The Divison 2

Division 2'yi yaklaşık 40 saat kadar oynadım, ufak bir değerlendirme yazmak istedim, oyunu almayı düşünenlere bir fikir verebilir, almak aklında olmayanlar da almak isteyebilir 🙂 Ama öncelikle ilk oyunu yaklaşık 100 saat kadar oynadığımı ve sonrasında bıraktığımı belirtmeliyim. Yani Division fanı sayılmam. Almak aklımda bile yoktu, alpha ve betayı oynayana kadar. İlk oyuna göre neler değişmiş, ne farklılıklar var onları da anlatacağım, söylemeliyim ki ilk oyunla çok farklı bir yapıya sahip, sadece video izleyerek "ilk oyunun aynısı" diyenleri ciddiye almayın.

İlk oyunu arkadaşlarla 100 saat oynadığımızda herşeyi bitirmiştik. Çok zevkliydi ancak başka yapacak birşey yoktu. PVE içeriği bitmişti, PVP yapılacak Dark Zone kalmıştı ancak çok kendini tekrar ediyordu. O yüzden bıraktık. Aradan 2 yıl kadar geçtiğinde Ubisoft oyunu olması gereken hale getirmiş, çok kişiden duyduk bunu ve tekrar denedik. Oyun ilk halinin 5 katı içeriğe sahipti fakat uzun süre oynamadığımızdan adapte olamadık, herkes çok güçlenmişti ve ne yapacağımızı da bilmiyorduk, sonuç olarak orada bıraktık. Şimdi gelelim ikinci oyuna:

Division 2 ilk bakışta aynı oyun gibi görünebilir, ancak alakası yok. Ubisoft ilk oyunun en iyi olduğu halini almış(çıktıktan 2 yıl sonraki hali), kötü kısımları değiştirmiş ve üstüne yeni mekanikler eklemiş. Oyun bildiğiniz üzere looter shooter. Yani loot yap, ekipmanlarını geliştir, düşmanları vur üzerine kurulu. Ancak ilk oyundakinin aksine bu sefer tamamen geliştiğinizi hissediyorsunuz. Sürekli görev ve loot yaparak geliştirdiğiniz ekipmanınız, yeni bulduğunuz silah ve zırhlar, bunlara eklediğiniz eklentiler ve modlar, silah ve zırhları rekalibre etmek, yeni açtığınız skiller, skillere eklediğiniz modlar, geliştirdiğiniz perkler, ve ilk oyunda olmayan, 30 level'dan sonra açılan specialization'lar (sınıflar, sınıf seçimi tamamen size kalmış, şu an için 3 sınıf var ve istediğinizden başlayıp sıkılırsanız diğerine geçebilirsiniz.) adım adım size güçlendiğinizi hissettiriyor. Bu da sizin oyundan sıkılmamanızı garanti altına alan şey. Yeni görev çeşitleri, perk puanı toplamak için SHD Tech ararken size ufak bulmacalar çözdürtmesi, gerçek anlamda yaşayan dünya... Evet bu oyunun dünyası gerçekten yaşıyor, yolda giderken hem faction'lar arası çatışmalara hem de dostlarınızla faction'lar arasındaki çatışmalara denk gelebiliyorsunuz. Yolda giderken düşman kontrol noktasını basmaya giden müttefiklerinize rastlayıp onlarla kontrol noktasına koşturup o noktayı ele geçirebiliyorsunuz. Harita devamlı olarak bir hareket içinde, bölgeler bir elden diğerine geçip duruyor, düşmanı haritadan tamamen temizlemek için yapmanız gereken baskın görevleri var, bunları yapmadığınız zaman örneğin düşman sizin güvenli yerleşkelerinizden birine giden yolları kesip ablukaya alabiliyor. Yerleşkeye gitmek için önce ablukayı temizlemeniz gerekiyor.

Oyunda çeşit çeşit silah, çeşit çeşit zırh parçaları, onlarca farklı skill yeteneği var. Ortalıktan topladığınız silah ve zırhları kullanabilir, görev yaptıkça kendi ekipmanlarınızı üretebilir, ekipmanlarınızın sevmediğiniz özelliklerini değiştirebilir, silahların şarjöründen namlusuna herşeyini değiştirebilir, hem silahları hem zırhları modlayarak yeni özellikler kazandırabilir, sınıfınızın perklerini geliştirebilir, skillerinize bile mod ekleyebilirsiniz. Kısaca oyunda yapılacak güçlendirmeler bitmiyor 😀 Tabi düşmanlar da zamanla size farklı farklı güçlendirmelerle geliyorlar 🙂

Düşmanlardan bahsetmişken yapay zekanın ilk oyuna göre oldukça zorladığını söylemeliyim. Sizin etrafınızı sarmaya çalışıyorlar ve yararlanabilecekleri her türlü stratejiden yararlanıyorlar. Siper aldığınız yerde duran patlayıcılara ateş ediyorlar, sakin sakin dururlarken aynı anda üstünüze yardırabiliyorlar. Özellikle 30 level olup World Tier'lar açıldıktan sonra oyunun zorlaştığını çok net hissediyorsunuz. Drone ve robotlarla gelmeye başlıyorlar. Solo oynayanlar için çok zorlu olabilir. Oyun aslında co-op oynanmak için yapılmış. Arkadaşlarınızla oynamanız gerek. Ama hiç arkadaşınız yoksa görevlerdeki matchmaking sistemi çok rahat bir sistem ve çok hızlı. Ama tekrar belirteyim solo oynanmaz bu oyun. Dark Zone'da 4 kişi takılanlara karşı zaten solo olarak şansınız yok. Ama bir clan'a girip onlarla da takılabilirsiniz. Ben solo oynamayı seviyorum diyenlerin oyunu bu oyun değil.

