Aynı filmin web(disney+) ve bluray versiyonları. Web olan IMAX versiyon. Sinema formatı denen(2.40:1 veya 2.38:1) bluray'lerde orjinalden alttan üstten kırpılarak verildiğini de böylece kanıtlamış oluyoruz. Zamanında ben burada "filmleri neden 16:9 standart format olarak vermiyorlar da alttan üstten keserek kadrajı kırparak veriyorlar?" diye sorduğumda "kırpmıyorlar ki orjinali o" gibi söyleyen arkadaşlara selam olsun. Yıllardır bize kırpılmış kadraj görüntüler izletiyorlar, insanlar %99 oranında 16:9 monitör ve TV'de izlemelerine rağmen

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • Tai per Dog Un @alipektas

    Onu diyenlerden biri bendim, hâlâ diyorum: Birçoğunda evet kırpmıyorlar, kırpma genelde IMAX gibi 65-70mm formatlarında yapılan bir şey zira o boyutlarda "genelde" (hatta bildiğim IMAX'te hiç) anamorfik lens kullanılmıyor (o boyutta negatif film için üretilmiyor sayı / talep azlığından ötürü bildiğim kadarıyla, zira çok maliyetli bi lens boyut yükseldikçe). E hâliyle sinemaskop görüntü için kırpmaktan başka çare de kalmıyor. Bu örnekteki film de IMAX zaten. Batman Kara Şövalye filminde misal iki farklı format kullanıldığı için (35mm anamorfik ve IMAX) bazı sahneleri 21:9 bazı sahneleri de (IMAX olanlar) 16:9 yansıyordu Blu-ray'inde. IMAX ya da 65-70mm kullanmayıp da kırpılanlar yine var elbette, onları da open-matte denen teknikle çekiyorlar ve kırpılmamış versiyonu TV için, kırpılmışını sinema salonları için işliyorlar, open matte versiyonları da çıkıyor bazen. Misal Titanik filminin open-matte versiyonu var, onda daha geniş bi alanı görüyorsun. Net hatırlamıyorum; IMAX ya da 70mm film kullandılar diye mi ya da anamorfik mi kullanmadılar, veyahut yönetmenin tercihi miydi vs. Tek bildiğim, birçoğu hakikaten kırpılmıyor zira anarmorfik kullanıyorlar.

    • Tai per Dog Un @alipektas

      Ek:
      Tekniğin wiki sayfasında da yazıyor zaten sık kullanılmadığı ve nedeni.
      "Open matte can be used with non-anamorphic films presented in 2.20:1 or 2.39:1, but it isn't used as often, mainly because it adds too much additional headroom, depending upon how well the framing was protected or if the director chooses to create a certain visual aesthetic."
      https://en.wikipedia.org/wiki/Open_matte

    • protego @protego

      @alipektas Ben de diyorum ki sinemoskop etkisi denen nane saçmalık. 16:9 formatında Game of Thrones'u üstten alttan kırpsalar "sinemoskop" yapsalar daha mı çok hoşumuza gidecekti? Sinemada gibi mi hissedecektik? Filmler daha pahalı kameralarla çekiliyor falan diyenler vardı(Sen değil) onlara derim ki GoT piyasadaki filmlerin %99'undan daha pahalı ekipmanlarla çekilmiştir. Günümüzde tüm filmler ve diziler dijital stream'de. Aynı platformdan hem dizi izliyorum hem film, dizilerirn hemen hepsi 16:9 tüm ekranı kaplıyor film üstten alttan kırpılmış (ya da o oranda olacak şekilde düşünülerek çekilmiş) neden? Sinemoskopmuş. Tamam eğer enlemesine çok geniş bir alanı çekmen gerekiyorsa ona uygun 2.38 2.40 kullan ama onun dışında tam formata geç aynı örnek verdiğin Batman gibi veya The Expanse dizisinde yaptıkları gibi 3 farklı format kullan. Ki çoğunlukla filmlerin böyle bir ihtiyacı olmuyor. Aynı diziler gibi filmlerin çoğunda da böyle bir ihtiyaç yok. Sırf alışkanlıktan yapılıyor. 1957 kafası. Hadi bunu geçelim var olan şeyi niye kırpıyorsun. Gönderideki filmin bluray versiyonu niye kırpık? İzleyince daha çok mu zevk veriyor kırpılmış olması? Benim içim daralıyor basık görüntüden. Bluray alacak insanların %99'u 16:9 ekranda izleyecektir onu. Anlamı ne?

