Avrupa, Amerika gibi yerlerde yol kenarındaki direkler ve tabelalar hatta trafik ışıkları kolayca kırılacak ya da eğilecek şekilde yapılır. Bu sayede kaza olduğunda o direğe bir araç/insan çarptığında beton etkisi yapmaz, can almaz. Avrupa Birliğinde EN 12767, Amerika'da AASHTO ve 23CFR gibi standartlarla bunlar on yıllar önce belirlenmiştir. GTA gibi oyunlarda arabayla dokununca kırılmalarının nedeni o. Bizde ise sağlam olsun diye çelikten yapıp bir de yere betonla sabitliyorlar. Öyle olunca bir kaza anında araç çarptığında araç konserveye dönüyor, insan çarparsa ölüyor. Bizim de bu sistemi yapmamamız için bir neden yok ama yapmıyoruz, niyeyse.
Bunu söylüyorum, bana itiraz ediyorlar. "Yavaş gitse bişey olmaz". "Tabela mı suçlu yani". "Gerçekçilikten uzak" "yere yavaş yazmışlar ya" falan diyorlar. Bu ülkenin gelişimindeki en büyük engel bu ülkenin insanı. Kimse öyle dış güçlerde falan aramasın. Bu ülke gelişmiyorsa tek neden bu ülkede yaşayan insanların bu mağara döneminden çıkamamış ilkel kafa yapısı. Gelişmiş ülkelerde bu standartlaşmışsa niye? Görmüşler çünkü aynı şey oldukça yol kenarındaki direklerin ve tabelaların can aldığını. Aynı havacılık gibi, yaşanmış yaşanmış sonra önlemi alınmış. Bu konunun açılma nedeni de geçen günkü motorcu bir kızın virajda motordan düşüp tabelaya çarpıp ölmesiydi. Ahanda işte örnek önünde. O tabela kırılan eğilen tabela olsa ölmeyecekti. Kız basitçe motordan düşüp yerde sürükleniyor, yol dışı zaten çim toprak falan. Ama tükürdüğümün tabelasına denk geliyor. O tabela öldürücü etki yapmasa ölmeyecek, basit sıyrıklarla atlatacak. Bu kadar basit ya bu kadar basit. Anlamak zor değil. 50 IQ'nun üstünde olan anlar bunu. Ama bu sistem bizde yok. Cevap? "Ne alakası var yavaş gitse bişey olmaz". İyi arabalarınızdaki hava yastıklarını da sökün yavaş gidersiniz sorun olmaz. Ne gerek var güvenlik önlemine. Bir araç sana çarpıp seni tabelaya savurursa veya gizli buzlanma olan yolda beton direğe girip ölürsen öbür taraftan bağırırsın buraya "direğin suçu yoktu ya kader kader" diye. Trafikte kaza yapmak için illa kendi suçunuz olması gerekiyormuş gibi bir kafa var nedense. Başkası senin kaza yapmana neden olabilir ki kazaların yarısında durum odur zaten. O zaman bahane ne olacak? Bu ülkeden hiçbir şekilde bir gelişim beklemeyin. Bu ülkenin insanında öyle bir kafa yok. Öyle bir istek de yok. Birisi çıkacak ülkenin başına gelip tepeden inme yapacak anca öyle. Yoksa bizim insanımız ne gelişim ister, ne kendi canına kıymet verilsin ister. Zevk alıyorlar kendi canlarına kıymet verilmemesinden. Coğrafya kaderdir cümlesinin perde arkası bu. Orada kastedilen toprak değil de orada yaşan insanların kafa yapısı. Bu tip insanların olduğu ülkede yaşadığınız sürece zaten dış düşmana da ihtiyacınız yok.
' O tabela kırılan eğilen tabela olsa ölmeyecekti. Bu kadar basit.'
İşte yanıldığınız nokta. Daha yeni sayılır, yere çakılan uçaktan yürüyerek çıkan adam gördük, kaderinde varsa o tabela orada hiç olmasa da ölürsün, kaderinde yoksa doğrudan beton duvara çarpsan da ölmezsin. Bu mantığa karşı ne diyebilirsiniz?
Biraz daha ciddi olursak, 'Aman çürük yapalım, birisi çarparsa zarar görmesin' diye de mantık olmaz, o zaman herşeyi çürük yapmak gerekr, herşeye birileri çarpıp ölebilir sonuçta. Deniz feneriyle, bir geminin 'yol verme' üzerine fıkrası vardır, o hesap.
