Japon Mitolojisinden Youkai Efsaneleri ve Nioh 2 Yaratıkları

Yazı, Nioh 2'deki yaratıkların Japon efsanelerindeki hallerini ve kısaca özelliklerini içerir. Japonların bilmediği ama bizim 200 saat oynayarak tecrübe ettiğimiz bazı özellikleri de yer almaktadır. Başlayalım.

1 - Wheelmonk | Tekerlek Adam

Ya da gerçek adıyla Wanyûdô.

Kyoto'da anlatılan meşhur bir efsane vardır. Bir akşam duyduğu ses üzerine camdan dışarı bakan bir kadın Wa nyûdô'nun şehrin bir ucundan bir ucuna hızla gittiğini görür. Wanyûdô hırlayarak "Bana bakacağına çocuklarına baksaydın ya" der. Kadın arkasına dönüp baktığında bebeğini ayakları vücudundan koparılmış halde yerde kanlar içinde görür. Dehşet içinde tekrar başını döndürüp camdan dışarı baktığında ise Wanyûdô'yu görür. Ağzında çocuğunun ayakları ve yüzünde iğrenç bir sırıtışla.

Wanyûdô genel olarak ormanda ıssız patikalarda görülür, nadiren şehre iner. İnsanların ruhlarını ve bebeklerini yer. Wanyûdô görüldüğü zaman -ki onu görmemek en iyisidir-, sesi bile işitildiği zaman insanlar yolları boşaltır, evlerine kapanır ve dualar asarlar. Wanyûdô'yu görmek bile bütün bir aileyi felakete sürüklemek için yeterlidir. Bedenleri parçalar ve yanında cehenneme götürür.

Hikaye beni çok etkilediğinden Allah belanı versin Tekerlek Adam demekle yetiniyorum.

 

 

 

2 - Oboruguruma | Vagon Teyze

Ay ışığının alabildiğine parlak olduğu sisli gecelerde Kyoto sakinleri tuhaf bir ses duyduklarını söylerler. Sanki bir kağnı gıcırdaya gıcırdaya sokaktan geçiyor gibi bir ses. Ne olup bittiğine bakmak için dışarı çıkanlar ise yarı görünür yarı görünmez bedeni, dehşet verici yüzü ile karşılarında Oborugurma'yı bulurlar.

Başka bir efsane ise bir yerlerden ansızın "iyi akşamlar" sesi duyarsanız, çok ama çok dikkatli olmanızı öğütler. https://teknoseyir.com/durum/1394139

 

 

3 - Bakegani | İboşov

12. yüzyılda Genji ve Heike klanları arasında kanlı bir savaş patlak verir. Heike klanına karşı başlayan bu isyanın son savaşı Don-no-ura muharabesiydi. 25 Nisan 1185'te Heike ve Genji donanmaları dar bir alanda karşılaşır ve savaşmaya başlarlar. Heike klanı başlarda üstünlük kursa da savaş onların aleyhine gelişir ve Genjiler, 7 yaşındaki Heike hükümdarı Anatoku'nun gemisini bulup ok yağmuruna tutmaya başlarlar. Yenilgi artık kesinleşmiştir. Heike klanı ölmeyi esir olmaya yeğ tutar ve kendilerini nehre atarlar, genç hükümdar dahil. Bu, Heike klanının yok oluşudur. Bütün klan yok edilir ve onlardan geriye kimse kalmaz.

Heike erkeklerinin ruhları oradaki yengeçlere geçer, kadınların ruhları ise Kappa denilen yaratıklara. Ve bir gün alacakları intikamın umuduyla yaşarlar.

İşte Bakegani (canavar yengeç) bu Heike yengeçlerinin oyuna aktarılmış halidir. Heike yengeçlerine yukarıdan bakıldığında kabuğunda sanki kaşları çatık bir samurayın yüzü görünür. Efsaneye göre bu, Heike klanının boğulmuş samuraylarının yüzleridir ( bize göreyse maalesef iboşov...)

Heikegani yengeci: https://en.wikipedia.org/wiki/Heikegani#/media/File:Heikegani.jpg

 

 

4 - Gaki | Mal

Budist inancına göre günahkar insanların acı çeken ruhlarıdır. Gakidô denen ve cehennemin bir kat üstünde bulunan kurak, çorak bir yerde yaşarlar. Gakiler hemen her şeyi yerler fakat asla besleyici ve güzel bir yiyecek bulamazlar (resimde görülmekte) besleyici ve güzel bir yiyecek bulduklarında ise ellerine aldıkları an yemek yanar ve yok olur. Bu yüzden de karınları açlıktan hep şişmiş haldedir. Dinmek bilmez bir açlığa ve susuzluğa mahkumdurlar. Bugün Japoncada "gaki" sözcüğü "velet" anlamında kullanılmaktadır.

