2023 Hyundai i10 1.2 Elite AMT

Selamlar, Ağustos ayında aldığım yeni araç hakkında medyada çok fazla değerlendirme ve deneyim paylaşımı olmadığı ve birçok kişi için cazip bir otomobil olduğuna inandığım için düşüncelerimi aktardığım bir değerlendirme yazısı paylaşmak istedim.

İlk arabam olması konusunda hayal ettiğim modellerden biri olan Fiat 500 kadar havalı olmasa da ülkemiz şartlarında daha fazla önem arz eden kullanışlılık konusunda beklentilerin çok ötesinde bir otomobil. Bu yüzden de sürücü koltuğuna oturduğumda beni mutlu etmeyi başardı. Özellikle tek yaşayanlar ve büyük şehirde yaşayan çocuksuz aileler için cazip bir model olduğunu düşünüyorum. İkon haline gelmeden önce tasarımcıların hayal ettiği Leyland Mini aracının mantığını en doğru şekilde uygulayan modern A sınıfı aracın i10 olduğuna inanıyorum. Minikliğine karşın ironik biçimde size anlatmak istediğim ilk konu, aracın köşelerine çok yakın olan tekerleri sayesinde oturma alanında tatminkar olması. Bu durum arkada oturmanın daha rahatsız olacağını düşünen arkadaşlarımı şaşırtacak düzeydeydi. Arkadaki tek eksik ortada bir kol dayama olmaması ki bu tarz ucuz bir araçta en son düşünmem gereken şey bu olmalıydı. Bunun dışında arka yolcular için type - c çıkışı var ve kapı ceplerine 1.5 litrelik bir su şişesinin sığabileceği alan mevcut. Bunlar bu sınıfta çok iyi işlevler bence.

Sürücü koltuğunda gözüme çarpanlar ise yine bir hayli fazla ama her şeyi anlatmama gerek yok zaten mevcut olan incelemelerde bu detaylar anlatılmış. İlk kez otomatik araç kullanan benim için şanzıman deneyimi korktuğum kadar kötü değildi. Tabii bu araç otomatik değil siz zaten muhtemelen benden daha iyi biliyorsunuzdur bu tarz detayları. Zaten hemen 5. vitese atmaya teşne olduğu için gaza basma konusunda sakin biriyseniz sarsılma gibi durumlardan pek müzdarip olmayacaksınız. Manuel bir vites olduğu için uzun yol kullanımında yakıt kullanımı da çok ciddi düşüyor. Ben araçla bir kez Marmaris'e gittim geldim ve İstanbul'da trafiğe de girdim. 1800 kilometredeki ortalama yakıt tüketimim 5.8 litre. Dikkat zorluğu olan biri olarak hayatımda ilk kez İstanbul'da araç kullandığım için biraz tedirginim yoksa bu araca daha 0.2 litre kadar daha az yaktırmak mümkündü.

Şanzıman konusunda beni en çok zorlayan konu ise eğimli yerlerde paralel park oldu. Araç eğer freni bırakırsanız yokuş kalkış kendini bıraktığı noktada eğimli yöne doğru salıyor. Gaza dokunduğunuzda ise yokuş yönüne doğru çok ani atılabiliyor. Zaten park halinde de park vitesi olamayacağı için park ettiğiniz yönün tersine olan viteste bırakıyorsunuz. Ben açıkçası boşluğun az olduğu ve eğimli bir yere park etmeyi çok rahat sığacak dahi olsa göze alamadım. Eğimsiz durumlarda ise her şey çok kolay.

