Yeni Kerdi Kartı Dolandırıcılığı

 

Birden cep telefonum çaldı arayan numara bankamın müşteri hizmetleri numarasıydı.

Açtım şahıs direk adımı, soyadımı söyleyerek bu kişi ile mi görüşüyorum dedi evet dedim. kredi kartımdan son 1 saat içinde 600₺ lik internetten oyun alımı yapıldığını bunu benim yapıp yapmadığımı sordu. Hayır dedim o zaman kredi kartınızdan dolandırıcılık yapılmış olabilir işlemin iptali için kredi kartı bilgilerimi isteyince şüphelendim karşı taraf şüphelendiğimi anlayınca ses tonunu yükseltti ve daha sert konuşmaya başladı o zaman daha iyi anladım ki asıl dolandırıcılar kendisi bastım küfürü anında kapandı. Ardından bankamı aradım durumu anlattım kredi kartımdan böyle bir işlemin gerçekleşmediğini herhangi bir işlem yapmaya gerek olmadığını söylediler.

Daha sonra arayan numaraya baktığımda +1 ile başladığını gördüm gerisi bankanın numarası ile aynı.

Arkadaşlar dikkatli olun arayan numara bankanızın numarası gibi gözükse bile  kesinlikle kredi kartı bilgilerinizi vermeyin,  arayan gerçekten bankanız olsa sizin birçok bilginizi görecektir ve hiç bir banka görevlisi şifre istemez. Aşağıdaki resimlerde telefonumu arayan numara ve banka sitesinden aldığım gerçek numara mevcut.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • Asaf Duru @asafduru

    Kredidir o kredi, kerdi olsa duramazsın 😀

  • Fatih Kınık @fatihkinik

    Bir bankacı olarak söylüyorum, Türkiyede ki bankacılık sektörü yurtdışına kıyasla çok çok ilerde. Çok ilerde olması da zaafiyetleri beraberinde getiriyor.. Yurtdışında ki adam bilmiyor mu telefonda satış yapmayı, biliyor ama yurtdışında telefondan satış yasak. Başka bir sürü örnek var. Bunun gibi. Tek yapmanız gereken birşey var ne işleminiz varsa internet bankacılıklarından yada şubeden halletmek. Telefona cevap verme mecburiyeti yok

  • gr8time @gr8time

    Merak etmeyin dolandırıldığınızı, kartınızdan para çekildiğini anca size gelen bir mesaj ile öğrenirsiniz. Hiçbir banka siz bu kadar harcama yaptınız onu sen mi yaptın dolandırıldın sen diye aramaz. Sana gecenin bir saati bankadan mesaj gelir şu kadar harcama yaptınız diye, sende bankanın müşteri hizmetlerini arayarak kartını kapattırırsın. Ama kartımın bilgileri çalındı diye kapatma seçeneğin yoktur. Sadece kaybettim diye kapatırsın. Sonra sana derler ki eğer sen bu alışverişi yapmadıysan önce harcama itiraz formu doldur. Sonra 1-2 ay bekle, o süre sonunda incelenip sana iade ederler.

    Tabi ki dolandırıcı bu sürece kadar çoktaaan senin paranı çatır çutur yemiştir. Afiyet olsundur da. Neden mi eee bankalar, alışveriş yaptığın yerler hepsi senin bilgilerini sağa sola para karşılığı dağıtmakta yoksa elin amerikada yaşayan dolandırıcısı senin numaranı nereden bulacak değil mi? Ardından bankaların fraud ekipleri olayı araştırır ama kimin yaptığına ulaşamaz çünkü yurt içi bir dolandırıcılık değildir. Sonuç olarak siz 1-2 ay paranızı almak için sürünürsünüz, banka da yıl sonu zarar hanesine eksi bakiye olarak ekler. Konu da böylelikle kapanmış olur.

freeman44 paylaştı.

