Canlı yayın sonrasında seyredebildim programı. Çekilişler biraz heyecan yaratmakla birlikte ağır aksak ilerleyen, oturuş düzeninden (mise en scene) tavırlara problemli bir programdı. Başta Hk olmak üzere oradakiler bile birbirini dinlemez, konulara odaklanmakta güçlük çeker görünürken izleyici nasıl konsantre olsun. LP ortamı biraz şenlendirebilrse ne ala, olmazsa da ... şeklinde bir program olmuş.
Şahsen Teknoseyir'in üye tabanlı-destekli ve "bağımsız yayıncılık" vurgulu 6 aylık döneminden sonra daha kesin bazı yargılara ulaşmanın doğru olduğunu düşünüyordum. Bu dönemin sonuna yaklaşıldı. İndirimli üye kampanyası sonuç alıcı olur mu bilemem. Fakat bilgisayar merkezli teknoloji dünyasına odaklı yayıncılık adına ciddi bir fark yaratmak yerine, açığa çıkarılabilen enerji ile orantısız bir çeşitleme (aslında karmaşa) yaşandığını, editoryal poltikanın cesur olmadığını düşünüyorum. Müşteri memnuniyet memnuniyetsizliği konsepti ile bir yere kadar.
Burası daha çok kafa bulma, stres atma, hobby ist bir alan olsun deniliyorsa, o zaman egemen you tuber trendine eklemlenmek, örneğin üye tabanlı "bağımsız yayıncılık" iddiasını geri çekip LP-MG ikilisini eksen alan tekno show'lar hazırlamak daha mantıklı olur. Arada derede kalmaktansa...
Böyle mevzular üstün körü ve keyfi GOD oyuncu modunda değerlendirilmeye kalkılırsa, sonuç bu olur. Bu gibi işlerde ortaya çıkan her sorunu mahkemeye havale ederek de çözüm üretilemez. En basitinden nasıl resmi hukukun dışında kalan aile içi hukuk varsa, her çeşit organize cemaat de bir hukuk geliştirmek zorunda. SJW nin yola çıkış felsefesi doğrudur. Her insani faaliyet gibi o da hataya, hatta suistimale, dolayısıyla sorgulanmaya açıktır. Bir konuda iddia sahibi olup çuvallamak da, doğru sonuçlar almak da mümkündür. Fakat neye göre, kime göre deyip önemsizleştirme, olumsuzlama ise, zaten en baştan ve baştan sona hatalıdır. Sadece insani etik inşa etme krizini körükler.