 

 

5 - Karakasa | Şemsiye

Yağlı kağıttan şemsiye. Kocaman tek gözü, ağzından taşmış bir dili ve genellikle tek ayağı vardır. Çalılıklarda saklanıp insanları korkutmayı ve diliyle yanaklarını yalamayı sever. Diğer youkailer gibi kötücül bir amacı yoktur. Zarar vermek için değil oyun olsun diye yapar.

 

 

6 - Scampuss | Topkedi (topket)

Okoyama'nın yağmurlu gecelerinde dar sokaklarda insanların karşısına çıkar. İnsanların bacaklarının arasına girer, sürtünür de sürtünür. Kedi mi yoksa köpek mi olduğu bilinmeyen bu yaratığın tek beklediği ilgidir. Bazen istemeden de olsa insanların tökezleyip düşmelerine sebep olur. Zararsız ve oyunsever bir youkaidir Sunekosuri.

Yine de devasa canavarlara meydan okuyabildiği unutulmasın! Vur kedi vur!
https://www.twitch.tv/teknoseyir/clip/InventiveCoyMagpieRalpherZ-weJUVQN-BgXOPJ9z?filter=clips&range=all&sort=time

 

 

7 - Tatarimokke | Baykuş

Tatarimokkeler ölmüş çocukların ruhlarıdır. Baykuş bedenine girmiş bu ruhlar evlerinin ve hayattayken sahip oldukları ailelerinin yakınlarında yaşamaya devam eder. Görünüşleri diğer baykuşlardan farklı olmasa da derler ki çıkardıkları uğultu sanki bir baykuştan değil de küçük bir yavrucağın yitik ruhundan gelirmiş.Tatarimokkeler zararsız ruhlardır. Ve yakın zamanda bir çocuğunu kaybetmiş aile, evlerinin yanında bir baykuş görürse onu beslemeleri öğütlenir. Aileler de tıpkı yitik yavrularına baktıkları gibi şefkatle bu hayvana da bakar ve ilgi gösterirler.

Fakat bazı durumlar vardır ki Tatarimokkeler insanlar için tehlikeli olabilir. Eğer bir aile yavrusunu nehre atarsa ya da evde bakacak boğaz azalsın diye öldürürse, hatta bebek bilerek düşük bile yapılsa ruhu ailesine karşı bir kin tutabilir. Bazen Tatarimokkeler bir bebeğin ruhu değil bir cinayetin kurbanı da olabilir ve katilini intikam umuduyla arar da arar. Hatta kimi zaman katillerini öyle lanetlerler ki yalnız katil değil onun bütün soyu bu lanete kurban gidebilir.

Eğer yerde yatan bir tatarimokke görürseniz çok dikkatli olun!
https://www.twitch.tv/teknoseyir/clip/EagerVivaciousMarrowTwitchRaid-3dGp8foKqlu7Byk2?filter=clips&range=all&sort=time

 

8 - Yamanba | Gözlemeci Teyze

Yamaubalar dağda yaşayan yaşlı kadınlardır. Bir zamanlar insan olan Yamaubalar zamanla çürümeye başlayıp yaratığa dönüşmüşlerdir. Bazılarının boynuzları veya pençeleri olsa da çoğunlukla normal bir yaşlı kadın gibi görünürler, ta ki size saldırana kadar!

Yamaubalar ormanlarda yolun kenarındaki köhne bir kulübede yaşarlar ve oradan geçen yolculara gecelemek için bir yer ve bir kap sıcak yemek teklif ederler. Yorgun yolcular sıcacık yataklarında çabucak uykuya daldıklarında Yamaubaların gerçek halleri de ortaya çıkar, çirkin ve yaşlı bir şeytan! Mışıl mışıl  uyuyan konuklarını bir bıçakla veya güçlü bir büyüyle ziyaret eder... Bu hikaye Yamaubaların elinden kurtulabilmiş sadece birkaç şanslı gezgin sayesinde kulaktan kulağa yayılmıştır.

