Profesyonel olarak çalışan bir fotoğrafçıyım ve tatillerde, gezilerde DSLR taşımak istemediğimden ötürü hep işini düzgün yapan küçük fotoğraf makinelerini takip ediyordum. En son Canon G12 mi satıp dün 1" algılayıcılı Sony RX100 M4 fotoğraf makinesi ne terfi ettim. Henüz Full Frame kompakt makineler yeterince küçük ve hafif olmadıklarından dolayı bu seçimi yapmaya karar verdim. İlk kez Sony markasını kullanıyorum ve bazı ilk izlenimlerimi sizinle burdan paylaşmak istedim.
Öncelikle Sony menü sistemi çok detaylı ve karmaşık. Çok detaylı şnce ayarları bulunan Nikon D800 kullanan biri olarak şunu söyleyebilirim ki Sony fotoğraf makinesi terimlerine biraz yabancı ve menülerdeki terimleri anlamakta zorlandığım anlar çok oluyor. Örneğin Inteligent Auto veya Superior Auto gibi ayarlar başlı başına bir dert 🙂 Çok fazla detaylı ince ayarlar olması çok güzel, makineyi kişiselleştirebiliyorsunuz ve bu da oldukça işime yaradı. Alıştığım aradığım tuşları ayarları fonksiyon tuşuna atayabiliyorum.
Pil ömrü oldukça kısa ve bu nedenle yedek pil almakta fayda olduğunu düşünüyorum.
Cihaz 100 Mbps 4K video çekebiliyor ki bu da yaklaşık 12.5 MB/sn veri yazma hızı demek fakat ilginçtir ki 4K video için hafıza kartının şu kriterlerde olması ŞART KOŞULMUŞ:
UHS-1 U3 SDXC kart zorunluluğu var. Yani bu şu demek, 32 GB kart olmaz!!! 64 Olmak zorunda, Ayrıca 95 MBsn hızında yazan UHS-1 U1 kart da olmaz!!! U3 olacak!!!
Kısacası bulabildiğim 64GB Sony SDXC UHS-1 U3 (90 MBsn okuma 70 Mbsn yazma) karta 250 TL ödedim ve bu iş oldu 🙂 Firmware ile bu sorunun düzeltileceğini sanmıyorum çünkü kullanım klavuzunda bu kart zorunluluğu özellikle belirtilmiş. Yani bir bug falan değil bilinçli bir hareket bu.
Dahili WiFi ile çektiğiniz fotoğrafların tümünü veya istediklerinizi dilerseniz direk olarak telefonunuza orjinal çözünürlükte veya 2MP çözünürlükte aktarabiliyorsunuz ki 2MP olarak aktarmak çok hızlı oluyor ve buradan da kolayca başka mecralarda paylaşabiliyorsunuz. Bu özelliğini çok sevdim.
Şuanda tatilde olduğum için çektiğim fotoğrafları henüz bilgisayara atıp detaylı inceleme yapmadığımdan çekim kalitesine bir yorumda bulunmayacağım. Ekranda güzel görünüyor 🙂
Minicik dahili flaşı var ve bundan mucize beklememek lazım genelde fakat fotoğraf makinesinin yüksek iso başarımı iyi olunca flaş fill-in olarak çalışıyor ve o zaman kayda değer sonuç veriyor. Ayrıca flaşı tavana doğru tutup tavandan yansıtarak fotoğraf çekebiliyorum ki bu da bazen işe yarayabilir.
Şu tatil maceram bir bitsin eve dönünce daha detaylı izlenim ve sorularınıza cevap verebilirim.
#fotoğraf #sony #rx100 #akış

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 5 / 25
  • Koray Üstüner @korayus

