Asmongold, huri tenec videosunu izlerken diyor ki ;

"So, let me get this straight. So, we can pay for these J.ws to sit in this underground syn.g.g.. and read this
f.ck book all day, but nobody wants to pay for me to sit in my room and play video games all day."

gugıl çevirisi:
"Yani, şimdi durumu bir netleştirelim. Bu Y.h.dilerin yer altındaki o s.n.g.gda oturup bütün gün o l.n.t olası kitabı okumalarının masrafını karşılayabiliyoruz; ama kimse benim odamda oturup bütün gün video oyunu oynamamın masrafını karşılamak istemiyor."

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • yah erşeyim yah içim @sormadunyamnebicim

    hayatımda çok böcek gördüm ama asmon mudur nedir herif tam bir böcek pro max ya.

  • protego @protego

    asmongold çok ciddiye alınacak biri değil, extremist tipik bir radikal de, synagogue ve jews kelimeleri niye sansürlendi onu anlamadım. Yahudi ve sinagog demek yasaklandı mı? jews kelimesi ayıp bir şey mi? Bu saçma oto sansür nereden çıkıyor zerre anlamıyorum. "huri tenec" ne demek onu da bilmiyorum.

    • Rj0lnir @rj0lnir

      Ben de takılıyordum bu sansür işine ama sosyal medyalarda algoritma vs. otomatik sansürlüyor veya gönderinin paylaşılmasına izin vermiyormuş sanırım, o yüzden böyle otosansürlü paylaşıyorlarmış. Murder, sex, porn, vb. kelimeler için biliyordum ama jew ve synagogue için bilmiyordum.

    • protego @protego

      @rj0lnir Şehir efsanesi o hocam. Ne algoritma geri atıyor ne de sansürlüyor. Orada şu ayrım var, youtube videosunda örneğin fuck, sex, porn, murder, killing, rape vs. kelimeleri geçiyorsa hiçbir şey olmaz. Ancak graphic şiddet veya pornografi içeriyorsa youtube videoyu +18 diye nitelendirebilir. Birçok youtube kanalında "fuck" kelimesini bile biplediklerini görüyorum halbuki onu söylemekte hiçbir sorun olmadığı gibi eğer altyazı sansürünü kanal sahibi açmazsa otomatik altyazıda youtube'un kendisi bile sansürlemiyor. Kanal sahipleri bu ikisinin ayrımını yapamıyor maalesef. En basit örnek GTA 6 videosu en son. Bazı kanalların drug sahnesini "yayınlayamayız" diye bulanıklaştırdığını gördüm o sahneyi. Yok öyle bir şey. Gayet de yayınlanabilir. Birçok kanal yayımladı zaten. Benzerini oyunlardaki çıplaklık için de yapıyorlar. Youtube oyun pornografi oyunu olmadığı sürece oyundaki çıplaklığa sorun çıkartmıyor ama millet otosansüre öyle bir battı ki bunun yüzünden kanal kapatıldığını sanıyorlar. Yazılı içerikte de aynı. bu kelimeleri kullanmakta hiçbir sorun yok. ama bu kelimeyi kullanarak ırkçılık yapıyorsa mesela o zaman sistem anlayıp filtreliyor. Jew yazmakta sorun yok, onu ırkçılık olarak kullanırsan sorun oluyor. Bu kelimelerin ilk sansürlenmesi de zaten ırkçılığı, alenen kişiye yönelik küfürü, şiddeti aşmak için kullanılmasıyla başlandı. Normal bir şekilde kullanmakta hiçbir sorun yok. Ama nasıl olduysa bu filtreleri aşmak için kullananları göre göre millet bunları yasak zannetmeye başladı. Jew kelimesi yasaklı olabilir mi yahu hiç? Onun yasaklı olması başlı başına bir ırkçılıktır.

  • 2GB DDR3 64BIT @gt710gaming

    Çok da haksız olduğunu düşünmüyorum.

  • bitlikarinca @bitlikarinca

    Y*HUDİ OLARAK YAZILMAZ ARADA "A" HARFİ VAR HABERİN OLSUN

  • kontratak @kontratak

    Öncelikle bu "sekt", "kült" tipi yapılanmalar hoşuma gitmiyor, bunu belirteyim. Ancak "doğrucu Davut" rolleri kesen ikiyüzlü şahıslar da hoşuma gitmiyor. Vicdansızca konuşarak bunu doğruculuk, "based" olmak gibi pazarlayan tiplemelerden biri bu şahıs.

