"önünde sonunda" diyenlere sinir oluyorum ya 😀 Bir de doğru kullanımın bu olduğunu iddia etmiyorlar mı 😀 Çünkü diyorlar ki: "eninde sonunda ne kadar saçma, bir şeyin eniyle sonu ne alaka? önüyle sonu alakalı ama".

Aslında "eninde" kelimesi genişlik anlamında olan "en" değil. Sıfat olarak kullanılan "en". En büyük, en güzel, en pahalı, EN SON.. gibi. "Eninde sonunda" öbeği de "en-inde son-unda" şeklinde türetilmiştir. "En son" öbeğinin anlamını vurgulamak için türetilmiştir. Önünde sonunda ise bunu bilmeyenlerin son yıllarda uydurdukları bir şeydir. Kötü olan kısımsa, duyar kasmaya çalışıp yanlış bir şeyin doğru olduğunu savunuyorlar. Ve bu durumu yeni çıkan kitaplarda, tiyatrolarda, "edebiyat insanı" diye geçinenlerin gazete yazılarında bolca görüyoruz 🙂 Madem bilmiyorsunuz, araştırmasını yapıp öyle iddiada bulunun 🙂 Yaşar Kemal'in, Aziz Nesin'in, Orhan Pamuk'un eserlerine baksalar zaten "eninde sonunda" olarak kullanıldığını da görecekler... TDK'ya bakarsak iki kullanım için de örnek verildiği gözüküyor.

Bu "eninde sonunda" kullanımı zamanla kendi kendine "önünde sonunda" diye değişse hiç sesimi çıkarmam. Diller zamanla değişir, zor kullanımlar yerini daha kolay kullanımlara bırakır, çağa ayak uydurur. Ama asıl kullanımı anlamadıkları için yanlış olduğunu sanıp değiştirmeye çalışmaları ayrı bir şey 😀

Bir de yeri gelmişken, sitede Gramer Nazisi diye ilan edildiğimin farkındayım 😀 Ama benim derdim işte Türkçemizi koruyalım bla bla bla değil. Benim derdim düzgün yazalım ki; anlam kayması olmasın, okuması zor olmasın. Yoksa öteki türlü cümleleri okurken insan zorlanıyor, geri dönüp tekrar okuyor anlamak için. Halbuki düzgün bir şekilde yazılsa, okuyan insan hızlı şekilde okur ve anlar. Ekstradan kendini odaklaması gerekmez. Yani "Türkçemize sahip çıkalım koruyalım kollayalım aman düşmanlar geliyor dikkat bizi bitircekler" gibi bir düşüncem yok. 🙂 Dünyada her şey değişir, zamana ayak uydurur. Dilin de geri kalan her şeyden ayrı tutulması için bir sebep yok. Dil de zamanla değişir ve gelişir. Ben burada konuşma diline yerleşen şekilde kullanımları destekliyorum. Türkçe'ye sahip çıkalım diye "sensör"e duyarga mı diyelim şimdi?. Kimse demeyecek zaten. Kimse bir ünlü görünce "hadi özçekim çekelim" de demeyecek. Zaten Türkçe'nin %20 kadarı Arapça ve Farsça kökenli kelimeler. Yani gidip de onlara ses çıkarmayıp, dünyadaki kültürel ve teknolojik değişimler dolayısıyla yeni türetilen kelimelere savaş açmanın anlamı yok. Kültürler arasında iletişim oldukça, kültürler arası geçişler de olacaktır ve doğal bir süreçtir. Kasmaya gerek yok 🙂

http://www.tdk.gov.tr/index.php?option=com_gts&arama=gts&guid=TDK.GTS.5aae6e740a2715.29984818

TÜRK DİL KURUMU

türk dil kurumu ana sayfası, türk dili, türkçe, sözlükler, güncel türkçe sözlük, yazım kılavuzu, büyük türkçe sözlük
BeğenFavori PaylaşYorum yap