    Aslında size pek katıldığımı söyleyemeyeceğim.
    Class 10 kartlar çıktığında bize minimum 10 MB hızında yazma vaatlerinde bulundular. Ardından UHS-1 çıktı ve bu minimum yazma hızı 12.5 MB/sn ye çıkamadı mı diyorsunuz? Hadi onu da geçtim 32 GB UHS-1 U3 kartı neden 4k video kaydı için bu makinede kullanamıyorum? SDHC kabul etmeme sebebi sizce ne olabilir? Açıkcası ben bu kısıtlamalar ile iyi niyet göremiyorum. Zorla ihityacım olmayan daha hızlı kart satma çabası olduğunu görüyorum ben.
    Eğer gerçekten UHS-1 U1 kartlar 12.5MB/sn hızının altına düşebilir gibi bir endişeleri olsaydı bunun dahili 100 MB (öyle tahmin ediyorum) lık buffer hafızasıyla kolayca önüne geçebilirdi. Zaten 5dk (4GB maximum dosya boyu) lık kayıt yapabiliyor en fazla.

  • Servet @enigmasi

    @korayus ben amatör "fotoğrafçı" olarak elimdeki dslr'ı ve lensleri (kit, zoom, primelar vs), en çok çekim yaptığım aralık olan 35mm'e denk lensli fujifilm x100 aldım. Çok memnunum. Her zaman çantamda hazır. İyi ki kurtulmuşum diyorum dslr'dan.

  • arandur @arandur

    Hocam ben de Nex-5N ve 5R modellerine sahibim. 18-55,50 ve 55-210 lens havuzuna sahibim. Pratik ve başarılı bir aps-c olmasına rağmen daha taşınabilir bir cihaz olarak RX100 serisini de gözüme kestirdim. (Özellikle M3 ile beraber gelişen lens sonucunda) İşlenmemiş gündelik fotoğraf ları tam boyutlu paylaşırsanız benim için güzel bir kıyas olacaktır. Saygılarımla.

  • Koray Üstüner @korayus

    Bence rezillik. Evet ekstra para istemeye hakkı vardır belki ama bu şekilde davranınca markadan soğutuyor adamı.

@gamsizm @baris_ozkok Abilerim bu aleti inceleme şansınız olurmu acaba bi boşlukta falan 😀

BeğenFavori PaylaşYorum yap

KeePass

KeePass Password Safe

On üzerinden on almayı hak eden bir program veya uygulama... Basitçe; kişisel güvenliğinizi artıracak, sizi şifre cehenneminden çıkaracak bir program (reklam spot'u gibi oldu biraz...)

http://www.keepass.info adresinden bulabileceğiniz açık kaynak kodlu şifre saklama, şifre üretme ve hatta zamanı geldiğinde sizin adınıza şifreyi ilgili alana doldurma programı. Birçok benzeri var (1Password en ünlüsü) , fakat açık kaynak kodlu olması programın güvenilirliğini artırıyor. Bedava olması da cabası … Ayrıca birçok eklentisi olan bu program sayesinden kendi özel ihtiyacınıza göre sisteminizi şekillendirebiliyorsunuz. Unutmadan belirteyim %100 Türkçe desteği var.

Şifrelerin her gün sayısı artıyor ve güvenlik standartlarımız haliyle düşüyor. Aynı veya benzer şifreleri kullandıkça daha kırılır bir zincir oluşturuyoruz. Bazılarımız güvenli olduğunu düşündüğümüz yerlere yazıyoruz, bazıları cüzdanlarında saklıyor veya basit farklar ile siteye özel yapmaya çalışıyoruz. Bu ve benzeri programlar sayesinde bu döngüye bir dur diyebilir ve daha güvenli şifreleri daha güvenli bir sistem ile saklayabilirsiniz.

Çalışma şekli çok sade, her şeyden öte install gerektirmiyor. Tamamen portable olarak da kullana biliyorsunuz. Sayfasından programı çekip kullanmaya başlıyorsunuz.

İki farklı sürümü var. Ben 2.x versyonunu kullanıyorum. belirtmekte fayda var 1.x versiyonu da hala geliştiriliyor.