YURTDIŞINDAN TOHUM, FİDE, FİDAN VB. MATERYAL GETİRİLMESİ

Sosyalde zaman zaman yutdışından fide, fidan, tohum vb. materyal getirmek isteyen, aliexpres gibi sitelerden tohum sipariş ettiğini söyleyen arkadaşlara rastlıyorum. Bu yazı bu konularda hevesleri olan arkadaşları bilgilendirmek amacıyla yazılmıştır.

            Öncelikle daha öncede ülkemize kontrolsüz bitki ve hayvan girişi olmuş ve bunun acı sonuçları ülkemiz tarımında görülmüştür. Bunlara birkaç çarpıcı örnek vermek gerekirse;

Filoksera:

           19. yüzyılın sonları ve 20. Yüzyılın başlarında Avrupa’dan herhangi bir kontrole tabi tutulmadan getirilen çeşitli asma çubukları, ülkemize bağcılığın en büyük baş belalarından biri olan Filoksera zararlısını armağan etmiştir.

            Filoksera zararlısının kökeni Kuzey Amerika’dır. 19. Yüzyılın ortalarına doğru kontrolsüz asma çubuğu getirilmesi ile Fransa’dan Avrupa’ya giriş yapmıştır. Binlerce hektar bağın kurumasına sebep olmuştur. Avrupadan da ülkemize giriş yapmıştır.

            Kimyasal bir mücadele yöntemi bulunmamaktadır.

            Zararlı toprak altında asma köklerinin suyunu emerek köklere zarar verip köklerin ve dolayısıyla bitkinin ölmesine sebep olmaktadır. Tedbir olarak tüm asmaların Amerikan asma anacı üzerine aşılanması gerekmektedir. Çünkü zararlının anayurdunun bitkisi olan Amerikan asmasının kökleri zararlıya karşı dayanıklıdır.

            Sırf bu zararlı yüzünden artık ülkemizde aşısız asma ile bağcılık yapma imkanı hemen hemen kalmamıştır.

Ayrıntılı bilgi için: http://www.tarimkutuphanesi.com/Baglarda_floksera_tehlikesi_Orhan_CORUH_Ziraat_Yuk.Muh._01843.html

Mnemiopsis leidyi:

            Ülkemizde avlanılan ticari balık miktarının yaklaşık % 60-65’ini hamsi oluşturmaktadır. Aşağıdaki tabloyu incelediğinde normalde 300.000 ton civarında olan hamsi avcılığının 1989 ve 1990 yıllarında 100.000 tonun altına düştüğü görülecektir. Bunun sebepleri araştırıldığında Karadeniz’e 1980 li yılların ortalarında tropik denizlerden gelen gemilerin balans suları ile gelen Taraklı medüz (Mnemiopsis leidyi) ‘ün hamsi yumurtalarının yemesinin sebep olduğu anlaşılmıştır. Buna bir çözüm bulunamamış ancak yine tropik sulardan gelen ve Mnemiopsis leidyi’nin doğal predatörü olan Beroe Ovata sayesinde zararlının popülasyonu düşmüş ve av miktarı tekrar yükselmiştir.

Ayrıntılı bilgi için:

http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=22044

Deniz salyangozu (Rapana venosa):

           Asya sularından Japon Denizi, Sarı Seniz ve Çin Denizinin yerli türüdür. Karadeniz’de ilk kez 1947’de Novorosisk körfezinde rapor edilmiştir. Sonradan tüm Karadeniz ve Azak Denizine, Ege ve Akdeniz’e yayılmıştır. Doğu Akdeniz’den veya Karadeniz’den larva evresinde iken ticari gemilerin balast suları ile taşındığı tahmin edilen bu tür, Kuzey ve Güney Atlantik sularında, son olarak ise Kuzey denizinde rapor edilmiştir.

          Deniz salyangozunun en önemli özelliği karnivor beslenme alışkanlığına sahip oluşu ve midye, istiridye gibi su ürünlerini tüketmesidir. Karadeniz’de zoobentik faunanın önemli bir kısmını midyeler oluşturmaktadır. Midyeler ekonomik önemi olan demersal balıkların besin kaynağını oluşturmaktadır. Midye yataklarındaki azalma demersal balıkların beslenme ortamını etkileyecektir.