 

9 - Tesso | Splinter Usta

Derler ki uzun zaman önce, Şirikawa (1073-87 hüküm süresi) adında bir hükümdar yaşarmış. Bir türlü vârisi olmayan bu hükümdar geleceğinden çok endişelenmiş ve bir gün Raigô denen rahibine gidip Buda'nın ona bir oğul vermesi için dua etmesini istemiş. Raigô çok günler ve çok geceler dua etmiş. Sonunda bir oğul dünyaya gelmiş, Prens Taruhito! Hükümdar buna çok sevinmiş, Raigô'yu huzuruna çağırmış ve dile benden ne dilersen demiş. Raigô bir görkemli tapınak isterim, orada daha nice öğrenciler yetiştireyim, demiş. Hükümdar bunu kabul etse de başrahip bunu hoş karşılamamış. Kendi tapınağından daha büyük bir tapınak istememiş ve hükümdar da başrahibin arzusuna kıramamış. Raigô'ya söz verdiği tapınağı yapmamış.

Raigô'nun yüreğini dolduran kin onu da bir acayip yaratığa dönüştürmüş ve Raigô kısa bir zaman sonra ölmüş. Derler ki bu ölümün hemen ardından genç prens yatağının başında rahip kılığında bir hayalet görmüş. Gördükten sonra çok sürmemiş, prens ölmüş. Hükümdar yine vârissiz kalmış.

Bundan kısa zaman sonra başrahibin o görkemli manastırını devasa fareler basmış. Herkesi öldürmüş, kıymetli kitapları yemiş yutmuş, manastırı yıkmışlar. Ve Raigô'ya söz verilen o devasa manastır yapılana kadar farelerin gazabından kimseler kaçamamış.

Ve bugün bütün Budist manastırlarının kapısı doğuya bakarken yalnız Raigô'nun manastırı (Mii-dera) kuzeye bakar, tam da başrahibin manastırının olduğu yere!

 

Rahibin intikamından kaçın!
https://www.twitch.tv/teknoseyir/clip/OddCrunchyDillDxAbomb-c53vTPwpGr0C5EE0?filter=clips&range=all&sort=time

 

 

10 - Nurikabe | Sünger Bob Kapı

Nurikabe genelde kıyı kesimlerinde ve dar sokaklarda bulunur. Gerçek görünüşünü Kahır Lobisi hariç hemen hiç kimse bilmez, zira çoğunlukla görünmezdir. Gece vakti insanların karşısına çıkar ve yolunu bütünüyle kapatır. Ne sağından ne solundan geçmek, ne de onu devirmek mümkündür. Derler ki eğer yerden bir sopa alıp alt taraftan onu dürtüklerseniz kaybolur ve yolunuza devam edebilirmişsiniz. Kökeni bilinmemekle beraber "tsukimogami" yani ruh kazanmış ev eşyalarının bir üyesi olarak ortaya çıkmış olabileceği düşünülür.

Önünde eğilmek ise ancak onu daha da öfkelendirir.

- SON -

Bu yazı, sayesinde onlarca eğlenceli saat geçirdiğimiz @ugury 'e  ve Kahır Lobisine ithaf edilmiştir.

 

- Bonus İçerik -

Aşağıda Toriyama Sekinen (1712-1788) tarafından yapılan youkai çizimleri yer almaktadır. Hemen hepsi Nioh 2'den tanıyacağınız yaratıklardan seçilmiştir. Daha fazlası için için kaynakçaya bakabilirsiniz

(Büyütmek için resmin üzerine tıklayın)


 

 

 

 

 

.

 

 

 

 


 

Youkai çizimlerinin ve hikayelerinin kaynağı: http://yokai.com/
Bazı görsellerin kaynağı: https://www.creativeuncut.com/
Yaratıkların Nioh 2 hallerinin kaynağı: https://nioh2.wiki.fextralife.com/Enemies
Toriyama Sekinen'in çizimlerinin kaynağı: https://archive.org/search.php?query=creator%3A%22Toriyama%2C+Sekien%2C+1712-1788%22
Yer yer wikipedia'dan da yararlandım.
Çeviriler bana aittir. Kısa olmasına özen gösterdim ve sadece Nioh'tan akılda kalan youkaileri ekledim. İleri okumalar için yukarıdaki bağlantıları kullanabilirsiniz.

Buraya kadar okuduysanız, teşekkürler.

 

Daha fazla mı youkai istiyorsun?
Nurarihyon, Natsume, xxxHOLIC, Mushishi (şaheser), Bakemonogatari veya Mononoke ilgini çekebilir.
Belki bir film! Kaidan (Filmdeki hikayelerden biri de Heikei efsanesini konu etmekte)
Ya da bir oyun? Japon korku efsaneleri + Itou Junji + Lovecraft: World of Horror

#Nioh2

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 6 / 11

Telefondaki İngilizce Öğrenim Uygulamaları

Bu yazı, daha önce yazdığım şu yazının devamı niteliğindedir. Denediğim uygulamalarla ilgili izlenimlerimi, bunların artı ve eksi yönlerini kısaca yazdım.

