Hard diskteki P listesi ve G listesi nedir.

Hard diskler üretilirken kusursuz değillerdir hard diskteki bazı sektörler diğer sektörlere göre daha zayıftır ve okunmaları daha uzun sürer veya hiç okunamayabilirler. İşte bu sektörlerin hard disk üretilirken belirlenmesi ve kullanım dışı bırakılması gerekir. Daha hard disk üretilirken mevcut bununan bu bölümlerin atlanması için hard disk üreticileri bu bölümleri listeleyerek diskin üzerinde bulunan elektronik devrenin içine kaydeder. İşte bu liste P-list(Primary Defect List) olarak adlandırılılır. Hard disk çalışırken sanki bu p list te bulunan sektörler hiç yokmuş gibi bunları atlaya atlaya çalışır . P list te belirlenen bölümlerin atlanması ciddi bir performans kaybına sebep olmaz çünkü p listteki bölümler atlanırken atlanan yerler yerine yeni bölümler atanmaz ve hard disk kafasının farklı bir yere kaydırılması gerekmez.

 

 

Şimdi gelelim G list e G list(Grown Defect List) hard diskin üretiminde herhangi bir sorunu olmayan, hard diskin üretimi sonrası arızalanan sektörlerin kayıtlarının tutulduğu bir listedir.  Hard disklerde arızalanan sektörler yerine yedek sektörler atanarak hard diskin çalışmaya devam etmesi sağlanır . Sonradan arızalanan sektörler atlanmaz bunlar yerine başka sektörler atanır. Bunun sebebi sonradan arızalanan sektörlerin atlanması durumunda disk üzerindeki bütün sektörlerin yerleri ve dosyaların kayıtlı konumları da kaymış olacak bunun yanında hard disk boyutu da eksilen bir veya birkaç sektör yüzünden değişmiş olacak ve neticede 1 tek sektörün atlanması ile tüm diskteki veriler ulaşılamaz hale gelecek, Hem veriler kaybedilecek ve hem de diskin tekrar kullanılabilmesi için biçimlendirilmesi gerekecek. Bunun yerine üretim aşamasında hard diskteki bazı sektörler hard disk kapasitesine dahil edilmeyip arızalanan sektörlerin yerini almak üzere yedek olarak bulundurulur. Bunu biraz açıklayayım aşağıda sıraladığım her bir numarayı 512 baytlık bir sektör olarak kabul edin. X ile gösterilen sektörleri p list te bulunan kullanılmayan sektörler olarak düşünebilirsiniz. Fabrikadan çıktığında diskin durumu aşağıdaki gibi:

1,2,3,4,X,X,X,X,5,6,7,8,9,10,11,12,X,13,14,15,16,X,X,17,18,19,20,X,X,X,X,X,21,22,23,24

 

Burada ilk 20 sektörün disk fabrikadan çıktığından bizim kullanabilmemiz için formatlanmış kullanıcı bölümü olarak düşünebilirsiniz biz dosyalarımızı buraya yazıyoruz ve buradan siliyoruz. Yine burada X ile gösterdiğim bölümlerin fabrikada sorunlu yada yavaş olarak işaretlendiğini ve p list te bulunduğunu kabul edin, bu bölümler diskimizde okuma yazma hızımızı kayda değer şekilde etkilemiyor. çünkü diskin kafası çok fazla hareket etmeden sıralı şekilde veriyi okumaya devam edebiliyor. Bu 20 ye kadar olan sektörlerden birisi referans değerlerin dışında bir sonuç verdiğinde ve bu sektörlerin bazı bitlerinde 0 veya 1 i temsil eden değerler okunamadığında bu durumda hard diskin içinde bulunan mikroişlemci içinde bulunan yazılımın yardımı ile bu sektörleri kötü sektör olarak işaretliyor ve bu sektörler yerine diskin sonunda bulunan yedek sektörlerden birini atıyor. Bu bilgiyi G list e kaydediyor. Mesela

