Commodore serisini anlattığım(commodore 64 ve amiga dışındaki) #TozluRaflar yazıma devam ediyorum. Bir önceki yazımda sizlere Pet-2001, Cbm3000, Cbm 4000 serisini sizlere elimden geldiğince tanıtmaya çalışmıştım.
Bu bilgisayarlar o yıllarda yüksek fiyatları nedeni ile şirketler ve profesyonel kullanıcıların ürünü olmaktan öteye geçemez. Profesyonel kullanacakları ürünlerde aradıkları özelliklerinde biri ise kullanacakları yazılımın gelişmişlikleri. O yıllarda en çok kullanılan yazılım ise Visicalc'tır. Bugünün Excel i ile aynı mantıkta çalışan bu program o yıllarda profesyonel kullanıcıların vazgeçilmeziydi. İlk çıkan bilgisayarların limitlerinden biride ekranda sadece 40 sütun gösterebilmeleri. Visicalc gibi proglamlar bu 40 sütun ile mükemmel çalışsalarda bu sınırlama yüzünden gösterebildikleri dtay kısıtlıydı, profesyonel kullanıcılar ise daha fazla detaya ihtiyacı duyuyorlardı. Bu ihtiyaçlara cevap vermek için Commodore 4000 serisini ile aynı yıl 8000 serisini piyasaya sürer. Ekranda 80 sütunu gösterebilmesi ile 4000 serisinin bir sıkıntısını aşan bu bilgisayar yeni sıkıntılar ortaya çıkartır. Yeni grafik tekniği için ekstra bir chip kullanan Cbm 8000 serisi, bu yüzden yeni uyumsuzluk getiriyor. 4000 serisi ve daha önceki yazılamların çalışmamasına neden olan bu uyumsuzluğun nedeni, grafik gösterimi için Motorola 6845 işlemcisinin Mos tarafından üretilen chip kullanılması. Önceki serilerde chip yerine TTL tekonolojisini kullanırdığı için bu yeni serilerdehafıza ile ilgili bir kaç değişiklik yapılmak zorundadır(sorunun temel kaynağı bu). Ibm Pc için çıkan grafik kartlarında ve Apple II grafik kartlarında kullanılan bu işlemci 80 sütun'u oluşturmak ile görevli. Kasanın görünüşü 4000 serisi ile tıpatıp aynı ,bir tek klavyenin üstündeki tuşlar farklı. 4000 serisinde 20 tuştan oluşan numerik tuşlar(Rakamların yanında ,matematik fonksiyon tuşlarıda yer almakta) yerini 11 tuşluk basit bir tasarıma bırakıyor(business keyboard diyorlar bunun için)
Commodore'un 8000 serisini çıkarttıktan hemen sonra temel hedefi ünüversiteler olan bir gelişmiş versiyon daha çıkartıyor. SuperPet ismi ile 1981 yılında piyasaya çıkan bu bilgisayar bildiğimiz Commodoreların aksine çift işlemciye sahip. Tipik Mos 6502nin yanında Motorolanın 6809 işlemciside görev yapmakta bu bilgisayarda. Bu işlemcinin kullanılma nedeni ise o yıllarda popüler olan Pascal, C, APL, Fortran, Cobol ve 6809 Assambler programlama dillerinin 6809 işlemcisi için derlenmesi ve editör bulunması. Birde 6809 için çıkmış OS-9 işletim sistemi ve bunun için üretilmiş yazılımları sorunsuz kullanmak. Bu sayede porgramıcların gözüne girmeye çalışır Commodore. Bunun dışında 16 Kb romu 48 kb'a çıkan sisteme ekranda gösterim için yeni 3 karakter seti eklenir. En önemli yenilik ise RS-232 portunun bilgisayara dahil edilmesi olur. Bu port sayesinde bağlı olduğu ünüversitelerdeki diğer terminaller ile iletişim kurabilmesi bu bilgisayarın en önemli özelliği.
