Üniversitedeki grup çalışmaları hakkında küçük bir analiz

NOT: Bu yazı bir duruma gece gece atılan bir yorumdur. Normalde bu kadar yazmam ama çenem düşmüş. Ben de blog olarak da yayınlayayım dedim. Bu kadar konuşmamın sebebi ise yazının sonunda belirtildi 😁

@level iş hayatında böyle bir şey asla yok. Yanlış anlaşılmasın evet birden çok kişi bir projede beraber iş yürütüyor ama bu ödevler böyle değilki. Hoca bunu yapın diyor birbiriyle hiçbir bağı ve statü farkı olmayan bir grup insan aynı şeyi beraber yapmak zorunda bırakılıyor. Böyle bir verimsizlik olabilir mi ya? Meslekte insanlar parça parça işlerini yaparlar ve birleştirilir. Yani esasında herkes bireysel çalışır ama çalışmalar toparlanarak bir bütün oluşur.

Alanım olduğundan yazılımdan örnek vereyim. İş dünyası bu projelere yukarıda belirttiğim gibi bölerek yaklaşır. X şahsı giriş kısmını kodlarken y şahsı arayüzü oluşturur z şahsı da sunucuyu ayarlar (tamamen atıyorum). Bu süreç bir proje yöneticisi tarafından koordine edilir ve birleştirilir. (bakın ne kadar enteresan yalnızca koordinasyon kurmak ile yükümlü bir kişi istihdam ediliyor ve genelde en yüksek ücreti de bu arkadaş alıyor. İşin içinde hiçbir katkısı olmamasına rağmen. Yani bireysel çalışmaların koordinasyonunun, yani bir grup haline getirilmesinin ne kadar zor olduğunu gösteren başka bir done. Neyse…) bu şekilde hem verimli hem hızlı görülür işler. 10 çalışanın var olduğunu varsayarsak 10 kişiyi tek işe vermektense 10 işi aynı anda yapmak çok daha verimli ve hızlıdır. Düşünsenize 10 kişinin aynı anda küçük bir algoritmayı yazmaya çalıştığını. 10 katı hızlı olmayı bırakın tek kişinin yaptığından bile daha yavaş gerçekleşecektir işlem. Velhasılı kelam mantıklı olduğu üzere vakte nakit gözüyle bakan işletmeler sürece böyle yaklaşır.

Gelelim ödevlerimizde bu nasıl oluyor. Hoca diyorki şu büyük işi kodlayın.

10 kişi biraraya gelip diyor ki hadi kod yazalım. Ulan (afedersiniz) 10 kişi kod mu yazılır. Bari bölün sen şurayı kodla sen şurayı kodla deyin. Yok neymiş birlikte çalışmayı öğrenmeliymişiz. E hocam böyle bir çalışma modeli dünyada hiçbir şey de yok ki öğreneyim. Bitmedi. Hoca diyor ki poster hazırlayın.

10 kişi yine oturup abi nasıl yapalım diye konuşuyor. Ulan 10 kişi ayakkabının bağcığını bağla demek gibi bi şey. Yapsın işte biri posteri. Yoook. Neymiş bu sosyal ortama girmeliymişiz. Dahası var… Hoca diyor ki sunum yapacaksınız.

Tamam diyorsun böleriz herkes bir yeri yapar. Ama olmaaaaz. Neden? Çünki hoca herkes her yeri sunabilecek kadar çalışacak demiş. E be hocam ben neden tüm projeye hakim olayım. Hadi onu geçtim herkesin her şeye hakim olmasına ne gerek var (ülkemizin genel problemlerinden biri de bu. Her şeyi bilmek istediğimiz için hiçbir şeyi tam bilmiyoruz. Bu projelerde de emin olun aynen böyle oluyor. Akademisyenimiz dahi böyle iş görmeye çalışıyor anlıyacağınız).

İşin olması gerekeni ise basit. Böl ve fethet savaş taktiği gibi işte. (Gerçi ödevlere düşman olarak baktık…. Amaaan neyse sevmem zaten) Biri kodu yazar biri posteri yapar bi sunar. Bu süreçler daha alt parçalara da bölünebilir kolaylıkla. Yani kişi arttıkça bölme arttırılır devam edilir. Dikkatinizi çekerim herkes temelde sadece kendi bölgesi ile ilgili. Basit… Olması gerektiği gibi.