Araçta sözde tam ekran gösterge var ama bu doğru değil. Sadece analog kadranların yerine Casio saat tarzı göstergeler gelmiş. Yoksa asıl ekran alışılmış şekilde ortada dikdörtgen şekilde. Bir teknoseyir müdavimi olarak seveceğim gibi araçta fiyatından beklenmeyecek seviyede elektronik oyuncak var. Özellikle uzun yolda bunları kurcalayarak sıkılmadan yolculuk ettim. Sürüş asistanlarına dair adaptif hız sabitleyici dışında keşke olsa diyeceğim hiçbir şey yok. Ne var ki şerit takip ve tabela okuma gibi kapatmak isteyeceğiniz asistanları her sürüşte kapatmanız lazım. Ben tabela okuyucunun sürekli bip bip ötmesinden rahatsız değilim o yüzden benim için pek sorun teşkil etmiyor. Bir başka bahsetmek istediğim konu ise ilk kez kullandığım uzun far asistanı. Pek yeni bir özellik değil ama şaşırıp insanları kör etmesini bekliyordum ama etmiyor. Android Auto ve Apple Car Play'in kablosuz olması da büyük konfor. İncelemelerde gördüğüm kadarıyla bu özellik genelde kablo ile sunuluyor. Ancak Google Maps nedense arada sırada kayboluyor. Güncelleme ile bu sorun muhtemelen düzeilr ama şimdilik uygulamayı sürekli sıfırlamaktan yılarak kullanmaya başladığım Waze'den çok memnun değilim. Uzun yolda Google Asistan ile mücadele etmek ve neler yapabileceğini keşfetmek keyifli. İngilizce olunca Türkçe, Türkçe olunca İngilizce kelimeleri anlamaması insanı çileden çıkarıyor ama eğlenceli.

Son olarak bekleneceği üzere araç yüksek hızlarda oldukça hantal. Özellikle kalabalık otoban ortamında hızlanmayla şerit değiştirip geçiş yapmak bekleyeceğiniz üzere kolay değil. Neyse ki ben sol şerit kullanıcısı değilim. Bunun yerine Çine-Muğla arasındaki virajlı ve inişli çıkışı yolda aracı manuel'e alıp virajların tadını çıkarmaktan keyif aldım. Çok daha güçlü bir motoru destekleyecek seviyede yol tutuşa sahip olması sanki hiç fren kullanmadan her virajı tam gaz alabilecekmişsiniz hissi veriyor. Otomobilim hakkındaki düşüncelerim bu kadardı umarım araç hakkındaki beklentilerinizi oluşturmaya yardımcı olabilmişimdir. Unutmadan aracın bagajı bir tane büyük bavulu en ve yükseklik olarak bire bir alıyor yanında ise minik bir boşluk daha kalıyor.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 6 / 8

ASUS Zenbook Flip UX363EA 13.3

Youtube'da iPad Pro 12.9 videosuna paylaştığım yorumu inceleme olarak burada da paylaşmak istedim. Önemli teknik özelliklerden başlayalım:

İşlemci: Intel® Core™ i5-1135G7, 2.4 GHz 4 Çekirdek

Ekran: 13.3-inch, FHD (1920 x 1080) 16:9 OLED

RAM: 8GB LPDDR4X

Depolama: 512GB M.2 NVMe PCIe 3.0

Portlar: 1x USB-A 3.2 Gen 1 (Bu galiba 2.0'a denk geliyor), 2x USB-C Thunderbolt 4 (ekran ve şarj destekli), 1x HDMI 1.4

Buradan itibaren YouTube'da iPad Pro ile yaptığım karşılaştırmayı doğrudan buraya aktarıyorum:

 

Sizinle benzer bir şekilde yakın zamanda tüketim amacıyla iPad Pro 12.9 inç almayı ciddi bir şekilde düşündüm lakin benim kararım farklı oldu. Kararımı verdiğim süreçte aynı şeyleri değerlendirip farklı bir sonuca vardım. O yüzden kendi tercih sürecimi biraz anlatmak isterim. Öncelikle benim iPad almayı düşünüp sonunda satın aldığım cihaz Asus Flip 13 OLED oldu. Yalnızca tablet ihtiyacım varken bu cihazı almaya karar vermemin ise sebepleri şunlardı:

- Ergonomi: iPad almayı düşünmemin en büyük sebebi okulda defter olarak kullandığım Lenovo Thinkpad tab 10 tabletimdi. Bu tableti dokunmatiği bozulana kadar uzun süre klavyeli ve klavyesiz olarak not tutmak için kullandım. Ne var ki tablet kullanmanın bazı zorlukları var. Bu kılıflar ekranı istediğiniz açıda kullanmanıza izin vermiyor ve ekranın kaideden ağır olması devrilme riskini bir hayli artırıyor. Bu uzun süredir değerlendiriğim tablet alma isteğimi ultrabook'a çevirmemin en büyük sebebi.