 

1- Bright | Link

Alışkanlık oluşturmak için harika bir uygulama. Günde sadece 8 kelime öğretiyor ve sizden çok az zaman talep ediyor. Uygulamanın içinde zarflar, sıfatlar, sağlık, iş, okul, ilk 100 fiil vb 20'e yakın kategori var, hangi kategoride öğrenmek isterseniz onu seçebiliyorsunuz, ya da hepsini seçebilirsiniz. Seçtikten sonra uygulama size bugün öğrenmek istediğiniz 8 kelimeyi seçtiriyor (resim 1). Kelimeyi isterseniz öğrenmek için seçebilir, ya da  kaydırıp geçebilirsiniz. Dinleme, yazma, şık seçme ve eşleştirme yaptırıyor. Ve bitti. Öğretim rutini şöyle: dün öğrendiğin 8 kelimeyi tekrar et, yeni 8 kelime öğren, daha önce öğrendiklerin arasından rasgele seçilmiş birkaç kelimeyi tekrar et (zorlandığınız kelimeleri belirleyip onları önünüze getiriyor).

5 gün ücretsiz denemesi var. İndirip deneyebilirsiniz.

Artıları
Az zaman talep ediyor.
İstediğin kelimeyi öğrenme özgürlüğü.
Fikir çok başarılı, oyun oynar gibi basit bir şekilde öğretiyor.

Yazma, dinleme pratiği de yaptırması.

Eksileri

Pahalı (benim androidcim işini bilir demek istemiyorum ama pahalı)
Bulut yedekleme yok, o cihazda kullanmalısınız.

Öğrenecek yeni kelime kalmadıktan sonra eskileri tekrar etmeme izin vermedi. Tebrikler bitirdin şeklinde kaldık.

 


 

2 - Drops | Link

Resimlerinden görebileceğiniz gibi illüstrasyonlarla zenginleştirilmiş bir uygulama. Sebzeler, yolculuk, içecekler, renkler vb. şeklinde kategorilenmiş kelimeler önünüze "damlıyor" öğrenmek istediğiniz kelimeyi aşağı kaydırınca öğretmeye başlıyor. Dinleme, görsel-kelime eşleştirme, doğru yanlış vb çok pratik içeriyor. Yazma kısmı şöyle: Ekranda ekmek resmi var size "d, e, a, r, b, g" gibi harfler verip "bread" olarak sıralamanızı istiyor. Günlük 5-10 dakikalık dozlar ile öğretmek hedefinde.

 

Artıları

Eğlenceli.

Görsel olarak çok iyi.
Çok fazla dil içeriyor.
Öğretirken "ders" havasında değil oyun gibi.

Yolda veya boş zamanlarda ayaküstü öğrenmeye müsait.

Eksileri

Ücretli sürümü pahalı

Kelime tekrar sistemi vasat

 


3 - Memrise | Link

En çok faydalandığım uygulama. 7 ünite, yüzlerce bölüm, 3800 kelime içeriyor. Dinleme, yazma, doğru şıkkı bulma vb pratikler içeriyor. O dilin yerlilerinin konuşmalarını gösteriyor. Tekrar sistemi yani öğrendiğiniz kelimeleri hatırlatması çok iyi. Son baktığımda sitelerinden öğrenmek ücretsizdi.

Artıları

Çok makul ücret (yıllık 50 tl sanırım).
Başarılı kelime öğretim sistemi.

Başarılı kelime tekrar sistemi.

Web sitesi ücretsiz | Link

Basit gramer bilgileri de içeriyor.

Eksileri

İlk ünite turistlere yönelik kelimeler ve cümleler içerdiğinden çoğu insan sıkılıp burada bırakabiliyor.

Kelime tekrar sistemi çok katı, en ufak bir dalgınlığınızı ve yanlışı işaretlemenizi "sen bunu öğrenemedin" diyerek en baştan öğretiyor.


4 - Rosetta Stone | Link

Bu kapsamlı bir dil öğretim programı. Zaman zaman üniversiteler öğrencilerine ücretsiz sunabiliyor. Eğer üniversite öğrencisi iseniz kütüphaneniz size bu hizmeti sunuyor mu kontrol edin. Benim üniversitem sunuyorken denedim ve telefon uygulaması neyse üniversitenin sunduğu da aynısı. Her dili o dil üzerinden öğretiyor, İngilizceyi de İngilizce üzerinden. Yalnız diğer diller İngilizce kursunun bir tercümesi olduğundan başarısı tartışılır ama konumuz İngilizce olduğundan bunu es geçelim. Telaffuz, gramer, dinleme, görsel eşleştirme, cümle kurma gibi pek çok şeyi öğretiyor.

