Xiaomi Mi 5 İnceleme

Herkese merhaba. Bugün sizler için Xiaomi Mi 5 telefonunu elimden geldiğince incelemeye çalışacağım. Bunun için kendimce birkaç başlık seçtim bu başlıklar altında görüşlerimi yazarım. İşte başlıklar;

  • Satın alma öncesi
  • Kutu içeriği
  • Genel bakış
  • Teknik özellikler
  • Ekran
  • Arayüz
  • Kamera
  • Pil
  • Parmak izi okuyucu
  • Ses
  • Genel değerlendirme - artılar eksiler
  • Kamera örnekleri

Her üründe olduğu gibi öncelik sizin ihtiyaçlarınızın belirlenmesi ve buna göre ayırabileceğiniz bütçenin iyi hesaplanması gerek. Herkes olabilecek en iyisini ister ama burada cebinizdeki para ve sizin ihtiyaçlarınız önem kazanıyor. O nedenle önce ihtiyaçlarınızı iyi belirleyin. Büyük ekran gerekli mi? İşlemcisi illa son hızda mı olacak onun yerine işlemci az yavaş ama pilin uzun gitmesi sizin için daha mı hayati? Sürekli fotograf mı çekiyorsunuz yoksa lazım olduğunda günü kurtarsa yeter mi? Bu kıstaslardan hangisinde ne gibi esnemeler yapabilirsiniz iyice bir muhasebesini yapın derim.

Ben kendimce bu ihtiyaçları başlıklandırıp ona göre ürün aramaya başladım. İlk aşamalarda 5.5" ve üzeri telefonlara bakıyordum. Çünkü belli bir süre sonra büyük elli olmamdan dolayı telefonda yazı yazmak ve internette gezinmek sorun olabiliyor. Bütçeme göre de en uygun adayları Xiaomi Redmi Note 3 Pro ve Meizu MX 5 olarak belirlemiştim. Araştırdığım dönemde de psikolojik sınırım olan 1000TL'nin biraz altında bulabiliyordum. Çok fotografla işim olmadığı için de kamerası benim işimi görecek düzeydeydi her iki modelde de. Ancak herkesin gönlünde bir aslan yatar derler ya gözüm de hep bir yandan Mi 5'teydi. Bütçem de 1000 ve biraz üzeri olduğu için 1400TL bana çok yüksek geliyordu. Sonunda bir kişi 1150TL'den satınca bütçemi de zorlayıp aldım.

Kutu içeriğine bakarsak da öyle çok zengin bir içerik yok. Kutuda sizi şaşırtacak bir taraf da yok. içinden telefon, usb tip-c şarj kablosu ve şarj adaptörü ve çince/ingilizce klavuz çıkıyor. Yalnız burada dikkat etmeniz gereken bir durum var bana gelen şarj cihazı ingiliz tipi prizlere uyumluydu. Böyle bir durumda benim yaptığım gibi 10TL'ye bir dönüştürücü almanız gerek. İleride bir ara QC 3.0 destekli avrupa tipi bir şarj aleti de alabilirsiniz tabi. Seçenek size kalmış.

Telefona genel olarak bakarsak tasarım anlamında çok zarif bir duruşu olduğunu görmemek mümkün değil. Bazı tasarım unsurları ile Samsung, bazı açılardan da Apple izleri yok değil. Ama her markada bu tarz yaklaşımlar görmek mümkün artık. Ancak arka bölümün Galaxy S6 ve S7'de olduğu gibi eğimli gelmesi boyut olarak ele oturan telefonun daha rahat kavranmasını ve incelik hissini arttıran bir yanı. Metral çerçeve zarif görünümü premium hisse taşıyan bir parçası. Anten çizgileri de ustaca bu metal çerçevenin arasına yerleştirilmiş. Tasarımı bozmak bir yana dursun sanki bir donanım parçası değil tasarımın bir unsuruymuş gibi duruyor. iPhone'daki gibi olacağına böyle olması çok daha iyi. Ön yüzey olduğu gibi arka yüzey de cam kaplama. Bu da telefonu daha dikkatli bir kullanıma itiyor. Sonuçta ne kazar çizilmez denilse de belirli bir kullanım ömründen sonra bu cam yüzeyler çiziliyor. Özellikle de masanın üzerine fazlaca bırakılacağını düşünürsek... İşin bir de elden kayma boyutu var tabi. Tek elle kullanıma ne kadar uygun olsa da cam yüzeyden dolayı belli bir kayganlık var. WhatsApp'ta mesaj yazarken hop diye kayıp gidivermesi işten bil değil. Ayrıca eğimli yüzeylerde de usulca kayıp kendini yerlere atması gibi durumlarla da karşılaşabilirsiniz. Yere düşerse de bir şey olmaması için dua etmeniz gerek. Çünkü her ne kadar tasarım olarak her şey yerli yerindeyse sağlamlık açısından bir şey söylemek zor. O yüzden telefonu düşrmemeye azami gayret göstermeniz gerek.

