Gerçek Evden Kaçış Oyunları

Yeni bir trend... Gerçek Evden Kaçış Oyunları...

İstanbul başta olmak üzere Türkiye'nin büyük şehirleri esrarengiz evlerle dolmaya başladı. Tüm dünyada olduğu gibi bende de hastalık haline gelen bu eğlence tarzını fazlasıyla deneyimlemiş biri olarak bu yeni trendin teknoseyir sayfalarında yerini alması gerektiğini düşündüm.

Peki ama nedir bu evden kaçış oyunu?

İşin temeli Japon yazılımcı Takao Kato (Takagism) tarafından yazılan bilgisayar tabanlı bir odadan kaçış oyunu olan Crimson Room oyununa dayanıyor. Amaç içinde bulunduğunuz mekanı ve etrafınızdaki eşyaları keşfederek karşınıza çıkan bulmacaları çözmek ve odadan çıkmak. Halen mobil işletim sistemlerinin sanal mağazalarında bolca bulunan bu ilginç oyunları cihazlarınıza indirip keyifli vakit geçirebilirsiniz. Ancak artık bu işin bir adım ötesine geçmek mümkün. Nasıl mı?

2014 yılının Mart ayında Türkiye'de açılan ISTrapped tüm dünyada çılgınlık haline gelen bu alternatif eğlence şeklini insanımızla tanıştırmış oldu. Pek bir rağbet gördü ve yaklaşık 5-6 ay sonra ikinci işletme olan TUZAK Kadıköy 'de faaliyete geçti. Bunu sırasıyla Evden Firar, EXCAPE, Senin Maceran, Escape Planet izledi. Derken bir baktık İstanbul'daki oyun evi sayısı 20'ye dayandı. Ankara, Eskişehir, İzmir, Bursa ve Adana'dan da yeni oyun evi haberleri gelmeye başladı. Televizyonlarda haberler, Dergilerde röportajlar derken ülkede yeni bir trend haline geldi gerçek evden kaçış oyunları...

İnsanlar "kilitli bir ev" ya da "kapalı kapılar" mottolarını duyduklarında şüpheyle yaklaşsalar da bizzat deneyimleme fırsatı bulanlar çok eğlendiler ve evden eve gezmeye başladılar.

Her şey güzelde olay nedir?

Olayımız şu; İstanbul 'un farklı lokasyonlarında evler, yani işletmeler var. Genelde 2-5 kişilik bir takım oluşturuyorsunuz ve bu evlerden birini seçip internet üzerinden istediğiniz tarih/saate rezervasyon yaptırıyorsunuz. Rezervasyon saatinizden 5 dakika önce adreste oluyor ve zile basıyorsunuz. Bu andan itibaren sizi günlük hayatın stresinden uzaklaştıracak, beyninizi yoracak, dikkatinizi arttıracak, sizi takım çalışmasına zorlayacak farklı konseptlere, farklı hikayelere sahip bambaşka bir dünyanın kapısından içeri giriyorsunuz. Kimisinde bir Sherlock, kimisinde bir mahkum, kimisinde de sadece kendiniz oluyorsunuz. Bazılarında kapıdan girdiğiniz anda oyun başlıyor. Selam verecek kimseyi bulamadan geri sayım sayacı ile karşılaşıyorsunuz. Kimisinde bir bekleme salonunda hoş bir sohbetten sonra “Buyurun efendim oyununuz başlıyor.” diyorlar.

Etrafı kurcalamaya başladıkça ip uçları, bulmacalar, anahtarlar buluyorsunuz. Odadan odaya geçip mest oluyor oyunu bitirdikten sonra “Senaryo hep aynı mı? Bir daha gelsek yine aynı oyunu mu oynayacağız?” diye soruyorsunuz. Maalesef tüm dünyada olduğu gibi her evin oyununun aynı olduğunu öğrendiğinizde bu kez “Hımmmm… Peki başka oyunlar var mı?” ‘ya geliyor sohbet. Sonra bir bakıyorsunuz bir takım çekincelerle katıldığınız bu etkinlikte bir takım olmuş evden eve geziyorsunuz.