      Bir de şöyle bir durum var günümüzde hemen herşey dijital. Hiçbir yapımda görüntü çekildiği gibi kullanılmıyor. Pan and scan, zoom vs kullanılıyor yani o çekilen görüntü yakınlaştırılıyor kırpılıyor vs. esasında yakınlaştırılmış görüntü izliyoruz çoğunlukla, eh yakınlaştırılıyorsa ekranı kaplayacak kadar alan olur yani üst alt bantlar doğal olarak yok oluyor. Ama hiçbir filmde göremiyoruz IMAX dışında ya da 70 dışında. Demek ki olay alışkanlık

    • Tai per Dog Un @alipektas

      @protego Bu filmler sinema için çekiliyor hocam, perdeye göre yani ekrana göre değil. Kırpılmasının göeüntü kaybı olup olmadığı yönetmenin bakışına bağlı. Adam zaten kırpılan kısmın filmin içeriği olmasını istiyorsa kırpılan kısım filmin bi parçası değildir. O mantıkla kesilen atılan sahneleri de koymaları lâzım. Hatta bts bile. Ek olarak, dediğim gibi kırpma olayı sık olan bir şey de değil. Swn her gördüğün 21:9 filmi kırpılmış gibi düşünüyorsun. Birçoğu anamorfik çekim onların yazdım üstte. O lensle çekiyorsan oran mecbur öyle olacak. İşte o alışkanlık değil. Anamorfik görüntü çoğu yönetmence beğenilen hatta hayran olunan bi görüntü. Ben de hastasıyım desem yeridir. Olay sadece oran değil orada, görüntüde yapısal değişim oluyor. GoT örneği vermişsin, kırpmalarını istemezdim ama kesinlikle anamorfik çekim yapmalarını isterdim. Şahsen çekimde kırpmaya göre kadraj alıp post prodüksiyonda kırpmışlarsa onu da tercih ederdim. Zaten öyle bi senaryoda daha geniş açıdan ya da geniş açılı lensten çekerlerdi aynı sahneleri, yani sen eskisinde o sahnede ne görüyorsan yenisinde de fazlasını görürdün. Bu zaten daha sık olan bir şey, sinema versiyonunu kırparlar. Öyle çok film de gördüm, bildiğin kenarlar yok filmde. Sinemaskopa gelirsek, teknikten ziyade estetik konusu bu. Sinemada o oran kabul görmüş. Bana da daha estetik geliyor. Zaten 21:9 monitör kullanıyorum, 16:9 görünce de sendeki hisin aynısı bende oluşuyor.