 

Artıları

İngilizceyi İngilizce üzerinden öğretiyor

Dilbilgisi (gramer) de öğretiyor.

Oldukça kapsamlı bir uygulama.

Genişletilmiş Öğretim: Her seviyeye uygun pek çok okuma metni (toplamda onlarca) var ve bu metinler seslendirilmiş. Telaffuzları gösterme açısından çok başarılı. Hem de tek tıkla tercümesini görebiliyorsunuz.

Eksileri

Çok pahalı

Sizden biraz ders ortamı ciddiyeti talep ediyor (bu belki iyi bir şey de olabilir)

 


5 - Busuu | Link

Gramere çok önem veren bir uygulama. "Countable, uncountable, at/in/on/by/next to hangisi nerede kullanılır? there is some milk mi yoksa there are some milk mi?" gibi konulara önem veriyorsanız sizin için biçilmiş kaftan olabilir. Günde kaç dakika çalışırsanız hangi tarihte bitirebileceğinizi gösteriyor, bu diğer uygulamalarda görmediğim güzel bir özellik. Kişisel olarak bana uymasa da başarılı bir uygulama. Sosyal yönüne de değineyim. Uygulama size diyor ki "Ben Türkiye'de yaşıyorum ve çok mutluyum" Siz bunu "I live in Turkish and i am so happy" diye çevirdiniz. Bunu sosyale gönderirseniz tıpkı TS'nin akışı gibi bir akış var ver insanlar buradaki yanlışı düzeltip size doğrusunu söylüyorlar (Turkish değil Turkey demelisin, sebebi budur vb).

Artıları

Uygun tam sürüm fiyatı (yıllık 70 lira civarında)
Gramer ağırlıklı öğretim

Ücretli sürümdeki sosyal sistemi

Eksileri

Ücretsiz sürüm sadece girip bakmalık, hiçbir şey sunmuyor.

Kelime öğretim sistemi başarılı değil.

Kursunuza sıfırdan başlamak isterseniz bunu tek tuşla değil, müşteri hizmetlerine e-posta atarak yapmanız gerekiyor. O yüzden ara verip unutmanızı tavsiye etmem.


6 - Duolingo | Link

Anlatmaya gerek yok, görüyorsunuz.

Artıları

Gerçek anlamda ücretsiz.

Harika bir topluluğu var, bütün konular açıklanmış ve anlatılmış.

Günlük ufak dozlar halinde öğrenmeye çok müsait.

Web sitesinden de çalışabilirsiniz.

Eksileri

Kelime tekrar sistemi başarılı değil.

Bazen çok özensiz cümleler ile karşılabiliyorsunuz.

Zaman zaman bir konuyu anlamak için topluluk mesajlarını epey kurcalamak gerekebiliyor.


7 - Lingodeer | Link

Asya dilleri konusunda oldukça başarılı bir uygulama. Türkçe-İngilizce kursunu çok denemediğimden bir şey söyleyemeyeceğim ama yapı olarak başarılı. Dozunda gramer ve kelime öğretiyor. Yazdırma, dinleme, boşluk doldurma, fazla ya da eksik kelime bulma gibi pratikleri var. Genel olarak başarılı. Bir de web sitesi var, bazı ücretli diller sitesinde ücretsiz, kontrol etmekte fayda var. https://www.lingodeer.com/

Artıları

Gramer ve kelime öğretimi dozunda

Alıştırmaları başarılı

Web sitesinde bazı diller ücretsiz.

Eksileri

Esas olarak Asya dillerini öğretmek amacıyla çıktığındna Avrupa dillerinde aynı ölçüde başarılı değil.

Bölümlerde bazen insana "vallahi öğrendim artık bit lüfen" dedirtebiliyor.


8 - 9

Anki ve Quizlet

Bunlar sizin kelimelik hazırlamanıza dayanan, size hazır bir ürün satmayan uygulamalar. Artık temel öğrenim bittikten sonra kendi kelimelerinizi, kurslarınızı hazırlayıp öğrenmek isterseniz işine yarayacak şeyler.

Kabaca bir tabirle Anki=Linux ve Quizlet=Windows diyebiliriz.