Oyuna aileniz, sevgiliniz, arkadaşlarınız ile katılabilirsiniz. Oyun sırasında evin nerede olduğunu bir türlü anlayamadığınız ve görünce çok şaşırdığınız oyun operatörleri tüm odaları gerçek zamanlı olarak izliyor ve dinliyorlar. Siz istediğiniz anda oyun bitiyor ve kapılar açılıyor. Veya sıkıştığınız noktada ipucu ya da yönlendirme isteyebiliyorsunuz.

Oyunlar 60 dakikalık seanslardan oluşuyor ve saat ücretleri 80 TL ile 200 TL arasında değişiyor. Şu an da kredi kartı ile ödeme alan bir işletme yok. Genelde ücretler oyun sonunda nakit olarak tahsil ediliyor. Rezervasyon iptalleri için en az 24 saat önceden haber vermeniz gerekiyor. Bu anlamda ciddi bir hizmet sözleşmesi ve iade şartları olan EXCAPE gibi nadir işletmelerde var. Fakat genelde oyun ile ilgili şartları işletmelerin internet sitelerinde bulunan Oyun Kuralları bölümünden öğreniyorsunuz.

Aslında temel iki kural var; Eve zarar verme ve Oyundan çıktıktan sonra evden kimseye bahsetme. Evlerde kaba kuvvet gerektirecek bir bulmaca yok. Ayrıca oyunlar aynı olduğundan sizden sonra gelecek insanların keyfini kaçırmamak ve işletmeyi zarara uğratmamak için ev içindeki oyun, bilmece ve bulmacalardan bahsetmemek yerinde oluyor.

Neden böyle bir etkinliğe katılmak isteyeyim?

Muhtemelen bu etkinliği ilk defa duyduysanız bu satırları okumaya devam etmeden arama motorlarına Gerçek Evden Kaçış Oyunları kelimelerini girdiniz bile. Ancak yine de kısaca bahsedeyim;

Neredeyse aynı parayı verip Bowling topu atmaktan sıkıldıysanız, Paintball oynamak istemiyorsanız, Sinemada filmi izlemek yerine bir filmin kahramanı olmak daha cazip geliyorsa bu etkinlik sizin için güçlü bir alternatif olacaktır. Beyninizi zorlamak, araştırmak, gerçekten takım olarak hareket etmek, farklı mekanlar, farklı dekorlar, değişik düzenekler görmek ve birbirinden güzel hikayelerin bir parçası olmak, odadan odaya koşturmak istiyorsanız bu heyecanı kaçırmayın derim.

Denemeye başlamak için sırasıyla;

Oyun evleri içinde en heyecanlı ve büyüklerinden biri olan EXCAPE (www.excape.com.tr),
Bu işin bayrağını taşıyan ve öncülük eden ISTrapped (www.istrapped.com),
Dekor olarak en başarılılarından TUZAK (www.tuzak.com),
Ve tek oda konseptini ilk defa başarılı bir şekilde uygulayan Escape Planet (www.escapeplanet.com) ile başlayabilirsiniz.

Yine de birbirinden başarılı birçok oyun evi olduğunu hatırlatmak isterim.

Saygılar…

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 4 / 6
  • Can @m-can123

    Bende bundan 1-2 ay önce yaksimde bir tanesine arkadaşlarımla gittim 🙂 Gerçekten güzel bir oyun bazen panik oluyorsunuz bir süre bir ip ucu bulamayınca 😀 Herşeyde bir anlam arıyorsunuz çok eğlenceli oluyor. Bu kadar fazla oyun evi olduğunu bilmiyordum ama asıl merak ettiğim birbirlerini kopyalayıp kopyalamadıklar. Yani ipucucu örnekleri aynısysa bence pek bir anlamı yok. farklılık yarabildilerse hepsine giderim 😀

  • flyingturk @flyingturk

    Bu tarz işletmeler yeni bir sektör oluşturuyorlar. İyi de yapıyorlar bir işletmeci olarak ne gibi sıkıntılar olabileceğini tahmin edebiliyorum. Allah hepsine kolaylık versin. Dünyada bu işi bayilik anlamında çok ileri götürmüş işletmeler var umarım bizden de böyle işletmeler çıkar. Oynadıklarım içinde en beğendiğim EXCAPE oldu. Her ne kadar o meşhur kılıcı bu oyunlarında göremesek de eğlence de tavan yaptık 😀 http://www.excape.com.tr diğer oyunları bekliyoruz. Umarım Ankara'da da faaliyete geçersiniz.

