Ben bir sorun göremedim gayet mantıklı olmuş, yani köpeklere tavuk yedirince sorun yok böyle yapınca sorun mu oluyor.
https://x.com/changetr/status/1967172204530930162?s=46
Teknoseyir gündemi
#TeknoYardım#TeknoSeyir#Satılık#winwing#WorldCup2026#gothic#Samsung#vibecoding#oneui8#Playstation#oneui85Son bir saat içinde 238 ziyaretçi, 117 kayıtlı kullanıcı giriş yaptı.
- © 2026 TeknoSeyir
- Hakkımızda
- İletişim
- Kullanım Koşulları
- Gizlilik Politikası
- Sosyal Ağ Kuralları
- RAM desteği bilendenal.com tarafından sağlanmaktadır.
- Sunucu desteği DGN Teknoloji tarafından
sağlanmaktadır.
Bu iki yüzlülük ile mücadele edemezsin.
aslan için insan da farketmiyor. seni de atalım o zaman aslanın önüne. insanların yemediği bir canlıyı başka bir canlı için öldürüp yem etmek insanlık dışıdır.
köpek yemek istersem sorun yok diyorsun yani
Köpeğe tavuk yedirmekte bir sorun görmüyorlar çünkü tavuk, eti için de beslenen bir hayvan. Ancak köpek genelde arkadaşlığından (bekçi, avcı, çoban, ev vb.) yararlanıldığı için köpeğin yem olması insanları üzebilir. Ortada ekolojik değil insan merkezli bir bakış açısı var yani.
Köpekler insana bağımlı olduğu için insanların sorumluluk alması gerekiyor fakat bu konu uzar da uzar, gene bizim eşimiz çocuğumuz sokakta köpek saldırısına uğrayıp mağdur veya mefta olacak noktaya gelir diye yazmıyorum.
Bizim "Karen"larımızda bu tiplemeler ne yazık ki. Şöyle videolardaki istisnasız bütün fenotipler aynı.
Bu Dünya için gerçekten çok fazlayız. Doğal seçilime müdahale etmeye başladığımız dönemlerden bu yana her şey olmaması gereken yerlere gitti. Aklı başında 100 milyon insan yeter uslu uslu birlikte ve uyumlu yaşamak için.
İnsan doğanın parçasıdır, insandan bağımsız bir doğa düşünülemez. Dolayısıyla insanın doğal seçilime müdahale etmesi teknik olarak mümkün değil. İnsanın yaptığı her eylem, her edim doğal sürecin dahilinde. İnsandan bağımsız bir doğayı ele alıp bunu "olması gereken" olarak varsaymak ise dogmatiktir.
Köpek besinlerinin neredeyse tamamı insanların yemediği hayvan kısımlarından üretiliyor. Yani insan için "atık" olarak değerlendirilecek kısımlar köpek için besin olarak işleniyor. Eğer et endüstrisi ansızın duracak olursa köpekler için üretilen gıda da aynı şekilde kesilmiş olur. Diğer bir deyişle, köpeğin et yiyebilmesinin sebebi insan.
Köpek, insan ile olan simbiyotik ilişki ile var olmuş ve varlığını sürdüren bir canlı. İnsanın kendi ortaya çıkartıp kendine muhtaç kıldığı bu canlıya karşı sorumlu olması beklenen bir sonuç. İnsanı okumada primatlardan bile daha yetenekli olabileceği biliniyor, o denli yakınlaşmış süreç içerisinde. Birçok alanda insana "arkadaş" olduğunu da biliyoruz. Dolayısıyla insan - köpek ilişkisi ile insan - tavuk ilişkisi sosyal anlamda farklı ele alınabilecek ilişkiler. Köpek sokaktaysa insan yüzünden sokakta, bu sorumluluk yadsınamaz. Dolayısıyla köpeği aslana yem etmek pek mertçe bir davranış değil. Bu tarz sorumluluk temelli bir etik anlayışına göre en basit tabirle vefasızlık denilebilir.
Bu noktada köpeği yareni olarak görüp köpeğin yem edilmesine tepki gösteren insanların olması gayet anlaşılabilir. İnsanın kendi türünden olmayan her canlıyı yem olarak görmesi gereklilik değil. Nasıl ki insanın insanı yem olarak görmemesini anlaşılır buluyorsak, kendi yetiştirdiği ve kendine benzettiği başka bir türü de benzer empati duygularıyla yem olarak görmemesini anlaşılır bulabiliriz.
