmeden arapçadan gelen çelimsiz anlamındaki nahif ile fransızca saf anlamındaki naive kelimelerini tek kelimede birleştirip çorba yapan bir kurumun takip edilecek yeri yok benim gözümde. peki o kurumu takip etmeyip ne yapıyorum, kelimenin kökenine ve diğer dillere gidiyorum, oradaki okunuşlarını benimsiyorum. bu kelime de italyanca macchina'dan geçtiğine göre doğrusu makinadır. kelimenin çıkışı ingiltere olsa makine derdik, fransa olsa maşine. çıktığı dildeki okunuşu bilirseniz hangi dilden geldiğini de bilirsiniz, böyle böyle yabancı dil kelime hazneniz de genişler.
Konfor sıkıntısından kastın tam olarak nerede olduğunu ayırmak lazım. Popo mu acıyor, yoksa boyun, omuz, dirsek, bilek, eller veya bel tarafında mı problem var? Çünkü çözüm her biri için farklı.
Popo kaynaklıysa pedli tayt ciddi fark yaratabiliyor. Ben de başlangıçta tayt konusunda çok sıcak değildim ama uzun sürüşlerde konfor açısından faydasını göz ardı etmemek lazım. Ancak boyun, dirsek, bilek ve bel gibi bölgelerde sorun varsa ilk bakacağım yer bisikletin kendisi değil, **bike-fit** olur. Sele yüksekliği, reach, gidon yüksekliği, gidon genişliği, sele konumu ve özellikle vücudun gidona ne kadar yük bindirdiği çok şeyi değiştirebiliyor. Esneklik ve core kuvveti de işin bir parçası.
Yarış odaklı bir kullanımın yoksa endurance kadrolara yönelmeni kesinlikle tavsiye ederim. Son birkaç yılda farklı bisikletler kullandım; Carraro 3.2, Storck Aerfast gibi daha performans/aero karakterli bisikletlerden sonra bile uzun sürüş konforunda endurance geometrinin avantajını daha net hissediyorum. Hatta geçmişte kullandığım B'Twin 520'nin verdiği konforu hâlâ bazı daha pahalı bisikletlerde arıyorum. 🙂
Aero ve yarış geometrisinin bedeli olabiliyor. Bisiklet hızlandıkça her şey daha sportif ve tepkili hâle geliyor ama özellikle 40–50 km sonrasında pozisyonun vücuduna yük bindiriyorsa bunun bedelini hissediyorsun.
Bence Giant Defy gibi endurance modellerine bakman mantıklı. Ama yalnızca kadroyu değiştirerek sorunun tamamen çözüleceğini düşünme. Aynı bisiklette küçük bir fit değişikliği bile dirseklere ve ellere binen yükü ciddi şekilde azaltabiliyor.
Benim de özellikle uzun süre aero/performance odaklı bisiklet kullandıktan sonra bel tarafında sorunlar ortaya çıktı ve geçtiğimiz ay iki fıtık teşhisi kondu. Bunun tek sebebinin bisiklet olduğunu söylemek doğru olmaz; ancak bu deneyim bana bike-fit konusunun kesinlikle “ince ayar” olarak görülmemesi gerektiğini gösterdi.
40 km civarında başlayan rahatsızlığı ben olsam şu sırayla incelerdim: bike-fit → temas noktaları (sele/gidon/ayakkabı) → kadro geometrisi → kondisyon ve esneklik. Bisikleti değiştirmek ancak bunlardan sonra gelecek bir adım olur.
https://teknoseyir.com/durum/1733689
2 yıl önce ofiste alma dediler, burada alma dediler, aldım, iyi ki de almışım 🙂
bisikletçiyim, incecik lastiğin tanesine 7k veriyorum, içim acıyor ama diğerlerinin kalitesini tecrübe edince parasına kesinlikle değdiğini anlıyorum.
https://ugurbisiklet.com/products/continental-gp5000s-700x28c-tubeless-dis-lastik-c0101867
Son bir saat içinde 318 ziyaretçi, 108 kayıtlı kullanıcı giriş yaptı.
@elixir işte serbest piyasada bu tarz yüksek kar marjı gören birinin buraya girip 624 tl'den satışa ürün koyması gerekir.