    Bu sözleri de ilk duyulduğunda olaylardan habersiz kişilere esprili, hatta "mantıklı" gibi gelebilir. Sosyal medyada bu tarz çıkışların hızla alıcı bulması da gayet anlaşılır bir durum. Fakat meselenin ne olduğunu anlamak için biraz araştırıp incelediğimizde görüyoruz ki kurgu baştan aşağı "false equivalence" yani sahte denklik safsatası başta olmak üzere safsatalar ve ikiyüzlülükler üzerine kurulu.

    ABD'de federal düzeyde de New York eyaleti özelinde de devlet tarafından kimseye sırf "ibadethanede oturup bütün gün kitap okusun" diye doğrudan kişisel maaş bağlanan bir kamu düzeni yok. Mevzubahis şahıs burada ya İsrail'deki dini okul öğrencilerinin devlet ödenekleri tartışmasını bilerek New York'a yamıyor ya da izleyicisinden ucuz etkileşim koparmak için konuyu bilerek eğip büküyor. New York'taki bu insanların kamu bütçesiyle temas ettiği yegane alan, şartları sağlayan her dar gelirli vatandaşın alabildiği "Section 8" konut yardımı veya "SNAP" gıda desteği gibi genel sosyal programlar. Yani kimse kimseye "yeter ki odasında otursun, kitap okusun" diye özel bir bütçe tahsis etmiyor.

    İşin asıl ikiyüzlülük boyutu ise bu tepkinin son derece seçici işlemesinde yatıyor. İnternette güvenilir kaynaklarda tarama yapıldığında görüleceği üzere aynı ABD'de kendi iç hukukunu yürüten, 1972 tarihli "Wisconsin v. Yoder" kararıyla çocuklarını seküler eğitimden çeken ve vergi mevzuatı uyarınca sosyal güvenlik priminden resmen muaf tutulan Amish toplulukları var. Diğer yandan muhafazakar eyaletlerde kamu eğitim bütçesini "school voucher" sistemiyle doğrudan kasasına aktaran köktendinci Hristiyan okulları ve milyarlarca dolarlık bütçeleri sıfır denetimle ve vergisiz yöneten devasa "mega-church" yapıları bulunuyor. Asmon denen elemanın bu Hristiyan muhafazakar yapılara, kilise vakıflarına veya dini cemaatlere tek kelime ettiğini görmek pek olası değil. Zira kendi takipçi tabanının büyük kısmını oluşturan kitleye dokunmak işine gelmez, izleyici kaybettirir. Kendi kitlesini ürkütmeden hedef gösterebileceği bir azınlık bulunca da hemen "bizim vergilerimizle yan gelip yatıyorlar" söylemine sarılıyor.

    Kaldı ki bu şahsın ahlaki omurgasını ve niyetini anlamak için siciline bakmak kafi. Canlı yayında Filistinliler için "aşağılık bir kültürden geliyorlar" diyerek sivil katliamına karşı zerre vicdani duygular hissetmediğini açıkça söyleyen birinden bahsediyoruz. İran'ın Minab kentindeki ilkokul vurulup çoğu çocuk 150'den fazla sivil hayatını kaybettiğinde, sivillerin ölümünü pişkince "collateral damage" (tali hasar) ve kendisine yönelik bir duygusal manipülasyon diye geçiştirebilmiş bir figür bu. Sınırda kadın çocuk demeden göçmenlerin vurulması gerektiğini savunup insanları "hayvan" diye yaftalayan bu şahıs, iş kendi kurumsal ortaklıklarına dokunup kurucu ortağı olduğu "Mythic Talent" ajansı ile ilişiğini kesme noktasına gelince ve platform yayınları tehlikeye girince anında tornistan edip özür dilemeyi gayet iyi bilir.

    Yani "kamu kaynaklarını düşünüyorum" ayağına ilkeli veya rasyonel bir yaklaşımı varmış gibi yine rol kesmiş. Tamamen algoritmanın ödüllendirdiği "rage bait" mantığıyla kitle toplayıp cebini doldurma refleksi var esasen. İş insani değerlere geldiğinde en vicdansız söylemleri savunan, iş menfaatine ve sponsorluklarına dokunduğunda ise hemen geri adım atan bu şahsın ucuz popülist laf yığını örneklerinden birisi bu söyledikleri de.

