Bence de oyun boşuna bu kadar nefret görmüş. Siyahi bir baş karakter bile değil yani aslında. Neyse. Bence Japonya doğru bir harita tercihi olmamış. Çünkü bu oyunun en güzel yanı keşfetme dürtüsü, muazzam görselleri ve çeşitlilik olmasıydı. Hayvanları görme, avlama gibi şeyler de vardı. Tamam, Assassin’s Creed ruhuna belki aykırıydı hayvan avlamak ama Origins ve Odyssey mesela o kadar çok çeşitlilik sunuyordu ki... Yer altı mağaraları, batık gemiler vs. geze geze bitmiyordu. Valhalla’da da biraz çeşitlilik azalmıştı ama bunda su altı komple gitmiş. Mağaralar veya gizli geçitler var mı bilmiyorum. Şimdiye dek rastlamadım. Şu an ilk açılan şehirdeyim. Buradaki kaleler hep birbirinin aynısı. Diğer yerdeki kaleler daha farklıdır inşallah.
Bakalım bundan sonraki Assassin’s Creed oyunu nerede geçecek.



Buhar ya ben bunu nasıl kaçırmışım? Acayip surreal bir çalışma.