Telefon bir taşınır maldır. Zilyetliğin devri ile mülkiyet hakkını aktarırsınız. Sözleşme yapmanızda bir sakınca olmadığı gibi bazı hususların ispatlanmasında faydası olur. Resmi şekil şartı mevcut olmadığı için noterde yapma zorunluluğunuz da yoktur.
Ben, özellikle alıcı olduğumda IMEI numarasını, modelini, internete verilen ilan numarasını belirterek temel özelliklerinde sıkıntı olmadığına dair satıcının taahhütte bulunduğu bir belge imzalatıyorum. Gizli ayıp dediğimiz ilk görüşte fark edemeyeceğimiz bir ayıp çıkarsa satıcıya geri dönüş yapabilme imkanı sağlıyor. Telefon elinizde olursa bu bilgilerin hepsini (satış ilanı dahil) mahkemede tespit ettirebiliyor, satış ilanının celbini isteyebiliyorsunuz.
Düzenlediğimiz belgede satıcının kimlik numarası ve satışın gerçekleştiği tarih de yazıyor tabi ki. Fotokopi çekip belgenin içine koyma imkanım yoksa tarafların kimliğini de belge ile birlikte fotoğraflıyorum Ayrıca parayı da bu telefonun satıcısı kimse ona gönderiyorum. Havale açıklamasında telefon bilgilerini yazmayı da unutmamak lazım.
Yukarıda sim kart ile IMEI bütünleşiyor şeklinde yorum yapılmış ama ben kendi dosyalarımda bu şekilde bir işlemle karşılaşmadım. Ceza hukukunda genel olarak Baz istasyonu kayıtları dediğimiz bir sim kartın hangi istasyondan veri aldığını gösteren bir delil türü mevcut. Ayrıca IMEI numarasından bu IMEI'den hangi hattın sinyal aldığının da tespit edilebildiğini biliyorum. Bunun dışında HTS kayıtları ile geriye dönük 1 yıllık dönemde kime sms attığınız ya da kullanılan hat üzerinden hangi numara ile ne kadar süre görüşme yaptığınız gibi bilgileri de dosyalara getirtebiliyoruz. Burada halk arasında yanlış bilinen bir husus olarak eğer önceden iletişimin dinlenilmesi kararı verilmemişse; geriye dönük konuşmaların içeriğinin tespit edilmesi, mesaj içeriğinin görülmesi gibi bir delile ulaşmanın mümkün olmadığını da belirteyim.
Telefonun bir suç konusu olması halinde (örneğin çalıntı telefon) IMEI'si biliniyorsa hangi hatların o IMEI'den sinyal verdiği BTK kayıtlarından çıkartılabilir. Bu durumda telefonu iyiniyetli zilyet olarak aldığınızı ispat ederseniz sıkıntı yaşamaktan kurtulursunuz.
Telefon kullanılarak işlenen bir suç için ise genellikle hattın kime kayıtlı olduğuna yani sim karta bakılır. Hat takmadan bir suç işlenirse bu sefer de telefonun IMEI adresini tespit edebilecek bir yöntem bildiğim kadarıyla yargı sistemimiz içinde kullanılmıyor. IP adreslerine kafa gidecektir ama bunu da bildiğim kadarıyla IMEI ile eşleştirmek mümkün değil.
Benim aklıma gelen ve satış sonrası işlenip de sizi zan altında bırakabilecek, telefonun önceden çalıntı olması dışında başkaca bir suç şekli bulunmuyor. Hukuki anlamda ise sizin belirttiğiniz sıkıntıların sonradan ayıp olarak size bildirilmesinin önüne geçmek için satış yaparken sözleşme düzenliyorsanız; bu sözleşmeye temelden farklı olan durumları yazmanız uygun olabilir. (Kamerasındaki problem olabilir, yurtdışından gelen ve kayıtsız telefon olması olabilir)
Problem tarayıcıdanmış bu arada. Yazarken aklıma geldi. Opera tarayıcı dışında sizin önerdiğiniz hangi tarayıcılar var? Bu hafta ikinci defa bir problemle karşılaştım böyle (ilkinde bütün kayıtlı şifrelerimi telefona senkronlarken silmeyi başarmıştı neyse ki 1 haftadır internete bağlanmayan bilgisayarım vardı da oradan senkronlanmadan kurtardım)