1,2,3,4,X,X,X,X,5,6,7,B,9,10,11,12,X,13,14,15,16,X,X,17,18,19,20,X,X,X,X,X,21,22,23,24

bu listede 8 inci sektörün okunamadığını kabul edelim. Bu sektöre yazılmış veri kaybedilmiş oluyor.  Bunun yerine diskte yedek olarak bulunan 21,22,23,24 sektörlerinden biri atanmış oluyor . Ve diskin sektörleri okuma sırası

 

1,2,3,4,5,6,7,21,9,10,11,12,13,14,15,16,17,18,19,20

şeklinde oluyor neticede kafa sorunlu bölgeye geldiğinde öncelikle g list e bakıp sorunlu bölge yerine atanan sectorun yeri öğrenmesi sonrasında kafanın gidip o yedek sektörü okuması ardından geri dönüp okuma yada yazma işlemine kaldığı yerden devam etmesi gerekiyor. Neticede sorunlu sektörlerin sayısı arttıkça disk yavaşlıyor sorunlu sektörlerin bulunduğu noktalardaki veriler zarar görüyor. Bir süre sonra disk yedek sectör atamayı bıraktığında durum iyice içinden çıkılmaz hale geliyor.

 

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • lterlemez :) :\ :( @lterlemez

    Onun için genel verilen/verdiğim tavsiye arızalı sektörlerden biraz daha geniş bir sektör aralığı belirleyerek, bölümlendirilmesi ve arızalı sektörleri içeren kısmın disk ayrımı ve formatlaması yapılmadan bırakılması daha iyi oluyor diski ömrü için. Her ne kadar ilk hali gibi güvenli bir şey olmasa da diskin ömrü biraz daha artıyor böylece.

    • Ümit M. @umitm

      Yanıtınız için teşekkür ederim benzer şekilde ben de disklerin bad sektörlü kısımlarını hesaplayarak o kısımların gerisinden başlayıp ilerisine kadar bir miktar alanı biçimlendirmeden bırakıp diskin diğer bölgelerinde partition oluşturarak diskleri kullanıyorum ancak bu disklere önemli verileri kaydetmemeye özen gösteriyorum. Sonuçta bu şekilde bazı diskler yıllarca hizmet verebilirken bazıları kısa sürede arızalanabiliyor. Aslında hangi disk olursa olsun önemli veriler yedeksiz sadece bir disk üzerinde barındırılmamalı mümkünse 2 farklı lokasyonda raid li disk dizileri ile yedeklenerek saklanmalı. Bunun dışında bazı veri kurtarma araçları ile sorunlu bölgeleri bu listelerden kaldırarak daha sağlıklı bir disk elde etmek te mümkün ancak bu araçlar hem oldukça pahalı hem de bu şekilde kurtarılan disklerin de tekrar bad sektör oluşturma olasılığı yeni bir diske göre biraz daha fazla. Bazen bad sektör hastalığın kendisi olabileceği gibi , bazen de diskte bulunan başka bir hastalığın belirtisi olabiliyor bu yüzden yeni disk her zaman daha iyi. Bir de yeni alınan diskin kullanılmadan önce bir bad sektör taramasından geçmesi gerek diye düşünüyorum ben bir diski kullanmadan önce tarıyorum bu şekilde sorunlu olan daha 0 iken içinde bad sektör bulunan diskler oldu ve satıcıya iade edip değiştirdiğim de oldu , alınan her yeni diskin tarandıktan sonra kullanılması gerektiğini düşünüyorum. Ben böyle yapıyorum.

    • lterlemez :) :\ :( @lterlemez

      @umitm; Aslında öyle yapmak lazım ama pek fırsat olmuyor...

  • muhrec @hck

    teşekkürler. istifade ettim.

İnternet Sorunları Kablosuz Ağlar - Yavaşlık Sorunu

Bu yazıda sizlere internette yaşadığınız sorunun kablosuz ağ kaynaklı olup olmadığını anlayabilmeniz için basit bir ipucu göstereceğim.