    • protego @protego

      @alipektas Kabul görmüş. Sorun o zaten. Kabul görmesinin tek sebebi 1950-1960 yıllarında sinema perdesi savaşında ucuza iyi görüntüyle kotarılabilmiş olması ve o zamandan bu yana değişime ayak direniliyor olması. Estetik... Son 10 yıldır herkes IMAX ve 70mm'lik görüntü için deliriyor. Madem anaformik daha estetik IMAX'i neden herkes seviyor? Kabaca bakarsak genelde genç yönetmenlerin pahalı yapımlarda daha modern görüntü formatlarıyla çekim yaptığını görüyoruz. Olay burada estetik falan değil, tamamen maliyet. Aynı 24fps olayı gibi. James Cameron eski Avatar filmini yeniden gösterime soktu, IMAX 48fps. TrueCut ile yapıldı, aşırı miktarda para harcandığı söyleniyor bunun için, tüm filme uygulayamamışlar o yüzden sadece en hızlı sahnelere uygulanmış, filme gidenler inanılmazdı diyorlar, bir de en başından öyle çekilseydi nasıl olurdu kimbilir. Bundan sonraki filmleri de doğal 48fps ile gelecek. Şimdi sorsan yönetmenlere yok sinema efekti falan diyorlar yalan dolan. 60fps'e bir kez alıştıktan sonra 24'ün ne kadar takıla takıla gittiğini anlıyorsun. Her şey maliyet. CinemaCon'u takip ediyorsan bı senenin yıldızı TrueCut Motion'dı. Bundan sonra gelecek pahalı yapımlarda muhtemelen daha çok kullanılacak. Ama bakıyorsun youtube'da 60fps neden yok diye kanala laf eden adamlar oyunda 30fps'e burun kıvıran adamlar sinemada 24fps doğal diyor. Sorunca da neymiş efendim youtube videosu konser ve oyunlar farklı şeymiş film farklı şeymiş. Tabi. Aynı şey hiçbir farkı yok. Bu adamlar kullandıkları TV'nin motion özelliğini de çok seviyorlar ama görüntü doğal değil demiyorlar 🙂 Özellikle son yıllarda Kore'de yaygınlaşmaya başlayan 60fps yapımlardan bir ikisini izleyip alışsalar bakalım bir daha 24e dönebiliyorlar mı. James Cameron'ın yolu açması iyi oldu, bu saatten sonra kisme 24 doğal diyemeyecek. Para harcamak istemiyoruz demiyorlar da

      Kırpılmış yapımlar hiç az değil onun garantisini veririm. Anlaması da çok basit. Yıllar önce redditte okumuştum, o zamandan beri dikkat ederim. filmde eğer ki bir kadrajda, kadraj uzaktan çekmesine rağmen oyuncuların birinin kafası tam olarak ekrana sığmıyorsa, yakın göz çekimini falan kastetmiyorum, kadraj kafasının üstünden saçların bir kısım götürmüşse(saç çizgisine yakın kısım) o filmin kırpılmış olduğunu anlarsın. Çoğu filmde bu var. Görseldeki basit bir örnek

    • Alpi Ironside @alpi350

      @protego 24Hz'deki o hareketli sahnelerde yaşanılan bulanıklık bende kusma hissi yaratıyor. Gerçekten gözlerim ve başım ağırıyor.