Temel Özellikler

  • 1.8 GHz veya 2.15 GHz Snapdragon 820 Quad-Core İşlemci
  • Adreno 530 GPU
  • 3GB RAM 32GB ROM/ 4GB RAM 128 GB ROM
  • 5.15 Inç FHD IPS (~428 ppi) Dokunmatik Ekran (~%73.1 ekran gövde oranı)
  • Ön ve arka yüzeyde Gorilla Glass 4 koruma
  • Çift SIM
  • Arka Kamera: Sony IMX298 sensör , f/2.0 16MP dual led, 4 yönlü OIS
  • Ön Kamera: 2 micro-metreUltra Piksel sensör , f/2.0 4MP (ultra piksel)
  • Bağlantı: Wi-Fi 802.11 a/b/g/n/ac, dual-band, Bluetooth 4.2, GPS/GLONASS, NFC, Kızılötesi
  • Parmak İzi Okuyucu
  • USB OTG
  • 3000 MAh Batarya (sabit)
  • Qualcomm quick charge 3.0 desteği (30dk içinde %83)
  • Ölçüler 144.6 x 69.2 x 7.3 mm
  • Ağırlık 129 g / 139 g
  • SAR 1g: 1.6W/kg Baş: 0.703W/KG Gövde: 1.422W/kg

Telefonun belki de en çok dikkat çeken taraflarından birisi ekranı. Ekran gerçek anlamda sizi memnun edecek düzeyde. Herhangi bir amiral gemisi telefondan eksik hiç bir yanı yok. Satın almadan önce insan dürtüsü işte 2K varken FHD olmasa keşke gibi düşünceler geçmedi değil içimden. Ama telefonu elime alıp ilk açtığım anda bu düşüncelerin hepsi bir anda gitti. Kutuyu açtığım sırada yanımda LG G3 olan arkadaşım vardı hemen mukayese ettik haliyle. Renk ve ışık değerleri açısından fark atmadı desem yalan olur. Elbette teknik detaylarına hakim değilim olayın ama şöyle sıradan bir kişi için ekran kalitesi ve albenisi oldukça yüksek. Teknoloji marketlere gittikçe ufak kıyaslamalar yaptım. Henüz beni üzecek derecede bir telefon denk gelmedi. Ancak Çinlilerin son dönem modası siyah ekran çerçevesi bu telefonda da var. Ekran kapalıyken resimlerde de görülebileceği gibi çok daha karizmatik görünen telefon beyaz renginden dolayı ekran açılınca bu çerçeve ortaya çıkıyor. Satın almadan önce de beyaz renk alanların aslında tek şikayeti bu durumdu diyebiliriz. Ben de bu nedenle göze çok batar mı diye düşündüm. Ekrana renkli bir duvar kağıdı koyduğunuzda belirgin olsa da siyah tonlarda duvar kağıdı ile bu ilizyona katılmanız mümkün. En azından ben ilk başlarda böyle yaptım. Daha sonra gözünüz telefona alışınca orada siyah çerçeve var mı yok mu fark etmiyorsunuz bile. Yine de benim gözüm seçer diyenler bir miktar daha fazla para verip seramik arka kaplamalı siyah modelini alabilirler.

Arayüz olarak da bu güne kadar iPhone kullanmış kişiler şıp diye alışabilirler. Öyle ki arayüz tam anlamıyla bir iOS kopyası. Öyle ki Android'in alışık olduğunuz uygulama liste ekranı yok. Sadece ana ekranlar var. Yeni yüklenen uygulamalar ve araçları bu ekranlara yerleştiriyorsunuz. Android tarafında standart arayüzden geçenler ilk aşamada bu açıdan zorlanabilir. Bir Android telefon olmasına rağmen ios kullananların çabuk adapte olması ama Android kullananların yabancılık çekmesi de biraz ironik tabiki. Akıcılık ve tepki olarak ise hiç bir sıkıntı yok. Ne yapmak istiyorsanız telefon buna hızlı bir şekilde tepki veriyor. Bunda hem güçlü donanımı hem de miui'ın etkisi var.

MiUi için aslında ayrı bir sayfa hatta ayrı bir inceleme yapmak gerek aslında. Çünkü bir Xiaomi telefonu Xiaomi yapan bu arayüz. Burada uzun uzun özelliklerini anlatasam inceleme fazlasıyla uzayacak. O yüzden fazla uzatmamak adına bu bölümü biraz kısa keseceğim. Aslında bir çok telefon için bu arayüzle bir çok rom da yapılıyor. Çünkü gerçekten tasarım olarak sade ama bir o kadar işlevsel bir yanı var. Çoğu işlem sizin için çok basit adımlarda mevcut. Küçük tasarım ayrıntıları ile de sizi şaşırtmayı başarıyor. Birkaç örnek vermek gerekirse ana ekranda saat aracı varsa bildirim barında saat çıkmıyor ama farklı bir ekrana geçtiğinizde saat çıkıyor. Bir  başka örnek saat uygulamasında yerel saatler eklediğinizde yerin adının yanında küçük bir analog saat oranın yerel saatini gösteriyor. Bu gibi çok ince düşünülmüş ayrıntıları görünce insan bir hoş oluyor açıkçası.