          Ancak deniz salyangozu ticari olarak avlanıp ihraç edildiğinden popülasyonu kontrol altında tutulabilmektedir.

Ayrıntılı bilgi için:

http://yunus.gov.tr/yunus/uploads/Makale_070202.pdf

          Buna benzer başka örneklerde verilebilir. Bu yüzden canlı hayvan ve bitki gibi materyallerin yurtdışından getirilmesi sıkı kurallara bağlanmıştır. Sosyalde bazı arkadaşlar gümrükte sıkıntı çıkmadığını söylüyorlar ancak bu büyük ihtimalle tohum gibi materyallerin gözden kaçmasıdır. Anlaşılırsa gümrükten geçmesi imkansızdır ve cezai yaptırımları mevcuttur.

Bu konu ile ilgili yasal düzenlemelere bakacak olursak;

5553 sayılı Tohumculuk Kanunu

http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2006/11/20061108-1.htm

 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu

http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2010/06/20100613-12.htm

5977 sayılı Biyogüvenlik Kanunu

http://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.5977.pdf

 Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının Kontrolüne Tabi Ürünlerin İthalat Denetimi Tebliği

http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2013/12/20131231M1-5.htm

 

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • likeable @likeable1

    Emeğine sağlık,çok faydalı bilgilendirici özet olmuş. Böyle devam 🙂

  • Asaf Duru @asafduru

    GDO ile Hibrit tohumu ayırmak lazım. Hibrit tohum melezleme ile elde edilmiş F1 dölüdür. Ondan alınan tohumlar da genetik olarak açılım gösterdiğinden ürün miktarında azalma görülür. Yani kamuoyunun genel bilgisinin tersine hibrit tohumlar kısır değildir. Sadece daha sonraki nesiller F1 dölü ile aynı verimi vermezler.
    GDO ise bambaşka bir dünya. GDO da ürünün genetik haritasına başka bir canlıdan bir gen eklenir. Örneğin Amerika'da mısıra, mısır kurdunun predatörü olan örümceğin geni eklenmiş ve mısır kurdunun mısıra zarar vermesi engellenmiştir.
    Ben GDO'lu veya Hibrit tohumların toprakta verimsizliğe, kısırlığa veya çoraklığa sebep olduğuna dair bilimsel bir çalışma görmedim. Halk arasında öyle söyleniyor ama bilimsel olarak doğrulayan veya yalanlayan bir çalışma yok.

  • Mlih @melih-atmaca

    Hocam yazınız yerinde ve güzel bi zaman da geldi Elinize sağlık Aliexpresden bi kaç tane çiçek tohumu getirmeyi istiyordum Fakat kulaktan dolma bunun yasak olduğunu duyduğum için almadım

  • ALİ KÖPRÜLÜ @alikoprulu29

    bilgili ve bilinçli insan ne güzel, bu konu hakkında hiç bir şey bilmiyordum, çevremde böyle bir şeye girişen bir kişi olduğunda uyaracağım. Çevreye dikkat etmek gerekiyor özellikle de yaşadığımız ülkeye

    • Asaf Duru @asafduru

      Bu durum özellikle akvaryum balıklarında da böyledir. Siz tropik bir balık alıp akvaryumda bakamayınca doğaya salarsanız ve o balık türü doğaya uyum sağlarsa oranın yerel türlerine müthiş zarar verebilir.
      Akvaryum balığı değil ama İsrail sazanı bu konuya örnektir. Yazıya da yazacaktım ama çok uzamasın istedim. İç sularda balıkçılığı bitirme potansiyeli var şu an israil sazanının

    • ALİ KÖPRÜLÜ @alikoprulu29

      bizim milletimizde iyi niyet vardır ama yaptığı işin sonuçlarını düşünme yoktur.