çok ilginç bir şeyi farkettim, zevkler ve renkler konusunda herhangi bir şeyi herhangi bir şekilde mantıklı sebeplerle savunabilirim.
hayatta belli başları şeyleri dışarıda tutarsak burada çok sevdiğim bir objeyi gönül rahatlıyla savunabilirim, tam zıttı olan objeyi de sevmesem bile yine aynı şekilde mantıklı sebeplerle savunabilirim.
ha neden böyle basit bir farkedişi buraya taşıdım?
burada yüzlerce insanız, belli başlı konuları yine dışarıda tutarsak aslında hemen hemen hepimizin doğru kavramı o kadar farklı ki.
hal böyle olunca burada ya da başka bir yerlerde bazı konuların sürekli tartışılıp durması garip oluyor değil mi?
işin daha da çoğumuzun zevkler ve renkler konusundaki görüşleri genellikle geçmiş deneyimlere dayanıyor. yani deneyimleyemediğimiz şeylerin doğruluk altımıza yapabileceği potansiyel etkiyi bilmiyoruz.
şimdi asıl konuya geleyim; insanın zevkler ve renkler ile ilgili bir konudaki anlayışı o ana kadar deneyimlediği şeylere göre değişebiliyor.
yani çoğu konudaki doğru anlayışımız sadece geçici mi oluyor bu durumda? bunu değerlendirirken teknolojinin gelişip bir şeylerin daha verimli olmasını ve sorunlu olan bir şeye karşı önyargımızın bu gelişim doğrultusunda kaybolmasını hesaba katmayın çünkü o başka bir konu.
şimdi benim doğrularım deneyimlerime göre değişme potansiyeli olan bir şeyse o şey tam doğru olamaz çünkü doğru dediğimiz şey genel manada insan ömrü gibi kısacık bir şeyden etkilenecek kadar yumuşak bir kelime olamaz.
ha bu kadar metnin özetine geçecek olursak zevkler ve renkler konusunda gerçekten boşuna tartışıyoruz, tartışmayı geçtim tam anlamıyla zaman kaybı gibi duruyor.
kavramlar kişiden kişiye o kadar farklı ki ben, sen ya çoğumuz belli başlı konularda nasıl bu kadar net konuşuyoruz aklıma almıyor.
Tartışmak iyidir. İnsan fikirlerini test etmeli ki ne kadar doğru ne kadar yanlış daha iyi anlasın. Aksi halde herkes kendini çok matah, çok akıllı, çok mantıklı, çok doğru vs zanneder. Ben de öyle sanıyorum. Doğamız öyle. Benim ek olarak katkım bunun sanmadan ibaret olduğunu bilmem.
bildiğimiz tartışmadan çok hararetli obje ya da marka tartışmaları gibi şeylerden bahsetmiştim hocam. mesela samsung elma gibi.
@pesatalim O bile işe yarar. İnsanlar tartışırlarken çok iyi bilgi verirler. Normalde vermek istemedikleri, vermeye uğraşmadıkları vs bilgileri tartışmayı kazanmak için söylerler. İşe yarar yine
@distor bu açıdan hiç bakmamıştım. 🙂
İyi-kötü, doğru-yanlış ve olasılıklar görecelidir. Bunları farketmeden yaşamak, hayatı tamamlamak da mümkün. Tartışırken arkaplanda ortak bir kültürü varsayıyoruz. Tartışmalara zaman kaybı demek doğru olmaz ama tartışmanın sonucu olarak evrenin en büyük değişmez sırrına ulaşmayı beklememek lazım 🙂
ee son cümleyle birlikte bazı şeyleri tartışmak daha da gereksiz oldu. 🙂
atıyorum birisine bir şeyi anlatmaya çalışıyorsunuz ama sırf bir şeyi savunma odaklı düşündüğü için anlamak istemiyor. yani anlatsanız bile bir şey değişmeyecek, evreni kurtarmıyoruz sonuçta. 😀
tartışma deyimim klasik sohbet tartışmalarından biraz daha farklı idi, fanatiklik temelli tartışmalardan bahsediyordum.
@pesatalim Tartışılmayacak şeyler, konular aslında 'inançlar'. Tartışarak karşı tarafın fikrini değiştirmek için karşı tarafa yeni gerçekler sunabilmelisiniz, ya da yeni bir mantık. İnançlar için bu genelde mümkün olmuyor 🙂
@oniki inancın mantığı çok çok farklı, diğer şeylere baktığınız gibi düz bakamıyorsunuz.
ha sağlıklı diye dünyanın en pis suyundan medet umup ineğe tapan insana da bir şey yapamazsınız. 😀
inanç bir ihtiyaç, insanın duygusal bir varlık olduğunu unutmamak gerekiyor.
son zamanlarda çok düşünüyorsun.
muhtemelen doğru bir cümle hocam, şu sıralar bazı şeyleri fazla sorguluyorum
https://www.youtube.com/watch?v=vB2siOLE-BI
o kadar düşünme, gel bir çay içelim demek. 😀
Dedilerinin yanında belirli durumlar için belirli tavsiyeler doğruya daha yakın olabilir, bunları dikkate almak gerekir. Herkes 'oled monitör harika' diyorsa bir sebebi vardır mesela, bütçesi olan almalıdır. Ama kişi öyle bir kullanım senaryosu döker ki en ucuz monitörü alıp geç diyebilir okuyan.
orası da öyle hocam. dün tv bakarken oled seçeneği de vardı bir tık bütçe artırımıyla, ha 10 inç daha küçüktü.
televizyon denen zımbırtı bizim evde uzun süre ve dikkatsiz kullanıldığı için oled i elemek zorunda kaldım küçük de olsa.
dediğiniz gibi, panel olarak bakarsak oled mini led den gömlek gömlek daha iyi. ama kullanım senaryosunda çeşitli riskler mevcuttu.
aslında bu da biraz kişisel deneyim mevzusu, ben minibook lardaki oled ekranı gördükten sonra pc alırken ana hedefi oled seçmiştim. o kadar iyi bir teknoloji idi. ama tv de kullanım senaryosu böyle bir teknolojiyi bile baskıladı
@pesatalim tv'de gerçekten pek gerekli olmuyor. Çünkü tv ekranında parlak ekran itici bile diyebilirim. Karasal yayında zaten oled olduğu anlaşılmıyor ekranların. Film izlerken anlaşılıyor ama çoğu durumda izleme deneyimine artı değer kazandırmıyor. Üzerine dediğiniz gibi oled olduğundan sürekli tetikte olma durumu var. Tv'de 10 inç küçük demek çok büyük bir kayıptır bu arada. Büyük pişmanlık doğurur, aman diyeyim.
@arandur 55 mi 65 mi derken listeye 75 i de ekleyip ortanın bir tık üzeri 65 aldık hocam.
evet, 55 oled boyut anlamında da pişmanlık olabilirdi.