ulen ortalama bir insanın kan şekeri düşünce bile içindeki adalet duygusu hayvani şekilde değişebiliyor.

atıyorum sinirliyken karar vermenin yanlış bir davranış olduğu söylenir ki bence doğru da bir. haydi çık çıkabiliyorsan işin içinden.

bu sadece kan şekeri mevzusu değil, işin içine sevgi ya da saygı gibi durumlar bile girince de benzer şeyler oluyor.

biz kime, neye ya da hangi sebebe göre sağlayacağız adaleti? atıyorum çok yakın arkadaşımız ya da kan bağımız olan birisi ile bir tane küçük çocuk göle düştü ve sadece birisini kurtarabiliyoruz.

kim hangi sebeple birisini kurtaracak? genellikle akla ilk çocuk gelse de sadece yaşının küçük olmasından dolayı mı kurtarılacak? ya da yaşın küçük olması onu neden öncelik yapıyor?

ya da diğer senaryoda sevdiğimiz insanı neden kurarırız? sırf ınla geçmişimiz var diye kurtulma Hakkını Hak ediyor mu?

hah, anladınız ne demek istediğimi. yapmak zorunda olduğumuz bu seçimin bir dayanak noktası var mı yoksa sadece bu gğne kadar bize öğretilen şeyler vesilesiyle mi karar veriyoruz?

çocuğu kurtarsam diğerine Haksızlık olmaz mı? ya da diğerini kurtarsam çocuğa Haksızlık olmaz mı? yani karar mekanizmamız sırf genetiğimize ve yetiştiğimiz çevreye dayanarak çalışıyorsa tam zıttımız olan birisiyle bizim aynı doğrularımız olamaz ki.

ee o zaman sabit doğruyu nasıl belirleyeceğiz? ya da dabit bir doğru var mı? sabit bir doğru yoksa neden saçma sapan sebepler için birbirimizi boğazlıyoruz? kafamda deli sorular.

bu arada ben çocuğu seçerdim.

BeğenFavori PaylaşYorum yap