Deponia Serisi

Merhaba arkadaşlar uzun zamandır incelemek istediğim seriyi sonunda sizlere aktarabileceğim. Harika bir point and click adventure türü oyun.
Deponia.

Sözlerime nasıl başlasam bilemiyorum , bu harika oyunun müzikleri , ilginç konusu i harika yerleştirilmiş bulmacaları bilemiyorum neresinden başlasam. Neyse bir giriş yapalım gerisi gelir;

Daedalic firmasının yapımını üstlendiği point and click tarzı oyuna point and click tarzını anlatarak başlamak istiyorum. bu tarz oyunlarda fps mantığı yada rts mantığı yoktur(üzgünüm age of empires ve battlefieldçılar 🙂 ). siz karakterinize bir objeyi tıklarsınız o gider ve objeyle etkileşime girer mantık basitçe budur.

Deponia oyunu üçlemeden oluşuyor, "Welcome to Deponia"(Deponia olarak satılıyor), "Chaos on Deponia", Goodbye Deponia. Aslında üç oyunda tek bir hikaye üzerinde ilerliyor o yüzden sırasıyla bitirmelisiniz.Bu bilgimizide verdikten sonra artık oyunun içine dalalım.

Oyunda Rufus isimli pasaklı, vurdumduymaz, tembel , sakar bir arkadaşı yönetiyoruz. Yaşadığı diyar olan Deponia'da sakarlıkları ve haylazlıklarıyla çok meşhur arkadaşımız. Babası terkettikten sonra büyüyememiş ve Deponia denen çöp diyardan kurtulmak istiyor. Evet yanlış duymadınız Deponia çöpten oluşuyor(tam bir point and click cenneti 🙂 ) . Rufus , herkesin hayali olan Ellysium isimli yere gitmek istiyor ancak kimse bunu başarabileceğine inanmıyor. Rufus yine bir Ellysium'a gitmeye çalışırken Goal isimli güzeller güzeli Ellysium'lu bir kadınla karşılaşıyor ve hikayemiz tam anlamıyla başlıyor.Daha fazla ayrıntı vermek istemiyorum sadece konunun okadar derin yeri geldiğinde duygusal , yeri geldiğinde komik olarak ilerlediğini söylemekle yetinmeliyim. Bu atmosferi tam anlamıyla yaşamanızı tavsiye ediyorum.

Deponia oyununu ilk açtığınızda sizi çok eğlenceli bir tutorial karşılıyor. Kısacık ama bir okadar komik tutorialı başarıyla geçtikten sonra bir bardın söylediği eşsiz bir müzikle oyuna giriş yapıyorsunuz. Şarkılarda yine esprili hatta epey güldüğüm ağzıma dolananlar var 🙂 Oyunda ilerledikçe bazen sizi aşırı zorlayacak bulmacalar olacak hatta oyunun başında biriyle yaptığınız dialogdan ufak bir kesitin oyunun sonunda karşınıza çıktığını göreceksiniz. Bazen çok zor bulmaca çözerken gözünüzün önündeki basit bir işlemi unutmuş olabileceksiniz. (barmenin size ellemeyin dediği mumu kullanmayı unutup fırını yakamama gibi 🙁 ) . Hatta şimdiye kadar en orjinal bulmacayı chaos on deponiada gördüm diyebilirim. araştırdım o bölümde 1 saat takılanlar olmuş haklılar akla gelmesi çok zor 😀

Müziklere ve seslendirmelere gelince harika ara müzikler sizi bekliyor ancak oyun boyunca çalan bazı müzikler sizi zombiye dönüştürüyor yavaş yavaş farkında olmadan oyunu bitiriyorsunuz 🙂 Oyunun başında ve sonunda hatta bazen aralarda bir bard var harika müzikler çalan o arkadaşa dikkat edin çok güzel söylüyo namıssız .

Ne kadar anlatmak istesemde detaya girmeden yüzeysel olarak anlatmaya çalıştım deponia oyununu. şimdi sizleri bir alt paragrafta kısa bir son söze davet ediyorum.

Sonsöz chapter 1, eğer bu tarz oyunlardan hoşlanmıyorsanız bile deneyin. Bazen yüzeysel gibi görünsede zaman zaman derinleşen ancak bunu yine esprili dille yaptığı için oyuncunun dikkatli olmasını isteyen, yeri geldiğinde güldürerek bulmaca çözdüren yeri geldiğinde çözdüğün bulmacanın aslında hayatın yasımasını gösteren bir gerçeklik olduğunu düşündüren. Ütopya ile Distopyayı birbirine harmanlamış bir oyun kendisi. Size saçma dedirtip sonra mantıklıya dönüştüren ilginç diyalogları ve olayları , ilginç müzikleri ve süprizleri, 3 oyun ortalama 25 saat oynama süresi (eğer ipucu alarak giderseniz ortalama bu kadar sürer, almazsanız uzar hikayedeki diyalogları dinlemeye de bağlı.) acaba ne olacak dedirten chapter sonlarıyla Deponia son zamanlarda oynadığım en etkileyici oyun serisi oldu.

Sonsöz chapter 2, oyunlar şuan tanesi 7liradan satışta kesinlikle paranızın hakkını verecektir.

sonsöz chapter 3 , oyunda Türkçe altyazı desteği de var 😉

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Bu ürünle ilgili tüm incelemeler