SUPER MARIO ODYSSEY (İNCELEME)

Öncelikle oyunun türü ''SandBox,Actıon,Platforms'' ve biraz'da RPG elementleri var, karakter gelişimi falan yok ama kıyafetini,şapkanı değiştirebiliyorsun. Oyunla geçmişim herkes gibi , hayatım'da oynadığım ilk oyun Super Mario Bros ve bu oyunun insanları en çok etkilediği etken kesinlikle nostalji elementi.

Oyun bir sürü dünyadan oluşan açık dünya ağırlıkta platform mekanikleri olan keyifli bir oyun oldu benim için. Oyun yapmaya çalıştığı her şeyi çok iyi yapıyor mesela şapka fırlatma mekaniği beni ne zaman bu oyun burdan sonra daha çok mekaniksel olarak ilerleyemez dediğim anda yüzümü tokat gibi çarptı ve yepyeni bir kullanımla beni acayip şaşırttı. Oyunda sürekli aynı mekaniği kullanmana rağmen senin sıkmamak  için sunumu öyle değiştiriyor ki gerçekten de hep yeni bir şey yapıyor gibi hissediyorsun ve bu hissiyatı sana aşır doğal bir biçimde veriyor ki seni sıkmaması için. Oyun'da ki kontrol mekanikleri acayip iyi işliyor senin istediğin her şeye geçekten de senin istediğin gibi cevap vermesi çok enteresan bir duygu ve oynanışı çok değiştiriyor . iki kişi oynamak isterseniz Joy-Con'ları iki kişilik hale getirip oynayabiliyoruz bir oyuncu sadece karakteri diğer oyuncu'da şapkayı kontrol edebiliyor ve iki kişi oynadığınızda şapka atıldıktan sonra hareket ettirilebiliyor,yani şapkayı isabetli atmasa bile oyuncu hedefe kendi götürebiliyor. Oyun'da iki tip para birimi var bir normal topladığınız altınlar bir dünyalara özel olan para birimi. Dünyalara özel olanlar'da sadece oynadığınız dünyada geçerli oluyor ve o parayla o dünyaya özel kıyafetleri alabiliyorsunuz başka bir dünyaya geçtiğinizde o dünyanın para birimini kasmanız gerekiyor eğer özel kıyafet almak istiyorsanız. Diğer para birimi ise her dünyada aynı ve her dünyada geçiyor sadece özel kıyafetleri aldırmıyor. Oyun'da dünya değiştirmek için ODYSSEY adlı geminizi çalıştırmanız gerekiyor ve çalıştırmak için de o dünyanın istediği kadar ay parçası toplamanız gerekiyor. Ay parçaları açık dünyada gizli yerlere saklanmış oluyor genel'de onları bulmakta zor değil zaten bulamazsanız da marketten satın alabiliyorsunuz ama bir tane ile sınırlı.Toplam'da 15 tane dünya var oyunu bitirdikten sonra istediğiniz dünyaya gidip yan görevler yapabiliyorsunuz , bu 15 dünyanın'da dizaynları birbirinden çok farklı size tekrar etme hissini asla yaşatmıyor. Oyunun en zayıf kısmına geldim Boss'lar gerçekten çok tekdüze kendini tekrar eden ve geçilmesi kolay Bosslar oyunun son Boss'u bile 2 sefer'de geçilebilecek kadar basit ki son Boss'u Bowser herkesin bildiği üzere. Bosslar'da  en farklı olanı son'dan bir önceki idi enteresan bir deneyimdi .

Gördüğünüz üzere hikayeden hiç bahsetmedim çünkü klasik aynı hikaye Peach'i Bowser kaçırır Marıo'da peşin'den koşar hikaye bu. Oyunu kesinlikle tavsiye ederim Switch'i olanlar zaten oynamıştır ama cihaza sahip olmayanlar'da arkadaşların'dan falan alıp oynasınlar yada bu güzel konsolu satın alsınlar pişman olacaklarını hiç sanmam. Puanım 95/100 (YAZIM HATALARIMDAN DOLAYI ÖZÜR DİLERİM)

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Nintendo Switch (Uzun Kullanım Testi)

Öncelikle ülkemizde oyun oynayanlara çocuk muamelesi çekilmesi ve birde oynadığınız oyunlar Nintendo oyunları ise muamele acayip. En başta konsolun portatifliği acayip sokakta controller la oyna,sokakta elinde oyna,sokakta arkadaşınla iki kişi oyna sana böyle bir esneklik sunması zaten çok iyi. Ama portatifliğin önüne köstek olan en büyük faktör pil faktörü AAA oyunlarda 3 saat maksimum 3,5 saat idare ediyor ama indie oyunlar da 5 saate uzatabiliyorum ben .