Telefonun kamera arayüzünde de bu sade tasarım anlayışı veya ios kopyacılığı aynen korunmuş. Bir çok işlem dokunma yerine parmak hareketi ile gerçekleşiyor. Kamera ekranı üzerinde parmağımızı sola çektiğimizde sağ taraftan kamera filtreleri geliyor, sağa çektiğimizde ise soldan kamera modları geliyor. Bu ekranda panaroma, zamanlama, ses ile kontrol, balık göz, güzelleştirme ve manuel çekim gibi modlar var. Yine kamera ayarlarına bu ekran üzerinden ulaşabiliyoruz. Ekranı yukarı/aşağı kaydırdığımızda ise ön/arka kamera arasında geçiş yapılıyor. Bu aslında "dur kanka bir selfi çekelim" dediğinizde çok işlevsel oluyor. Kamera değiştirme tuşunun ulaşılamaz köşelerine yerleştirildiği tasarımlara kıyasla hele. Bir çok çekim için otomatik mod yeterli oluyor. Ama ben elle kontrol edeyim derseniz çok ayrıntılı olmayan bir manuel modu da mevcut. Özellikle LG telefonlar ile kıyaslanınca çok yavan gelebilir. Ama ben çok da aramadım açıkçası. Bu hali benim işimi fazlasıyla görüyor. Sadece gece az ışıklı ortamlarda pozlama ve iso değerleri ile oynayarak bir miktar daha aydınlık resimler ortaya çıkabiliyor. Az ışık altında güzel işler çıkarsa da bu telefondan bir iPhone, Galaxy S6/S7 veya bir LG G5 performansı beklemeyin. Ters ışık koşullarında da bu tarz amiral gemilerine kıyasla geride kaldığını görebilirsiniz. Teknoloji markette şöyle bir kıyaslamam olmuştu. Normal bir yeri çekerken fark hissedilmezken Samsung reyonunda bulunan ışıklı S7 yazısına odaklayınca Mi 5 çevreyi daha karanlık görürken S7 bu durumda ışığı daha iyi algılıyor. Tabi kıyaslanan telefonun 2500-2800 TL elimdeki 1300-1400 TL. Bu tarz farkın olması bu açıdan bakınca gayet normal geliyor bana.

Pil kısmına gelirsek içerisinde çıkarılamayan 2910 MAh batarya mevcut. Telefon Qualcomm Quich Charge 3.0 desteği var. Bu konuda çeşitli spekülasyonlar da yok değil. Bazı forumlarda şarj adaptörü üzerinde bu ibare yazmıyor diye olup olmadığı tartışılmış. Ancak donanım olarak bu destek var. Adaptör de vaad edilen hızlı şarj sürelerini karşılıyor. Oturup süre tutmadım ama gerçekten hızlı şekilde şarj ediyor. Bu hızlı şarj edilen pil tam dolduğunda size akşama kadar eşlik ediyor. Ekran süresine çok bakan biri değilim ama genel gözlemim 4-5 saat gibi bir süre görünüyor yaklaşık 100'den 0'a. Bu sürelerden bağımsız olarak kendi kullanım senaryomu da yazayım. Bu size daha net fikir verebilir. Sabah 8 gibi şarjdan aldığım telefonda otomatik parlaklık ile BT, mobil veri/Wi-Fi (bazen ikisi birden) ve eşitleme açık. Bu dediklerim neredeyse kapanmayan ayarlar. Bunlara dışarı çıktığımda GPS de ekleniyor. Öyle ki kolumda Mi Band var ve buna ek olarak GPS ile Google Fit ile kıyaslayarak ne kadar yürüdüğüme bakıyorum. Tabi dışarı çıkmışken de yaklaşık 2 saat kadar bir Pokemon GO oynuyorum. Arada varsa bikaç resim çekimi vs. Canım sıkılınca da Instagram, Twitter ve internet derken günü bu şekilde tamamlıyorum. Tüm bunlar ile batarya 12-15 saat arası gidiyor diyebilirim.

Tabi bu kadar şey yaparken telefon ısınıyor mu sorusu geliyor akla. Evet bir miktar ısınıyor. Bunu elle hissetmeniz mümkün. Özellikle şarj sırasında ısınıyor. O nedenle (zaten tavsiye edilmiyor) telefon şarjdayken çok fazla ağır işlem yapmamaya gayret edin. Bu duruma tabi İzmir'in gölgede 40 derece olan ağustos sıcağını da eklemek gerek. Ortamın 40 drc olduğu durumlarda telefonun bir miktar yük altında bu sıcaklıklara çıkması da bana çok şaşırılacak gibi gelmiyor aslında. Daha serin koşullarda daha iyi performans ortaya koyabilir ama yük altında telefonun diğer amiral gemilerine nazaran bir miktar ısındığı doğru. Ha sizi rahatsız eder mi orası muallak. Açıkçası beni güneşin altında pokemon ararken ısındığı durum hariç çok rahatsız eden bir durum olmadı. Zaten ısındıktan sonra soğuması da yeteri kadar hızlı gerçekleşiyor.

