geçmişte eşyalarla güçlü bağ kurabiliyordum, yıllar içerisinde bu özelliğimi ciddi anlamda yitirdim.

galiba bazı şeyler kağıt üzerinde mantıksız olsa da oldukça gerekli, insan bazen tutunabilecek herhangi bir vesile arıyor.

ne bileyim; 2015 te falan bisikletimi çok seviyordum. sürerken sanki yakın arkadaşımla geziyormuş gibi hissediyordum ya da arabama karşı içimde bir bağ vardı.

aradan 10 - 12 yıl geçmesine rağmen aşağı yukarı hala benzer uğraşlarım var fakat artık eşyalarla eskisi gibi bir bağ kuramıyorum.

galiba bir şeylere körü körüne bağlanmak insanı mutlu edebiliyor. şimdi önemli olan soruya gelelim;

önemli olan insanın bir şekilde mutlu olması mı yoksa bazı gerçekleri bazı duygulardan hafiften mahrum bir şekilde kabul etmesi mi?

kağıt üzerinde bakarsak ortalama bir insanın 4 lastikli bir teneke yığını ile bağ kurması mantıklı görünmüyor fakat insanın da rasyonel bir varlık olmadığını düşünürsek işin içine duygular girince oldukça mantıklı olarak da düşünülebiliyor.

haydi çık işin içinden çıkabiliyorsan.

BeğenFavori PaylaşYorum yap
  • memedeath @memedeath

    Sanırım yaş arttıkça eşyaya atfedilen anlam azalıyor.

  • Afsinyus @ufo

    ben sadece kıymetsel bir değer olarak görüyor ve "bozulmasa bari" "yırtılmasa, eskimese" şeklinde bakıyorum (mecburen)

  • oniki @oniki

    Aslında cansız eşyalarla bağ kurabilmek yüksek empati gerektiren bir olay. Herkes yapamaz, sürdüremez. İnsanın önce kendi benzerleriyle (aile, millet), sonra benzemezleriyle (başka milletler, başka ırklar) ama yine insanlarla empati kurması 'doğal'. Ötesinde diğer canlılarla, önce yine kendine benzer memeli hayvanlar, en başta kedi köpek, sonra diğer hayvanlar, bazen hayvanlar bazı nedenlerle atlanarak daha sonra bitkilerle empati kurulması da görece sık görülüyor. (Diğer hayvan türleriyle empati kuranlar vegan oluyor, tüm canlılarla empati kuranlar besin tüketirken kesinlikle ısraf etmiyorlar, 'tabaklarında tek pirinç tanesi' bırakmıyorlar, 20 yıllık bir ağaç kesilirken içleri acıyor vb.). İşte bunların da ötesinde cansız nesnelere empati duymak, empati yapabilmek var ki bu en zoru. Bu da elbette ilk adım olarak kendi 'sahip' olduğunuz, size fayda veren, beraber vakit geçirdiğiniz eşyalarla başlıyor (Kedi köpek sevenler de sevmeye önce kendi kedi köpeğiyle başlar, daha sonra tüm kedi ve köpekleri sever olur). Bu tür bir empati ve bilince sahip birisi eşyalarını hor kullanmaz mesela.

    Bu arada, bu süreçlerde, siz mutlu oluyorsanız, daha ne olsun, güzel. Ancak bu şekilde 'fazla hassas' olmak size çoğu zaman mutsuzluk getirme potansiyeline de sahip. (Binlerce km uzaklıkta bir felakette ölen dili dini rengi farklı insanlara üzülmeyen insanın hayatı daha 'kolay olur. Aynı felakette ölen hayvanları düşünmeyeninki daha kolay).

    • awacs7n @pesatalim

      empati konusuyla cansız eşyaya duyulan ilgiyi kafa kafaya düşünmek bence biraz yanlış olur; yanlışlıktan ziyade elle tutulamayan bşr varsayımın ötesine geçmez galiba ki en azından kişisel olarak empati ile ilgili herhangi bir sorunum olmadı bugüne kadar.

      belki de gerek olmayan yoğunlukta bir empati ile yaşadım hep. ee hayvan sevgisi de var. bilemiyorum, acaba zamanla mı olan bir şey?

      özellikle 24 - 25 sonrası belirgin bir azalma gördüm galiba.