Oyunlar acayip keyifli zaten Nintendo'nun zaten kafa oyunları hiçbir zaman kötü olmamıştır . Zelda,Mario,Pokemon ve benim için Bomberman bayağı iyi oyunlar . İndie oyun olarak Nintendo Switch bir cennet hem zaten pil de yemiyorlar sokakta acayip keyifli bir şekilde oynanabiliyor . Şuana kadar Exclusive oyunlar gayet iyi gitti ama bundan sonra çıkacak olanların iyi olacağına pek emin olamıyorum çünkü yeni zelda duyuruldu Breat Of The Wild ile aynı assets'leri kullanması bile benim içi falso çümkü şuana kadar nintendo zelda oyunların da sistemi hep baştan aşşağı yaparlar ama bu oyunun aynı olacak olması beni biraz korkutmadı değil. Online tarafta Splatoon acayip keyifli bir oyun ve fena derecede sarıyor gayet güzel .

Donanımsal olarak Switch in çok büyük falsoları var Dock bir kere çok kalitesiz ekran filmi takmazsanız zamanla ekranı çizeceğiniz garanti hiçbir şekilde yumuşak bir yüzey yok . Benim gibi takıntılı kişiler için yazıyorum kulaklık girişi üstte o giriş yüzünden kafayı yiyorum arkadan kablonun yamuk bir şekilde sarkması bana hep kablo kırılacakmış hissiyatını veriyor . Joy-Con'lar daki drive sorunu 2 senede bana daha hiç uğramadı inşallah da uğramaz çünkü donanım Türkiye de çok pahalı . Oyunların fiyatına ve bulunmasına gelirsek . Fiyatlar pahalı çok konuşulacak bir şey yok ama ikinci el yalanma'mış bir katuş bulabilirseniz alın bozuk olma ihitimali de çok yok kartuş zaten . CD Media Türkiye'ye geldikten sonra zaten donanım sıkıntımız da çözülmüş oldu ama ucuz da satmıyorlar zaten konsollar'dan lüks tüketim vergisi de alıyorlar ülkede fiyat iyice uçuyor. E Shop çok düz kesinlike bir Playstatıon Store kadar değil hatta yanına yaklaşamaz . CD Media Türkiye'ye gelmiş olsada Nintendo için Türk Store falan yok hatta uzun süredir yok ama neyseki bölge konularında Sony ve Microsoft kadar sert değiller . Oyun oynamayı seven herkeze tavsiye ederim ama bir Playstatıon sahibi değilseniz yine gidin ilk başta onu alın paranız varsa sonra Switch'e gidebilirsiniz benim şahsi fikrim . Fiyat ben amazondan almıştım geçen hafta baktığımda amazondan 2100 TL gibi bir fiyata geliyor Teknosa falan gibi teknoloji marketlerde 3000 TL gibi cep yakan fiyatlar var Pek Tavsiye etmem. Arkadaşlar yazım hatalarımdan dolayı kusura bakmayın acemilik biraz.

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Logitech G102 Gaming Mouse

Bu incelemede 1,5 aylık deneyimimi sizlere aktaracağım.

Logitech G102 firmanın piyasada bulundurduğu fiyat performans ürünü .  Bu üründe Logitech Online Fps oyuncularını hedeflemiş . Ben Fps oyunlarını da denedim çizim de yaptım çok rahat tabiki hiç bir problem yaşamadım marka kendini hemen belli ediyor yani ürünün kaliteli olduğu daha ilk kullanım da anlaşılıyor belki çok extra farelerden buna geçince hissedilir ama benim bundan önceki farem Logitech G300S di ondan buna geçince rahatsız olmadım hatta daha mutluyum çünkü boyut olarak daha büyük olması bana daha rahat geliyor tabi ki kişisel tercihtir.