Telefonun önde fiziksel tuşunun bulunmasının en büyük sebebi aslında bunun içine çok hızlı çalışan bir parmak izi okuyucu yerleştirilmiş olması. Şu an için ekranı açmak dışında bir işlevi olmasa da ileride başka işlere de yarar herhalde. Telefonu uyandırmak için güç tuşu haricinde orta tuşu da kullanabiliyorsunuz. Bu durumda parmak izi okuyucu da hemen devreye girip çat kilidi açıyor. Bazen saate bakmak için ekranı açayım dediğimde bile bir bakıyorum kilit açılmış.

Ses olarak da kısaca bahsetmek gerekirse parasının hakkını veriyor diyebiliriz. Dışa verdiği ses ne yüksek ne alçak. Son seste bile sesleri bozmuyor ama dışarıdayken telefonun sesini pek duyduğumu söyleyemem. Kaldı ki tasarımda stereo hoparlör varmış gibi görünse de alt kısımda sağ taraf mono hoparlör, sol taraf mikrofon. Hani ortamda müziği aç, masaya koy bangır bangır dinlet telefonu olmasa da sesi sizi üzmez. Kulaklık ile fazla deneme şansım olmadı. Öyle ki telefonda çok müzik dinleyen biri değilim. Ama işte alınca birkaç kulaklık ile denedim haliyle. Bir müzik ustası olmadığımdan ve başkaca telefonlar ile kıyaslayamadığım için genel konuşursam sesi gayet iyi. Eğer bir Xiaomi kulaklığınız varsa bunlara uygun ses profilleri seçmeniz mümkün. Ayrıca ekolayzır ayarı da mevcut.

Yavaştan toparlayacak olursak telefon genel anlamda iyi. Ele ilk aldığınız anda ben üst seviye bir telefonum diyor. Bunu kullandıkça da size yansıtıyor. Bunu almadan çevrenize ben "şayomi mi beş alcam" derseniz çoğu kişi "o ne ya" diyecektir. "işte çin markası güzel bir telefon" deseniz de oradaki "çin markası" ibaresi herkese kötü bir telefon algısı yaratıyor. "Onu alacağına ayfon al, samsung al, g2 al geç, o paraya mis gibi GM 5+ var nabacan onu" gibi tavsiyeler geliyor. Ancak telefonu elime aldığımda gören herkes söylenen bu lafları bir kenara itti diyebilirim. Tabi bazı telefonlar bu telefonun neredeyse 2 katı aynı fiyatta olanlar da yarısı gücünde olduğunu vurgulamak gerek. Ancak aynı donanımı yarı fiyata almanın da bazı bedelleri var. Bunlardan ilki garanti. Bu telefonun ne yazık ki ben bu yazıyı yazarken hala resmi satışı yoktu. Olsa da tam anlamıyla bir garanti değil ithalatçı garantili geliyor. Biraz ilgisiz bir servis ile karşılaşmanız da olası geldiğinde bile. O nedenle telefonu çinden direk alacaklar/getirtecekler bu kısmı düşünmüştür diye tahmin ediyorum. Bir de yavaştan güncel amiral gemilerinde gördüğümüz su geçirmezlik gibi şeyler yok. Bu tabi bana göre kalkıp havuzda resim çekmekten ziyade olası telefona bir şeylerin dökülmesinde korumak için önemli. Çok aradığım bir şey olmasa da olsa fena olmazdı.

Telefonun artıları olarak; tasarımı, arayüzü (miui), kamerası, parmak izi okuyucusu, ön kamerası ve kızılötesi diyebilirim. (evdeki elektronik cihazların tek elden kontrolü için bu çok yararlı olabiliyor), çift sim
Eksikleri de: FM radyo olmaması, bir miktar ısınma durumu (özellikle hızlı şarj sırasında), kameranın manuel modunda ayarların biraz az kalması, su geçirmezlik, hafıza kartı yuvasının olmaması.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 8 / 62
  • mstfckmk @mstfckmk

    Ürünü alacaktım ancak Vodafone kullanıyorum ve bant sıkıntısı oluyormuş kullanıcı yorumlarını okudum.