Bu testi kablosuz ağ üzerinden internete bağlı olduğunuzda web sitelerin geç açılması durumunda yada internet hızınınızdan daha yavaş bir hızda bağlandığınızda sorunun kablosuz ağ kaynaklı olup olmadığını anlayabilmek için yapabilirsiniz. Öncelikli olarak modemimizin ip numarasına ihtiyacımız var . Bu bilgiye ip numarasını değiştirmedi iseniz ve modemin üzerindeki etikette yazıyorsa modem etiketine bakarak ulaşabilirsiniz.  Eğer ağınızda mesh cihazı yada wifi genişletici cihazlar kullanmıyorsanız komut satırına aşağıdaki komutu girerek te kolayca ulaşabilirsiniz.

 

Aşağıdaki anlatım modeme direk kablosuz ağ ile bağlı olmanız durumunda mesh çihazı yada wifi extender olmadığı durumlarda modemin ip adresini bulmanız için anlatılmıştır.

Bunun için başlat ı tıklıyoruz  arama satırına cmd yazıyoruz ve ardından enter a basıyoruz. Bizi simsiyah bir ekran karşılıyor. Oraya aşağıdaki komutu yazıyoruz ve enter a basıyoruz.

ipconfig

 

Örnek bir sonucu aşağıda paylaştım , elbette çıkan liste çok uzun ve arada atladığım birçok satır var ancak zaten bizim ihtiyaç duyduğumuz tek bilgi buradaki varsayılan ağ geçidi yada default gateway olarak geçen satırın içindeki ip adresi.

Kablosuz Ağ Adaptörü:

Varsayılan Ağ Geçidi. . . . . . . . . : 192.168.1.1

 

Genelikle eğer değiştirmedi iseniz modem ip numarası

192.168.0.1

192.168.1.1

192.168.2.1

10.0.0.1

gibi seçeneklerden biridir. Ancak tabi farklı bir ip numarası ile karşılaşma olasığınız da var.

Evet modemin ip numarasını öğrendiniz artık bir sonraki adıma geçebilirsiniz. Şimdi modeme sürekli ping atmamız gerek yine bunun için aynı komut satırına yani cmd yazdığımızda açılan siyah pencereye aşağıdaki komutu yazıyoruz.

ping 'modeminizin ip adresi' -t

Örnek komut :ping 192.168.1.1 -t

şimdi bu komut sürekli modeminize icmp komutu gönderecek ve modemden bir cevap alacak ve bize paketlerin ne kadar sürede ulaştığı ile ilgili bilgi verecek. Kablosuz ağda aynı frekansta bulunan cihazlar sanki bir otoyolu kullanırlar. kablosuz ağı bir otoyol gibi düşünürseniz bu otoyola bağlı her yan yoldan gelen araç otoyoldaki trafiğin artmasına neticede arabaların otoyol üzerinde bir noktadan bir noktaya giderken yolculuk sürenin artmasına sebep olacakır, Otoyoldaki  wifi araçları belli bir kurala göre her biri bir diğeri hareket ederken diğerinin hareketini tamamlamasını bekleyerek sıra ile hareket eder ama  aynı frekansları kullanan başka cihazlar bulunursa bunların kendilerine has farklı trafik kuraları olduğundan otoyoldaki araçlar kaza yapacaktır, işte bu paketler(araçlar) ya gitmeleri gereken yere hiç ulaşamayacaklar yada kaza yapmış bir şekilde ulaşacaklar. kaza yapmış veya hiç ulaşamamış araçların tekrar gönderilmesi için bu araçların plaka numarasının bir önceki cihaza iletilmesi ve bu araçların klonlanıp tekrar gönderilmesi ve neticesinde daha çok trafik olması beklenir. İşte burdaki komut ile trafiğin yoğun olup olmadığını ve bağlı olduğumuz modeme gelen interneti bize ulaştırıp ulaştıramayacağını anlayacağız. Komut aşağıdakine benzer bir çıktı verecek.

