Evrim bir doğa gerçeğidir. Bu inkar edilemez. Çünkü canlılar olarak gelişiyoruz, değişiyoruz. Hatta cansızlar bile gelişiyor ve değişiyor.
Sorun Evrim Teorisinde. Evrim'in kendisinde değil. Yani evrimin nasıl gerçekleştiğinin açıklamasında. Darwin'in doğal seçilimi ile mi yoksa Behe'nin "Akıllı Tasarımcısı" ile mi ya da başka bir şeyle mi? Bir kere Behe'nin "İndirgenemez Komplekslik" ilkesi Evrim Teorisyenleri için -Her ne kadar "Biz o meseleyi aştık." deseler de- hala büyük bir sorundur mesela. Fakat Behe'nin bu sorunu aşmak için ortaya koyduğu model olan akıllı tasarımcı (Tanrı) bilimsel değildir. Neyse çok uzatmaya gerek yok. Sonuç olarak evrime inanmak veya inanmamak çok saçma bir düşüncedir. Evrime inanılmaz. Evrim teorisi bilimsel bir teoridir. Yanlışlanabilirdir. Yanlışlanabilirdir derken bahsettiğim evrim değildir. Evrim Teorisidir. Bunu sık sık tekrar ediyorum çünkü bu iki kavram çok karıştırılıyor. Karanlık madde/karanlık Enerji kavramları gibi. Bilim, bunların var olduğundan emin. Ama test edemiyor, göremiyor hatta hissedemiyor bile. Sadece evrendeki tüm kütlenin meydan getirdiği kütle çekim kuvveti nedeni ile evrenin stabil olamayacağını dolayısıyla başka bir kuvvetin gerektiğini hesaplamışlar. Buna da karanlık madde ve karanlık enerjinin sebep olduğu kuvvet demişler. Bazıları da buna Tanrı diyor. İşte bütün mesele bu.
Benim biyolok veya genetik uzmanı değilim. Ama tanrıya gayet net inanıyorum. Fakat evrimin var olduğunu da biliyorum. Ama bir sınıra kadar. mesela benim teorim şöyle;
Tanrı taksonomideki "Aile" (Familya) ları yaratmıştır. Geri kalan türleşme evrim yolu ile olmuştur. Yani bana göre balık karaya çıkmamıştır. Sonra sürünmemiştir, sonra da uçmaya başlamamıştır. Mesela kedi gillerin atası ortaktır. Köpek gillerin de öyle. Ne kadar "Gil" varsa hepsinin atası ortaktır. Ama bunun haricinde bir ortaklık yoktur bana göre. Bundan öncesini Tanrı yaratmıştır. İnanıyorum ki çok da uzak olmayan zamanda bu dediğimi destekleyecek, ortak atadan türlerin tamamında ortak bir gen bulunacak. Ve bu gen başka hiç bir canlı da olmayacak.
Diyeceklerim bu kadar. 😀
yanlız bildiğim kadarıyla evrim teorisi aksi şuan için bilimsel yöntemlerle ispatlanamadığı için kabul görmüş bir teori... peki biz aksini ispatlayamadığımız zaman ilk ortaya atılan mantıklı yada mantıksız teoriyi doğru mu kabul ediyoruz...
Bilim bir teorinin aksini ispatlamaya çalışmaz hiç bir zaman. Sadece yanlışlamaya çalışır. Evrime yönelik milyonlarca doğrulayıcı kanıt bulmak onu kanun yapmaya yetmez. Tek bir tane yanlışlayıcı kanıt bulmak ise çöpe atmaya yeterdir. Ama bu sonucu değiştirmez. Zira bu sefer Evrim Teorisi de yapılan yanlışlamaya göre revize edilir ve gelişir.
Mesela Lamarck'çı Evrim teorisi yanlışlandığı için Darwinci Evrim Teorisine evrilmiştir. Darwinci Evrim teorisi de yanlışlandığı kısımları revize edilerek bugün ki haline gelmiştir. Dediğim gibi evrimden kaçış yok. Hiç o yana bu yana kıpraşmaya gerek yok. 😀
@ybahadir yanlız sorun evrim değil evrim için ortaya atılan tezler... bir teoriye karşı yapılan yanlışlama sonucu ortaya çıkan yeni teoride eski teorinin evrilmiş halidir... sorun şu ki biz bu evrilmenin bile oluşması için bir etkiye muhtacız...