    • Tai per Dog Un @alipektas

      @protego Hocam bu bilinen top yönetmenlerin interview'lerini falan hiç izlemedin mi bugüne kadar ya.. 🙂
      Anamorfik lens sinemada tanrı gibi bir şey, IMAX de öyle, sinemaskop da öyle. Bu formatlar maddi kaygıdan çıkmış dersen anlarım, şu anki ısrar düz yönetmenlerin tercihi ama buna eminim. Frame rate ayrı konu, ona bir şey demiyorum. Bu oran konusu anlattığın kadar basit değil ama netim bu konuda. Bir kere standart negatif ve sensör oranlarına göre anamorfik lens mecbur 21:9 verecek. Bundan kaçış yok. Hani her yönetmen sinemaskop sevmese de anamorfik sevmeyen çok nadirdir yani. Sen hangi yönetmene o lensi versen (ki pahalıdır) onunla gözünü kırpmadan çeker filmi diziyi. IMAX daha da pahalı olduğu için tercih edilmiyor. Örneğini verdim, Batman'de 2 format kullanıldı. Bunu şaka olsun diye yapmadılar herhalde, Nolan'ın bütçesi yetmedi. Söylüyordu hatta konuşmada, sadece Joker'in olduğu ve önemli gördüğü sahneleri çekebilmiş. Interstellar da öyle, bütçe mevzusu. Yani yönetmenler anamorfik görüntüyü de IMAX'i de sevebilir aynı anda. IMAX'i sunsan ilk onu derler zira görüntü kalitesi inanılmaz artıyor. Yani orandansa muazzam kaliteyi yönetmenler elbette tercih eder, bu anamorfik lensi sevmedikleri anlamına gelmiyor.
      Saç-kırpma konusu komik. Görüntü yönetmeni filmde yönetmenin göstermek istediği hiçbir şeyi o veya bu sebepten kırpamaz. Hakikaten kafası gitmişse zaten onun filmde önemi yoktur. Hocam belgesel değil bunlar, detay görmek küçüktür yönetmenin göstermek istediği görmek. Sana sinemada sunduğu neyse onu görmeni istemiştir yönetmen. TV'lere fazladı veriliyorsa bu asıl maliyettendir, tv izleyicisini daha çkk sevdiklerinden onlara daha çok detay göstermezler herhalde. Elde kırpılmamış hâli varsa direkt onu tv için işlerler ki o boşluk kalmasın. Kilit nokta burada yönetmrnin sinemada gösterdiği şeyin asıl film olması. Herkes extended film sever, fakat theatrical version yönetmenin asıl çektiği filmdir. Yani her kırpılmış saça sinemaskop için heba edilmiş alandır gözüyle bakılmaz. Hakikaten öyle kadraj alma istemiş olmaları çok daha olası.
      16:9 oranı sevebilirsin, 21:9 sevmeyebilirsin ya da, bu işin keyfi. Mevzu burada alışkanlık ya da maliyet değil ama orda katılamıyorum. Ha ileride bu estetik algısı değişir, yeni nesil yönetmenler sevmez o görüntüyü değişir standart. Olmayacak şey değil, film dediğin 21:9 olur diye bir kaide yok. Da şu an seviyor çoğunluk. Günümüz yönetmenleri için konuşursan kaide olur işte. Benim sevdiğim yönetmenlerden sevmeyeni yok. Zaten parayı bulan anamorfik kapıyor, IMAX'e de birkaçının parası anca yetiyor zaten.

    • Tai per Dog Un @alipektas

      @protego bak aklıma gelen bi örnek: The Hateful Eight.
      Film 70mm ve anamorfik çekilmiş, hem de 2.76:1 yani 2.39:1 (21:9) orandan da geniş çekilmiş. Zaten izleyen bilir tren gibi kadrajı var. Sence bu alışkanlık ya da maliyetten olabilir mi? Tarantino böyle bi yönetmen mi? 🙂
      Bu bi akım hocam, adamlar için tutku gibi bir şey. Herkesin sevmemesi çok doğal, ben sevsem de sevmeyeni anlıyorum. Da sen sevmediğin için kimsenin de sevmediğini ama başka sebeplerden mecburi yapıldığını falan düşünüyorsun. En azından yazdıklarından öyle anlıyorum. Seviyor yani birçok yönetmen, izlediğim yüzlerce konuşmada nasıl tutkuyla sevdiklerini anlattıklarına şahit oldum defalarca. Yani bn hayal görmüş olamam herhalde değil mi. Alışkanlık ya da para meselesi değil bu özetle.

    • protego @protego

      @alipektas Zaten aynı şeyi söylüyoruz, 1950'lerde maddi kaygıdan çıkmış formatlar. Ucuza iyi görüntü. Anamorfiği tanrı olarak göremem zira 1950 tanrısı 🙂 IMAX işte pahalı olduğu için az kullanılıyor. Batman'de bu yüzden az kullanıldı evet. the Expanse'da da bu yüzden 3 farklı format kullanıldı. Benim burada söylediğim şey 2.40 mevzusunun iddia edildiği gibi "daha güzel gözükmesi" "sinemaya daha uygun olması" ile alakası olmadığı, maliyet ve anamorfik lensin getirdiği kısıttan kaynaklı olması. Aynı şeyi söylüyoruz burada neyi tartıştık anlamadım.

