#RedDeadRedemption2 tam 100 saat sonra bitti. Oyunun tadını çıkararak, acele etmeden, yan görevleri yaparak, bazen sadece doğada gezerek ve gizli yerleri keşfederek unutulmaz bir macera yaşadım.

Hikâye inişli çıkışlı ilerliyor ve bildiğim kadarıyla oyunu yarıda bırakan birçok kişi var. Ama ben bu dünyada yaşıyormuş gibi oynadım ve her anını sindirdim. Hikâye gerçekten çok duygusal, müziklere bayıldım. Vahşi Batı teması başta ilgimi pek çekmiyordu ama bu oyunda neredeyse hiç sıkılmadım.

Sanırım bu oyunu Rockstar dışında kimse yapamazdı. Bu kadar çok karakterin olduğu ve her birine az-çok hikâye yazıldığı başka bir oyun var mı, bilmiyorum.

GTA 6 beklentisinin bu kadar yüksek olmasının sebebini şimdi daha iyi anlıyorum. Açıkçası GTA 5, özellikle hikâyesi ve kurgusu sebebiyle beni bir türlü içine çekememişti. Belki de üç farklı karakteri canlandırmamızdan kaynaklanıyordu. Hatta biraz daha ileri gideyim, 2005 yılında oynadığım GTA: San Andreas bana çok daha keyifli gelmişti. Yemek yemek, spor yapmak, saç tıraşı olmak, sevgiliyle iyi geçinmek gibi insanı o dünyaya bağlayan birçok detay vardı.

GTA 6'nın hikâyesinin Red Dead Redemption 2 kadar derin ve katmanlı olacağına pek inanmıyorum ama büyük ihtimalle detaylı dünyasıyla yine bizi içine çekeceklerdir.

Bugüne kadar hiçbir oyunu 100 saat oynamamıştım, rekorum sanırım 65 saatti.

BeğenFavori PaylaşYorum yap