    • protego @protego

      Sivil katliamı konusu tartışılabilir ancak genel olarak katılıyorum 👍

    • kontratak @kontratak

      @protego Sivil katliamı tartışmasız bir gerçek, direkt soykırım yapıldı. Bunu belgeleriyle bilgileriyle anlatmıştım. Bunun tanımı budur. Hamas'ın kötücül bir örgütlenme olması İsrail devletinin yaptığının soykırım olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Çoluğu çocuğu katlettiler dünyanın gözünün önünde.

    • protego @protego

      @kontratak Belge neyin belgesi? İnsan öldüğünün belgesi mi? Savaş ne zannediliyor tam olarak, insanların ölmediği bir şey mi? Savaşın doğası budur, insan ölür. O yüzden boktan bir şeydir. Savaşta insan ölmesi direkt olarak soykırım anlamına gelmez. Soykırım bir ırka veya dinsel bir gruba veya etnik bir gruba vs. vs. yönelik yapılır. Bunu bir aklımızda tutalım.

      1-Ukrayna'da 17.000 sivil öldü. Bunlar resmi sayılar. 1000'e yakını çocuk. Hem de Ukrayna rusya'ya hiçbir saldırı yapmamışken. Kimsenin ortalıkta "katliam var" diye dolaştığını görmedim. Rusya'ya boykot diye dolaştığını da görmedim. Haberlerde gösterildiğini de görmedim. Nerede haberleri? Devletler ses çıkartıyor, halklardan ses çıkmıyor, Konu İsrail ile Filistin'e gelince iş birden tam tersine dönüyor. Ukrayna savaşı da dünyanın gözü önünde olmadı mı? Niye akşama kadar haberlerde ağlayan ukraynalı çocuk videoları verilmiyor? Neden hiçbir yerde halklar toplanıp gösteri yapmıyor? Sence burada bir saçmalık yok mu? Bir terslik sezmiyor musun? Fark ne fark?