Kazadan korkan motora binmez, motorlu araca bile binmez ondan da korkuyorsa, hatta sokağa çıkmaz, depremden korkuyorsa da başka önlem alır kendince. Tüm toplum bazılarının korkulara göre inşaa edilmiş bir ortamda yaşayamaz.
Ama bu işin kolayı var, yandaş birisi (iktidarda kim olursa olsun) tabela ithalatı (hatta üretimi) işine girer, bir AB standartı şartı getirilir (hatta ABden kredi alınır finansmanı için), tüm tabelalar en kısa zamanda değiştirilir.
😛
Tüm gelişmiş ülkelerin aldığı basit bir önlem vs. senin kaderciliğin. Kaderciliği mantık diye sunuyor bana. Korkulara göre inşa etmekmiş. Korkan sokağa çıkmazmış. Sosyopat. Arabana da hava yastığı koymazsın kaderinde yoksa ölmezsin ya. Polis de olmasın hatta diğer insanlardan korkuyosan dışarı çıkmazsın, tüm toplumu bazılarının korkularına göre inşa edemeyiz ya. Polis olmasın, kaderinde yoksa kimse öldürmez seni. Al kaderini arabistana yallah.
3 vardiya çalışırlar, vallahi. Kötüde olmaz😂
Bkz. Çürük ile zarar vermeyecek kadar sağlam arasındaki fark. Kader inançla ilgili, kişiye göre değişebiliyor. Yukarıda söylenen ise gözlemle doğrulanan bir şey. Sorun: direklere herhangi bir nedenle çarpınca taşıtlar neredeyse kullanılmayacak hale geliyor. Çözüm: zaten millet bir şekilde ölüyor, oynayın devam. 🙂
Ha illa dine atıf yapıyorsak, ben de tevekkül derim.
kurallara uygun giden aracın bile yanındaki araç yanlış manevradan dolayı yolunda giden araca dokunsa kaza yaptırıyor.
örnekleri çok. arabalarda ön kaput nasıl katlanabiliyorsa bu yolun kenarındaki aydınlatma direklerine
esneme payı yapılmalı. direk yüzünde 2 ye bölünmüş araçlar var .
direkler ve tabelalar kırılır katlanır olsun ama kurallara da uyulsun, bunlar birbirini götüren şeyler değiller, biri olunca diğeri olmaz diye bir şey yok
evet yavaş yazan yerde 90-100 ile giden birisi ölmek istiyordur ve istediği neticeye ulaşmıştır, bunun direkle tabelayla ilgisi yok zaten, tabela olmasa arkada sabit duran ağaca saplanır, ağaç olmasa uçurumdan uçar, yine bir şekilde öldürür kendini yani yavaş yazan yerde hızlı gittikten sonra
biraz yumuşatmayı deneyeyim "ardıyla inatlaşan donuna bırakır"
Başkalarının nerede ve ne zaman, kasıtlı veya kasıtsız ne yapacağına pek etki edemezsin, sen hata yapabilirsin veya başkasının yaptığı hata sana senin başına patlayabilir, "kurallara uyulsun ya" demenin pek anlamı yok o yüzden, uyulsun tabi de, burada bunu demenin anlamı yok. Arabaları da taş gibi yapalım o zaman sürtünce çizilmesin göçük olmasın, nasıl olsa hız sınırında gidince bişey olmaz. Ancak elinin altında alabileceğin bir önlem var. Aynı hava yastıkları gibi. Aynı araçların tamponlarının kolayca ezilip darbe sönümleyici etki yapması gibi. Bunlara itiraz edilmiyorsa, gelip de buna itiraz etmenin mantıklı hiçbir tarafı yok. O olmasa başka bir şeye çarpardı gibi yaklaşımlar anlamsız, yol çizgisinin hemen yanında başka bir şey yok. Bu mantıklı bir yaklaşım olsaydı tüm gelişmiş ülkeler bu önlemi almazlardı. Var ki bir önlemi alınmış. Hava yastığına da şey mi diyeceğiz, hava yastığı olmasın zaten hızlı gittikten sonra zaten ölür bi şekilde mi diyeceğiz? Durum sadece bu durum özelinde değil, trafikte kaza yapmak için hatanın sende olmasına ihtiyaç yok, başkasının yaptığı hata senin başına da patlayabilir gayet. Başkası gelip sana yandan çarpıp hemen yolun yanındaki direğe seni gömerse "Kurallara uysaydı ya" diyemezsin. O direk kırılan direkse o kararı alanlara teşekkür edersin. Ya şu durumda "evet ya hızlı gitmesinler" diye yazmaya gerek olmasını, bunun beklenmesini hakikaten anlayamıyorum. Direkler levhalar kırılsın herkes hızlı gitsin diyen mi oldu ki sanki öyle söylenmiş gibi davranılıyor? Elbette ikisi birden. Tamam hızlı gitmesinler, oldu mu, mutlu olundu mu? Çözüldü mü olay?
