platon üstadın 2000 yıl önce sarf ettiği sözleri şuan yaşıyor olmak çok garip bir duygu:
''demokrasinin esas prensibi, halkın egemenliğidir. ama milletin kendini yönetecekleri iyi seçebilmesi için, yetişkin ve iyi eğitim görmüş olması şarttır. eğer bu sağlanamazsa demokrasi, otokrasiye geçebilir. halk övülmeyi sever. onun için, güzel sözlü demagoglar, kötü de olsalar, başa geçebilirler. oy toplamasını bilen herkesin, devleti idare edebileceği zannedilir. demokrasi, bir eğitim işidir. eğitimsiz kitlelerle demokrasiye geçilirse oligarşi olur. devam edilirse demagoglar türer. demagoglardan da diktatörler çıkar."
demagoji; halkın isteklerine, ön yargılarına ve korkularına dayalı olarak yapılan siyaset ve destek arayışıdır.
otokrasi, monarşinin bir çeşididir. yönetici, bütün siyasî yetkileri tek başına elinde bulundurur. fakat monarşinin aksine yönetim miras yoluyla kalmamış kişi tarafından ele geçirilmiştir.
Demokrasi ideal olarak tanımlandığı manada dünyada pek varolmamış, gerçekte uygunlanmamış, uygulanamaz birşey bence. Bizatihi birçok ideoloji de uygulanmamıştır. Çünkü, çoğu gavur(gayrimüslim) kendi koyduğu kurala uyma erdemliliği gösteremez çabuk azıtırlar. Müslimmiş gibi gezinen ama alakaları olmayan da bir ton tayva var o da ayrı garabet konu... DÜnyada pek iyi şeyler olmuyor bu anlamda malesef, olsa da parmakla göstersek yok...
Platon un devlet isimli kitabından alıntı.
Bu fikir fransız ihtilali dönüşemeyen aristokratların(dönüşenler burjuva sınıfına yaklaştı zaten) ve onları takip eden elitistlerin kendi eski günlerine dönmeleri için söylediği tamamen günümüz kapital ilişkiye zıt bir yaklaşım artık burjuva devriminden önceki gibi serf-soylu ilişkisi yok
Eğitimsiz cahil kitlelerin bile oyunu almayı başaramayacak bir zekâya sahip kişi zaten ülke falan yönetmesin.
sorun cahil kitlenin oyunu alabilmek değil. o oyları kullanarak diktatör olması ve her insan potansiyel diktatördür.
Cahil kesim aşıya inanmıyor, dünyanın yuvarlak olduğuna inanmıyor, eğitime inanmıyor. Cahiller kendilerini merkezde ve tahtit altında zannediyor. Onları koruyacak bir ilaha ihtiyaç duyuyorlar. Çünkü kendileri yetersiz ve bir şey yapmak için her daim muhtaç halde. Muhtaç olduklarını bildikleri için hiçbir değer yargısı gözetmeden çıkarlarının peşinden gidiyorlar ve bunu hak zannediyorlar.
Malesef eskiden bu konuda Platon'a katılmıyordum. Ancak yaş ilerledikçe görgü arttıkça kendisine daha çok hak veriyorum. Bahsettiği demagogları sadece siyasi değil her alanda görebilirsiniz.
Edit. Yukarıda bu sözlerin/görüşün sahibinin Sokrates olduğu hatırlatılmış.
Hayatın her alanında varlar, siyaset ile kısıtlamamalı.
Demokrasi, şu an uygulanabilecek en ideal yönetim şeklidir. Platon'unki haklı bir düşünce, ancak klasik çağdaki sosyal yapı ile modern dönemdeki yapı arasında fark var. O dönemlerde Demokrasi anlayışı şehir devletlerinde daha yaygın bir anlayıştı. Aristokrasi egemen sınıftı. Geniş insan topluluklarını merkezi bir imparatorlukla yönetmen gerekirdi. Günümüz demokrasileri ise Özgürlük, Eşitlik ve ulus-devletlerde Milliyetçilik üzerine kurulmuştur.
Demokrasilerde, eğer halkta demokrasi bilinci oturmamışsa demokratik yollarla demokrasiyi yıkmak mümkün. Ancak bunu engellemenin yolu sadece belirli bir kesime oy verme hakkı tanımaktan geçmiyor. Bu, demokrasinin Eşitlik ilkesine aykırı.
Çözüm şahsımca demokrasinin denetlenmesinden geçiyor. Bu denetlenme, Senato (Cumhuriyet Senatosu) gibi yardımcı bir meclis yolu ile olabilir, sıkı anayasal kurallarla ve kurumlarla da olabilir. Hatta gelişmekte olan ülkelerde bu kurum *gizlice* Ordunun ta kendisi de olabilir. Ama demokratik haklardan hiçbir şekilde taviz verilemez.
.