      2- Gazze Filistin değildir. Öncelikle bunu bir kenara yazın. Gazze denen yer İstanbul'un bir ilçesi kadar, minnacık bir yer. Nüfusu 2.2 milyon. Ölen sayısı 76.000. Bunların yarısı sivil. İsrail gibi yüzlerce uçağa on binlerce füzeye sahip bir ülke, bir ilçe büyüklüğündeki bir bölgeyi 1 seneden fazla bombalayacak, 2.2 milyon kişiden 38.000 sivil ölecek ve buna birileri soykırım falan diyecek? Soykırımın tanımını şaşırıyorsun. Dünyada sivillerin ölmediği bir savaş olmamıştır. Çocukların ölmediği de olmamıştır. Bunların yaşanması direkt soykırım anlamına gelmez çünkü savaş beraberinde bunu getirir. SAVAŞ DENEN ŞEYDE SİVİL ÖLÜR. O yüzden şu konuda sürekli çocukları aradan cımbızla çekilip alıp öne koymayı bırakın artık. Sanki yetişkinler değersizmiş gibi. Dünyadaki hiçbir savaşta siviller ölmemiş çocuklar ölmemiş gibi davranmayın ya. Savaşları ne zannediyorsun hocam sen? Savaş cephede mi oluyor sadece? Soykırım isteyen 1,5 milyonu çocuk olmak üzere 6 milyon yahudinin katledildiği nazi kamplarına bakabilir. Soykırım odur. Bir tarafta 76.000, diğer tarafta 6 milyon. Hangisi soykırım? İsrail istediğinde 1 günde Gazze'yi haritadan siler, bunun için taktik nükleer silaha da ihtiyacı yok, 1 günde konvansiyonel silahlarla silebilir Gazze'yi haritadan, isterse. Ama 1 seneden fazla bombalamada 2.2 milyon kişiden 38.000 sivil ölmüş. Dikkatini çekerim bu kişilerin kaçacak bir yeri de yok, hiçbir ülke almıyor, o daracık alanda kalmış vaziyetteler. Bu sayıları düşündüğünde sence bu gerçekten soykırım mı? Buna soykırım diyorsan dünya üzerinde yaşanmış tüm savaşlara 100 kat soykırım ve sivil katliamı demen gerekir. 2. dünya savaşında Avrupa'da 15 milyon sivil ölmüş. Sivil bak sivil. 1. dünya savaşında Osmanlı'da 2-3 milyon civarı sivil ölmüş tüm milletlerden. Japonya 20 milyon sivili katletmiş 2. dünya savaşı sırasındaki çin işgalinde. Nanjing'de 1 haftada 300.000 çinli sivili katletmiş askerler. Şimdi tekrar bir düşünür müsün, 3 senede Gazze'deki 38.000 sivil ölümü soykırım nasıl oluyor? İstersen 76.000 de çok bir şeyi değiştirmeyecek. Ve o kadar minnacık bir yerde. Savaş denen şeyi tarih kitaplarında fetih ve işgal olarak tanımlayıp geçtiklerinde insanlar savaşın oyun olduğunu sanıyor galiba. Savaş kelimesinin anlamını kimse bilmiyor galiba. Savaşta sadece askerler mi ölüyor sanılıyor? Savaş denen garabet şeyde siviller ölür! Sivil ölmeyen savaş yoktur. Topyekün bir savaş için 38.000 sivil ölüm tarihteki en azlar arasına girer. Dünyadaki tüm savaşları soykırım diye tanımlamıyorsan bunu da tanımlayamazsın. 2.2 milyon kişiden 38.000 sivil ölmüşse, sen buna "sivilleri hedefliyorlar" diyebilir misin? Tam tersi olmasın sakın? O kadar küçük ve yoğun alanda 2 seneden fazla bombalama yapıp sadece o kadar az insanı öldürebilmek tam tersine sivilleri vurmamaya çalışıyorlar demektir. Hiç bu açıdan düşündün mü? Bir de şu açıdan bakalım, normal düzenli bir ordu sivilini geriye çeker, askerlerini öne koyar. Gazze'de ne yapılıyor? Herifler sivillerin arasına saklanıyor, canlı kalkan olarak kullanıyor, okul bahçelerine füze rampası kurup apartman dairelerinden derme çatma drone sallıyor, hastane altına tünel kazıp karargah kuruyor. Burada bir düzenli ordu savaşı yok, bir tarafta düzenli ordu, diğer tarafta kendi sivilinin arkasına saklanan gerilla düzeneği. Karşında böyle bir yapı varken ne yaparsın "yaa sivillerinin arasına saklanıyorlar aman şimdi ellemeyelim birileri ölür" mü dersin? Demezsin, kimse demez, diyemez. Karşı taraf kendi sivilini canlı kalkan yapıyorsa orada kendileri suçludur, saklanmasınlar sivillerin arasına, siviller de onları saklamasın. Okul bahçesine füze rampası kuruyorsa orayı vurduklarında suçu karşıya mı atacaksın? Mülteci kampında hamas yöneticileri karargah kurduysa orası bombalanınca suçu karşıya mı atacaksın? Kendi sivilini kendi çocuğunu canlı kalkan yapanda ara suçu önce. Kensi sivilini canlı kalkan yapıp hala da teslim olmayıp insanların ölmesine neden olan teröristlerde ara suçu önce.

      3-Dünyada savaş olan hemen her ülkeden neredeyse tüm ülkeler mülteci aldı. Peki merak ediyorum, Gazze'den niye kimse mülteci almadı? Bu insanlar Mısır sınır kapısında beklemiyor mu yıllardır? Gazze'nin Mısır'a sınır kapısı var. Sınırın öteki tarafında da hemen havaalanı var. Mısır alsın bu "sivil"leri? Niye almıyor? Kapıları neden açmıyor? Sadece onlar da değil, diğer ülkeler de almıyor. Tüm dünya ülkeleri Afganistan'dan aldılar, Suriye'den aldılar, İran'dan aldılar, Irak'tan aldılar, Somali'den aldılar her yerden aldılar. Ama bir tek Gazze'den almıyorlar. Kimse de böyle bir çağrıda bulunmuyor. Bu bağıran ülkeler bile. Mısır açık açık söyledi, mülteci isteyen gelsin buradan uçaklarla alsın dedi. Sonuç? Kim gitti almaya? Kimse. Hatta sana bir şey diyeyim mi, Filistin bile almıyor biliyor musun 🙂 Filistin bile Gazze'den kimseyi istemiyor. Bunun nedenini merak ettin mi hiç? Tek bir ülke dahi çıkmadı dünyada. Gazze'nin nasıl bir terör yuvası olduğunu tüm ülkeler biliyor olabilir mi acaba? Filistin başka bir yerdir, Gazze başka bir yer. Gazzelileri Filistinliler bile istemez. Çünkü terör yuvasıdır. Bunu tüm dünya devletleri biliyor ama halklar göremiyor maalesef.