  • kacis_ustasi @kacis_ustasi

    Gerçekten çok eğlenceli, kendinizi bir filmdeymiş gibi hissediyorsunuz. Ekipteki bazı kişilerin hiç zora gelemediklerini ya da ekip çalışmasına uygun olmadığını da görebiliyorsunuz. Şiddetle tavsiye ederim... Ankara'da 12-13 tane gittik. İlk 3'e odadankacış.com , kilitliodalar.com ve lockedin.net koyabilirim.

Sony Xperia Z2

Sony Xperia Z2 Extra İnceleme...

Ülkemizde özellikle bayanlar arasında çok rağbet gören iPhone ve pazarın büyük çoğunluğuna sahip olan Samsung markalarının yanında Windows işletim sistemiyle pazar payını arttırma çabasında olan Microsoft Nokia Lumia ve yeni amiral gemileri ile HTC One serisi telefonların Türkiye ve dünyadaki yeni rakibi Sony, Xperia™ serisi ile oldukça iddialı. Neden yeni rakibi diyorum? Çünkü Xperia™ model telefonlar ülkemizde bekleneni verememişti. Dönemin gözde telefonları BlackBerry, iPhone ve SamsungGalaxy modellerinin yanında sönük kalıyordu. Oyun konsolu deyince aklımıza ilk gelen marka Sony olurken işin mobil tarafında ne yazık ki durum böyle değildi. Ancak artık dengeler değişti. Adı geçen markalar birbirinden farklı işletim sistemleri kullanıyorlar ve birbirlerine göre avantaj ve dezavantajları var. Sony 'de bu pazarda uzun zamandır üretimini ve satışını yaptığı Xperia™ modelinin "Z" serisi ve türevleri ile popülerlik kazandı.
Sony'nin telefonlara su geçirmezlik özelliği kazandırmış olması ve yeni nesil telefonlarda bu özelliğin standartlaştığını görmek, bunun ne kadar yerinde bir hamle ve dikkat çekici bir özellik olduğunun ispatı. Z serisi telefonları duş yaparken kullanabilir, canınız sıkıldığında yıkayabilir, havuza atlayan arkadaşlarınızı su altında kamera ile çekebilir ya da havuza girerken telefonu cebinizde unutabilirsiniz. Bunun yanında güçlü donanım özellikleri ve en önemlisi inovasyona önem vermesi Sony'yi adım adım yukarılara taşıyan bir başka önemli özellik.Xperia™ Z ve Z1 kullanıcılarının yakındığı ve eleştirdiği birçok donanım ve yazılım bileşeninde güçlendirme ve yenilemeye gitmiş olması kullanıcılarının geri dönüşlerini doğru ve efektif bir şekilde değerlendirdiğinin, yani onlara kulak verdiğinin bir göstergesi.
Telefonun teknik detayları ile ilgili birçok inceleme bulabilir ve ayrıntılara Sony resmi sitesinden ulaşabilirsiniz. Bu nedenle ayrıca tek tek yazmayacağım. Bunun yerine başta sorduğum soruya özelliklerinden bahsederek cevap vermeye çalışacağım. Çünkü akıllı telefon kullanıcılarının birbiri ile yarışan 0.1 Ghz fazla işlem gücü, 4 MP daha büyük kamera çözünürlüğü gibi aslında günlük kullanımda asla fark edemeyeceğimiz özelliklerin önemli olmaması gerektiğini düşünüyorum.