Logitech bu farede kullanıcılara sağ ve sol olmak üzere tuş başına 10 Milyon tıklama güvencesi veriyor 6 tane programlanabilir tuş , 200 den 8000 DPI a kadar 5 hassasiyet ayarıyla arasında geçiş yapılabilir kılıyor ve oyuncu ekipmanlarının olmazsa olmazı 16,8 Milyon renk in üzerinde seçenek ve 3 farklı aydınlatma efekti sunuyor .  Ben ekipmanları mı  sert kullandığım için bundan önceki farem 1,5 yıl idare ettiği için Logitech den çok memnun kaldım bu fareye geçmemin sebebi de sağ tık problemi falan değil direk kırdığım için bu ürünü satın aldım .

Son 1 sene de dövizin yükseltmesiyle birlikte artık fiyat ve performans ürünlerine kaymaya başladım  kulaklık olsun klavye olsun fare olsun fiyat performans  ürünlerinden tercih ediyorum size de bu devirde bunu tavsiye ederim . Fiyatı değişmekle birlikte HepsiBurada sitesinde 165 TL ye bulunabiliyor . Eğer ki fare almak gibi bir niyetiniz varsa tabii ki kaliteli olsun istiyorsanız  kesinlikle tavsiye ederim..

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • Temp @temp

    Ben bu mouse u 80 tl ye almıştım sanırım.
    Orta scroll tuşu boşta dönüyordu garantiden yenisi geldi ama zamanla yine tuşlar gevşemeye kendini salmaya başladı.
    En azından öyle hissediyorum.
    Logitech in malzeme kalitesi iyi değil.Tüm ürünleri için aynı yazılım şart koşuluyor.
    Bu yazılımın boyutu bi hayli yüksek ve hantal.
    O kadar para verecek olsam logitech almazdım.

PlayStation Classic İncelemesi

Öncelikle en sevdiğim konsolun PlayStation 1 olması incelemede büyük etkiye sahiptir.

Sony konsolu duyurduğunda beri bekliyorum. Benim için en önemli oyun olan Crash Bandicoot un olmaması benim için en büyük eksi. İçindeki oyunlar başlıca şöyle(Destruction Derby , Grand Theft Auto , Metal Gear Solid , Rayman , Tekken 3 , Final Fantasy VII) önemli olduklarını düşündüklerim. Oyunların büyük title lar oldukları kabul ediyorum ama Crash gibi bir maskotun olmaması bu cihazla anıları olan ben dahil birçok insanın beklentisini  çok düşürdü. Oyunlar ile alakalı söyleyebileceğim sözler bu kadar.

Gelelim konsolu genel yapısına. %40 daha küçük bir minyatür kendisi 1 Hdmi girişi, 2 tane Controller için Usb , 1 tane güç için Micro Usb . Power ve Reset çalışmakla beraber Open tuşu fiziksel olarak basılsa da  kapak açılmadığı için herhangi bir karşılığı yok .

Şimdi gelelim belkide konsolu en üzücü tarafına. FİYAT! Yurt dışında 100 Dolar, Türkiye de 799 TL. Kişisel olarak ilk duyduğumda şok oldum . Şu anki kurla çevirdiğin zaman 530 TL. Vergilerle 800 TL olur mu ? Olmamalı bence bu fiyat insanları salak yerine koymak değil midir? Nostalji damarınız çok tuttuysa 80-100 TL arasına bir PS1 , bir tanede 80 TL ye kaliteli bir Av to Hdmi dönüştürücü. En fazla 180 TL ye bu işi çözersiniz ve eskileri çok daha iyi yad edersiniz . Bu konsolu neden alırsın kardeşim sorusunun tek mantıklı cevabı ''param var kardeşim ve koleksiyon ürünlerini seviyorum'' dur bu cevaba bir şey diyemem ama sırf nostalji için bu ürünü hiç tavsiye etmem.

İncelemem bu kadardı büyük bir Amatörlük ile yazdım bu yazıyı çok öldürmezseniz sevinirim.

BeğenFavori PaylaşYorum yap