      4- Mehmet Akif Ersoy isimli gazeteci İsrail'e gitmişti, orada sokakta Filistinli çocuklara rastlamıştı. Adam çocuklara soruyor korkmuyor musunuz savaştan diye, çocuğun biri dedi ki "korkmuyoruz". Gazeteci dedi ki neden, çocuk cevap verdi "İsrail askerleri bizi korur". Apartopar kamera çevrildi sonra adam Türkiye'de sosyal medyada linç edildi sanki kendisi söylemiş gibi 🙂 Çok merak ediyorum o Filistinli çocuk İsrail içinde nasıl böyle rahat?

      5- İsrail'in içinde yaklaşık 2.1 milyon Filistinli arap var. Bunu biliyor muydun? Tam sayı kesin değil bazıları Filistinli olmayan arap ama çoğu Filistinli bunların. Ayrıca yine İsrail'in kontrol ettiği Batı Şeria'da ise 3.5 milyon Filistinli var. Toplamda 5 milyonu aşkın. İşin garibi ne biliyor musun; Batı Şeria'daki Filistinliler her gün geçiş noktalarından israil topraklarına geçiyor, işlerinde çalışıyorlar ve akşam geri dönüyorlar. On yıllardır bu böyle. Soykırım gösterin bana? Soykırım varsa bu insanlar nasıl İsrail'e giriyor her gün? Neden hala gidiyorlar İsrail'e? Yetmez mi; İsrail topraklarında yaşayan yaklaşık 2.1 milyon Filistinlinin hemen hepsinde İsrail vatandaşlığı var. Seçimlerde oy kullanabiliyorlar! Milletvekili olabiliyorlar! İsrail pasaportu alıyorlar! 2 milyon Filistinli! İsrail'in toplam nüfusu zaten 10 milyon. 5'te 1'i Filistinli. Soykırım gösterin bana? Bunlara ek Filistin topraklarında yaşayan Filistinliler de İsrail'e geçiyor çalışmak için. Soykırım gösterin bana? Soykırım bir ırka yönelik yapılır, nerede Filistinlilere soykırım? Demek ki neymiş, İsrail'in Filistinlilere karşı bir garezi yokmuş, Gazze'ye karşı varmış. Bu zaten soykırımı direkt eler. Filistinliler İsrail'den korksalar her gün İsrail'e çalışmaya gitmezlerdi veya İsrail'de yaşamazlardı değil mi arkadaşım? Gazze'ye karşı neden garez olduğunu da dünyadaki hiçbir ülkenin Gazze'den tek bir sivil dahi almak istememesi ile anlayabilirsin, tabi bir de reddit subredditlerinde 7 Ekim'de olanların sansürsüz görüntülerini izlemeye mideniz kaldırırsa anlarsın. 7 Ekim'de hamas 1200 kişiyi öldürdü İsrail'de. 800'ü sivil. Bunlardan 300'ü kadın, 50'ye yakını çocuk. Bunlar öyle bombayla falan da ölmedi ha. Direkt hamaslılar ellerde silahlarla göre göre öldürdüler bu insanları. Tecavüzleri, genital mutilasyonları, cinsel işkenceleri, canlı canlı yakmaları saymıyorum bile. Sivil katliamı arıyorsan oraya bak. Sırf sivil öldürmek için yapılmış bir saldırıya soykırım dersin anca, düşmanı bombalarken sivillerin de ölmesine değil. Kimsenin umrunda değil bunlar nasıl oluyorsa? Bunlar haberlere çıkmıyor garip şekilde. Hayırdır 1 akşamda öldürülen bu 50'si çocuk 800 sivili insandan saymadınız mı da katliam demediniz? Hangi kanalda gördün 7 Ekim'de olanları acaba? Ne güzel iş ya sınırı geç 1 akşamda 1200 kişi öldür sonra geri kaçıp kendi sivilini canlı kalkan yapıp aralarına saklan sonra da bombalıyorlar diye ağla. Müthiş