Önüne gelen şirketin kendi üyelik esaslı streaming servisini pazarladığı şu günlerde kimsenin torrent kullanan insanlara kızmaya veya yaftalamaya hakkı yok. Bu meretlerin hangi birine para yetiştirelim yahu ? Tüm baba servislerin erişilebilir olduğu bir ülkede yaşasanız ve bunlara üye olsanız, cebinizden aylık çıkacak para 50 doları geçiyor...
Millet delirmiş ya da biz çok fakirleştik kılı kırk mı yarıyoruz ? Bilemedim...
#akış
Ota boka insan yaftalayan biriyle işiniz olmasın zaten.
Servislerin bu kadar çoğalması ve çığrından çıkması gerçekten büyük sorun. Ancak posttaki gibi 50$ üzerinden konuşursak, ayda 300₺ sigara içenler olduğu için kılı kırk yarıyoruz düşüncenize katılıyorum.
@ahmetguler Kılı kırk mı yarıyoruz demiş ben de katılıyorum dedim. Yardığımız için bize uçuk geliyor 50$. Ama şöyle bir düşününce 1600-2000 liralık maaşın minimum 200-300'ü sigaraya gidiyor kullanan biri için. Oradaki adam da buradaki sigara içen gibi gayet umursamazlıkla ve keyifle parasını harcayacaktır. Yanlış anlaşılmasın hiçbirine yanlış yapıyor demiyorum kendi tercihleri zevk sonuç olarak.
Servisler 1 veya 2 tane olsa olur yani? Biz de yedik. :))
O arşivde kaybolmuyor musunuz 😀
Parasi olan alsın benim dusuncem bu. Ben şimdilik para vermeye değer görmüyorum bu servisleri. Ama mesela spotifye her ay 7lira ödüyorum.
Mecbur değilsiniz kardeşim. Film seyretmemek, oyun oynamamak, müzik dinlememek sizi öldürmez. Bunlar olmazsa olmaz ihtiyaçlar değil. Mesele korsan izlemek de değil. Sanki iyi bir halt yemiş gibi 18 TB arşiv yapmak. Hadi bu arşivi yapmaya da sesimi çıkarmayayım da matah bir şeymiş gibi havasını atmak nedir. Düpedüz hırsızlıktır bu. Gece yarısı birinin evine girip soymaktan zerre kadar da farkı yoktur.
Bütün mevzu nefes alıp vermek ve sadece yaşamaksa evet, kimse zorunlu ihtiyaçlar dışında hiçbir şeye mecbur değil ama insan yalnızca yaşayan bir organizmadan öte bir yaratık.
Benim de netflix ve spotify üyeliğim var ama buna sahip olmayan birine( en azından video streaming açısından söylüyorum ) gidip bir şey söyleme ya da git birader üye ol deme hakkına sahip olduğumu düşünmüyorum. Bir yerde olan içerik diğerinde yok. Eh, hadi gidip ona da üye olalım. Sonra diğeri... Bunun sonu yok ki.
Diğer yazdıklarınızın muhatabı ben olmadığım için bir şey söylemiyorum. Uygun görürse kendi cevabını verir zaten. Birinin evine girip soymakla dijital bir içeriğin bedelsiz bir şekilde edinilmesini aynı kefeye koymayın isterseniz. Teşbihte hata olmaz tabii ki ama elmayla armudu birbirine karıştırıp kendi doğrultunuzda bir çıkarım yapmadan önce bir kez daha düşünün derim.
@sonkabonka neden aynı kefeye konulmuyor ? Pastayı düşünelim 1 işletmeci 1 usta 1 kalfa 2 çırak 1 nakliyeci gibi personeller var. Hepsi pasta yapmak için çalışıyor ve emek harcıyor, amaçları pasta ile para kazanmak evlerini geçindirmek.
Şimdi dijitale gelirsek durum neden sizce farklı ve masum ? Basit bir filmin yapımı için bile 100'e yakın insan çalışıyor. Yönetmeni, asistanı, yazarı, oyuncusu, makyajcısı ve saymadığım onlarca çalışan film yaparak para kazanmaya çalışıyorlar. Amaçları film ile evlerini geçindirmek.
Bir hırsızda geliyor pastayı yada dijital filmi çalıyor. Sonuç olarak üretim yapan insanların emeğini bedavaya haksız yollar ile yok edip hiçe sayıyor ve insanların evlerine ekmek götürmesini engelliyor.
Ama yooook, sizce durum öyle değil, üzüldüm söylediklerinize.
@sonkabonka Her beğendiğin haz aldığın içeriği her servise boşa para ödememek için bedelsiz, izinsiz edinme hakkına sahipsin yani?
E iyiymiş öyle.
Çok düşündüm. Hatta daha da ağır hırsızlık olduğuna karar verdim.
Hatta bir de hem bu adi suçu işleyip hem de film-müzik-oyuna para ödeyenlere keriz gözü ile bakan asalaklar var. Onlara diyecek kelime yok zaten.