146,8 x 73,3 x 8,2 mm ölçülerine sahip 8,2 mm kalınlığında ve 163 Gr. ağırlığındaki Xperia™ Z2 'de Sony kullanıcı eleştirilerine kulak vermiş ve en büyük eleştiriyi alan ekranı IPS panel ile değiştirmiş. Live ColourLED teknolojisi ile Yeni amiral gemisinin ekranı 5,2 inç büyüklüğünde ve X-Reality™ görüntü motoruna sahipFull HD TRILUMINOS™ ekran.16,777,216 renk ve 1920x1080 piksel çözünürlükte olan ekran 424 ppi değerine sahip. Bu değerin artması ekrandaki sembol ve yazıların daha keskin hatlarla görüntülenmesini sağlıyor. Z1 'e göre biraz daha düşük olan bu değere rağmen (Z1-441 ppi), 0,2 inç büyük ekranda renklerin doygunluğu, ışık altındaki performansı ve farklı açılardan aynı netlikte ve kalitede görüntü verebilmesi Z2 'yi rakipleri arasında güçlü kılıyor. Sony Z ve Z1 ‘de kullandığı ekranın dayanıklılığını arttıran kaplamayı Z2 kaldırmış. Ekranın dokunmalara verdiği tepkilerde gayet başarılı. Ayrıca yeni telefonla ekrana çift tıklama ile telefonu uyandırma ve eldiven ile dokunmatik ekranı kullanabilme gibi yeni özellikler eklenmiş ve Ekran Ayarları menüsünden ayarlanabiliyor.
İşlemci tarafında ise SnapdragonKrait 400 2,3 GHz Qualcomm MSM8974AB Dört Çekirdekli işlemci kullanılmış. Burada bir parantez açalım; Snapdragon 'un 800 işlemci setini kullanan cihaz bazı mecralarda "801" olarak tanıtılıyor. Ancak 800 modeli "AB" ve "AC" olarak ikiye ayrılıyor. Xperia™ Z2 'nin kullandığı AB modeli 2,3 GHz hızında çalışırken, SamsungGalaxy S5 'in kullandığı AC modeli 2,5 GHz hızında çalışıyor. Ancak yıllardır hem bilgisayarlarımızda Windows/Linux, hem mobil cihazlarımızda iOS/Android gibi farklı işletim sistemleri kullanmış kullanıcılar olarak bu güçlü donanımları yerleşik yazılımların ne kadar efektif kullanabiliyor olmasının önemli olduğunu bildiğimizi düşünüyorum. Kaldı ki Xperia™ Z ve Z1 'in bile hala tüm ihtiyaçlarımıza cevap verebilecek durumda olması Z2 'nin donanımsal olarak da ne kadar güçlü olduğunu anlamamız için yeterli. Grafik işlemcisi Z1 de olduğu gibi Adreno 330. 578 MHz işlem gücüne sahip ve 3 boyutlu oyunlar dahil video ve diğer işlemlerde tatmin edici bir performans sergiliyor.
Telefon 3 GB RAM ile geliyor. Bu da daha rahat işlem yapılabilmesi, arka planda daha fazla uygulama çalıştırılabileceği, video ve resim çekimlerinin sorunsuz üstesinden gelinebileceği anlamına geliyor. Telefonun 16 GB 'lık tek modeli olması bir dezavantaj ancak microSD kart desteği ile bu kapasite 128 GB daha arttırılabiliyor. (SDXC destekli...) Bu noktada size 4K video gibi özellikleri sorunsuzca kullanabilmeniz içinSony'nin yüksek hızlı SD kartlarını tavsiye ederim. (32 GB-40 MB/Sn. _ 109 TL) Ayrıca hafıza kartınızın dolması durumunda USB On-The-Go özelliği ile bir ucu microUSB diğer ucu USB 2.0 destekli bir Sony parmak bellek kullanabilirsiniz.
Tasarım olarak Sony 'ninOmni-Balance tasarımdan vazgeçmediğini görüyoruz. Siyah, Beyaz ve Mor renklerde piyasa sürülen telefonun önü ve arkası cam ile kaplı ve kenarlarında metal kasa mevcut. Sağ tarafta fiziksel olarak bulunan Tuş kilidi, Ses Aç/Kapa tuşları ve Kamera tuşu konumlandırılmış. Micro SIM ile çalışan telefonda SIM kart girişi yine sağ tarafta ve su geçirmez kapak altında bulunuyor. Sol tarafta ise Dockcihazlarda şarj için kullanabileceğiniz PogoPinve yine su geçirmez tek kapak altında Micro USB girişi ve SD Kart girişi konumlandırılmış. 