30 Ekim Apple Sunumu Değerlendirmesi (Nacizane)

Sunum bitti üzerinden vakitte geçti ve o anki heyecanı yavaş yavaş geride bırakıp aklı selim yorum yapmanın bence vakti geldi diye düşünüyorum o yüzden hemen başlayayım.

Öncelikle sunum uzun zamandır izlediğim en iyi Apple sunumları arasında yerini aldı onu söylemek isterim. Tim Cook'un etkisinin ürünlere ve özellikle fiyatlara çok daha fazla yansıdığı, daha agresif bir sunum gördük. Lafı uzatmadan ürünün kendisini anlatmasını seven biri Tim Cook ve bu tutum Steve'in tam tersi bir durum açıkçası.

Steve bir ürün tanıtacağı zaman öncesinde bu ürünü neden yaptıklarını anlatan ve heyecanı böylelikle üste taşıyan biriydi ama Tim, ürünün ne gibi işler için kullanılacağını direk ürünü göstererek kullanıcıya bırakan biri. Hakeza sunumlarda da Steve'e oranla çok daha az söz sahibi daha çok o ürün hakkında daha bilgili bir kişiye ürünü anlatmasını için sunumda yer veriyor ve ürünü anlatmayı tercih etmiyor.

Değişik yüzler ve Apple'ın nasıl işlediğine dair daha çok bilgi alabileceğimiz bu sunum yöntemi alışılmış Apple'ın dışında olsa da bence başarılı. Şu an Apple benim nazarımda bu sunum işini en iyi şova dönüştüren firma.

Tim Cook'un da bu sunumdaki ekstra heyecanı şahsen benim gözümden kaçmadı. Sunumun başlarında, sesindeki titreme had safhadaydı bunun sebebini de yazının başında  bahsettim belki de baştan sona kadar kendisinin CEO'luğunda geliştirilen bu ürünlere heyecan duyması da gayet normal.

Peki Apple, Tim Cook önderliğinde neyi daha değişik yapıyor? Bu konudan ürünlere geçmeden önce biraz bahsetmek isterim. Apple'ın 2001'den 2018 senesine kadar sürekli yükselen bir trende sahip olduğunu herkesin malumu ancak Apple 2001 senesinden sonra 2012 senesine kadar özellikle bir konuyu özellikle çok önemsedi o da ''ulaşılabilirlik''. Tanıttığı çoğu üründe fiyatta agresif davrandı. Belki ülkemizde bunu görmedik ancak ABD ve diğer ülkeler için muadili ürünlere göre özellikle 2005-2012 seneleri arasında daha ana akım olmaya çalıştı ve kendisini daha ulaşılabilir kılmaya çalıştı Apple. Bu çoğu zaman donanım, tasarım, güncelleme döngüsü gibi konularda da firmanın ağır kalmasına sebep oldu. Tim Cook ise uzun zamandır süre gelen bu ulaşılabilirlik durumunu daha farklı bir noktaya evirdi.

Apple'ın eskiden beri olan ''mücevherat'' algısını ürünlere tekrar kazandırdı ve ulaşılması zor ancak donanım olarakta hiç damlatarak vermeyen bir Apple'a dönüştürdü.

Tanıtılan MacBook Air'in boyutuna göre donanımı, MacMini'nin boyutuna göre donanımı, iPad'in donanımı, iPhone'ların Tim Cook yönetimi ile tekrardan donanım öncüsü olması, MacPro ve iMac Pro gibi gibi ürünler çıktığı zamanlara bakıldığında donanım konusunda hep eli bol davrandılar fiyat konusunda ise çok daha bol.  Tim iyi bir ürün uğrunda satış fiyatına Steve kadar takılmayan biri bu çok açık ve büyük bir risk aslında işte burada da Apple'ın geçmişinden beri oluşturduğu ''mücevherat'' algısı zaten devreye giriyor.

Diğer firmalarında yahu bu fiyatlarda bir yanlışlık var biz bu noktalara gelmeyelim dememesi ve Apple ne yaparsa hemen arkasından yapmaları da Apple'ın elini güçlendiriyor açıkçası ve bu durum yakın zamanda kesinlikle değişecek gibi değil.

Şu an için iPad Pro'nun her varyasyonunun stokları bitmiş durumda hakeza MacMini stokları bitmiş 3-4 hafta teslimat süresi yazmış durumda Apple sitesinde.

Kısa olmasa da Apple'da gördüğüm değişimi yazdıktan sonra şimdi geleyim ürünlere...

MacBook Air 

Bu yazıda cihazların özelliklerinden bahsetmek istemiyorum açıkçası Apple sitesine ve haberlere bakan herkes zaten bunları biliyor o yüzden ürün şu an ne hissettiriyor ondan bahsetmek istiyorum.

MBA ürünü bakıldığında özellik ve kas gücü olarak Apple'ın MacBook ile MacBook Pro arasına konumlandırdığı bir ürün ve şahsen ben bu ürün hala neden var anlamlandıramıyorum. MacBook varken MacBook Air neden var? MacBook Air varken hala neden MacBook var? Hele hele bu fiyatlarla.

MacBook tablet istemeyen çok taşınabilir bir üründe masaüstü işletim sistemi arayan kişilerin tercihi ancak en düşük konfigürasyona sahip MacBook 9.799TL ve içerisinde Core M3 işlemci var. MacBook Air ise içerisinde Core i5 işlemciye sahip ve şu an satış fiyatı 9.199TL.

