LG G2
Merhaba, kısa ve okunması kolay bir LG G2 incelemesi ve yeni rakipleri arasında G2 nerede hakkında düşüncelerimi yazarak Teknoseyir ’de başlangıç yapmak istedim.
İlk önce geniş bir inceleme yazısı olmaması adına ne teknik özelliklere ne de örnek medyalara yer veremeyeceğim. Bu yazı aslında bir blog tadında LG G2’nin kullanıcı deneyimleri temelinde yazı olacaktır.
İlk önce G2’nin kasasında bahsedelim. Bilindiği üzere plastik furyasının bir üyesi olan G2, Samsung’la kıyaslandığında aslında daha iyi bir yerde dururken, arka kapağı açılmamasından dolayı daha sıkı bir yapıda olması beklenen ancak neredeyse bütün G2’lerin arka kapağının çıtırdamasından dolayı (rahatlıkla duyulacak ve rahatsız edici seviyede), malzeme kalitesinde orta ama işçilik konusunda ortanın altında bir durumda olduğunu söyleyebiriz. Bunun yanında SD kart desteğinin olmaması ve 16 GB’lık modelin günümüz bir-iki GB’lık oyunların, 10’larca MB Flac’ların olduğu ortamda belki de G2’nin en zayıf noktası olarak karşımıza çıkıyor. Bu zayıflıklarının yanında belki de en büyük kozu ince çerçeve ile desteklenmiş küçük kasaya sığabilecek nerdeyse en büyük ekranın kullanılmış olması. Tabi ki kasanın (kasa kenarlara doğru inceliyor) ve çerçevenin bu kadar ince olması telefonun tutulabilirliğinden, kazara ekrana basmalara kadar birçok olumsuzluğa da neden olabilmektedir. Kasanın arkasında bulunan ilginç tuşların ise kullanımına zamanla alışılacak ve kullanılması zamanla klasik sistemden daha kolay olduğu da görülecektir. Yapısal durum için söylenecek son sözler ise her ne kadar ekran 5.2” olsa dahi işletim sisteminin yönlendirme tuşlarının ekranda var olması ve bu durumun Android 4.4 ile (destekleyen uygulamalarda tuşların ekrandan otomatik kaybolması olayı) telafi edilmeye çalışılsa da aslında ekranın kullanılabilirliğinden feragat ediyor olmamızdır.
Bu bahsettiklerim dışında kızılötesi, micro USB bağlantısı, altta stereo görünse de tek hoparlör çıkışının bulunması, önde çok renkli arkada tek renkli bildirim LED’inin bulunması, arkada ise optik görüntü sabitleme desteği ile 13 MP, önde 2 MP kamerasıyla ve hemen ön kameranın yanında ışık ve yakınlık sensörleri ile G2’nin dış tasarım turunu bitirebiliriz.
Kasanın büyük kısmı olan ekrandan bahsetmemiz gerekirse; daha birçok insanın monitörü 1080p değilken küçücük ekranda 1080p’nin yakalanmış olması takdir edilesi bir şey. Bunları düşünürken birde ekranın kalitesini görünce LG’nin gücünü burada kullanmış olduğunu söylemek yanlış olmasa gerek. Görüntü açısı, renkler, güneş altında görünebilirlik ve kasanın tamamının ekran gibi görünmesi bir takdir durumunun oluşmasına sebep oluyor.
G2’nin motor kuvveti teknik özelliklere bakıldığında oldukça tatminkar görünmektedir. Snapdragon 800 işlemcisi, Adreno 330 ve 2 GB RAM ile 1080p ekranın oyunlar adına yeterince desteklenebildiği ve Android işletim sisteminin altında oldukça iyi kalktığı görülmektedir. Slimport ile oyunları TV’ye verip oradan oynadığınız zaman bu gücün kudretini o küçücük kasaya nasıl sığdırılabildiğine inanamıyorsunuz. Belkide 2000’li yılların başında ben dev gibi kasada son model ekran kartımla bu görselleri 1024x768 çözünürlükte oynayamazken…
Bu gücün istediği şey olan batarya ise 3000 mAh gibi sekmentinin üstünde olan bir değerle; Android 4.2 zamanlarında iki günü yeni güncelleme yani Android 4.4 ile bir günü ancak çıkarabilecek, LG veya Google’ın yazılım beceriksizliklerini düşünmez isek Note serileri gibi ikinci günü görebilen nadir kaslı Android telefonlardandır.