3,5 mm jak girişi telefonun üst sol bölümünde yer alıyor ve kapak korumasına ihtiyaç duymuyor. Ancak bu kulaklığı takarak suya dalabilirsiniz demek de değil! Telefonun sol altında ise askı aparatı için bir delik mevcut. Ön yüzün altında ve üstünde iki adet stereo hoparlör var. Geri, Menü ve Görev tuşları Z1 de olduğu gibi fiziksel değil, ekranın altında dokunmatik olarak yer alıyor.Ön yüzün üst kısmında 2.2 MP kamera var. Bu kamera aynı zamanda HD video kaydı da yapabiliyor. Cihazın arka tarafında ise NFC yakın algılama sensörü, ön yüzünün üst kısmında ise Z1 ‘e göre daha geniş uyarı ışığı kısmı bulunuyor. Arka tarafı cam olan bir cihaz daha önce kullanmadıysanız akınızda olsun Xperia™ Z2 ‘nizi alır almaz önünü ve arkasını film ile kaplatın. Çünkü arka taraftaki cam her ne kadar çizilmeye dayanıklı dahi olsa cam üzerinde kılcal damar şeklinde rahatsız edici çizikler çok kısa oluşabiliyor. Telefon avucunuzun içine sığıyor ancak bu şekilde başparmağınız ile ekranın her yerine ulaşmanı zor. Ancak cihazı avucunuzun içi yerine parmaklarınızın üzerinde tutarsanız ekranın tamamına hâkim olabiliyorsunuz.
Xperia™ Z2 IP55/58 Toza ve Suya Dayanıklılık sertifikasına sahip. Bunun anlamı her yönden gelebilecek düşük basınçlı su püskürtmelerine karşı dayanıklı (IP55) ve Sony tarafından tavsiye edildiği şekliyle tatlı suda 1,5 m derinliğe kadar 30 dakika boyunca su geçirmezdir (IP58). Tabii burada yan kapakların kapalı olması gerektiğini unutmamak gerek. Aslında IP58 sertifikası süresiz olarak 3 m derinliğe kadar su geçirmezlik sunsa da garanti ile ilgili sorun yaşamamak için Sony 'nin koymuş olduğu koşulların dışına çıkmamakta fayda var. Bu konu ile ilgili başka bir anlam karmaşasını da açıklığa kavuşturalım. SamsungGalaxy S5 in sahip olduğu IP67 sertifikası dayanaklılık konusunda IP58 'den daha iyi değildir. Bunun sebebi IP ibaresinden sonraki ilk basamak cihazın toza(IP"5"8-IP"6"7), ikinci basamak ise suya karşı dayanıklılığını ifade eder(IP5"8"-IP6"7"). Kısacası Xperia™ Z2 "suya dayanıklı" değil "su geçirmezdir".
Sony yeni amiral gemisinde, ses konusunda da aldığı eleştirileri olum yönde değerlendirmiş ve gereğini yapmış gözüküyor. Telefonun ön yüzünde, alt ve üst kısımlarda iki adet stereo hoparlör mevcut. Sony ‘nin S-Force ismini verdiği surround ses sistemixLOUD™, ClearPhase™, Kulaklık için Net Stereo teknolojileri ve sesi otomatik olarak en uygun ayarlarla sunan ClearAudio+ modu ile kaliteli ve net sesler üretebiliyor. Varsayılan olarak cihazın sesi bir önceki model olan Z1 ‘den çok da yüksek çıkmıyor. Ancak bu teknolojileri ve Bas/Tiz ayarlarını kullanarak ve Dinamik Ses Dengeleyicisini aktif ederek aldığınız sesin daha yüksek ve temiz olduğunu fark edebilirisiniz. Yapılan testlerde telefonun son ses ayarında 82 dB ses ürettiği tespit edilmiş. Bu seviye HTC One M8 ‘den 3 dB düşük SamsungGalaxy S5 ‘ten 1 dB daha yüksek.Yurtdışında satılan cihazların kutu içeriğinde Dijital gürültü önleyici özel kulaklık yer alırken ne yazık ki Türkiye ‘de satılan cihazlar ile birlikte standart kulaklık veriliyor. MDR-NC31EM model numaralı bu özel kulaklığı Sony Center ‘lardan 149 TL ‘ye temin edebilirsiniz. Ayrıca yine NFC bağlantılı kablosuz hoparlörlerle de ses deneyiminizi arttırabilirsiniz.