Reply from 192.168.1.1: bytes=32 time=1ms TTL=64
Reply from 192.168.1.1: bytes=32 time=1ms TTL=64
Reply from 192.168.1.1: bytes=32 time=1ms TTL=64
Reply from 192.168.1.1: bytes=32 time=3ms TTL=64
Reply from 192.168.1.1: bytes=32 time=7ms TTL=64
Reply from 192.168.1.1: bytes=32 time=1ms TTL=64
Reply from 192.168.1.1: bytes=32 time=1ms TTL=64
Reply from 192.168.1.1: bytes=32 time=1ms TTL=64

 

Bu sonuç işletim sisteminin diline göre farklı olacaktır. Şimdi isterseniz ilk satıra bir bakalım

bakalım

Reply from 192.168.1.1: bytes=32 time=1ms TTL=64 şimdi bu satırdaki her bir bilgi aslında bize başka bir şey anlatıyor ancak bizim burada ilgileneceğimiz bilgi ""time=1ms"" bilgisi . Bu geçen süreyi bize gösteriyor. Bu süre çok kısa ise trafik yok paketler rahat rahat gidip gelebiliyor manasına geliyor.  buradaki değer "1ms", ideal bir değer yani nerede ise hiç trafik sıkışıklığı yok manasına geliyor. trafik arttıkça sıkışıklık oldukça paketler geciktikçe bu süre uzayacaktır. Bilgisayarınızda internette hiçbirşey yapmasanız bile bu paketlerin iletilme süresinde yüksek sayılar görüyorsanız 20 li rakamların üzerine çıkıyorsa yada 3 haneli yazıları görüyorsanız hatta bazı paketlerin iletilemediği oluyorsa o halde bilgisayarınız ile modem arasında kurduğunuz kablosuz bağlantı sağlıklı değil demektir.

 

Reply from 192.168.1.1: bytes=32 time=2ms TTL=64
Reply from 192.168.1.1: bytes=32 time=972ms TTL=64
Reply from 192.168.1.1: bytes=32 time=193ms TTL=64
Reply from 192.168.1.1: bytes=32 time=4ms TTL=64
Reply from 192.168.1.1: bytes=32 time=10ms TTL=64
Reply from 192.168.1.1: bytes=32 time=885ms TTL=64
Reply from 192.168.1.1: bytes=32 time=353ms TTL=64
Reply from 192.168.1.1: bytes=32 time=520ms TTL=64
Reply from 192.168.1.1: bytes=32 time=760ms TTL=64
Reply from 192.168.1.1: bytes=32 time=628ms TTL=64

 

Mesela yukarıda olduğu gibi yada benzer bir sonuçla karşılaştı iseniz. Trafik sıkışık, kablosuz ağdan kaynaklanan bir sorun olabilir demektir. Bu genellikle bilgisayarınızdaki yada modeminizdeki bir sorundan kaynaklı değildir daha çok trafiğin çok yoğun olduğunu aynı frekansı kullanan çok fazla cihaz olduğunu gösterir. Ancak farklı cihazlarla farklı sonuçlarla karşılaşabilirsiniz. 2 tamamen sağlam modemin birinde sorun yaşarken bir diğerinde sorun yaşamamış olabilirsiniz. Bunun sebebi üreticilerin sinyali filtrelemek için kullandıkları yöntem farklılıkları ve modem üreticilerinin kablosuz ağlarda trafiği yönetmek için kullandıkları yöntem farklılıkları olabilir, Aslında modemlerde, access pointlerde bunlara bağlanan cihazların wifi alıcılarında çok fazla ayar bulunur ve üreticiler bu ayarları kendileri yaparlar çoğusunu siz değiştiremezsiniz yada sadece network ile ilgilenen uzman kişiler değiştirebilir. Bu ayarlar modemin ismini ne kadar sürede bir haykıracağı, gönderilecek paketlerin büyüklüğünün ne kadar olacağı, çıkış gücünün ne olacağı, paketlerin hemen mi gönderileceği yoksa başka paketler de beklenip belli bir büyüklüğe ulaştıktan sonra mı gönderileceği gibi çok fazla ayardan oluşur, sonuçta bu ayarları her bir üretici kendine göre yapar. Yapılan her bir değişikliğin farklı şartlarda farklı sonuçları olabilir.  Farklı cihazlardan aynı koşulda farklı performans göstermesinin özünde aslında bu farklılıklar vardır.Trafiğin çok yoğun olduğu zamanlarda bile sağlıklı iletişim kurulması, en azından düşük hızlarda da olsa bağlanılabilmesi için yapılabilecek bazı ayarlar trafiğin hiç olmadığı veya az olduğu zamanlarda kablosuz ağ kapasitesinin potansiyelinin altında kullanılmasına sebep olabilir.