Firma bir çok model üretmesine rağmen artmayan Commodore Pet serisinin satışları Jack Tramiel'i memnun etmez. Rakibi Apple'ın gerisinde kalmasına sinirlenen Tramiel buna bir çözüm bulmak için tüm ekibini toplar. Bu toplantılar sırasında Tramiel'in "computers for the masses, not the classes" ideolojisi ortaya çıkar. Bu ideolojiyi uygulayabilmek için Commodore orjinal Pet serisinde bağzı değişikliklere gitmek zorunda kalır fiyatı düşürmek için. Bu değişikliklerden ilki kasaya bütünleşik monitörün çıkartılması. 1980 lerin bilgisayar parçalarının en pahalı kalemi monitördür(günümüzün aksine. Bu 80lerin sonuna kadar devam etmiştir). O dönemdeki ev kullanıcısını hedefleyen ve ucuz ürün satma uğraşındaki bir çok rakibinin monitörü pakede dahil etmediğini görürsünüz. Commodore, rakibi Trs-80 ve Appe II gibi sistemin kalbini anakartın içine yerleştiril. Bu iki seçim sayesinde ekstra gider kalemlerini kısan Commodore, ucuz ürün üretebilmesinin önü açılır. Commodore eski müşterilerinede ürün satmak için sistemin hardware'ında değişikliğe gider. Mos firmasından gelen dahilerin kendi tasarladıkları Vıc chipinin kullanırlar. Zaten sistemin tasarımında bu grubun oluşturduğu ekip görev alır. Konsolun kalbinde tıpkı Pet serisindeki gibi 6502 işlemcisini kullanırlar. Robert Yannes'in küçük eklentiler ile Vic chipi son halini alır(Başta Vic chipi Commodore Pet'in gelişmiş versiyonu üzerinde kullanmak için tasarlıyorlar).Vıc chipine daha gelişmiş renk kapasitesi ve ses özellikleri(evet vic aslında bir grafik chipi ama ses özellikleride var.) ekler. Bilgisayarın isminede ilham verir bu chip.Levent Pekcan ve konuğu Commodore bölümünü anlatırken küçük bir hata yapmış olabilir(yada ben yanlış anlamışta olabilirim). Vıc chipi Commodore Vıc-20 için tasarlanıyor ve kullanılıyor. Commodore 64 için ise Vıc-II chipi kullanılıyor. Neyse siteme geri dönerim. Sistemin chiplerine ek olarak 5kb ram kullanılıyor. Bu 5 kb ın sadece 3,5kb ı kullanıcıya bırakılırken 1,5 kb ise sistemin ihtiyaçlarına gidiyor. Diyebilirsinizki niye bu kadar az ram kullanırdı, Commodore Pet te bile 8 kbtan 96kb (superpet) a kadar seçenekleri varken üstelik. Bunun bir kaç nedeni var. Bir tanesi Vıc chipinin pahalı olan S-ramlere ihtiyaç duyması, ikinci neden ise o yıllarda Ramlerin fiyatının çok pahalı olması. Sistemi ucuzlatmaya niyetli olan Commodore'un geliştirme ekibi ram miktarını göz ardı eder. Bunun dışında hardware konusunda fazla geliştirme olmaz. Teknoseyirdeki Commodore bölümü sayesinde dış kısmındaki detayları hepimiz aşşağı yukarı biliyoruz. Bu gibi geliştirmeler ile bilgisayar ev kullanıcıları için piyasaya çıkar. Ucuz fiyatı sayesinde text adventure oyunlarının kralı olmayı başalır. Grafik performansı fazla iyi olmasada bir nesil için oyun denince akla gelen ilk ürünlerden biri olmayı başalır. 200 küsür oyunun piyasaya çıktığı sistem için bir çok aksesuar çıkar. Bu aksesuarlara başka bir bölümde değinmeyi planlıyorum.Konsol ev kullanıcıları arasında çok başarılı olsada ne yazıkki 23x22(23 satır 22 sütun) ekran kısıtlaması yüzünden bir çok profesyonel yazılım ile çalışmaz. Pet yazılımlarınıda desteklemeyen sistem profesyonel kullanıcıların gözüne girmeyi başaramaz. 1981 yılında önce Japonyada(vic-1001 adı ile) sonrada Amerikada ve avrupada piyasaya girer ve savaşmaya başlar.
Yazım tekrar uzun olmaya başladığı için küçük bir ara veriyorum. Part III te sizlere geri kalan Commodore ürünlerini tanıtmaya devam edeceğim. Yazılarımı beyeniyorsanız beni takip edebilirsiniz ve yazımın altındaki beğen tuşuna basabilirsiniz yada ne işim olur diyenlerdenseniz #TozluRaflar hashtegini arada takip edebilirsiniz
Kaynak:
http://www.old-computers.com/museum/computer.asp?st=1&c=105
http://www.old-computers.com/museum/computer.asp?st=1&c=675
http://www.old-computers.com/museum/computer.asp?st=1&c=252
http://en.wikipedia.org/wiki/Commodore_VIC-20
http://oldcomputers.net/vic20.html
http://oldcomputers.net/vic20.html
Vic için çıkmış oyunların tam listesi:
http://en.wikipedia.org/wiki/List_of_Commodore_VIC-20_games




#TozluRaflar
Sistemi anlatan bir güzel kaynak daha, ayrıca bir kaç oyundanda bahsediyor.
https://www.youtube.com/watch?v=ecxADZwybfE