İstenilmeyen SMS ve Sesli Aramalar

Sizlerin de bildiği gibi bazı firmalar SMS ve sesli aramaları reklam yapmak için kullanabiliyor. Aynı zamanda bu iletişim yöntemleri dolandırıcılık amacıyla da kullanılabiliyor. Hepimiz istenilmeyen bu iki ileti yöntemi ile defalarca rahatsız edilmişizdir.  Ancak bu konuda bizi koruyan (her zaman düzgün işlemese de) bir sistem var.  https://tiss.gtb.gov.tr/  Bu sistem 2015 yılında "Ticari İletişim Ve Ticari Elektronik İletiler Hakkında Yönetmelik" kapsamında hizmete girdi. TİSS, ilk yıllarında düzgün çalışmıyordu fakat son yıllarda daha işler vaziyette olduğu görünüyor.

 

Ticari iletilere ait geri bildirim yapmanın bu iletilere maruz kalacak yaşlılarımız ve diğer dezavantajlı yakınlarımıza karşı sorumluluğumuz olduğuna inanıyorum. Çünkü bu kişiler telefon ile yapılan dolandırıcılık yöntemlerine karşı bizlere göre çok daha savunmasızlar.  Geri bildirimde bulunan kişilerin sayısının artması, istenmeyen ileti gönderen şahıslar için  caydırıcı olacaktır.

 

Bu sebeple fırsat bulduğumda geriye dönük telefonumdaki istenmeyen iletileri tarayarak başvuruda bulunuyorum. Sistemin devreye girdiği 2015 yılından bu yana 80 civarında başvuru yaptım. Son bir yılda yaptığım başvuruların görüntüsü aşağıdadır.

Görselde de göreceğiniz gibi son zamanlarda yaptığım başvuruların çoğunda suçlu görülen firmalar ceza aldı.

Dikkat etmeniz  gereken bazı püf noktaları belirteyim:

 

  1. Ekran görüntüsü yükleme: Sesli arama için de SMS için de başvuru yaparken sisteme, ticari iletiye ait  telefonunuzdan aldığınız ekran görüntüsünü  yüklemeniz gerekiyor. Bunu yapmazsanız da başvurunuz sistem üzerinden tamamlanıyor ancak daha sonra Ticaret İl Müdürlüğünce ret ediliyor.
  2. TİSS sisteminde bir tasarım hatası var bence.  Sisteme ekran görüntüsünü gözat tuşu ile yükledikten sonra görseli web sayfasında görüyorsunuz. Ancak aslında yüklenmemiş oluyor. Bu sebeple başvurunuz ret ediliyor. Resmin gerçekten başvuruya aktarılması için tekrar  kırmızı ile işaretlediğim yükle tuşuna tıklamanız gerekiyor.

3. Geçmişte bazı Ticaret İl Müdürlüklerinin dosyaları geçersiz bahanelerle kapattıklarını gördüm. Bu bahaneler; firmadan hizmet almaya devam etmem (böyle bir durum yoktu), iletinin yönetmelik kapsamında olmaması (böyle bir durum yoktu) idi. Bazı il müdürlüklerin tüm başvuruları dikkate alarak sonuçlandırdığını, bazılarının ise kendilerine düşen başvuruların tamamını ret ettiğini gördüm.  Bu durumda CİMER den il müdürlüğüne başvurum ile ilgili ayrıntılı bilgi göndererek hangi sebeple ret edildiğini sordum. Sonunda ise bahsettiğim il müdürlükleri de başvuruları sonuçlandırmaya başladılar.

 

 

 

Şu an için TİSS in işe yaramadığı ileti türleri şunlar:

  • Yurtdışından yapılan aramalar ve SMSler
  • Flash SMS ler

Umarım bu yazı İstenmeyen iletilerin azalmasında küçük de olsa faydalı olur.