  • Joan Oss @joosburne

    kullanmış olduğum bu ürüne hakkettiği puanı veriyorum 3 yıldız... özellikleriyle tatmin etmesine rağmen 2 ay içinde bozulması sebebiyle serviste o yüzden ancak 3 yıldız... #mi5 #xiaomi #xiaomimi5 ürün servisten gelir ve de ben onu sorunsuz birkaç yıl kullanırsam buraya gelir yine yorumumu yazarım bilginize arkadaşlar

    • ciddiyetsiz @ciddiyetsiz

      @joosburne Sen ürüne değil de çarşı pazar esnafı ağızı ile "bu ürünün garantisi benim abi, bi sorun olursa getir hallederiz" diyen adamlara puan veriyon asıl. Onların da hak ettiği puan 3 yıldız değil. Ben aylardır kullanıyorum hiç bir sıkıntı ile karşılaşmadım. Zaten incelemede belirtmişim garanyisiz aldım. Aldığım gün bozulsaydı bile bunu göze almıştım. Kaldı ki paralel ithalat denilen mevzu ile alsam dahi aynı mantıkla hareket ederdim.

  • rasb @rasb

    ben de yazayım 8 ay oldu bir gün dahi bana sorun çıkarmadı, koskaca 5 yıllık macbook bozulmuştu mi5 daha bozulmadı 🙂

  • Kayı Boyu @erola1976

    Aralık ayında bende mi5 aldım.İlk günden itibaren bu resetleme sorunu bende de çıktı.Servise ilk gönderdiğimde birşey yapmadan geri gönderdiler.İkincisinde güncel sürümünü yükleyip salladılar.Üçüncüye göndersem değişen birşey olmayacak.On dakikada bir kapanıp açılan telefonu sabredebileceğim güne kadar kullanacağım artık.Birgün duvara çakarım ama ne zaman? bende sabrımı sınıyorum.

    • ciddiyetsiz @ciddiyetsiz

      Yukarıdaki yorumlarda da belirttiğim gibi yurtiçi sitelerden alınan mi5'leri de garanti yok gibi sayın. Sizin bahtınıza sorunlu çıkmış. Şükür bende hala sorun yok. Artık sıkılmaya başladım, mi6'ya geçmeyi bekliyorum.

Siemens WM14W56XTR 9kg Çamaşır Makinesi İncelemesi

Satın Alma Öncesi Araştırma ve İhtiyaçlar

Öncelikle neredeyse alınan her ürün için herkesin bütçesi ve ihtiyacı farklı olabilir. Ben de bu ürünü almadan önce bizim ihtiyaçlarımız, beklentilerimiz nelerdi; hangi ürünleri inceledik ve son olarak neden bu ürünü aldık kısaca onu açıklamak istedim. Böylece kafasında bu konu ile ilgili soru işaretleri olanlar varsa belki bir miktar daha netleşir.

Kilo: Çok fazla bizim için elzem bir ihtiyaç olmasa da 9kg ve üstü olmasında karar kıldık. Bunun nedeni eski makineler 5-6 kg yazsa da bir miktar daha yüklemeye dayanabiliyorlardı (tabi bu durum tavsiye edilmiyor). Ancak yeni nesil makinelerde yük sensörü olduğu için kendini baştan korumaya alıyor. Biz de olası elyaf yorgan, battaniye yıkama ihtiyacına karşı bir miktar yük çeksin dedik.

Devir: Piyasada bu seviyedeki makineler 1200-1400 devir seçenekleri ile mevcut. Yine elzem olmamasına rağmen para vermişken 1400 olsun bari dedik. Fazla devir göz çıkarmaz hesabı...

Renk/Tasarım: Bir çok aile için beyaz renk yeterli iken bizde durum malesef gri ile sınırlıydı. Bunun nedeni makinenin mutfağa kurulacak olması. Her ne kadar bu durumu tasvip etmesem de (imkanınız varsa banyoya kurun) banyonun dar olması ve çok fark etmez ama bir miktar da nemden korunması açısından, mutfağında olabildiğine geniş olması nedeniyle oraya aldık. Haliyle oradaki tüm beyaz eşya inox olunca, buzdolabı inox yanında karbeyazı makine iyi olmaz diye gri/inox modellere yöneldik. Bir de iyi yıkamasının yanında göze de hoş görünmesi aradığımız başlıca özelliklerdendi. Zaten buna karar vermemizdeki en büyük etken sade ve işlevsel tasarımıydı. Tasarımda da en beğendiğimiz tarafı şu açma kapama butonunun program tekerleğinin ortasında konumlandırılması. Ben gri istemem beyaz işimi görür diyenler için WM14W560TR modeliyle beyaz seçeneği de mevcut.

Enerji: Bu zamandan sonra elbette ki A++ veya A+++ altı bir beyaz eşya alınmaması (bütçe el verdiğince) gerektiğini düşünüyorum. Biz de mümkün olan en enerji verimlisini aradık.