      Gönderinin ana konusu olan Shang-Chi filmi üstten alttan kesilerek bluray'e verilmiş. Şimdi kalkıp bana yönetmen çekerken tam olarak kesileceği alana göre hesaplayıp da kadrajı hesapladı piksel hesabı yaptı ama sırf öylesine IMAX çekti o üstteki alttaki alanlar önemsiz demeyeceksin herhalde. IMAX çekilmiş film. IMAX çektiysen IMAX'e göre kadraj almışsındır. Ama anlamsız şekilde bluray'de kesilip atılmış. Demek ki görüntü yönetmeni kafasına göre iş yapabiliyormuş. Ya da belki bunu yönetmenin onayıyla yaptı ama o durumda da yönetmen kadrajdan nelerin gittiğini umursamıyor demektir. Ben buna geri kafalılık derim başka bişey değil. Kafası gitmesi olayı şu yüzden mantıklı. Ben hiçbir yönetmenin bir film çekerken oyuncuların kafasını kadraja yarım soktuğunu düşünemiyorum. Saçma. Eğer ki izlediğin filmlerde dikkat edersen, bazı filmlerde bazı şeylerin bir kısmının kadraja sığmamış gibi gözüktüğünü göreceksin. Bir filmde bir kez birinin kafasının yarım olduğunu gör, o filmin birçok sahnesinde yine aynı durumun yaşandığını da göreceksin. Ve hepsinin o siyah bant kısmına denk geldiğini göreceksin. Bu genelde kafalarda yaşanıyro ancak bazen kadrajdaki başka nesnelerde de olabiliyor. Bazı filmlerde de hiç bir sahnede tek bir kez bile böyle bir durum göremiyorsun. Bazı yönetmenlerin farklı farklı sahnelerde sürekli olarak kadraja yarım kafa alma gibi bir estetik anlayışları yoksa eğer bunlar sonradan kesilmiş demektir. İzlediğin filmlere dikkat et, %50 %50 değil ama en azından %30'u bu şekil filmlerin. Bir sahnede yarım bir şey görüyorsan filmin geri kalanında da çok kez aynı şey tekrarlanıyor, "o üstte bir kısım daha var sanki görmediğimiz" hissini alıyorsun. Bazılarında da tek bir kez bile görmüyorsun. Tek bir kez bile görmediklerin senin dediğin o formata uygun kadraj alınmış olanlar. Sürekli yarım nesnelerle dolu olanlar da sonradan kesilmiş olanlar. Bir kez dikkat etmeye başladığında çok bariz anlıyorsun bunu. Elimde Shang Chi'nin iki versiyonu da var mesela. İndir kendin bak iki versiyonunu da, çok net anlayacaksın söylemek istediğim şeyi.

    • protego @protego

      @alipektas Tarantino'yu hiç örnek verme hocam. Tarantino eskici, sürekli olarak takılı kaldığı aynı teknikleri ve aynı kadrajları kullanan tutucu(kimine göre kendine özel stili olan) ve (ç)alıntı yapan bir yönetmen. 1970 yapımı The Bodyguard(Karate Kiba) filminde İncilden yanlış yapılan bir alıntının aynısı Pulp Fiction'da var hem de aynı yanlışlık korunarak 🙂 Bu tek bir örnek ama Tarantino'nun diyalog, sahne ve fikir ödünçalması bilinen bir durum. Bunlar konu dışı elbette, konu dahilindeki kısım Tarantino'nun son derece tutucu bir yönetmen olması. Dediğin gibi akım. Tutucu bir akım.