Saygılarımla

BeğenFavori PaylaşYorum yap

"önünde sonunda" diyenlere sinir oluyorum ya 😀 Bir de doğru kullanımın bu olduğunu iddia etmiyorlar mı 😀 Çünkü diyorlar ki: "eninde sonunda ne kadar saçma, bir şeyin eniyle sonu ne alaka? önüyle sonu alakalı ama".

Aslında "eninde" kelimesi genişlik anlamında olan "en" değil. Sıfat olarak kullanılan "en". En büyük, en güzel, en pahalı, EN SON.. gibi. "Eninde sonunda" öbeği de "en-inde son-unda" şeklinde türetilmiştir. "En son" öbeğinin anlamını vurgulamak için türetilmiştir. Önünde sonunda ise bunu bilmeyenlerin son yıllarda uydurdukları bir şeydir. Kötü olan kısımsa, duyar kasmaya çalışıp yanlış bir şeyin doğru olduğunu savunuyorlar. Ve bu durumu yeni çıkan kitaplarda, tiyatrolarda, "edebiyat insanı" diye geçinenlerin gazete yazılarında bolca görüyoruz 🙂 Madem bilmiyorsunuz, araştırmasını yapıp öyle iddiada bulunun 🙂 Yaşar Kemal'in, Aziz Nesin'in, Orhan Pamuk'un eserlerine baksalar zaten "eninde sonunda" olarak kullanıldığını da görecekler... TDK'ya bakarsak iki kullanım için de örnek verildiği gözüküyor.

Bu "eninde sonunda" kullanımı zamanla kendi kendine "önünde sonunda" diye değişse hiç sesimi çıkarmam. Diller zamanla değişir, zor kullanımlar yerini daha kolay kullanımlara bırakır, çağa ayak uydurur. Ama asıl kullanımı anlamadıkları için yanlış olduğunu sanıp değiştirmeye çalışmaları ayrı bir şey 😀

Bir de yeri gelmişken, sitede Gramer Nazisi diye ilan edildiğimin farkındayım 😀 Ama benim derdim işte Türkçemizi koruyalım bla bla bla değil. Benim derdim düzgün yazalım ki; anlam kayması olmasın, okuması zor olmasın. Yoksa öteki türlü cümleleri okurken insan zorlanıyor, geri dönüp tekrar okuyor anlamak için. Halbuki düzgün bir şekilde yazılsa, okuyan insan hızlı şekilde okur ve anlar. Ekstradan kendini odaklaması gerekmez. Yani "Türkçemize sahip çıkalım koruyalım kollayalım aman düşmanlar geliyor dikkat bizi bitircekler" gibi bir düşüncem yok. 🙂 Dünyada her şey değişir, zamana ayak uydurur. Dilin de geri kalan her şeyden ayrı tutulması için bir sebep yok. Dil de zamanla değişir ve gelişir. Ben burada konuşma diline yerleşen şekilde kullanımları destekliyorum. Türkçe'ye sahip çıkalım diye "sensör"e duyarga mı diyelim şimdi?. Kimse demeyecek zaten. Kimse bir ünlü görünce "hadi özçekim çekelim" de demeyecek. Zaten Türkçe'nin %20 kadarı Arapça ve Farsça kökenli kelimeler. Yani gidip de onlara ses çıkarmayıp, dünyadaki kültürel ve teknolojik değişimler dolayısıyla yeni türetilen kelimelere savaş açmanın anlamı yok. Kültürler arasında iletişim oldukça, kültürler arası geçişler de olacaktır ve doğal bir süreçtir. Kasmaya gerek yok 🙂

http://www.tdk.gov.tr/index.php?option=com_gts&arama=gts&guid=TDK.GTS.5aae6e740a2715.29984818

TÜRK DİL KURUMU

türk dil kurumu ana sayfası, türk dili, türkçe, sözlükler, güncel türkçe sözlük, yazım kılavuzu, büyük türkçe sözlük
BeğenFavori PaylaşYorum yap