Quizlet daha kullanıcı dostu. Kelimenizi yazınca size otomatik karşılık öneriyor, otomatik seslendiriyor(İngilizce telaffuz çok başarılı ama Türkçe sıkıntılı). Ayrıca insanların paylaştığı "deck"leri görüp onlara da çalışabiliyorsunuz. Bunun haricinde kelime için hatırlatıcı bir resim eklemek isteseniz bile paralı. Yine de bu birinin resimli kursunu ekleyip çalışmanıza mani değil. Yine sadece dil için değil, pek çok amaçla kullanılabilir. Örnek bir Quizlet kursu: Avrupa Kıtasındaki Ülkeler

Anki ise sizden biraz kod bilgisi istiyor. Kurs oluşturmak zor ama öyle güzel hazırlanmış kurslar var ki insan hayret ediyor, bu programla bunu nasıl yaptınız diyorsunuz. Hazır kurslar var ama Quizlet kadar zengin değil. Ama çok fazla eklenti desteği var. Birinin adını vereyim mesela "Quizlet to Anki" evet, Quizlet "deck"lerini Anki'ye aktarmaya yarıyor. Ve evet benim de favori kullanımım kursu Quizlet ile hazırlayıp Anki'ye aktarmak. Anki'nin arkasında dev bir topluluk var. Özellikle Tıpçılar arasında çok popüler. Anki Reddit TopluluğuAnki Medical School Topluluğu

Anki internet sitesi: https://apps.ankiweb.net/
Quizlet internet sitesi: https://quizlet.com/tr


10 ve Son

-
Kapanış

Denediğim uygulamalar ile ilgili izlenimler böyleydi. Ben deneyimledikten sonra meydana gelen gelişmelerden çok haberdar değilim, mümkün olduğunca öğrenmeye çalıştım. Örneğin ben 2 yıl önce Drops'u denediğimde 24 saatte bir 10 dakika veriyordu ve bu 24 saat sizin 10 dakikanız bitince başlıyordu. Yani bir akşam 11'de çalıştıysanız ertesi akşam 11.10'u beklemek zorundaydınız, iğrenç bir şeydi. Şimdi bu düzelmiş ve yorumlarken bunu dikkate alarak yazdım.

Bu yazı dizisini üçleme olarak düşünmüştüm, eğer biraz olsun birilerinin işine yararsa belki ileride üçüncüsünü de yayımlarım.

Son olarak defalarca pes edeceksiniz, defalarca sıkılıp bırakacaksınız, bunu okurken hadi ordan diyip aylar sonra "hakikaten bıraktık" diyeceksiniz. Bunların hepsi normal, yeter ki geri dönmeyi bilin. Çok sevdiğim iki alıntıyla bitiriyor ve hoşçakalın diyorum.

İnsanlar aynı olduğuna göre, kimsenin kimseden aşağı kalır tarafı olamaz. İnsan yaptıklarını geniş bir gönülle yapmazsa, tek başına sülaleyi hareket ettirmek kararlılığında olmazsa, işe yaramaz. Çaydanlık gibi, insanın yüreği de sıcaklığını kaybedebilir. Önemli olan soğumamasını sağlamaktır.

...

Başkalarını yenmeyi bilmem, kendimi yenmeyi bilirim. Bugün dünden, yarın bugünden daha iyi olmaya çalışarak yaşam tamamlanmalıdır. Bunun da sonu yoktur.

Tsunetomo Yamamoto

BeğenFavori PaylaşYorum yap

Son Derece Kişisel İngilizce Öğrenim Serüvenim

Bu serüvenden kesin olarak öğrendiğim tek şey şu: En iyi yöntem diye genelgeçer bir şey yok. En iyi yöntem kişiden kişiye farklılık gösterir. Hatta aynı kişi bile hayatının farklı dönemlerinde farklı yöntemlerden daha iyi verim alabilir. Ayrıca ne amaçla öğreneceğiniz öğrenme şeklinizi şekillendirmenize ve yöntemi bulmanıza yardım edecektir.

 

Amacım neydi?
İngilizce metinleri okuyabilmek.

Seviyem neydi?

Oyun menülerini anlayabilir düzeydeydim. (A1 diyelim)

18 yaşından sonra dil öğrenme becerisi çok düşüyormuş, gerçek anlamda öğrenemezmişiz. Hem dil dediğin yerinde öğrenilir, kitaptan öğrenilmez. Kitaptan öğrenirsen birisiyle konuşurken apışıp kalırsın. Bu yaştan sonra zor. Dil öğreneceksen dil kursuna git.

Başladığımda yaşım 25'ti. Dediğim gibi amacım okumak olduğu için kitaptan öğrenmemin de hiçbir zararı yoktu. Birisiyle konuşmak için öğrenmedim ama Fransızlar hariç rahatça konuşabiliyorum (sesli olarak). Dil kursuna gitmedim (Gitmenin bir zararı yok ama bana uygun bir öğrenme tarzı değil). Bu lafları söyleyenlerden uzak durmak sizin yararınıza olacaktır.