@ybahadir
Hayır değilim. Yine kendi çıkarımınızı yaptınız. Halbuki size böyle düşünmenizi gerektirecek hiçbir done vermemiş olmama rağmen bu sonuca ulaştınız. Yazdıklarıma bakıyorum, acaba yanlış bir şey mi ima ettim diye. E ama yok. İnsanların önüne 50 tane servis koyup üye olmadığı bir veya iki tanesinin içeriğini satın almadan tüketmesini eleştirmeye hakkınız olmadığını söylüyorum. Hepsi bu. Aleyhte size söyleyecek başka bir şeyim yok çünkü üç aşağı beş yukarı aynı şeyleri düşünüyoruz. Aramızdaki tek fark, sizin kırmızı çizgileriniz daha keskin ve orayı hiçbir şekilde ihlal etmiyorsunuz gibi görünüyor. Ben bazı kuralları esnetmek zorundayım çünkü maddi olarak ödeyebileceğim bedel belli, istesem de bunun üzerine çıkamam. Kart ekstreme ortak olmayacaksanız uzatmanın bir manası yok.
@bosu Olayı tanımlama konusunda ayrı düşüyoruz azizim. Bir çocuğun bakkaldan çaldığı sakızla silahlı bir soyguncunun kuyumcuyu soyması kağıt üzerinde aynı suç, yani hırsızlık. Eh, elbette cezalar suçun büyüklüğüne göre değişiyor lakin ikisinin aynı kefeye konulmaması gerekiyor bence. Olaya didaktik kurallar üzerinden bakmak istersek örnekleri sonsuza kadar çoğaltabilirsiniz; ki benim sizin söylediklerinize karşı bir itirazım olmaz. En azından vicdan sahibi biri yukarıda verdiğiniz örneğe ilişkin itiraz etmez ama bahsettiğiniz konuların birbiriyle ilgisi yok. Buradaki mevzu emekçi insanlarsa eğer, onlar filmin akıbetinden bağımsız olarak paralarını kazanıyor zaten. Asıl işin kaymağını götürenler büyük oyuncular, bunu hepimiz biliyoruz. 50 tane benzer streaming servisi varken 51.'sini açan CEO'nun ve yatırımcıların benden 10 dolar kazanamaması üzerine üzülemeyeceğim çünkü yukarıda da dediğim gibi, bu elmayla armudu birbirine karıştırmak olur.
Ve son olarak, yukarıda örneğini vermiş olduğunuz pastayı hırsız çalmasaydı, pastayı satın alacak kişi de pastanenin kapısından içeri girecekti. Şimdi girmeyecek. Çünkü ortada artık bir ürün yok. Herkes mağdur. Yeniden malzeme sipariş vermeli, yeniden emek harcayıp pastayı en baştan yapmalısın. Dolayısıyla iki farklı olayı aynı kefeye koyamayız. Yanlış anlamayın, hırlıyı / hırsızı övmüyorum ya da kayırmıyorum. Ben ya da bir başkası, zaten satın almayacağı ve hiçbir şekilde karşı tarafa maddi çıkar oluşturmayacağı bir servisin ürününü torrentten indirdiğinde, bahsi geçen şirkete negatif anlamda bir zarar verdiğini veya verebileceğini düşünmüyorum.
Sizi üzdüğüm için üzüldüm açıkçası. Teknoseyir sosyal'deki en düzgün kişilerden biri olduğunuzu düşündüğüm için yukarıdaki açıklamayı yaptım. Belli ki beni oldukça yanlış anlamışsınız. Umarım düşüncelerimi düzgün ifade edebilmişimdir de üzüntünüz bir nebze olsun giderilmiştir.
İyi geceler...
@sonkabonka öncelikle mesajınızın son paragrafı için teşekkür ederim. Yanlız bu konuda fikir ayrılıklarımız mevcut. Size bir örnek daha vermek istiyorum.
Bir filmin hayranıyım ve sabırsızlıkla vizyona çıkmasını bekliyordum ki, internete illegal şekilde düştüğünü ve bu şekilde ücretsiz temin edilebileceğini fark ediyorum. Filmi o kadar çok merak ediyorum ki ve sinemaya gitmek yerine dayanamayıp internet üstünden ücret ödemeden izliyorum.
Sonuç olarak bu benim sinema salonuna gitmemi ve bilet almamı engelliyor. Bu durumda satıcının elindeki ürün sizin dediğiniz gibi maddesel olmasa, yani almakla azalmasa bile satışlarını olumsuz yönde etkiliyor.
Şimdi siz yapımcının, oyuncunun yada filme para sağlayan tüccarın yerinde olsaydınız, bu durumda ne yapardınız ?
Çıkmaz, o eskidendi. Şimdi, herkes kıt kaynaklardan çok para kazanmaya çalışıyor. Dolayısı ile paylaşmayacaklardır.
Ya internete para verilmeli ya da bu tür servislere; ikisine birden para vereceksem, vermem (Allah büyük söyletmesin). Ya tüm servisler anlaşacaklar, bir şekilde bir orta yol bulacaklar ücretlendirme için ya da para almayacaklar. Yoksa çok zor.
