#TozluRaflar donanım yazıma Nintendo ve Seganın tarihçesinden sonra donanım kısmına en sevdiğim Bubsy oyununu tanıtarak ara vermiştim. Bu sefer donanım konusuna bomba bir dönüş yapıyorum. Bildiğiniz gibi 2 sene önce Levent Pekcan efsane bir Commodore 64 bölümü hazırlamıştı konukları ile birlikte. Bu bölümleri 1000 defa izledikten sonra internet üzerinden eski cihazları incelemeye başladım. Apple II'ler, Sinclair'lar, BBC microlar,Nes'ler,Sega'lar vs . Commodore hakkındada araştırmaya başladığım sırada bu firmanın Commodore 64 dışındada bir ton cihaz çıkarttığını fark ettim. Ne yazıkki bir çoğu ülkemize girmemesinin yada dünyada bile çok nadir bulunan cihazlardı, Levent Pekcanın elinde olmadığı cihazları incelememe konusunda taviz vermemesi yüzünden Teknoseyirde incelemesini görmemiz imkansız olduğunu fark ettim. Takdir edilesi bir durum ama İbm Pc serisi gibi baba cihazları TozluRaflarda görmemiz imkansızlaştıracak bir tercih. Neyse konumuza dönecek olursak sizlere bu bölümde Commodore un 64 ve Amiga dışındaki hayatını anlatacağım.

İlk olarak Commodore'un sektöre nasıl girdiğinden bahsedeyim. Hikayemiz 1976 yılında İki genç mühendisin Commodore'un liderlerinden biri ile bir görüşme ayarlamayı başarması ile başlıyor. Bu iki mühendis(tamam biri mühendis değil ama sayılır) Steve Jobs ve Steve Wozniak'dan başkası değildir. Görüşme ayarladıkları kişi ise silikon teknolojisinin ilahlarından Chuck Peddle. Bu iki mühendis geliştirdikleri Apple II bilgisayarı için bir dağıtıcı ayarlamaya çalışırlar. Steve Wozniak'ın bilgisayarlarını yapmak için 6502 işlemcilerini satın aldığı sırada tanıma fırsatını elde ettiği Peddle'a akıllarındakileri açarlar. Firmada iyi bir bölümde çalışma ve bir miktar karşılığında Commodore firmasına ellerindeki ürünü satmayı teklif ederler. Commodore firması Jobs un önerdiği fiyatı yüksek bulur ve kendi geliştirecekleri bir ürün ile piyasaya gireceklerini belirtip teklifi kibarca reddederler. Firmanın babası olan Jack Tramiel, Peddle ve ekibine 6 ay gibi kısa sürede kendi bilgisayarlarını geliştirmeyi emreder ve hikayemiz böylece başlamış olur. Ve böylece Pet-2001 doğmuş olur.