Şu duruma bakıldığında MacBook Air uygun fiyata en alınabilir MacBook ürünü olması gerekirken sadece bu avantajını 600TL ile koruyabiliyor ki zaten bu MBA ürünü varken bir insanın bile gidip MacBook alacağını düşünmüyorum ben.

Sunumda en az ilgimi çeken ürün evet maalesef buydu ve güzel geliştirmeler olsa da gerek ABD gerekse de Türkiye fiyatını kendi kafamda anlamlandıramadım. MacBook Air ve MacBook ürünü arasındaki konumlandırmayı da Apple karma karışık bir hale getirdi bence. Apple boşuna MacBook ürününü üretiyor onu rahatlıkla söyleyebilirim.

 

MacMini 

MacMini sunumdan sonra çok kafa patlattığım ve düşündüğüm bir ürün oldu. Ürünün gerek fiyatını gerekse konfigüre ederek ne noktalara çıkabildiğini görünce mutlu oldum. Uzun zamandır güncellenmeyen bir MacMini, güncel bir donanıma güncellendi ancak bu ürünü ben kaçırılmış büyük bir fırsat olarak görüyorum.

İntel kendi işlemcilerinde bulunan GPU'ya ne ad koyarsa koysun iyi değil bu hepimizin malumu ve yakın zamanda bu yaraya merhem olan içerisinde VEGA GPU barındıran Core i7 8809G işlemcisi tanıtılmışken ah keşke bu üründe bu işlemciye yer verilseydi. Evet artık macOS harici GPU desteği veriyor ve bunu da çok düşük performans kaybıyla veriyor ancak el insaf zaten pahalı olan (799Dolar) MacMini aldıktan sonra 200-300 Dolar bir GPU'ya vermek saçmalık açıkçası. Ben bu 8809G işlemcisi ilk tanıtıldığı zaman keşke MacMini ürününde görsek diye iç geçirmiştim ancak Apple benle aynı düşünmemiş olacak ki üzdü biraz beni.

Şu an özellikleri bence o boyutta bir ürün için iyi olsa da çok daha iyisinin yapılabilir ve şu an için altyapısının hazır olduğunu bildiğimden içim buruk açıkçası. Gene de genel olarak bu ürünü başarılı buldum.

VE SON OLARAK SSD MODÜLÜ DEĞİŞMİYOR ANCAK RAM'İ KULLANICI DEĞİŞTİREBİLİYOR BU ÜRÜNDE HABERİNİZ OLSUN 🙂 

 

iPad Pro 

Sunumun tartışmasız yıldızıydı açıkça söylemek gerekirse ne eleştirecek bir noktasını bulabildim ne de görsel olarak bir kusur bulabildim burada da bahsetmek istediğim şey Apple'ın gelecekteki yol haritası olacak aslında.

iPad Pro tasarımsal anlamda gelecekteki iPhone'lar ve Mac ürünleri hakkında bize bence çok büyük ipuçları veriyor. Çıkarımlarımı sıralamam gerekirse:

  • Yeni iPhone'lar yanıtılan iPad Pro gibi ve önceki iPhone 4, iPhone 5 modellerinde olduğu gibi köşeli bir tasarımla gelebilir.
  • Yeni iPhone modelleri 2. jenerasyon ApplePencil'i destekleyebilir ki boyut olarak ApplePencil ufalmış daha taşınabilir hale gelmiş.
  • Yeni iPhone modelleri A13 değil A12X işlemcisi ile gelebilir.
  • Yeni Mac modelleri gene daha köşeli, kübik bir tasarımla gelebilir ve FaceID'ye sahip olabilir.
  • Apple yeni Mac modelerine bir ekleme yaparak iPad Pro'nun klavye kısmına takıldığı bir dock tarzı bir şey yapabilir. Bunu anlatması zor benzer görsel koyuyorum aşağıdaki görsel hali hazırda bulunan Apple patenti görseli zaten. Telefon yerine komple iPad'in oraya konduğunu düşünün 🙂

Özellikle görseldeki ürün Apple'ın uzun zamandır beklenen macOS ve iOS hibriti cihazını ortaya çıkarabilir, kübik bir tasarım formuna geçilmesi bunun da yapılabilirliğini kolaylaştırmış olabilir ki hakeza şu anki anlamsız donanım yükseltmesini de bir nebze anlamlaştırır. Zaten şu an hali hazırda tanıtılan ve Mavericks'den sonra gelen her macOS sürümü gizliden gizliye ARM tabanlı işlemciler ile çalışabiliyor.

Ben herkesin tahmin ettiği gibi bir macOS ve iOS hibriti bir işletim sistemi Apple'dan beklemiyorum ancak Apple hem macOS hem de iOS çalıştıran böyle bir hibrit sistem de şu an yapmaya çok yakın her şey hazır gerek işlemci gücü, gerek ürün yelpazesi, gerekse de yazılım destekleri hazır.

Kafa şişirdim kusuruma bakmayın bakalım neler olacak ileride. Burada yazan her şey sadece ve sadece kendi fikrimdir beni bağlar. Katılmıyorsanız katılmazsanız olur biter 🙂

 

 

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Tüm blog yazılarını gör