Ben de hem şoför mahalli hem cam kenarı olsun diye istediğim çok şey var. Böyle değil diye bu bana o şeye illegal de olsa sahip olma hakkını mı tanır?
@ybahadir; İyi de illegallik ile ilgili bir şey dememişim ki, anlaşmaları lazım hem ona hem ona nasıl para vereceğiz diyorum ben.
@awsalli; Sen Apple'sın, ben Netflix; Terranlı bir vatandaş gelecek ve iki hizmeti bir yerde toplayıp, bir Dünyalıya sunacak ve para alacak! Nasıl olacak o iş? Sen ve ben ne yapacağız?
@awsalli; İllegal bir sistemden bahsetmiyoruz ama...
Şahsen ben filmleri/dizileri çoğunlukla (maalesef)illegal ortamlardan izliyorum. Parasını hak ettiğini düşünürsem de DVD/Bluray'ini alıyorum. Hâli hazırda Netflix aboneliğim var(parasını dayım veriyor, o ayrı), fakat bilindiği üzere orada da her istediğim diziyi/filmi bulamıyorum. İdeali bu değil, farkındayım ama film, sinema, dizi sektörünün de, izleyiciden daha fazla hakka hukuka uygun, dörtdörtlük bi' iş yaptığını düşünmediğim için vicdanım çok da sızlamıyor açıkçası. Pasta örneği verenler olmuş, neden aynı olmadığını açıklayayım:
Pasta tükenen bir şeydir, artı belirli sayıda insan tüketsin diye yapılır. Lisans ya da telife dayalı kazanç sağlamada durum böyle değil. O kişi maliyetin üzerinde sattığı anda pasta satan adamla aynı derecede zarar görme olasılığı kalmıyor. Maliyeti karşıladığı(aslında maliyetten de br miktar fazla olması lazım elbette, siz anladınız, daha doğru şekilde ifade edecek cümleyi toparlayamadığımdan es geçtim orayı) müddetçe para verilmez demiyorum elbette, sadece pasta çalmakla aynı kulvarda olmaktan çıkar diyorum.
Korsan içerik tüketmemin de belirli nedenleri var ayrıyetten:
Öncelikle, ben o şekilde bir eğlence üretimi ve pazarlanması/piyasaya sunulması sistemini adil ve hakkaniyetli bulmuyorum(bunun bana korsan kullanma hakkı vermediğinin farkındayım). Bana kalırsa kickstarter gibi bağış ve destekle filme(ya da diğer içeriklere) başlanmalı, vizyondan düştüğü anda da kamuya açılmalı. Sonuçta vizyondaki süre boyunca korsan içerik de olma ihtimali yok(istisnalar hariç). Filmin parasının yeterince üstünde gişe kârı elde ettikten sonra onun üzerinden hunharca para kazanmaya devam etmeler bana hakkaniyetli gelmiyor. Ha, kamuya ücretsiz sunulduktan sonra kimsenin ticari olarak kullanamasına yine müsade etmezsin ama kişinin kendi evinde de izlemesine/dinlemesine ses çıkarmayabilirler. Sonuçta bunlar TV'ye sunmuyorlar mı bir ya da birkaç yıl sonra? E TV kanallarından aldıkalrı parayı bağıştan alsınlar işte. Olmadı, vizyondan hemen sonra Netflix gibi yerlere satacaklarına hemen tv'lere satsınlar, sonuçta tv o durumda daha da fazla para verir, sonra yine beleş sunarsın kişisel kullanım için. Ben bu şekilde bal gibi de emeklerinin karşılığını alacaklarını düşünüyorum. Daha sonrası bana aç gözlülük gibi geliyor işin gerçeği. Ha, haklarıdır, istedikleri gibi para kazanırlar doğru da, ben de korsan gördü mü affetmem. Çünkü onlar da kazanacakları paraların üzerine düştükleri kadar üretilen içeriğin kalitesini de düşmeliler o zaman ki ben de parasını verdikten sonra abidik gubidik bir filmle karşılaşıp kendimi kerizlenmiş gibi hissetmeyeyim.
Ben de tekrar edeyim;
Korsan içerikle ilgili çok fa sorunum yok aslında. Paran yoktur kullanırsın, paran vardır ama içerik Türkiye’de yoktur kullanırsın, öğrencisindir kullanırsın. Vs vs...
Ama arşiv yapmak nedir abi? He bir de bunları satıp para kazananlar var. Neymiş? Emek harcamış beyzademiz. O emeğin parasını istiyormuş.
Hele hele bir de korsan kullanmayıp filme müziğe para ödeyenlere keriz gözü ile bakan tiplere ayar oluyorum. Onların yatacak yeri yok.
@orcun Ben film, dizi, hd film olarak yapmıştım sonra izlenenler izlenmeyenler de girince 2tb arşivde lanet ediyodum 🙂 sonra arşivi biraz biraz temizledim daha rahat oldu