İyi de benim zamanım yok.

Günde 30 dakikayı genel olarak geçmedim. Şimdilerde ise 5-10 dakika. Aylarca ara verdiğim de oldu. Başlamak hevesti, devam edebilmek disiplin, geri dönebilmek ise kararlılık.

Öğreniyorum ama geri çabuk unutuyorum

Ben de. Hatta öğrenemediğim ve hep unuttuğum kelimeler de var. Örnek verirdim ama unuttum. O yüzden tekrar özelliği olan uygulamardan öğrendim. Ayrıca 100 kelime öğrenip yarısını unutsan bile öğrendiğin 50 kelime senin kazancındır.


Hadi Başlayalım!

İnternette yüz binlerce tavsiye ve kaynak var. Amaç belirlendikten sonra size uygun yöntemi bulmak mesele. Deneyerek buldum. Çoğu kaynağı ve programı denedim. Kimisini kullandım, kimisini bu bana yaramaz diyerek kullanmadım. Hala en iyi öğrenme yöntemini kendiniz deneyerek bulabilirsiniz diye düşünüyorum.

Acaba kaç kelime biliyorum?

Bu site (tık) kabaca bir fikir verecektir. Başlangıçta -not almadığım için unuttum- 1.000-2.000 civarı kelime göstermişti (Ah bunu görmüştüm de anlamını bilmiyorum, bunu biliyordum da unuttum dediğiniz kelimeleri işaretlememeye özen gösterin). Buna benzer sitelerden sağlama da yapılabilir. Sonucunuzu kaydederseniz zamanla ilerlemenizi görüp motivasyonunuzu artırabilirsiniz.

Memrise ile temel atmak.

Memrise, Busuu, Quizlet, Anki, Duolingo, Rosetta Stone, Drops... Bunlar denediğim programlardan birkaçı memrise ile iyi anlaştık. 7 kurstan ve çok sayıda üniteden oluşuyor. Üniteler zihin odası denilen sistemle tasarlanmış. Bir ünitede adlî terimleri öğrenirken diğer ünitede yemekler, sebzeler vb. Kalıcılığı artırıyor. Memrise İngilizce kursu 3800 kelimeden oluşuyor. Bitirdiğimde 4000 kelime ile güzel bir çekirdek oluşturmuş oldum. Sıkı çalıştığım tek dönem Memrise ile çalıştığım dönemdi. Sabah kalkınca ve gece yatmadan programa giriyor, günde yaklaşık 2 saatimi harcıyordum. Birkaç ayda bitti.

Memrise fena değil de bunları zaten biliyorum

İlk kursu kolay gerçekten. Kelimelerin çok büyük bir oranını bildiğinizden basit geliyor. Fakat bunu söyleyip bırakan arkadaşlarımın hiçbiri öğrenemedi maalesef. A1-A2 seviyesiyle bir şeyler anlıyor oluşumuz bizi İngilizce biliyor yapmıyor maalesef. Yükselmek için önce aşağıda olduğunu kabul etmek gerekir.

 

 

Quizlet ile Fiil Öğrenelim

Memrise bitince pek çok program denedim. İngilizce programlarının hemen hemen hepsi en sık 5.000 kelime içinden öğrettiklerinden bildiklerimi tekrarlama hissinden kurtulamadım ve hiçbiriyle devam edemedim. Daha sonra Quizlet ile tanıştım. Burada sayısız kurs (deck) içinden 400 fiil öğreten bir kursla devam ettim. Sonrasında 400-500 civarında sıfat. Testyourvocab bildiğim kelime sayısını 5.000 civarında gösteriyordu, evet öğreniyormuşum gerçekten.

 

Öğrenecek Kelime Kalmadı ama Doğru Düzgün Kitap da Okuyamıyorum?!?!

Burası garip bir dönemdi. Doğru düzgün okuyamadığımı fark edince motivasyonum kırıldı. Öğrendiğimi sanıp öğrenememiş miydim? Aylar süren bir ara oldu. Yabancı dil sınavında 0(sıfır) olan puanımın 50'ye çıktığını görünce (üstelik sınava yönelik hiçbir çalışma yapmadığım halde) tekrardan döndüm.

 

O zaman gramer öğrenelim.