Çokluortam konusuna girersek telefon piyasanın en iyisi olmadığı gibi bazen ortalamanın bir tık üzerinde bazen bir tık altında gezmektedir. Kamerasının optik görüntü sabitlemesinin olması video çekimlerinde G2’nin elini güçlendirirken, yazılım konusunda rakiplerinin yanına yaklaşamamasından dolayı; özellikle gece çekimlerinde yavaş enstantane kullanıp FPS’yi 25’in altına düşürerek, gece çekim moduna otomatik geçmesi ile kullanıcı dostu olmaktan uzaktır. Pozlama sıkıntısı olmayan, otomatik netlemede akılsız yazılımı yüzünden nesne takip etmemesi ve fokusu sürekli kaçırması yüzünden de kullanıcılarının kamera arayüzü ile cebelleşmesine sebep olmaktadır. Fakat donanım olarak iyi işler çıkarmaya aday olan G2’nin kamerası her cep telefonu gibi gündüz iyi kareler yakalayabilmektedir. 1080p 60 FPS video desteğinin olması ise 720p 120 FPS (yavaş oynatım gibi eğlence) gibi bir oyuncağımızın olmamasından iyi değildir.
Gelelim müzik, ses ve bunun etrafındaki özelliklerine. İlk önce G2’nin özelleştirilmemiş bir ses yongası var. Yani Qualcomm ne verdiyse onu alıyorsunuz. O yüzden ses yüksek seviyelere ulaşamaz iken (kulaklık ve hoparlör çıkışı), kutudan çıkan kulaklık günü kurtarabilecek; bas konusunda eksik, müzik dinleme konusunda daha eksik bir kulaklıktır. Kaliteli bir kulaklık ve root işlemleri ile sınırları zorlanabilecek fakat asla HTC ve Apple gibi rakiplerine kış kış diyemeyecek durumdadır. Hoparlör çıkışı tizi baskın ve ortalama iken ahize benim gibi iPhone’dan G2’ye geçenler için boğuk gelecektir. Ve ahize sesi dışarıdaki meraklıların konuştuğunuzun sesini duymasına sebep olacak kadar dışarıdadır.
Telefonun radyo frekansı ve GPS özellikleri bahse değer farklılık içermiyor. Telefonun GSM çekim kalitesi ve Wi-Fi sinyali alması oldukça başarılı. GPS ise internet desteği ile saniyeler içerisinde sizi hemen buluveriyor. Bunun yanında G2 ülkemizde radyo kilitli geliyor ancak Spirit FM isimli uygulama ile belirli G2’lerin radyoları root’suz açılabilmektedir. Bu durumda da radyo sinyalinin iyi alınabildiğini söylemem gerekiyor.
G2’nin atladığım ve detaylandırmadığım birçok yeri oldu. Ancak zaten aylardır piyasada olan G2’nin onlarca Türkçe, 100’lerce farklı dillerde incelemesi mevcuttur. Ben sadece editör olarak değil, kullanıcı olarak bir inceleme yazmak istedim. Bunun yanında bu yazının son kısmı güncel olacak ki orasıda geliyor.
G2 4.4 KitKat güncellemesini LG’nin tembelliği sonucu yine ve yine rakiplerinden sonra aldı. Aldı almasına ancak dişe dokunur hiçbir kullanıcı deneyimini arttıran özellik görünmemektedir (birkaç makyajsal dokonuş hariç). Bunun yanına kişisel olarak neredeyse aynı seviyede kullandığım cihaz ikinci günü artık kesinlikle görmüyor ki gece bekleme modunda %13-15 pil bitirebiliyor. Bu düzeltilecek bir sorun olduğundan genel olarak G2 şu an ve eski rakiplerinin arasında özel istekleriniz yok ise (derinlik sensörlü koca pikselli kamera, özelleştirilmiş ses özellikleri, su toz geçirmesin…) en alınası cihaz. Bunun en önemli sebeplerinden birisi ise fiyatı. Açıkçası ben ilk defa amiral gemisi bir modelde fiyat/performans ürünü görmüş oldum ve gittim bu telefonu aldım.
Şimdi çıkan yeni nesil telefonlarda ise (Snapdragon 801’liler…) G2’nin ömrünün daha uzun olacağını bize söyler gibi. Yeni gelecek 805’in soğutma sistemli gelmesi gibi garip haberleri görünce şunu anladım: Bir süredir AMD-Nvidia yarışı sonucu uçan kaçan ekran kartları nasıl oyunları sollayıp piyasanın üzerine çıktıysa (4K gelene kadar), şu anki üretim mimarisi (nm’lerin çok çok küçülmesi) çok hızlı değişemeyeceği için bir süre Snapdragon 800 ailesi, 600 ailesinin hızlıca yok olduğu gibi olmayacak ve daha çok piyasaya tutunacaktır. O yüzden G2 akıllı bir yatırım olup bizim için akıllı telefon ile fiyatı dengelerken, LG için ise prestij kaynağı olup adını son kullanıcıya iyice duyurma aracıdır.
Son sözü yazmadan bırakamayacağım. Telefon güzel! 🙂