İncelenen Modeller:
LG PRİME FRESH F14A7FDS5 : 9kg 1400 devir A+++
Elextrolux EWF1497CDW2 : 9kg 1400 devir A+++ (A sınıfından %50 daha az)
Siemens WM14W56XTR 9kg 1400 devir A+++ (A sınıfından %30 daha az) (alınan ürün)

Gelelim son olarak karar verip aldığımız Siemens WM14W56XTR çamaşır makinesine. (Yazının buradan sonraki tüm karşılaştırmaları incelediğim diğer 2 ürünle olacaktır)
Teknik verilere internetten bakabilirsiniz. Ama başlıca sitesinden aldığım şu özellikleri koyabilirim. Çünkü bunlar üzerinde biraz konuşacağız.
XXL tambur hacmi: 65 lt
Özel tasarımlı, çelik görünümlü mıknatıslı kapak
iQDrive motor
Anti-vibration dizayn: Daha dayanıklı ve daha sessiz
su akış sensörü
waterPerfect Plus: Kaynaklara duyarlı su tüketimi
Çok katlı su koruma
Köpük tanıma
Dengesiz yük kontrolü
Çocuk kilidi
akustik sinyal
ActiveWater™: Süresiz miktar otomatiği
Kendi kendini temizleyen deterjan çekmecesi

Şimdi başta sizlere 9kg ve üstü modellere baktığımızı söylemiştim. Aslında 8 ve 9kg arasında dünya fark yok. Şöyle ki çoğu modelde aslında tambur hacmi aynı. Yani aynı tambur bir makinede 8kg bir makinede 9kg kapasiteli. Ben 9kg aldım deyip kafanızda 8kg'a göre 1-2 çamaşır fazla atarım diye düşünmeyin. İçine miktar olarak aynı alsalar da biri bir miktar daha ağırını yıkıyor. Önce bunu bir kenara yazın. Ardından 9kg ile ilgili ikinci bölüme geçelim. Tamam makine "9 kilograma kadar" yıkama yapabiliyor. -A kadar kısmına dikkatinizi çekerim çünkü makinede bu ağırlığa ulaşabileceğinizi gösteren tek bir program var. Seçtiğiniz programa göre makine kaç kg yük çekebileceğiniz size zaten söylüyor.

Sıkma için 1400 devirde ben bu yazıyı yazmadan önce hiç çalıştırılmadı. Çünkü buna aslında çok gerek yok. Çalıştırıldığında tecrübelerimi bu kısmı düzenleyerek ekleyebilirim. Şu an 800-1000 devir ile çamaşıra göre çalıştırdık. Bu kısım için ilgili iki şey merak ediliyor. Sıkma performansı ve makinenin esas ses yaptığı bölüm olduğu için çıkan ses. Sıkma performansı için denilebilecek tek şey "parasının hakkını veriyor" Zaten o devirlerde sıkan hemen hemen her makine benzer sonuç verir.

Ses kısmına gelirsek teknik verilerde yıkama 48dB , sıkma 72dB olarak belirtilmiş. Rakamlardan anlamam diyorsanız şunu hiç çekinmeden söyleyebilirim. Sessiz. Öyle ki normal yıkama esnasında makine sesi yok desek yeridir. Onun yerine motor sesinden çok borulardan geçen su sesi, çamaşırın tamburdaki yuvarlanma sesi daha duyulur şekilde. Sıkma bölümüne geçtiğinde de bir uğultu gibi bir ses geliyor o kadar. Hani birkaç metre yanında yemek yaptığımızı düşünsek bizim tava tencere sesinden sıkıp sıkmadığını anlamamız zor olur. Yeni nesil motorların geneli böyle aslında. Ama onun yerine dikkatimi çeken su pompası (sanırım) sıkma sesinden fazla ses yapıyor. Çok değil ama öyle bir ses var. Bazı makinelerde gece programı diye bir şey söylerler size, bunda yazmasa da sonuçta sessiz. Gece açmanızda dahi bir sıkıntı olmaz.

Gelelim yıkamasına ve programlarına. Normalde bu zamana kadar çamaşır makinesinin kapağını sayılı açmış biri için bunlar çok uzak şeylerdi ama merakla bazı şeylere baktım haliyle. O kadar para verdik nedir bu programlar diye. Program tekerleğinde 14, ekstra olarak da 5 ek program seçeneği ve 4 tane (yağ, kan, şarap, çimen) de ön tanımlı leke seçme var. 0-90 derece sıcaklık ve 0-1400 devir ayarı da haliyle mevcut. Seçtiğiniz programa göre sıcaklık, devir ve yük kapasitesi değişiyor. Dijital ekranda programın ne kadar süreceği ve aynı bölümde değişmeli olarak yük kapasitesi kg olarak sırayla gösteriliyor. Siz program ayarlarını dilerseniz değiştiriyorsunuz. Örneğin; Pamuklular için 60 derece, 1000 devir, 9kg, 2:35dk ön tanımlı ayarlar. Siz isterseniz 40 derece 800 devir yapabilirsiniz. Üzerine EcoPerfect (suyu tam belirlenen sıcaklığa ulaşmadan vs kullanıyormuş) veya SpeedPerfect seçebilirsiniz. Kırışıklık önleme seçtiğinizde makinenin tek numarası 800 devir ile sıkmak. (Diğer baktığım LG ve Elextrolux bunu buharla yaptığını söylüyor) SensePlus tam ne yapıyor şu an bilemiyorum. Tam olarak çözünce eklerim. Bunlara ek olarak otomatik leke seçimi var. Bunlar da yıkama sırasındaki tambur hareketini ve suda bekletme gibi şeyleri belirliyormuş. Bir de dijital ekranın üst bölümünde o programın ne kadar elektrik ve su harcayacağını gösteren kademeler var. Çamaşır durumuna göre küçük oynamalarla bunları arttırıp azaltmak mümkün.