Çoğu durumda insanlar bir kez bir hatayı yaptıklarında ders alırlar. Zaten insan gençliğinde hata yapa yapa büyür, başka türlü büyümez. Özellikle genç yaştakilerin hata yapmaları normaldir ve kasten başkalarının canına kast etme amacı yoksa, motorla viraja hızlı girmek kadar basit bir şey için buna "yavaş gitseymiş hak etmiş" demek en basit anlatımla empati yoksunluğudur. Esasında sosyopatlıktır. Şile yolu zaten kazalarıyla ünlü sıkıntılı bir yol. Kazaya neden olan da esasında yolun ortasındaki hafif tümsek gibi bir şey motorun hakimiyetini kaybettiriyor. O virajı alabileceğini düşünmemiş olsa o hızla girmezdi, bu kadar basit, sanki bile bile yapılmış gibi davranılması çok garip. Burada kimse hayatı boyunca hız sınırının üstüne çıkmamış ve/veya hayatında pişman olduğu bir hata yapmamış gibi davranmasın lütfen. Onu diyen yalan söylüyordur. Just-world hypothesis'i bırakalım artık.
@protego ben sana ters bir şey demiyorum zaten, direkler tabelalar öyle olsun evet, ona itirazım yok
sana muhalefet olacak şekilde önlem almayalım daha da iyileştirmeyelim ne gerek var gibi bir söylemim yok, diğer konuda maalesef katılamıyorum
örnek özelinde belasını arayan, bunu bir marifet sanan bu kişiyi o da kurtaramazdı diyorum esasen
virajın o hızla alınamayacağı yere ve etrafa konan trafik işaretleriyle açık ve net şekilde belirtilmiş, özgür iradesiyle bilerek ve isteyerek yaptığı bu hatanın sonuçlarını da bölgedeki ve camiadaki önceki örneklerden (bkz altın elbiseli adam dahi tüm bilgisine rağmen hayatını kaybetti) çok iyi açık ve net bir şekilde biliyor, yine trafik işaretlerinin belirttiği üzere yolun durumu hız kaldırmayacak şekilde tümsekli bozuk, yani gayet bile isteye yapılmış "bana bir şey olmaz" ya da "yavaş gideceksek neden motor aldık" eylemi bu, hal böyle olunca sonucunda ölüm olduğunu bildiği bir hatayı bile isteye yapmış
burada kamu üzerine düşeni yapıp yolu işaretlemiş gerekli uyarıları koymuş, bak burada hız yapılmaz bu yol hız yapmaya tekinsiz sürüşe uygun değil bozuk ve keskin virajlı demiş, diğer tarafın üzerine düşen bu kurallara uymak, üzerine düşeni yapmak şöyle dursun bunları uymayı kendine hakaret saymış ve aykırı hareket etmiş sonra da neticesiyle yüzlemiş
zemin sert, 4. kattasın, balkondan atlarsan o zemine yapışıp öleceğini biliyorsun, sevdiklerin "bak yapma kötü olacak bizi üzüyorsun" diyor sen kulak asmayıp "engelliyorum aşkım" diyorsun, tüm kurallara uyarılara rağmen gidip heyecanlı oluyor diye balkondan atlayıp ölüyorsan e ne yapsın insanlık daha buna? senin dediğin gibi her şeyin doğru olduğu senaryoda bile altındaki aleti ulaşım aleti olarak değil bir heyecan eğlence nesnesi olarak gören aykırı olmayı seven bu tipler yine kendilerini bir şekilde öldürür o da yetmez başkasına da zarar verebilir diyorum yani