 

Hiç internet kullanmadığımızda kablosuz ağımız tek haneli rakamlarda bir gecikmeyi bize sunsa da bu kablosuz ağımızın bizim ihtiyaç duyduğumuz kapasiteyi sağlayıp sağlamadığı hakkında bize yeterli bilgi vermez. Şimdi bunu test etmemiz gerek.

Eğer ilk testte sonuç aşağıdakine benzer ise

Reply from 192.168.1.1: bytes=32 time=1ms TTL=64
Reply from 192.168.1.1: bytes=32 time=1ms TTL=64
Reply from 192.168.1.1: bytes=32 time=1ms TTL=64
Reply from 192.168.1.1: bytes=32 time=3ms TTL=64
Reply from 192.168.1.1: bytes=32 time=7ms TTL=64
Reply from 192.168.1.1: bytes=32 time=1ms TTL=64
Reply from 192.168.1.1: bytes=32 time=1ms TTL=64
Reply from 192.168.1.1: bytes=32 time=1ms TTL=64

şimdi bir sonraki teste geçelim. Bakalım yoldaki şeritler bizim için yeterli mi öyle ya şeritler boşken bir yerden yere ulaşmak kolaydır. Şimdi bu otoyolu birçok araç kullanıyor bunların içinde bizim wifi modemimiz ve buna bağlı cihazlarımız olduğu gibi aynı frekans aralığını kullanan komşularımızın modemleri telefonları tabletleri televizyonları da var bir de bunun yanında farklı trafik kuralları olan bluetooth kulaklıklarımız, bazı bebek telsizleri, bazı kablosuz mikrofonlar gibi aynı frekansı kullanan bir çok cihaz var ama bunlar sadece başlangıç bir de  kuralları olmayan cihazlar var bunlar frekansları ısı üretmek için kullanan cihazlar yada sadece bir işi yaparken istemeden parazit yayan cihazlar olabilir. Bu yüzden genellikle yollar hiçbir zaman boş değildir ve trafik sıkışmadığı sürece biz gideceğimiz yere hız sınırına yakın hızlarda seyrederek kısa sürede ulaşabiliriz. Bu yoldan trafik geçirdiğimizde bizim yüzlerce binlerce hatta milyonlarca aracımız yan yoldan ana yola çıktığında bu otoban bize yetecek mi, yoksa trafik sıkışacak mı işte şimdi buna bakacağız . Bunun için bir hız testi sitesine giriyoruz

 

https://www.speedtest.net

yada

https://nperf.com

Test yapıyoruz bir yandan da test yapılırken çıkan sonuçlara bakacağız eğer hız testi  yaparken gecikmelerde çok büyük bir artış olmuyorsa otoyol açık ve otoyolun kapasitesi bizim internet trafiğimiz için yeterli yani hız testi sırasında sonuç

