bende de benzer bir durum var hocam. ne kadar sevdiğin alan/iş de olsa süreç monotona ve harici sorumluluklara bindiğinde insan tutkusunu ve heyecanını kaybediyor. benim tecrübem şu yönde: sevdiğin alanı eğer kendi sorumluluklarını kendin tayin edebileceğin bir üretim sürecine çevirebilirsen süreç boyunca yaşadığın her bir zorluğun bir anlamı ve keyfi oluyor. çünkü bu hayatta insanı en çok tatmin eden şeylerden birinin şahsen; insanın yeteneğini, duygularını, düşüncelerini serimleyebildiği, özgün ve kaliteli eserler ortaya koymak olduğunu düşünüyorum. sorumlulukların, amaçların ve üretim tasavvurunun dış koşullar tarafından dayatıldığı bir durumda kişinin tutkusunu muhafaza etmesi zor görünüyor. hele ki insanın üretim sürecine yaratıcı bir katkı sağlamaktan ziyade sarf ettiği eforun kas ve beyin gücüne indirgendiği bir vasatta tutkusunu koruması pek olası görünmüyor.


aramızda dilci bir arkadaşımız var @huseyinekrem ben de bu konuda onun yorumlarını merak ediyorum 🙂 belli bir seviyeye geldikten sonra, ortalama üstü seviyelere (Upper-Intermediate / B2) çıkması daha zor oluyor sanki, ben de ingilizce üzerine sistematik bir şekilde çalışmadım hiçbir zaman, genelde kısmi maruziyet üzerinden öğrendim ne öğrendiysem, ama sistemli çalışma olmayınca dile maruz kalma yöntemi de ancak halk seviyesinde ortalama bir noktaya getirebiliyor insanı, sistemli ve devamlı çalışma elzem görünüyor sanki..