Makinede muhtemelen en çok kullanılacak program 15dk programıdır. Şöyle 1-2 defa giydiğiniz kıyafetleri hemen 30 derece 800 devirde güzelce temizleyerek yıkama yapıyor. 40 derece seçerseniz 20 dk oluyor vs... Bazı programlar size ek programları seçmenize izin vermiyor. Devir değişikliği süreye etki etmiyor. (Bazı programarda elektrik sarfiyatı bir kademe artıyor) Onun haricinde muhtemelen biriken daha kirliler için pamuklular kullanılır. Onun da yıkama süresi yaklaşık 2,5 saat. EcoPlus ile bu süre 4,5 saate kadar çıkıyor. Ama enerji sarfiyatı düşüyor. Bunun nedeni sanırım makinenin çamaşırları belli sürede deterjanlı ve temiz suda bekletmesinden. Hijyen modu da buna yakın bir yıkama yapsa da onda derece haliyle daha yukarılarda oluyor. Muhtemelen seçtiğiniz kumaşa göre olan program için belirli tambur hareketleri de vardır. Kalkıp 1-2 saat başında bekleyemeyeceğim için bunu tam söyleyemem şu an ama 15dk programından baktığım kadar yıkamanın belli dönemlerinde tamburun dönüşü değişiyor. Tabi bir de program için verilen süreler tahmini süreler. Çeşmeden gelen suyun durumuna göre veya durulama esnasında hala köpük olup olmamasına göre durum değişebiliyor. Birkaç defa biraz köpüklü kaldı diye tekrar durulayıp 1-2 dakika programı uzattığı oldu. Bu da özelliklerde yazan köpük tanıma özelliği.

Henüz "bu kiloyu aştınız, yıkamam" dediğini görmedğim. Bir defa tepeleme doldurduk pamuklular modunda (9kg olan) bana mısın demedi. Öyle ki boşluklara bile evdeki bir kucak çorabı teptik. 24 saate kadar zaman erteleme ayarı var. Biz gece attık sabah başlasın yıkasın dedik. Sessiz sedasız yıkamış.

Bekletme ayar tuşlarının ikisine birden 3sn basınca çocuk kilidine geçiyor. Bu bazı makinelerde tek tuşa atanmış. Bence 2 tuşa birden basılarak yapılması daha iyi. Ama çocuk kilidinde tuşlara basılınca ses çıkıyor. Çocuk bu sesi duyunca oynar mı bilemem artık.

Son olarak kendimce artı ve eksilere geçeyim.
Önce artılar:
1) Tasarım olarak çok şık. Özellikle bizim gibi daha görünür bir yerde kullanacaklar için bu güzel bir şey.
2) Düşük enerji sınıfı. Ayrıca programa göre gösterge panelinde programın enerji harcamasını göstermesi ufak bir fikir veriyor çalıştırmadan önce.
3) Kendini temizleme özelliği. Bu program ile makinenin deterjan çekmecesi, boruları, tamuru gibi yerleri 80-90 derece gibi sıcaklıklarda temizleniyor. Makine belli bir süre 60 derece üzeri çalışmazsa sizi temizlenmek için uyarıyor. Bu açıdan iyi. Olması güzel bir özellik.
4) Geniş tambur. Bu hakikaten fazla çamaşır ihtiyacında hayat kurtarıcı olabiliyor. Hele bir de yukarılarda bahsettiğim gibi aceleniz yoksa fazlaca çamaşırı hem tek seferde yıkamanın hem de programı geniş tutmanın verdiği avantajla daha ekonomik yıkayabiliyorsunuz.
5) Henüz bizde ufak çocuk yok ama olanlar için çocuk kilidinin 2 tuşa birden basılarak yapılması güzel. Tek tuşla olsa bir süre sonra çocuk bunu kavrayıp oynamaya başlayabilirdi.
6) Sessiz.
7) Alman üretimi.
8) Ek garanti süresi satın alma imkanı.

Eksiler:
1) Resimlerde de bir çok kişinin gözüne takılmıştır. Servis kapağı denilen sağ alttaki kapak malesef gövde rengi ile uyuşmuyor. Makinenin belki en güzel tarafı olan tasarımına ufak bir gölge düşürüyor.
2) Bazı yeni, süslü özellikler yok. Örneğin tambura direk deterjanı köpürtüp köpük olarak verme, buharla kırışık açma gibi şeyleri koymamışlar. Ne derece etkilidir bilemem ama arayanlar için bunlar yok. Tambur deliklerinden köpük basmasa da diğerlerinin bahsettiği su jeti gibi şeyler bunda da var. Arada da köpüklü suyu alıp yukarıdan veriyor falan. Bunlar var yani.