- Kullanım: Asus Flip 13 Oled klasik ikisi bir arada türünden bir bilgisayar. Yani dokunmatik ekrana sahip ve herhangi bir standa ihtyaç duymadan sadece ekran tüketimine yönelik tüm ihtiyacı karşılıyor. iPad eğer kılıfıyla beraber bu cihazdan daha ağır olmasaydı benim için seçim yapmak çok kolay olacaktı. 11 inç versiyonunun da OLED ya da MiniLED sunmaması zaten onu bir seçenek olmaktan çıkardı. Ayrıca bilgisayarın yanında bir kalem de geliyor. Ekran 4096 basım hassasiyetine sahip olsa da Asus'un ücretsiz kalemi 1000'in hemen üzerinde bir hassasiyete sahip bu da Logitech'in kalemine benzer bir kullanım için gayet yeterli. Benim tablet kullanımım not alma dışında benzer bir şekilde evde laptop'ımın yanındaki ikinci cihaz olma gerekliliğini de içeriyor. Burada da yurtdışında Türkçe Q seçeneğini bulamadığım MX Keys Mini ile bire bir benzer olan Logitech K380 ve MX Master 3 ikilisi devreye giriyor. Logitech Options yazılımı sayesinde bu klavye ve fareyi hiçbir ayar yapmadan çift monitör kullanır gibi iki bilgisayarı da yönetmek için kullanıyorum. Son olarak bilgisayarı yatakta bir şeyler okumak ya da izlemek için de kullanıyorum. Burada herhangi bir devrilme riski içermeden kendisi stand görevi görebilmesi çok işlevsel bir hale alıyor. Çadır modunda OLED ekranıyla yatakta film izlemek sinema sistemine sahip olma ihtiyacı duymamamı sağlıyor. Son olarak Harman Kardon lisanslı ses sistemi iPad ile benze bir şekilde bu boyuttan böyle zengin ve güçlü bir sesin nasıl geldiğine şaşırtıyor. iyi bir para verdiğim oyun laptop'ım minicik ASUS'un sesinin yarısı zenginlikte ve güçte değil.

- Ekonomi: iPad'ten vazgeçmemi sağlayan bir başka sebep de sadece tableti alarak işin bitmemesiydi. Ne var ki kalem de yanında gelince tamamı alüminyum olan ASUS'a ne bir kılıf aldım ne de başka bir aksesuar. Kalem de yanında olduğu için sadece cihazı almak bütün ihtiyaçlarımı karşılamaya yetti. Sadece tablet ihtiyacı olan bir kullanıcıysanız ve diğer cihazlarınızda odağınız Windows/Android temelli ise ASUS Flip 13'ü kesinlikle bir alternatif olarak değerlendirmenizi öneririm. Diğer hiçbir ikisi bir arada cihazı iPad'e rakip görmememin sebebi kesinlikle OLED ekran. Bu cihaz bana kendi günlük kullanımımda 10 saatlik bir kullanım ömrü sağlıyor. Bunu ekran hep açık bir şekilde tarayıcı ya da youtube açık şekilde elde ettim. Bu tabii ki benim gözümde Apple rakipleriyle yarışamadığı en ciddi konu ama şarj cihazını evde bırakmama yetiyor. Neyse ki yüksek tasarruf modu her daim açık olsa da hiçbir performans sorunu hissetmedim. Üstelik telefon şarj cihazı ve powerbank takviye opsiyonları açık. Pil ömrü sebebiyle iPad Air'i değerlendirmeyi çok isterdim ama dediğim gibi bana asıl lazım olan bir tabletti. Eksi olarak sayılabilecek bir başka konu bunun da bir kulaklık girişi olmaması ama bu cihaz benim için bir tablet yani kullanımım hep bluetooth çevresinde gerçekleşti.

 

Son bir not: Okulda derslerde kullandığım için Photoshop ve Illustrator başta olmak üzere Adobe yazılımlarını Flip 13 OLED ile kullandım ve hiçbir performans sorunu yaşamadım.

BeğenFavori PaylaşYorum yap