Hayvanların değiştiğini kabul ediyorum fakat bizim maymundan geldiğimizi kabul etmiyorum
Bilimsel konular, içinde "bana göre" geçen cümleler ile tartışılmaz. Yanlış anlama, sana laf sokmaya çalışmıyorum, ama gerçekten iyi bilmediğimiz konularda tartışmak hep sorun çıkarmıştır, bir yere varmamıştır.
Öte yandan işte evrim konusu bir şekilde din ile karşı karşıya getirildiği için herkes bu konuda fikir beyan etmek istiyor. Mesela parçacık fiziği konusunda fikir beyan edene pek rastlamayız. Halbu ki evrim, parçacık fiziğinden daha basit midir, hiç zannetmiyorum. İkisi de bilimsel konular, somut gerçeklere bakmadan konuşmamak gerekir. Newton'un yüzyıllar önce ortaya koyduğu ivme konusu bile bugün herkesin kolayca özümseyebileceği bir konu değildir, bir kere çok iyi matematik (özellikle türev) bilgisi ister. "Bana göre F=m.a yanlıştır" deyip bırakılamaz, ortaya kanıt koymak gerekir. Ha birisi böyle bir şey dese de pek tartışma çıkmaz, çünkü insanlar evrim falan tartışmayı daha çok seviyor.
Vel hasılı kelam, bilimsel konuları bilim insanlarına bırakalım, burada birbirimizle tartışıp kırmayalım. Çok merak ediyorsak bu konuda eğitim almak için ülkemizde de iyi imkanlar var, saygın üniversitelerin uluslararası olarak da kabul görmüş Fizik, Biyoloji, Kimya bölümleri var.
Katılıyorum ve maalesef lafı biraz fazla ileri götüreceğim.
TS'nin çektiği bilim gündemi de yanlış bir iş. Sevdiğimiz kişiler olduğu için laf etmiyoruz ama bilim gündemi böyle olmaz. Büyük hata. İki arkadaşımız da bilim adamı değil. İkisi de hobi olarak bilimi takip etmeye çalışan normal vatandaşlar. Büyük laf etmek istemem ama usül hatası yaptıkları için topluma ve kendilerine yararları değil bilakis zararları olacak. Abartı gibi gelebilir, bekleyip görün derim. Çok uzun ömürlü bir yayın maalesef olmayacak diye şimdiden söyleyebilirim.
Bakınız haftalık gündemde aynı hata yapılmıyor: Sinclair'den beri bilişim ile uğraşan hafızası kuvvetli bir LP var. Gamsız da yaşça genç ama o da Commodore çağından kalma. Ehil bir ekip ki ona rağmen güvenlik gibi konularda Skype ile uzman görüşü alın diye yalvarıyoruz. Bugün Etherium'un teknik altyapısını bilmeyenin gündem çekmesi abes bir vaka. Çekiyorsan ya o konuya girmeyeceksin, detayı şuradan izleyin diyeceksin ya da konuk çağıracaksın.
Bilim Gündemi elbette olmalı. Hele niyet varsa. Fırsat varsa. İzleyici hazırsa. Ama böyle olmamalı. Nedir bunun doğrusu? Uzmanlar yayına bağlanmalı. Skype herkeste var. Bir konu hakkında son 3-4 yıl içinde A sınıfı bir dergilerde en az 2 yayını olan insana uzman gözüyle bakabiliriz, bunların listesini yaparsın ve röportaj rica edersin. Bizim yerimize sen soruları sorarsın. Kim seni kıracak? Bu standartları yakalayamayan bir yayın sadece zarar verir. Ucu dine dokunan konular tabii ki çok zor; uzman çağırman lazım. Zor iş, zamanında haftalık gündemde ele alınamayan ama ülkenin ana gündem maddesi olan sakıncalı mevzular vardı, onlar kadar zor bir mevzu. Yayıncılık elbette ki zor olacak, şaşırılacak da bir mevzu değil.
Ben severim böyle tartışmaları. Hiç de alınmam gocunmam. O yüzden "Bilimsel konular içinde ""bana göre" geçen cümleler ile tartışılmaz " tespitinizden rahatsız olmadım. Neden olayım ki? Ben bilim yapmıyorum zira. Görüşümü bildiriyorum.