English For Everyone(DK), English Grammar in Use, Kendi Kendine Hızlı İngilizce(Fono) kitaplarını denedim. Fono'yu beğendim ve ondan devam ettim. Rahat ve açıklayıcı bir şekilde anlatıyordu konuları. Daha önce kurslara hazırlananlardan duyup içime korku salan zamanları/"tense"leri farkına bile varmadan rahatça öğretti. Past perfect continious tense ile bir cümle kur deseniz o neydi ki ya? derim sanırım ama o zaman ile kurulan bir cümleyi rahatlıkla anlar ve konuşmalarımda da kullanabilirim.

(Bunların pdfleri internette bulunabilir. Ben de çıktı alıp çalıştım.)

Küçük Adımlar İlkesi

Roman belki çok hızlı olmuştu. Ama B1 seviye cicili bicili masallar okumak da bana göre değildi. Yapamıyordum. Buradan ara çözüm olarak çizgi roman imdadıma koştu.Hem ilgi çekiciydi, hem de bilmediğim kelimeleri gerek çıkarsayabiliyordum gerekse de not edip öğreniyordum. Bitirdiğim ilk çizgi roman Claymore oldu. Seriyi bitirdikten sonra yaklaşık 600 bilmediğim kelimeyi not etmişim. Çizgi romanlar iyi bir ara basamak oldu benim için. Ardından birkaç seri daha bitirdim. Artık sözlüğe bakmama pek gerek kalmıyordu, kelimelerin çoğunu çıkarsayabiliyordum ama yine de öğrenmenin sonu olmadığı için kelimeleri not ediyordum.

Artık kitaba başlayalım!

Uzun bir süre geçmişti aradan. böyle arka arkaya yazdığıma bakmayın çok defa boşverdim, pes ettim, bıraktım ama günler de sürse aylar da sürse geri döndüm öğrenmeye.

Light Novel denen tür yardımcı oldu. Daha önce animesini izlediğim pek çok güzel seri Suzumiya Haruhi (tamam seri kötü ama film güzeldi), Spice And Wolf vb. serilerin light novel denen romanı da var. E-Kitap okuyucu ile güzel bir ikili oldular. Bunların hepsini okuyup bitirmedim, sadece fikir vermesi açısından yazıyorum. Henüz Suzumiya'nın ilk kitabındayım.

Veda zamanı! Ama şimdi durum ne?

Müthiş bir İngilizce bilgisine sahibim diyemem. Artık haberleri ve ağır olmayan kitapları rahatça okuyabiliyorum. Dinlediğini anlama kısmı fecaat. Film, dizi vs altyazı yoksa hak getire. Ama yabancı arkadaşlarımla iletişimim rahat. Kimsenin anadili İngilizce olmadığından dikkatli konuşuyor herkes ve gayet anlaşılır oluyor (Fransızlar hariç 🙁 ). Şimdilik hayatım böyle devam ediyor. Oyunlarda Türkçe yama aramayı bıraktım, film pek izlemiyorum ama denemek için birkaç tane izledim ve İngilizce altyazı yeterli geldi. Artık internetten kurs bulup öğrenmiyorum, yapamıyorum. Öğrenme tarzım değişti. Kendi bilmediğim kelimelerin kursunu oluşturup onları öğreniyorum. Quizlet'ten oluşturup Anki'ye aktarıyorum. Tekrar etmeyince/kullanmayınca insan dili çabuk unutuyor, çok vefasız. Dikkatli olmak lazım.

Dipnot: Testyourvocab skorum 2 binden 12 bin üzerine gelmiş durumda.

Dİpnot 2: Bağlaçları öğrenmek yabancı dil puanına kafadan 20 puan koyuyormuş. ÖSYM bey ne yapıyorsunuz?

Dipnot 3: Deftere kelime yazma yöntemini de bir ara denedim, belki 1 ay kadar. O dönem faydalıydı, ama artık değil (benim için), belki ileride gene faydalanırım, kim bilir?

Dipnot 4: Bir ara Bright uygulaması ile de çalıştım, değinmemişim ona da. Güzeldi.

Dipnot 5: Cümlelerin hepsine bence eklemedim ama siz öyle düşünün. Bunların hepsi bana göre olan şeyler, belki birine faydası olur umuduyla paylaştım sadece.

Dİpnot 6: Özeti arayan sevgili dostlar, en yukarıda.

Dipnot 7: Oyunları da söylemeyi unutmuşum. Coffee Talk, Octopath Traveler gibi durmaksızın aksiyon içermeyen(yani oyuna kendinizi kaptırıp diyalogları "skiplemeyeceğiniz"), istediğiniz zaman durdurabileceğiniz ve sözlüğe bakabileceğiniz oyunlar da büyük yarar sağladı. Oyunları da belki ileride ele alırım.

BeğenFavori PaylaşYorum yap