Ürün genel anlamda iyi. Çok fazla eleştirilecek bir tarafı -şimdilik- yok. Uzun kullanımda ne olur onu zaman gösterecek. Gri denilince de seçenekler çok fazla daralıyor. Üstüne fiyata da eklemeler oluyor. O nedenle bu ürün de nadir olmanın verdiği etkiyle de olsa gerek benzer özellikteki makinelerden gözle görülür derece pahalı. Bu ürünün biz alırken (Aralık 2015) liste fiyatı 2545₺ idi. Pazarlıkla falan nakit 2100₺ gibi bir fiyata aldık. (beyazı 2binin biraz altındaydı) Bu fiyatın çok daha altına 1500-1600₺ seviyesinde 8kg ve 9kg makineler var. Çok elzem bir durumunuz yoksa ve bütçeniz bu kadar yukarı çıkmaya elvermiyorsa zorlamanın alemi yok bu ve bu aralıktaki makineler için. Aradaki fiyat farkına değecek, size vaay dedirtecek bir yıkama yok ortada. Farklar genelde enerji sınıfı, tambur hacmi, tasarım, malzeme ve işçilik kalitesinde fark ediyor. Ama benim çamaşır makinesine verecek 2bin liram var; iyi yıkasın, ekonomik yıkasın, tasarımı da iyi olsun derseniz bu ilk sıralara çıkar.

Ürün sayfası: http://www.siemens-home.com.tr/urun-listesi/camasir-ve-kurutma-makineleri/camasir-makineleri/solo-camasir-makineleri/WM14W56XTR?breadcrumb=washingmachines

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • Tesla @tesla

    Güle güle kullanın. 2bin lira çamaşır makinesi için pahalı geliyor bana. Ben bekarlık günlerimde kullanırım, 2 sene sonra atarım deyip aldığım Ariston (italya üretimi) makineyi 13 yıldır sorunsuz kullanıyorum. Bir kere bile arızalanmadı. Yeni makinemi de bu yüzden Hotpoint Ariston (İtalya üretimi) aldım. AQ93F (9kg) 950 lira civarına almıştım. Yeni eve geçerken açacam, kutuda duruyor.
    Özellikle çamaşır makinesinde bu kadar yüksek ücret ödeyince arıza durumunda el mahkum tamirata gidiliyor. O da verimli olmuyor. Büyük arıza durumunda da böyle ve çok ücret ödenince mecbur devam ediliyor. Gerçi sizinki Almanya üretimi, daha sağlam olacaktır. Büyük arıza olursa atarım bu makineyi, yenisini alırım. O ölene kadar da onu kullanırım deyip Hotpoint aldım.

    • ciddiyetsiz @ciddiyetsiz

      Yazının son bölümünde aslında bunu anlatmaya çalıştım ben de. Bizim için renk ve göze hoş görünmesi de önemli olduğu için buraya kadar çıktık. Bana göre de verilebilecek en üst miktar 1700₺ ama tasarım vs girince işin içine fiyat artıyor. Telefonlardaki gibi çoğu kişi için 1000₺ telefon iş görürken gidip 2500-3000₺ iphone almak gibi oldu bizim iş. Normalde yapmam böyle ama bunda oldu öyle.

  • LOOP @loop

    http://www.hizlial.com/hotpoint-ariston-arxgd-1291-tks-9kg-1200-devir-camasir-makinesi-a-enerji/10000838?gclid=CI3ci877_MkCFUi3GwodQjsGiw

    900 liraya 4 ay önce bunu almıştık biz de, şimdilik iyi bakalım 3 yıl garantisi var +4 YILI 100 Lİraya yapıyorlardı ama gerek duymadık.. daha sonra belki artırırız, fena makine değil

  • atli @atli

    Merhaba yazınız için çok teşekkürker bizde hanıma uyduk bunun aynısını aldık
    yalnız YORGAN MODUNDA yumuşatıcı almıyor acaba arızalımı yoksa sizdekidemi almıyor deneyip bilgi verebilirmisiniz
    bunun hakkında bilginizi istiyorumdum teşekkürler

    • ciddiyetsiz @ciddiyetsiz

      @atli bazı modlarda yumuşatıcı almıyor sanırım. kullanım kılavuzunda bununla ilgili bir şeyler yazıyordu yanılmıyorsam. okumanızda yarar var bence. biz bu güne kadar hiç denemedik yorgan, battaniye tarzı şeyler yıkamayı. çünkü pek sağlıklı görmüyorum hem çok da önerilen bir şey değil aslında. çünkü makineye fazla yük bindirip motorun çabuk arıza vermesine sebebiyet verebiliyor. hani şu gördüğünüz sıkma esnasında fazladan takır tukur ses çıkarması işte bu nedenlerden olabiliyor. bazı komşumuzdan böyle birkaç yorgan yıkama sonrası sesler geldiği şikayetleri de var...