Endüstriyel et üretiminin ne kadar etik olduğu, daha ileri gidilirse "et yeme" davranışının ne kadar vicdani değerlendirilebileceği gibi konular ise ileri tartışma konuları.
ben kimsenin sokakta beslediği başıboş yırtıcı yarenleriyle muhatap olmak istemiyorum, hepsinin itlaf edilip aslan maması olmasında hiçbir sorun yok
@93-truva O senin görüşün. Toplumsal bir sorumluluk bilincini haiz olmamak elbette bir seçim. Bu açıdan bakıldığında tutarlı. Ancak toplumda yalnız olmadığımız için diğer kişilerin o hayvanlara karşı insani bir sorumluluk hissediyor olması ve o hayvanların acımasızca öldürülmesine kayıtsız kalamaması, vicdanen rahatsız olması da gayet anlaşılabilir bir sonuç.
@kontratak sorumluluk hisseden yanına alsın uzaktan bakmasın
@93-truva Bu bir çözüm olarak öne sürülebilir elbette. Ancak bunun pek tabii altından kalkılabilir bir seçenek olmayacağını da birkaç hesaplamayla görmemiz mümkün. Nasıl ki o köpeklerin sokakta olmasının birincil ve tek başına sorumlusu o kişiler değilse, insanlıktan doğan bir sorumluluk hissedip daha az acı çekmeleri için imkanları doğrultusunda hareket etmeleri de absürt değil.
Şöyle bir döngü var: Topluma ait olan kişiler köpeğe bakmayıp sokağa atıyor. Bir süre sonra bu bir sorun olarak daha da büyüyor. Yine toplumdaki kişiler çözüm olarak o köpeklerin katledilmesini öneriyor.
Buna karşı öncelikle başka çözümlerin düşünülmesi, özellikle yine insanlığın birçok imkanı teknolojik gelişmeler ile sağlayabildiği şu dönemde çok daha akıl kârı, genel düşünüldüğünde daha tutarlı. "Sen neden bu kadar vicdanlısın!" diyerek insanlara saldırmak süreğen bir zıtlaşma ve gerginlikten başka bir pek şey doğurmaz diye düşünüyorum. Pek verimli bir kavga değil. Bu kavga yerine uzlaşı yolu seçilse belki çözüm çok daha yakında elimizde olur.
@deepl Her güzel ve düzgün Türkçe kullanımını görüp yapay zeka diye mi düşünüyorsun? 😀 Bunu övgü mü, hakaret mi olarak göreyim; bilemedim. Son zamanlarda da çokça karşılaştığım bir durum. Yeni çağın açmazı diyelim.
Dediğim gibi, toplumsal bir sorumluluk bilincini haiz olmamak elbette bir seçim. Mamafih toplumdan kopuk bir değerlendirmeyle insanlığın kazanımlarını, kayıplarını, geliştirdiklerini, uyarladıklarını ele alamayız. Dolayısıyla, simbiyotik ilişki sahip ve köpek arasında değildir, insanlığın geçmişten bugüne olan süreciyle ilgilidir, bu bir süreçtir. Kaldı ki simbiyozun biyolojik terimsel tanımı da tekili değil geneli kapsar. Simbiyoz istisna değil, kaidedir.
Köpeklerin zor bir yaşam mücadelesi içinde olduğunu, acı çektiklerini ve dolayısıyla bu acıyı sonlandırmak gerektiğini öne süren bir görüş vicdani temelli bir görüştür. Bu da vicdan çerçevesinde masaya yatırılabilir. Ancak bu çerçevede köpeklerin acımasızca öldürülüp vahşi hayvanlara yem edilmesi yer alamaz, o başka bir çerçevenin içinde olabilir.
@deepl Laflara bak, bilmişliklere bak hele.
1. Köpeklerin insanla olan ilişkisi sona ermediği gibi, sona yakın dahi gözükmüyor. Hatta birçok alanda insanlar tarafından köpekler direkt araç olarak kullanılıyor. Arama kurtarma konusunda hâlâ yerleri doldurulabilmiş değil. K9 adı ile operasyonel, taktiksel olarak da kullanımı söz konusu. Engelli insanlara, hastalara destek olması için bizzat eğitilen köpekler var. Sadece psikolojik destek için dahi kullanılıyorlar. Bütün bunların yanında, yalnızca sevdikleri için köpek bakan milyonlarca insan var ve bu da sona erecek gibi durmuyor, köpeklere başka gözle bakanlar olsa dahi.