strateji. Saklanmasınlar sivillerin arasına. Siviller de saklamasın onları. Kim ne nasıl fark etmez, biri senin ülkene böyle bir şey yapsa cevabın ne olurdu? Sınırından girip 1 günde 1200 kişiyi öldürse ve saydığım diğer o herşeyi yapsalar? Karşılığın ne olurdu? "aman kendi sivillerinin arasına saklanıyorlar ellemeyelim" mi derdin? Çözümün ne? Karşılığın ne? Karadan girip çok daha fazla yıkıma mı yol açardın? Aman siviller ölmesin diye hiçbir şey yapmaz mıydın? Ben söyleyeyim, "madem kendi sivilinin arasına saklanıyorlar yesinler tüm bombaları" diyip onu yapanı bırak konvansiyonel silahları direkt nükleer füzelerle haritadan silmek isterdin. İsrail'in yaptığından 100 kat beterini yapmak isterdin. Bunu bu ülkedeki HERKES isterdi. Aman siviller ölüyor falan da diyemezdi kimse, diyen çıkarsa da anında içeri alırlardı ve hain ilan edilirdi. Hiç birbirimizi kandırmayalım burada, böyle bir şey bizim ülkemize yapılsaydı karşı tarafta taş üstüne taş kalmasın isterdi bu ülkedeki herkes. Tersini söyleyene zerre inanmam kusura bakma. O yüzden katliam neymiş, savaş neymiş, kim sivil öldürmek için hareket edermiş, soykırım neymiş baştan bi düşün. 2 milyon insanın yaşadığı ilçe büyüklüğünde yerde 3 senede 38.000 sivil toplam 76.000 kişi ölüyorsa ve buna paralel olarak aynı ırktan olan insanların milyonlarcası israil'in içinde israil vatandaşı olarak yaşayıp oy dahi kullanabiliyorsa, İsrail parlamentosunda 12 filistinli arap milletvekili varsa gazzedeki savaş için "filistinlilere soykırım yapılıyor" demenin ne kadar absürt olduğunu tartışmayacağım gerçekten. İsrail soykırım yapmak istese 2 milyona yakın filistinliyi kendi vatandaşı yapmaz, senelerce dünyanın tepkisiyle uğraşacağına gazze'yi de 1 gecede haritadan silerdi. Bu bir savaştır, Hamas'ın başlattığı bir savaştır, daha fazlası değildir. Burada bir soykırım amacı arayacaksan sivil katliamı amaçlı 7 ekim saldırısını yapan Hamas'ta arayabilirsin ancak. 7 Ekim'den sonra İsrail'in yerinde herhangi bir başka ülke olsaydı farklı bir karşılık vermezdi, çok benzerini verirdi. Bunu inkar etmek gerçek dışı. Suyu kesmiştir elektriği kesmiştir evet, giren her yardım tırını aramıştır bu yüzden yardım girişi yavaşlamıştır evet, ancak 7 Ekim gibi bir saldırıyla karşılaşıp bunun benzerini yapmayacak bir ülke yok. Çünkü sözde onyıllardır abluka altında olan Gazze'ye 7 Ekim saldırısını yapacak kadar cephane, silah, drone, rpg bilmemne girebildiyse o saatten sonra her şeyi tek tek arayıp tam abluka uygulamayacak bir tane bile ülke yok dünyada. Kendi vatandaşını koruma ve devlete aidiyetini sürdürme kaygısı sınırın ötesindeki yabancı bir nüfus için geçerli olmaz. Abluka da tarihsel olarak her zaman uygulanmış bir yöntemdir. Yine de burada İsrail'in tam abluka uygulamadığını vurguluyorum. Sınırdan her gün giren binin üstünde yardım tırını tek tek kontrol etmekten dolayı girişlerin yavaşlamasını tam abluka diye çarpıtmayın.