Ve kamera... Z2 teknik ve donanımsal özellikler bakımından Z1 ile aynı kamerayı kullanıyor ancak kamerada ciddi iyileştirmeler yapılmış durumda. 20.7 MP çözünürlükteki kamera F1/2.3 gibi mobil cihazlara göre büyük bir diyafram açıklığına sahip. Bu da daha fazla ışık aldığını ve yüksek ISO değerlerine daha geç başvurduğunu gösteriyor. Başka bir iyileştirmede görüntü işleme bacağında olmuş. Z2 de çekilen resimlerin kadraja giren daha geniş bir alanı netlik kazanmış ve kumlanma sorunu en aza indirilmiş. Bu kameranın getirdiği bir yenilik de 4K video çekimi. 2160p çözünürlükte ve 30 fps hızında 4K görüntüler çekebiliyor. Bu görüntüler MHL 3.0bağlantısı ile direk 4K TV 'lerde izlenebiliyor. Ayrıca kamera 1080p çözünürlükte 60 fps ve 30 fps hızında ve 720p çözünürlükte 120 fps hızında kayıtlar yapabiliyor. Kamera uygulamaları içinde bulunan ve 2 sn. içinde 60 resim çekebilen TimeshiftBurst 'ın yanında 720p çözünürlükte 120 fps hızında kayıt yapan ve bu kaydı 4/1 oranında yavaşlatan, aynı zamanda videonun zaman çizgisinde kolay bir şekilde slowmotion aralığı belirleyebileceğiniz kolay kullanımlı Timeshift Video uygulaması da yenilikler arasında. Video çekimleriniz için SteadyShot özelliği eklenmiş. Bu arada 4K videolarınızı da yine uygulamalar içinden seçmeniz gerektiğini hatırlatalım. Kamerada tek flaş var. Rakipleri ortam ışığı ve renkleri iyileştiren çift flaş ve ya odaklamayı ve netlemeyi anlık hale getiren lazer teknolojileri kullanırken Sony'nin Z1 'de kullandığı flaş biraz çağın gerisinde kalmış gibi geliyor. Uygulamalar içerisinde Facebook 'tan 10 dakikalık canlı yayınlar yapabileceğiniz Social Live Z2 'de de mevcut. Ayrıca Arkaplan Bulanıklaştırma, Panorama, AR Efekti, Vine gibi uygulamaların yanına resimleriniz üzerinde 3.parti yazılımlarla yapabileceklerinizi gerçekleştireceğiniz Yaratıcı Efekt uygulaması da eklenmiş. Kameranın Süper Otomatik Mode‘da 8 MP çözünürlükte resimleri çektiğini, 20.7 MP değerine Manuel moda geçerek ulaşabileceğinizi de belirtelim. Telefonun Süer Otomatik Mode ile ışığın az olduğu ve flaş kullanılmadığı ortamlarda kullandığı “Az Işık” özelliği ile yakalanan resimler gerçekten başarılı. Daha fazla ışık daha büyük lens ve daha keskin resimler elde etmek isterseniz Sony ‘nin sunduğu NFC bağlantılı kablosuz kamera lenslerini kullanabilirsiniz. Lens dendiğine bakmayın aslında tek başına bir fotoğraf makinesi gibi… Kendi çekim tuşu ve depolama birimi var. Aynı zamanda telefonla da eşleştirerek telefondan kumanda edilebiliyor. (DSC-QX100 - 1.299 TL/ DSC-QX10 – 599 TL) Bunun dışında videolarınızın seslerini de Sony tarafından özel olarak üretilen ve 3,5 mm Jak girişine takılan aparatla Stereo olarak kayıt edebilirsiniz.