    • Tai per Dog Un @alipektas

      @protego Hocam tanrı gibi görmelisin ya da herkes görmeli demiyorum zaten, bu adamlar ve şu anda birçok üst seviye yönetmen hastası bu lensin. Kullanılma aebebi de (ortaya çıkma sebebi demiyorum dikkat) bu sevgi işte. Parayla falan bi alakası yok, olsa da tersi olur, kullanmayan paradı olmadığı için kullanamıyordur. IMAX kırpılmaz diye bir şey yok, adam o çerçeve için kullanmıyor ki IMAX formatında filmi, kalitesi için kullanıyor. Kırpınca kalitesi gitmeyecek ki. Hem kendin üstte dedin sahne sahne kırpıyorlar her çektiklerini koymuyorlar diye. Zaten 12K 14K falan tarıyorlar filmi. O tüm çekilen kareyi yansıtmak yrrine yönetmenin kafasındaki kadraja göre kesiyorlar yeri geldiğinde. Zaten IMAX'i aynı zamanda post prodüksiyon için de seviyorlar çünkü kırpmak için elinde 12k görüntü var. Zoomla zoomla bozulmaz bana mısın demez. Yani şunu diyorum: IMAX formatında çekildi diye o oranda görüntülenmek zorunda değil. O zorunluluk IMAX salonlarında var, o da IMAX'in şartı. Zaten IMAX dediğin bi marka, kamerasından sesine, salonundan negatif film tarayıcısına kadar adamlar standart belirlemiş. Onların hepsini sağlarsan filmin afişine markayı basabiliyorsun IMAX diye. Yani IMAX versiyonu daha genişse bu yönetmenin değil markanın talebidir. Yönetmen o filmi asıl format neyse ona göre çeker, o belli değilse en kırpılmışı hangisiyse ona göre çeker. Zaten set görüntüleri falan izle, yönetmen monitörlerinde herbir formata göre çerçeve vardır, sahneyi çekerken o çerçevelere göre çekerler, kameraya her giren görüntü dikkate alınmaz. Yani bi adamın kafası yarımsa o yarım çekilmiştir, onu daha çekerken bilirler. Zaten kırparken de o çerçevenin dışı çalışma alanı olur, içine karışmazlar kolay kolay. Özetle bu mevzudan ben detay kaçırmışım hissiyatı almıyorum, fazla olan versiyonu extended gibi düşünüyorum. Onu elbette severim de diğerini eksik / yarım görmem zira filmin senaryosu açısından yönetmen açısından eksilen bir şey yok. Varsa zaten ı yönetmenin çektiği şeyi izlemeni tavsiye etmem.

  • Alpi Ironside @alpi350

    21:9 için ve daha ötesi için neden böyle kendileeini kasıyorlar anlamıyorum. Sinamatik görüntü bence leş gibi.
    16:9 hangi ihtiyacı karşılamıyor ki? Neden sürekli o barlardan izlemek zorundayız? Sinamada insana kafa çevirtmektan bir işe yaramıyor.

    Çok isteniyorsa gitsinler 1930`lardan kalan 24-30 Hz gösterimi 60'a çeksinler. 120hz için birbirini zorlasınlar hatta.

  • Gürkan ATILGAN @gurkan-atilgan

    her film her video için geçerli değil kırpma olayı, sinemada da her film aynı ölçüde gösterilmiyor misal, yönetmenin yapımcının filmi sunuş keyfine göre biraz o 🙂

  • katan @katan

    Normalde kırpmıyorlar. İzlediğiniz film IMAX çekilmiş. Yani normal bir film değil. 🙂

  • KOKTURUK @kokturuk

    Filmler çekilirken bir çok görüntü formatı gözetilerek kadraj, planlar vs optimal hale getirilir. Yapım/çekim işlerinde kullanılan kamera ve monitörlerde bu işlere yardımcı olması için farklı formatlara uygun çerçeveler işaretlidir. Görmemiz gerekenler tüm formatlarda yerli yerinde olacaktır, çok takılmayınız bunlara.