Reply from 192.168.1.1: bytes=32 time=1ms TTL=64
Reply from 192.168.1.1: bytes=32 time=1ms TTL=64
Reply from 192.168.1.1: bytes=32 time=1ms TTL=64
Reply from 192.168.1.1: bytes=32 time=3ms TTL=64
Reply from 192.168.1.1: bytes=32 time=7ms TTL=64
Reply from 192.168.1.1: bytes=32 time=1ms TTL=64
Reply from 192.168.1.1: bytes=32 time=1ms TTL=64
Reply from 192.168.1.1: bytes=32 time=1ms TTL=64

 

buna benzer bir sonuç ise kablosuz ağınız üzerinden interneti verimli bir şekilde kullanabiliyorsunuz ancak

Reply from 192.168.1.1: bytes=32 time=885ms TTL=64
Reply from 192.168.1.1: bytes=32 time=353ms TTL=64
Reply from 192.168.1.1: bytes=32 time=520ms TTL=64
Reply from 192.168.1.1: bytes=32 time=760ms TTL=64
Reply from 192.168.1.1: bytes=32 time=628ms TTL=64

 

buna benzer bir şey ise bir nedenden dolayı (birçok nedeni olabilir), kablosuz ağınızda bir trafik oluşuyor ve o an için var olan internetinizi tam kapasitesi ile kullanamıyorsunuz. Muhtemelen kablosuz bir bağlantı yapmak yerine bir  ethernet kablosu ile bağlanırsanız daha hızlı internete bağlanabilirsiniz.

 

Peki ya herşey bu kadar basit mi yani olay bu mudur diye soruyorsanız hayır aslında şimdi yeni başlıyoruz. Günün her saatinde aynı otoyolu kullanan cihazlar ve bu otoyoldaki trafik farklı olacağından her saat alacağınız performans ta farklı olacaktır. Yani gündüz vakti herkes işte iken sorunsuz tam kapasite ile kablosuz ağınız üzerinden interneti kullanabilirken prime time da herkesinin her cihazını kullandığı yoğun kablosuz trafik olduğu zamanlarda kopmayalar da yaşayabilirsiniz.  Bir ay öncesine kadar yeten bu kablosuz ağ kapasitesi bir ay sonra size yetmeyebilir yada 1 dakika önce hız testi yaptığınızda 24 mbit hız alıyorken 1 dakika sonra 5 mbit hızı zar zor görüyor olabilirsiniz. Malesef böyle.

 

Peki hiç mi çözümü yok. Öncelikle en güzel çözüm tabiki ethernet kablosu ile direk bağlanmak. 2.4 ghz frekanslar çok dolu ise 5 ghz frekansı(5 ghz frekansın hem güzel hem de kötü tarafı engellerden kolayca gecememesi beton duvarları aşmakta 2.4ghz kadar başarılı olmaması bu avantaj ve aynı zamanda dez avantaj sayesinde özellikle yakın mesefede iken arada duvarlar yokken sizin sinyaliniz duvarlardan başkalarına başkalarınızın sinyali size ulaşamayacağından veya daha az ulaşacağından sanki kendinize özel otoyolunuz varmışcasına bomboş otoyolda gidebilirsiniz. Ama kapalı alanda uzun mesefe çekmez.) veya diğer frekansları kullanmak, daha en baştan kablosuz ağ cihazı seçerken mümkün olduğunca fazla frekans seçeneği sunan cihazları tercih etmek. Wifi kanallarını değiştirerek farklı wifi kanallarında kablosuz ağ performansını değerlendirip buna göre en yüksek performansı alabileceğiniz bir kanal seçmeye çalışmak. Bunun için kanalları değerlendiren ve hangi kanalda kaç access point yada modem olduğunu gösteren gerek android için gerek windows için çeşitli programlar olmakla beraber bunlarla aynı frekansı kullanan  diğer aygıtları(bluetooth kulaklıklar, bazı bebek telsizleri vs.) göremediğinden her zaman çözüm olamayabiliyor. Her zaman burada gördüğünüz boş frekans gerçekte boş olmayabiliyor.

 

 

BeğenFavori PaylaşYorum yap