Xperia™ Z2 3.200 MAh ‘lık devasa bir batarya ile geliyor. Z1 ‘den 200 MAh daha büyük olan batarya günlük kullanımda telefonu 1 gün idare edebiliyor. Eğer StaminaMod ’u açarsanız ve telefonu oyun için kullanmıyorsanız 2 gün boyunca telefonunuzu şarj etmenize gerek kalmayacağından emin olabilirsiniz. Telefon Micro USB kablosu ile şarj aletine bağlanıyor ve yaklaşık 2-3 saatlik bir zaman diliminde tam dolu hale geliyor. Batarya kasa ile tümleşik yani batarya yı takıp çıkaramıyorsunuz. Ancak kullanım sırasında bu tip telefonlarda karşılaşılan ve en can sıkıcı durumlardan biri olan kilitlenme ya da çakılıp kalma gibi bir durumla hiç karşılaşmadığımı belirtmek isterim. Bu anlamda cihaz gayet istikrarlı çalışıyor. Yine işin aksesuar tarafında Sony tarafından satışa sunulan USB Stick tarzında veya telefonla aynı ebat ve tasarıma sahip daha büyük (3000-5000-7000 MAh) taşınabilir bataryaları mevcut. (5000 MAh gücündeki taşınabilir güç kaynağının fiyatı 119 TL)
Cihaz bağlantı ve şebeke özellikleri ise GPRS , HSDPA , HSUPA , LTE , Wi-Fi 802.11 a / b / g / n / ac , Wi-Fi Direct , DLNA , Wi-Fi hotspot , Bluetooth v4.0 , NFC , microUSB v2.0 ( MHL 3 ) , USB On-The-Go , A – GPS desteği ve GLONASS, ANT + desteği - SNS entegrasyonu olarak sıralayabiliriz. Burada USB yolunun 2.0 da kalması Sony açısından önemli bir eksiklik. Bununla beraber Miracast gibi kablosuz olarak telefon ekranını bu teknolojiyi kullanan cihazlara aktarabilmek gibi artı özelliklerde mevcut.
Son olarak genel bir değerlendirme yapacak olursak; Sony 'nin mobil pazarında sağlam adımlarla yürüdüğünü söyleyebiliriz. Kullanıcı geri dönüşlerini iyi analiz etmesi, cihazın yanında sunduğu aksesuar seçenekleri ve amiral gemisi olmasına rağmen ısınma yada tedarik gibi bazı sorunlara göğüs gererek telefonun piyasa çıkmasını geciktirmesi ve bununla aslında sorumlu bir tavır sergilemesi kullanıcılarını memnun ediyor olmalı. Örnek vermek gerekirse Samsung'un, Galaxy S5 'in kamerasındaki hataya rağmen ürün toplatmıyor olması kullanıcıları açısından üzücü bir durum. Telefon kesinlikle bir ruha ve belli bir kaliteye sahip. Ancak içinde olduğumuz dönemde mobil piyasasının bir geçiş sürecinde olduğunu da unutmamak gerek. Muhtemelen bu yılın sonunda 64 Bit işlemciler duyurulacak ve bir sonraki telefonlar Snapdragon 805 ve Adreno 440 grafik işlemcisi sahip olacak. Sony 'nin amiral gemi piyasaya sürme döngüsünü de 6 aya düşürdüğünü duyurması, kullanıcılar açısından çok büyük bir yenilik getirmedikçe her çıkan cihaza gelen talebi olumsuz etkileyecek. Eğer Z1 kullanıcısı iseniz Z2 almamanız çok büyük bir kayıp olmaz. Ancak farklı markalardaki telefon ve ara yüzlerden sıkıldıysanız yada farklı bir telefon arıyorsanız Z2 'yi kaçırmayın derim. Saygılarımla...

BeğenFavori PaylaşYorum yap
Önceki yorumları gör 4 / 13