Cihazlar arası senkronizasyona gelirsek. Programın ortak bir server'ı yok, yani sizin adınıza şifreleri kendisi tutmuyor. Bu kötü birşey değil tam zıttına iyi bir durum, diğer şekilde olsaydı şifrelerinizi bir firma ile paylaşmanız gerekecekti! Açıkçası bu benim istemeyeceğim bir şey!
Birçok cihaz ve ortamda kullanmak istiyorsanız direk google drive veya dropbox gibi bulut hizmetlerini kullanabilirsiniz. Bunu iki yolla yapabilirsiniz. Benim tavsiyem bilgisayara bulut servisinin programlarını kurarak şifre dosyasını o klasörlerin içinde kullanmanızdır veya ikinci yol olarak keepass’ın eşitleme eklentilerini kullanabilirsiniz.

Belirttiğim gibi benim tavsiyem oluşan şifre dosyasını ve hatta tüm programı bile sadece bulut’da tutmanız. Dosyanız ele geçse bile kırılması zor, orada olduğunu fark bile etmeyebilirler. Veya bu süre zarfında siz login olup dosyayı silebilirsiniz. Cihazınız çalınsa bile dosyayı silmek için süreniz ve şansınız olur.

Bu kısımda master şifrenizin güvenliği devreye giriyor. Buna çok önem verin !!! Programı açınca dosya yaratmak için sizden master password istiyor. Bu şifreyi mümkün olduğunca karmaşık tutmanızı öneririm. Bundan sonra hatırlayacağımız tek şifre bu….

Ayrıca şifrede yetmez diyorsanız bir şifre dosyası oluşturabilirsiniz. Bu dosya + şifre olmadan program açılmaz. Ek güvenlik isteyenler düşünebilir. Ben açıkcası karmaşık bir şifre ile yetindim.

Kendi kullanım şeklime gelirsek. Ben chrome browser üzerine chromeipass eklentisini ekledim, bu sayede chrome hiçbir şifremi aklında tutmuyor. Benim adıma şifrelerimi keepass programı giriyor. Bunun için keepass üzerine plugin olarak keepasshttp yüklemeniz gerekiyor.

Chrome, keepass programı ile konuşarak şifrelerinizi oradan alıyor. Ayrıca daha da güzeli yeni bir sayfada şifreniz ile giriş yaptığınızda bu şifreyi de kayıt altına almak için onay soruyor. Bu sayede şifrelerinizi kayıt altına almak kolaylaşıyor. Ayrıca bu eklenti ile yeni bir siteye üye olurken veya şifrenizi değiştirirken sizin adınıza yeni şifre oluşturma görevini de üstleniyor.

Bu eklenti chrome ile ;

keepass - keepasshttp - chromeıpass - chrome

şeklinde haberleşiyor. Yani aradaki pluginleri kurmanız lazım.

Programın standartın da gelen otomatik doldurma özelliği kullandığınız şirket yazılımlarında sizin adınıza kullanıcı adı ve şifrenizi doldurabilir. Hergün yüzlerce girdiğiniz şifreleri ctrl+alt+A kombinasyonu ile otomatik hale getirebilirsiniz. Kullanması çok basit ve sade, şifrenin girileceği programı seçiyorsunuz.

Sonra {username}{tab}{password}{enter} gibi bir kural yazıyorsunuz. Yani kullanıcı adımı yaz, tab tuşuna basıp sonraki kutuya geç şifremi yaz sonra enter tuşuna bas… eğer ekran daha karmaşık ise 2 kez tab’a bas, sonra yukarı tuşuna bas, biraz bekle gibi macromsu şeyler yazabiliyorsunuz. Genelde siz bişey yazmıyorsunuz zaten standart macro işinizi görüyor.

Gelelim diğer platformlara, IOS, Android, Linux, Mac vs birçok platformda çalışıyor. Bedava olan uygulamalarda var. Benim kullandığım IOS platformunda google drive senkronizasyonu olduğu için “kypass 3″ ama diğerlerine pek bakmadım. Belki daha kullanışlısı da olabilir. Kullanan varsa yazarsa ben de denemiş olurum.

Kırılamayacak sistem yoktur, sadece kırılmaya değmeyecek sistem vardır... Bunu unutmayın.

BeğenFavori PaylaşYorum yap