      Gazze'nin yeniden kurulması ise önce bu teröristlerin ortadan kaldırılmasını gerektiriyor. 7 Ekim'i planlayan, emrini veren ve sahada o vahşeti uygulayan terörist kadronun komuta zinciri, tugay tabur komutanları ve operasyonel militanları fiziksel olarak etkisiz hale getirilmeden veya tamamen teslim alınmadan masaya oturup da "hadi ya buraya sivil hükümet kuralım" demek hayal ürünü. 7 Ekim'i yapan, silah tutan ve tünelleri yöneten yaklaşık 30-40 bin kişilik silahlı grubun ortadan kaldırılması zorunludur. Bu Gazze'deki 2 milyon insanın tamamının Hamaslı olduğu anlamına gelmez. Ancak o grup silinmeden önce de Gazze'de hiçbir şey yapılamaz. O grubun sivillerin arasına saklanması, sivillerin de onları saklamaları şu anki durumu kaçınılmaz hale getiriyor. Gazze'ye dünyanın en iyi niyetli teknokrat hükümetini, BM barış gücü'nü ya da Arap Birliğini getirsen dahi sokakta elinde AK47 ve RPG ile gezn mahalle aralarındaki tünellerde bekleyen silahlı militanlar var oldukça o yönetim bir gün bile ayakta kalamaz. Hamas 2007'de El-Fetih ile girdiği iç çatışmada kendi Filistinli rakiplerini binaların çatılarından atarak iktidarı ele geçirmiş bir yapıdır. Silahı elinden alınmamış ya da öldürülmemiş böyle bir grubun olduğu yerde hükümet kurmaya çalışırsan yeni hükümet üyeleri ilk haftadan suikaste uğrar. Bu yüzden önce Hamaslıların silinmesi gerekiyor. Gazze'nin yeniden inşası da yüz milyarlarca dolar gerektiriyor. Bu parayı verebilecek ülkeler yani Körfez ülkelerinin hepsi Hamas'ı ve onu besleyen İran ile Müslüman Kardeşleri kendi rejimlerine bir numaralı iç tehdit olarak görüyorlar. Bu yüzden Körfez ülkelerinin şartı net "Bizim finanse ettiğimiz okulu hastaneyi Hamas yarın tekrar cephanelik yapacaksa yeniden silahlanıp savaş çıkaracaksa biz Gazze'ye tek kuruş yatırmayız." O yüzden Hamas'ın silahlı varlığının tamamen ortadan kaldırılması sadece İsrail'in değil parayı verecek olan Arap dünyasının da ön şartı. Bu yüzden kimse Gazze'den mülteci almıyor, içi terörist dolu olduğu ve bunlar bölgedeki tüm ülkelere tehdit oldukları için. Bu yüzden devletler İsrail'e ciddi bir ses çıkarmıyorlar. İsrail'de hükümette kim olursa olsun, en solcusundan en sağcısına kadar hiçbir yönetim 7 Ekim'i yapan adamların sınırın 2 kilometre ötesinde hayatta kalıp elini kolunu sallayarak dolaştığı bir senaryoyu kendi kamuoyuna kabul ettiremez. Bunu hiçbir ülke kabul ettiremezdi. Bunu dünya üzerinde kabul edecek bir toplum yok. O 30-40 bin kişilik kadro temizlenmeden İsrail Gazze sınırındaki tahliye ettiği 100 bini aşkın kendi vatandaşını da evlerine geri döndüremez. Sınırında bu tehdit dururken hiçbir İsrail askeri o bölgeden çekilmez; çekilmediği için de sivil bir geçiş yönetimi başlayamaz. O yüzden savaş Hamas bitirilene kadar devam edecek. Ateşkes veya anlaşma hayali falan varsa diye söylüyorum. Böyle bir şey mümkün değil. Dünyadaki hangi ülke olursa olsun böyle bir şey mümkün olmazdı. Hiçbir topluma böyle bir şeyi kabul ettiremezsin. Sivil binalara cehanelik kurup tünel kazıp sivillerin arasına saklandıkları için de hava bombardımanı dışında başka bir şeyi hiçbir ülke yapmazdı. Böyle bir yerde kimse gidip de yabancı siviller için kendi askerini kara operasyonuyla tehlikeye atmaz. Hamas da teslim olmadığına göre veya o 2 milyon sivil 40-50 bin kişiyi dışlamadığı sürece bu şekilde devam etmekten başka yapılacak hiçbir gerçekçi senaryo yok.