Oyunda bir senaryo var, ister takip edersiniz ister etmezsiniz. Ubisoft'un öyle "mükemmel senaryom var" dediği hiç olmadı, hatta senaryoyu hiç konuşmadılar bile, ama yine de fena olmayan bir senaryo işleniyor. Senaryonun detaylarını öğrenmek isterseniz toplanabilr ses kayıtları ve olay kayıtlarını toplamanız gerekiyor. Bunlardan çok şey öğreniyorsunuz, ki bazıları yuh dedirtebilecek şeyler, ama tabi bunları önemsemezseniz de bir cezası yok.

Dark Zone'lar ise bu oyunda ikiye ayrılmış. İlk dark zone'da herkesin seviyesi eşitleniyor ve denk bir şekilde pvp yapabiliyorsunuz. Diğer dark zone'a ise kendi gear seviyelerinizle giriyorsunuz. Ubisoft bu şekilde herkesi memnun etmenin yolunu bulmuş diyebilirim.

Grafikler şaheser. Bu kadar detaylı ve bu kadar özenilerek uğraşılmış başka bir oyun yoktur sanırım. Şehir detayları aşırı fazla. Her yerde alabildiğince obje dolu ve hemen herşeyle etkileşime girilebiliyor. Fizik motoru inanılmaz, gönül rahatlığıyla iddia edebilirim ki bugüne kadarki en gelişmiş fizik motoru bu oyunda (Belki R6 rakip olabilir). Bir köşeyi dönüyorsunuz, bir köpek sizden korkup kaçıyor ve koşarken kutulara çöplere çarpıp onları sağa sola fırlatarak gidiyor. Bir görevi yaparken mekanda kasa kasa sebze meyve olduğunu farkediyorsunuz ve ateş ettiğinizde etrafa saçılıyorlar. Ki her oyunda bunlar yapıştırmadır. Fizik motoru inanılmaz işler çıkartıyor. Bu grafikleri bu fizikleri nasıl bu optimizasyonla yapabilmişler hayret etmemek elde değil.

Oyunun hiç mi kötü kısmı yok? Ufak tefek bir iki bug'ını gördüm, hiçbiri oyunu etkileyecek şeyler değil. Beni tek sıkıntıya sokan şey bazen GPS'in sapıtması oldu. Bunun dışında ciddi bir sorunla karşılaşmadım. Bir kez duvarın içinden geçebilidim falan. Memory leak var oyunda, Ubisoft üstünde çalıştığını söyledi. Ben kendi adıma 4-5 saat kesintisiz oynadıktan sonra memory leak'in kendini hissettirdiğini gördüm. 30 level olup ana görevleri bitirdiğinizde world tier 1 evresi açılıyor, siz geliştikçe harita da sizinle gelişiyor(world tier 4'e kadar) Ama bu sadece düşmanların armorlarının artması şeklinde değil, Black Tusk faction'ı geliyor ve hem size hem diğer faction'lara kök söktürüyor, helikopter ve quadcopter'lerle geliyorlar 😀 Yine de level sisteminden gear sistemine geçip world tier 1'a geçtiğinizde harita karışıyor ve daha önce yaptığınız bazı görevleri tekrar yapmanız gerekiyor. Birebir aynı görevi yapmıyorsunuz, bazı kısımları yeni duruma göre değiştirilmiş oluyor, mekan dizaynı değişikliğe uğramış oluyor ama temel olarak aynı mekanlar. Buna rağmen ben sıkılmadım, ki aynı şeyleri yapmaktan inanılmaz sıkılan biri olarak ben sıkılmadıysam kimse sıkılmaz sanırım 🙂 Çünkü bölüm tasarımları çok güzel ve üzerinde çok düşünülmüş.

Oyunda mikro ödemeler var, sadece kozmetik. Kozmetik dışında gerçek parayla birşey satılmıyor. Yani para veren sizin önünüze geçemiyor. R6'dan beri Ubisoft bu strateji izliyor. Zaten daha önce oyun yapısını etkileyecek mikro ödemelerin gelmeyeceğini söylemişlerdi, bu konuda endişe etmenize gerek yok.

Sonuç olarak eğer bir arkadaş grubunuz varsa bu oyunu alın. Şu an çok pahalı biliyorum. Ben de zaten ekran kartı kampanyasıyla aldım. İnternetten daha ucuza bulunabiliyor, 240 lira civarına gördüğümü hatırlıyorum. Eğer bütçeniz varsa, uzun süre sizi götürecek bir oyun arıyorsanız, arkadaş grubunuz varsa ve looter shooter'dan hoşlanıyorsanız bu oyun sizin oyununuz.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 8 / 10