İlk konuğumuz Pet-2001. Commodore'un ürettiği ilk komple bilgisayarı olan Pet-2001. Apple II ve Radioshack Trs-80 inin aksine daha komple bir dizayna sahip olan 2001 rakiplerinin aksine bir monitör'e sahip. Diğer firmalar fiyatı ucuzlatmak için sistemlerini monitörsüz satarken Commodore ,sistemin bir çok televizyon ekranı ile uyumlu çalışmayacağını düşünüp bilgisayarına bir ekran eklemeyi uygun buluyor. 9 inç 40x25 çözünürlüğe sahip olan monitör kasaya bitişik şekilde geliyor. Monitör ile birlikte koca bir üçgene benzeyen bilgisayarı gelin bir tanıyalım. Kasanın ön kısmında kocaman Commodore yazısı, PET 2001 series yazısı ve bağzı modellerde personal computer yazarken bağzı modellerde ise professional computer yazısı karşımıza çıkmakta. Kasanın klavye kısmında ise chiclet klavye denen klavye karşımıza çıkıyor. Bilgisayarın, internette bulunan videolarından bile sizi rahatsız etmeye başaran klavye konusu en büyük dert. Uzun yazıların ve programların yazılmasını işkence hale getirmekte hem ses hemde tuşların kullanımı bakımından. Klavyenin tek iyi yönü ise sağ tarafta bulunan numerik tuşlar. Klavyenin sol tarafında ise kaset çalar bulunmakta(data set dedikleri şey, tarkanın kasedini takıp müzik dinlemek için değil)Bu sayede ayrı olarak kaset çalar almak zorunda değilsiniz. 3 tane arkada 1 tanede yan tarafta olmak üzere 4 tane genişleme portu bulunan makinaya bu portlar sayesinde ek ram, ikinci tape(kaset çalar demiyecem artık), paralel port(yazıcı ve disket sürücü için) bağlanabilmekte. IEEE-488 denen genel bir genişleme portu sayesinde ise modem ve dual disket dürücüsü takılabilmekte. Görünüş olarak baya ağır olan bu cihazın ilginç bir özelliği bulunmakta. Kasanın üst kısmı arabalardaki kaput gibi açılabilmekte. Bu sayede cihazın içinde tamir yapmak kolaylaşmakta. Araçlardaki kaputu tutan çubuk gibi bir çucuk sayesinde havada tutmak ile görevli. Kasanın altında 6502 işlemicisinin bütün işi üstlendiğini görüyoruz. İşlemci dışında ne bir grafik işlemcisi(Vic) ne bir ses işlemcisi(Sid) yer alıyor. Yani görüntüyü işlemek ve ekrana vermekte 6502'nin görevi. Hiç bir grafik kapasitesi olmayan sistemin görüntüleyebildiği tek şey yeşilimsi fosforlu ekranında ASCII karakterler. Renk yeteneğide bulunmamakta bu makinada(apple II nin ve trs80 bu yeteneklere sahip). Günümüz kullanıcılarının ASCII karakterlerini kullanarak oyunlar (space invaders gibi ama kontrolcü portu olmadığı için berbat klavyeye mecbur kalıyorsunuz) tasarlansada bunun oyun makinası olmadığını değiştirmeye yetmiyor. Ses konusu grafik konusundan daha kötü durumda. Konsoldan tek ses çıkışı pc speakera benzeyen tek tonlu bir küçük hopörlörümsü cihaz. Bunun dışında 8,16,32 kb(seçeceğiniz versiyona ve cebinizdeki üç sıfırlı rakamın bolluğuna göre değişen) ramin bulunduğu sistemde 1kb video ram ve 14 kb rom bulunmakta. Bu bilgisayar resimlerindende anlaşıldığı gibi çok ağır. Sistemin işletim sistemi olarak Rom'unda Basic programı dili bulunmakta. Microsoft'un Basic ini aşırma yöntemi ile kullanan Commodore bu yüzden kendini mahkemelerde bulur. Commoder Microsoft'un Basic ini kullanmadığını iddia etsede, Microsoft mühendislerinin basic'in içine süpriz yumurta(easter egg denir programcıların arasında) koyması sayesinde bütün gerçek ortaya çıkar. Microsoft mühendisleri mahkemenin ortasında bir küçük kod yazar ve Commodore pet'inin ekranında bir sürü Microsoft yazar(görünüşe göre Commodore hiç bakmadan kopyalamış ). Mahkemenin ortasında rezil olan Commodore yönetimi lisans ücreti ödemeye mahkum olurlar.

Fena olmayan bir başarı yakalayan Pet-2001'in 1979 yılında revize versiyonu piyasaya çıkıyor. Bu yeni versiyon Pet isminden kurtulup Cbm 3000 adı ile piyasaya çıkar.Commodore bu seride Pet-2001 in en zayıf noktası olan klavyeyi yenileyip, tape sürücüsünü kaldıralak piyasaya çıkartır. Kullanımı daha rahat klavyeye kavuşan bilgisayar bunun dışında hardware konusunda hiç bir değişikliğe gitmez.

Commodore Pet serisinin yüksek bellekli versiyonlarının satışından memnun olmadığı için bir araştırma yapar. Niye kimse Pet'in 32 kblık versiyonu almıyor diye. Bir çok kullanıcının düşük bellekli modelleri alıp onlara ekstra bellek ile kullandığını öğrenen Commodore bu işe bir dur demek için kolları sıvar ve yeni Commodore Pet üstünde çalışmaya başlar. Commodore 4000 serisi adı ile piyasaya yeni modelini çıkartır. Bu seride yine Pet ismine dönen Commodore bilgisayar üstünde bir kaç değişikliğe gider. İşlemci konusunda değişikliğe(ve hız arttırımına) gitmeyen Commodore bunun yerine anakartta küçük iyileştirmeler ile performansı arttırmayı başalır. Bunun yaninda ram genişleme yuvalarını kaldıran Commodore, bu sistemin 16 ve 32 kb lık versiyonlarını çıkartır.8 kblık sistemin yeterli olmadığını düşünen Commodore bu versiyonu iptal eder. Ekran boyutunu arttıran Commodore(12 inçlik yeni monitör), kasa üzerindede iyileştirmeye gider. Daha küçük bir kasaya sahip olan bilgisayar birazcık hafiflemeyi başalır(ama birazcık). Bunun dışında daha gelişmiş bir Basic versiyonunun olduğu sistemde, bu BAsic versiyonu sayesinde disket sürücüsünü kontrol etmek kolaylaşır.

Yazıma burda ara veriyorum çünkü daha çok tanıtacak Commodore sistemi bulunmakta. İkinci bölümde görüşmek üzere iyi akşamlar.

Kaynak:
http://www.old-computers.com/museum/computer.asp?st=1&c=191
http://oldcomputers.net/pet2001.html
http://www.old-computers.com/museum/computer.asp?st=1&c=102
http://www.old-computers.com/museum/computer.asp?st=1&c=103
http://en.wikipedia.org/wiki/Commodore_PET
http://oldcomputers.net/pet4032.html
http://www.oldcomputermuseum.com/pet_4032.html

BeğenFavori PaylaşYorum yap