Daha 10 farklı adamın biraraya gelmesindeki zorluklar, arada çıkan tembel tipler, teknik altyapı eksikliklerine rağmen yapmak zorunda bırakılan işler, insanlar arasında çıkabilecek(ki hep çıkar) fikir ayrılıklarının yönetimi, ödevin aslında kişiye hiçbir şey katmaması, yüksek not için süründürülmeler…. gibi problemlere hiç değinmedim. Sadece süreç bile bu kadar iğrençleşebiliyor.

Çok uzun olmuş. Ben bunu blog olarak da yayınlayalım. Neden mi bu kadar uzun oldu?

Basit. Yarın sınavım olduğu için laf lafı açıyor saatın 02.47’sinde 😀 Az sonra da “ya çok çalıştım biraz şöylr gözümü dinlendireyim. Ama 5 dakkacık. Sonra kalkıp devam” deyip yatarım ama kalkmam. Sabah da sınava girerim.

(bkz: sınava çalışmamak için yapılan absürtlükler.)

Hayırlı geceler olsun...

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • Mert Kırımgeri @mertkirimgeri

    2.47 yi ilk gördüğümde GPA sandım 😀 şaka bir yana,iş dünyası ile okul projelerini karşılaştırmak çok mantıklı değil bence.Okul projelerinde tüm öğrenciler bir şeyler öğrenme derdinde,herkes her şeyi öğrenip eksikleri kapatmak istiyor,her dakika da proje gelmediği için-en azından bizim bölümde- fazla başka fırsatları olmuyor.İş dünyasında ise her ekip üyesi ve ekip yöneticisi kendi işine konsantre oluyorlar.Çünkü bir şey öğrenmekten ziyade öğrendiklerini uygulamak,bir şeyleri ortaya çıkarmak gayesindeler.Ha, çalışanlar hiç bir şey öğrenmiyor ve/veya iş yerleri buna izin vermiyor gibi bir kanı oluşmasın,bu oluyor ama projeler gibi hassas konuları deneme tahtası yaparak değil.Eğitimlere gidip testler yapıyor çalışanlar.Bu sayede eksiklerini kapayıp bütün olarak görev dağılımlarına göre hareket ediyorlar. Temel çatışma okul projeleri ve iş hayatındaki amaçsal zıtlık olarak görünüyor.

    • Ofpoyraz @redmaner

      Öncelikle aynen katılıyorum. Zaten bu yorum iş dünyasında lazım olacak diyen birine bir cevap.

      Ama projelerin faydası ve geliştirme kısmına katılmıyorum. Grup çalışmaları için bu tabi bireysel projeler candır

    • Mert Kırımgeri @mertkirimgeri

      @redmaner daha spesifik bir örnek vereyim,geçen sene bizim bir iha projemiz vardı,orada tübitakın verdiği para ile karbon fiber kalıplama,elektronik dizaynı lehimi yazılımı aerodinamiği filan gördü arkadaşlar.Bunlar bireysel olarak herkesin sahip olabileceği alabileceği şeyler değil.Bir metre karbonfiber kumaş 200-300 lira iken örneğin.Keza biz arkadaşlarla okulda defalarca sabahladık.Herkes görüp yapmak istiyordu tek iş olsa da.O nedenle bu tarz projelerde tüm öğrenciler bir şeyler kazanmaya çalışıyor kendileri için.Yazılım projeleri biraz daha ayrı bir konu tabi.Orada bir maliyet yok genel olarak.Ondan dolayı isteyen gider evine çeker pipten nugetten istediği kütüphaneleri çatır çatır yazar. Yazılımın en güzel yönü bu zaten 🙂

    • Ofpoyraz @redmaner

      @mertkirimgeri yine katılıyorum ama yine katılmıyorum 🙂 Hocam sizin projeniz bir tubitak projesi. Çok güzel faydalı. Bunun için sabahlanırda günlerce uyunmaz da. Ama benim kastım hocaların 200 kişilik gruba verdiği projeler. Yoksa her projeye karşı değiliz yankış anlaşılmasın 🙂

  • Asaf Duru @asafduru

    "birbiriyle hiçbir bağı ve statü farkı olmayan bir grup insan" dediğin kısımdan sonrasını okumadım. Doğrusu "birbiriyle hiç bir bağı bulunmayan ve statüleri farklı olan" olabilirdi.

Tüm blog yazılarını gör