2. Benim esas bahsettiğim şeyi hiçbir şekilde anlamayıp, aynı gibi görünen başka bir konu üzerinden ezbere konuşmuşsun yine, yani demagojiye başvurmuşsun. Saldırdığın insanların neden köpeklerin senin istediğin gibi katledilmesini istemediklerinin felsefi temelini anlatmaya çalıştım. Yani kısaca "İnsanlar yüzünden var olan bu hayvanlar yine insanlar yüzünden sokağa atılıyorsa, insanların kendi doğurduğu sonucu büyük bir vefasızlık ve acımasızlıkla katliam yoluna giderek çözmeye çalışması vicdani midir?" sorgulaması üzerinden yapılan bir fikir yürütme. Benim savunduğum şeyden çok, neden böyle bakıldığını temellendirdim. Halbuki yapay zeka zannedeceğin kadar güzel bir Türkçe ile yazmıştım, fakat her yazı elbette muhatabının anlak seviyesi kadar anlaşılabilir, şaşırılacak bir şey yok.
Gelişmiş toplumlardan bahsediyorsak, başka hayvanlara ve çevreye hoşgörüyü de görebiliriz. Birçok farklı toplumun olduğu, her birinin farklı dinamikleri olduğu da aşikar. Bu da katmanlı ve girift bir konu. Sosyal ilişkiler yumağı ve toplumsal dinamikler tek bir basit kıyaslamayla halledilebilecek kadar basit değil.
Diğer yandan, ben sokaklarda köpeklerin olması sorununa karşı "bu böyle devam etmeli" diye bir görüş belirtmedim; onu da anlamamışsın. Bu sorunu çözmenin işte böyle mümkün olmadığını, olsaydı çözülmüş olacağını göstermeye çalıştım. Uzlaşıyı bir kenara bırakarak iki kutba ayrılıp birbirine saldırmak, çözüm dayatmak, hele ki dayatılan "çözüm" katliam ve acımasızlık içeriyorsa, bir sorunu çözmek için pek optimum bir yol değil.
Bu sorunu bir şekilde çözmemiz lazım, bunun yolu daha neyden bahsettiğini bile anlamadığın kişilere karşı "sen kafayı yemişsin" gibi amiyane, hiçbir derde deva olmayan saldırganlıklar elbette değil. Öteki taraftan, "köpekler insanlardan bile daha anlayışlıdır, köpek için insan feda edilir" gibi diğer radikal söylemler de çözümü daha çok uzaklaştırır. Saçmalıklar silsilesiyle sorunlar çözülemez.
@deepl Yiyecek kafa bulamamışsın, desene 😀
Hahhhaah kafaya bak güle güle kullan
Bu sokak hayvanlarını sözde hakkını savunanar 4 5 senede 3+1 evden villaya, lüks tatillere sayısız lüks arabaya sahp oluyorlar.
Geçen sene 5 10 tanesi ifşa oldu.
Bir tanesi Türkiyeden dubaiye kaçtı. Orada smalı çocuklarla ilgili vakıf mı ne kurmuş. Yardım dileniyordu bi storide. 🤦♂️
Kolay paranın kokusunu alıp sömürüye girişen çok kişi var. Birçok alanda da böyle kişileri görmek mümkün. Depremi bile fırsat bilip insan üzerinden sömürüye kalkışan kişilerin olduğu bir dünya işte. Samimi kişiler de var birçok alanda olduğu gibi.
@kontratak Çıkar, menfaat ve para ekseninde. Bu insanlara 1 bardak su uzatmasını istesen yüzüne bakmaz. Tamamen menfaat için. Canı istiyor diye.
Senin iyi insanlarda var söylemin politik. Hee gerçekten vardın onudaa görmeyiz bilmeyiz.
@tarikx Topluma dair olan her şey politik 😀
İyi niyetli insanlar elbette var. Niyet okuyamayız, dediğin gibi. Sömürüye fazla açık olan konularda daha fazla temkinli olmak anlaşılabilir. Daha da ileri taşırsak sistem tartışması eksenine gideriz ki paradan ve onun "integrali" olan sermayeden bahsediyoruz 😀
Köpekten dert yanıyoruz da kimse kedilerin yok ettiği ekosistemden bahsetmiyor! Bana göre sokakta olması gereken serçedir, sincaptır, kirpidir. Bunların yaşaması içinde yeterli yeşil alan, şehrin yapısının da yatay inşa edilmesi gerekir. Türkiye gibi 3-4 tane mega köy durumuna gelmiş metropolitanların acilen nüfusu azaltılıp, tüm Türkiyeye yayılmış dengeli bir yerleşime ihtiyacımız var.
Sokakta kedi de köpekte beslenmez. Gıda satışı yapılan yere yakın beslenme noktası kurmak bile büyük hata. Hele hele gıda satılan yere giren kedini köpeğin açıklaması olmaz.